13.7.19

upanişadlar

via max müller & paul deussen 

kutsal metinlerde öğretilen en büyük gerçek şudur: kalbindeki cehalet düğümü çözülmüş ve arzu ateşi sönmüş olan ölümlü kişi, ölümsüz olur.

tutkularının peşinden koşan cahil kişiler, her şeyin etrafını kuşatan ölüm tuzaklarına düşerler; fakat yok olmayanı arayan bilge kişiler, geçici şeylerin peşinde koşmazlar.

iyiyi seçenler kutsal kişilerdir, güzeli seçenler ise gerçek amacı yitirmiş olan kişilerdir.

bir dağın tepesine yağan yağmurun, dağın yamaçlarında akarsular halinde görülmesi gibi; atman'ın (gerçek ben'in) çeşitli hallerini gören insanlar bu görüntüleri, bu şekilleri gerçek addederek onların peşinden koşarlar.

zihin ve bütün duyular sükuna kavuştuğu, akıl tek bir amaç üzerinde tespit edildiği zaman, en yüksek duruma ulaşılmıştır. bilge kişiler öyle söylerler.

yoga, zihni ve duyuları kontrol etme ilmidir. zihnini ve duyularını kontrol edebilen kişi, yanılgıdan kurtulmuştur.

kendinde bütün varlıkları ve bütün varlıklarda kendini gören kişi, hiç kimseden nefret etmez.

kendilerini sadece dünya hayatına adamış olan kişiler karanlıkta kalmaya mahkumdurlar. sadece tefekkür hayatına dalmış kişiler de aynı durumdadır.

sadece kendi çıkarları konusunda akıllı olan, lakin cehalet cehennemi içinde yaşayan ahmak kişi, kendisi gibi kör olan diğer insanlara sorarak yolunu bulmaya çalışan kör bir insan gibidir.

ırmaklar denize ulaştıkları zaman nasıl isim ve şekillerini kaybederlerse, bilge kişiler de tanrıya ulaştıkları zaman isim ve şekillerini kaybederler.

daima hatırla ki, zihin besinden, hayat sudan, söz de ateşten oluşur.

sık sık yalnız kalabileceğin temiz bir yere çekil. baş ve boyun düz bir hat teşkil edecek şekilde, dimdik vaziyette otur. dünya ile bütün ilişkilerini kes. bütün duyularını kontrol et. sonra kalbinin kendi özünün derinlerine dal ve orada gizli bulunan saf ve mutlu varlığı, tanrı'yı tefekkür et.