insanlar mantıklı olduğu için evlenmezler.
bu kaldırımlardan kaç kez geçtim? güneş yüzüme, serin okyanus esintisi vücuduma çarparken. rahatlamak için havuza girip, o iki kelimenin hikmetini takdir ettim: çocuklar giremez.
"hayır" ilişkilerde işe yaramaz. "bunun hakkında biraz konuşabilir miyiz?" biraz daha yapıcıdır.
insanlarda yalnızca iki şey görürüz. görmek istediklerimiz ve onların bize göstermek istedikleri.
nasıl bir şey olduğunu bile bilmeden birisine gerçek aşkı nasıl gösterirsiniz?
ah erkekler! bebek gibiler. bağıra çağıra babalığa taşınmaları gerekir. sanırım sadece özgürlüklerini kaybetmekten korkuyorlar.
acı bazılarını daha derinden etkiler.
acaba bir rolü yeterince uzun süre oynayıp kendini adarsan gerçeğe dönüşür mü?
çoğu oyuncu hiç tanınmaz bile. spot ışıklarının altına geçmez. ama sanatınızı geliştirip özenle çalışırsanız kendinizi hayatınızın rolünde oynarken bulabilirsiniz.
bir kelebeğin brezilya'daki bir kanat çırpışı florida'da bir fırtınaya neden olabilir.
felemenk bir çiftçinin mahsulü ziyan olur. birikmiş hiç parası olmadığından, bir gemide çalışmaya başlar. beklenmedik çok güçlü bir rüzgar onu endonezya'ya götürür. toprağa bir tohum düşürür. ve 400 yıl sonra sonuç: koyu kahve. her şey birbirine bağlıdır.
~dexter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
~dexter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12.05.2022
dexter
en büyük düşmanımız kendimizizdir.
yatak sırlarını söylemeyen adam zor bulunur.
hepimiz bir şeyler saklarız. başkalarının görmesini istemediğimiz karanlık bir tarafımız vardır. bu yüzden her şey yolundaymış gibi davranırız. gökkuşağı gibi rengarenk kimliklere bürünürüz. belki de böylesi daha iyidir; çünkü bu karanlık tarafların bazıları diğerlerinden daha karanlıktır.
sadece gerçek bir centilmen hatasını kabullenir.
herkes bir arjantin arzusundadır. temiz bir sayfa açabileceği bir yer. ama işin aslı, arjantin arjantin'dir işte. nereye gidersek gidelim kendimizi ve yaralarımızı da beraberimizde götürürürüz. yuvamız ona kaçtığımız yer midir yoksa ondan kaçtığımız yer mi? yoksa her ne koşulda olursa olsun kabul gördüğümüz sığınma yerlerimiz mi? bize daha fazla yuvamız gibi hissettiren yerler. sonunda olduğumuz gibi davranabildiğimiz için.
bir bulmacayı nihayet tamamlamanın en kötü tarafı, eksik parçalar olduğunu görmektir.
hayatta sır yoktur. sadece saklı gerçekler vardır. yüzeyin hemen altında yatan.
bir kalbim olsaydı şu an sızlardı.
çoğu insana ölümle başa çıkmak zor geliyor. ama ben çoğu insan değilim. bana asıl bu keder rahatsız edici geliyor. bir katil olduğumdan değil. neden bu kadar duygulandıklarını anlamıyorum ve bu yüzden de duygulanırmış gibi yapmam zor oluyor. böyle durumlarda güneş gözlüğü bayağı kullanışlı.
yatak sırlarını söylemeyen adam zor bulunur.
hepimiz bir şeyler saklarız. başkalarının görmesini istemediğimiz karanlık bir tarafımız vardır. bu yüzden her şey yolundaymış gibi davranırız. gökkuşağı gibi rengarenk kimliklere bürünürüz. belki de böylesi daha iyidir; çünkü bu karanlık tarafların bazıları diğerlerinden daha karanlıktır.
sadece gerçek bir centilmen hatasını kabullenir.
herkes bir arjantin arzusundadır. temiz bir sayfa açabileceği bir yer. ama işin aslı, arjantin arjantin'dir işte. nereye gidersek gidelim kendimizi ve yaralarımızı da beraberimizde götürürürüz. yuvamız ona kaçtığımız yer midir yoksa ondan kaçtığımız yer mi? yoksa her ne koşulda olursa olsun kabul gördüğümüz sığınma yerlerimiz mi? bize daha fazla yuvamız gibi hissettiren yerler. sonunda olduğumuz gibi davranabildiğimiz için.
bir bulmacayı nihayet tamamlamanın en kötü tarafı, eksik parçalar olduğunu görmektir.
hayatta sır yoktur. sadece saklı gerçekler vardır. yüzeyin hemen altında yatan.
bir kalbim olsaydı şu an sızlardı.
çoğu insana ölümle başa çıkmak zor geliyor. ama ben çoğu insan değilim. bana asıl bu keder rahatsız edici geliyor. bir katil olduğumdan değil. neden bu kadar duygulandıklarını anlamıyorum ve bu yüzden de duygulanırmış gibi yapmam zor oluyor. böyle durumlarda güneş gözlüğü bayağı kullanışlı.
5.05.2022
dexter
doğruyu söylüyorsan bir açıklamaya ihtiyacın yok demektir.
yalnızca şimdiye güvenebilirsiniz. sadece şu ana. çünkü göz açıp kapayıncaya dek her şey değişebilir.
hepimiz kendimize bazı kurallar koyarız. kişiliğimizi tanımlamaya yardımcı olan şey, bu kurallardır. o kuralları yıktığımız zaman, kendimizi kaybedip bilmediğimiz biri haline gelme tehlikesiyle karşılaşırız.
dışarıdan bakılınca, normal bir evle kadınları varillere koyan bir canavarın oturduğu ev ayırt edilemez.
gökkuşağı yanılsamadır. ışığı yansıtarak, aslında mevcut olmayan bir şeyin var olduğunu sanmamızı sağlar.
sosyopatlar ruhsal bir acı hissetmese de fiziksel acıyı hissederler.
bazen ortaklarımız bizi bulur. onları uzak tutmaya çalışsak da hayatımıza girmenin bir yolunu bulurlar. ta ki onlara ne kadar ihtiyacımız olduğunu fark edene dek.
ilkel doğmuş canlılarız. arzuladığımız şeyler için mücadele etme dürtümüz rahme düştüğümüzden beri vardır. genlerimizde vardır. ruhumuza kazınmıştır. kaldırımlar için bakir doğayı feda ettik, gökdelenler için ağaçları. içgüdülerimizle olan bağımızı kaybettik, kim olduğumuzla da. doğanın güzelliğinden kendimizi mahrum ettik.
"biz, bütün olmaya çalışan kırılmış yaratıklarız." (platon)
her birimiz kalbimizin derinliklerinde ne istediğimizi biliriz. asıl mesele istediğimizi elde etmektir.
yalnızca şimdiye güvenebilirsiniz. sadece şu ana. çünkü göz açıp kapayıncaya dek her şey değişebilir.
hepimiz kendimize bazı kurallar koyarız. kişiliğimizi tanımlamaya yardımcı olan şey, bu kurallardır. o kuralları yıktığımız zaman, kendimizi kaybedip bilmediğimiz biri haline gelme tehlikesiyle karşılaşırız.
dışarıdan bakılınca, normal bir evle kadınları varillere koyan bir canavarın oturduğu ev ayırt edilemez.
gökkuşağı yanılsamadır. ışığı yansıtarak, aslında mevcut olmayan bir şeyin var olduğunu sanmamızı sağlar.
sosyopatlar ruhsal bir acı hissetmese de fiziksel acıyı hissederler.
bazen ortaklarımız bizi bulur. onları uzak tutmaya çalışsak da hayatımıza girmenin bir yolunu bulurlar. ta ki onlara ne kadar ihtiyacımız olduğunu fark edene dek.
ilkel doğmuş canlılarız. arzuladığımız şeyler için mücadele etme dürtümüz rahme düştüğümüzden beri vardır. genlerimizde vardır. ruhumuza kazınmıştır. kaldırımlar için bakir doğayı feda ettik, gökdelenler için ağaçları. içgüdülerimizle olan bağımızı kaybettik, kim olduğumuzla da. doğanın güzelliğinden kendimizi mahrum ettik.
"biz, bütün olmaya çalışan kırılmış yaratıklarız." (platon)
her birimiz kalbimizin derinliklerinde ne istediğimizi biliriz. asıl mesele istediğimizi elde etmektir.
21.04.2022
dexter
masum biri öldüğünde bundan birçok insan etkilenir.
bazı kapılar kapalı kalmalı. eğer bir kapıyı açarsan, aynı kapıdan ikinci kez geçersin.
arkadaşlar her zaman birbirlerine karşı dürüsttürler. farklılıklarının ötesini görebilirler. bir anlaşmazlık olduğu vakit, arkadaşlar affetmek için vardır. gerçek bir arkadaş savaş baltalarını ne zaman gömeceğini bilir; çünkü arkadaşlık güven üzerine kurulu kutsal bir bağdır.
evlenmek kolaydır. tek yapman gereken düğünde orada olmak.
yaşamda öyle kilometre taşları vardır ki nihai oyunumuzdan bile çok ses getirirler: ölümden. bir zamanlar yürüyen, konuşan, öldüren ve tehdit eden şey artık boş bir kabuktan ibaret. ki bu durum çoğu zaman kendimi nasıl hissettiğimden pek de farklı değil.
asla insanların seni yarı yolda bırakma olasılıklarını eksik hesaplama.
bekarlığa veda partileri. törenin gerekliliğini anlarken bu olayların gerçekte damat için olmadığını duymuştum. tamamen diğerleri için.
yuvan kalbinin attığı yerse, kalbin olmadığı zaman nereye gideceksin?
kardeşimi iyi polis yapan şeylerden birisi ağzında kemik olan bir köpek gibi olması. bir şeye dişini geçirdi mi asla bırakmaz. tek yapmam gereken onu kemiğe götürmek.
kamuflaj, doğanın en kurnazca hilesidir.
denizcilerin, durgun medcezir dedikleri bir an vardır. medcezir ne gelir, ne gider ve tamamen dalgasızdır. zaman durmuş gibidir sanki. her şey sakin ve huzurludur. tek dezavantajı çok çabuk geçmesidir.
bazı kapılar kapalı kalmalı. eğer bir kapıyı açarsan, aynı kapıdan ikinci kez geçersin.
arkadaşlar her zaman birbirlerine karşı dürüsttürler. farklılıklarının ötesini görebilirler. bir anlaşmazlık olduğu vakit, arkadaşlar affetmek için vardır. gerçek bir arkadaş savaş baltalarını ne zaman gömeceğini bilir; çünkü arkadaşlık güven üzerine kurulu kutsal bir bağdır.
evlenmek kolaydır. tek yapman gereken düğünde orada olmak.
yaşamda öyle kilometre taşları vardır ki nihai oyunumuzdan bile çok ses getirirler: ölümden. bir zamanlar yürüyen, konuşan, öldüren ve tehdit eden şey artık boş bir kabuktan ibaret. ki bu durum çoğu zaman kendimi nasıl hissettiğimden pek de farklı değil.
asla insanların seni yarı yolda bırakma olasılıklarını eksik hesaplama.
bekarlığa veda partileri. törenin gerekliliğini anlarken bu olayların gerçekte damat için olmadığını duymuştum. tamamen diğerleri için.
yuvan kalbinin attığı yerse, kalbin olmadığı zaman nereye gideceksin?
kardeşimi iyi polis yapan şeylerden birisi ağzında kemik olan bir köpek gibi olması. bir şeye dişini geçirdi mi asla bırakmaz. tek yapmam gereken onu kemiğe götürmek.
kamuflaj, doğanın en kurnazca hilesidir.
denizcilerin, durgun medcezir dedikleri bir an vardır. medcezir ne gelir, ne gider ve tamamen dalgasızdır. zaman durmuş gibidir sanki. her şey sakin ve huzurludur. tek dezavantajı çok çabuk geçmesidir.
20.12.2021
dexter
özel hayatına sıkı sıkıya tutun. bize neyin önemli olduğunu hatırlatır.
bir insanın arkadaşlarına bakarak bu insan hakkında çok iyi bir hükme varabilirsiniz.
daha büyük bir gücün varlığına pek de inanan biri olmadım asla. ama eğer emin olmasaydım, yaptığım şeyi yapmaya devam etmemi isteyen bir gücün varlığına inanmak zorunda kalırdım.
ah hayat! hayat adetlerdir, alışkanlıklardır, kontroldür.
normal insanların çoğunun toplumla bozulmaması gereken bir anlaşması vardır. iyi bir hayat yaşa ve toplum sana göz kulak olsun. ama toplum topu elinden düşürürse o zaman başka birinin eğilip yerden alması gerekir. işte burada ben devreye giriyorum.
kız kardeşim hala babasını memnun etmek için yaşıyor. bense sekiz yaşındaki bir çocuğu örnek alıyorum. hayatıma devam ediyorum.
bazı insanlar çocuk sahibi olmamalı.
bazen tüm soruları cevapladığını sandığın anda başka bir tanesi suratına tokadı patlatır. işte hayat böyledir. işte bu yüzden ölümü tercih ediyorum.
suçluyu ilk 48 saat içinde yakalamazsanız, onu yakalama şansınız önemli bir şekilde düşmeye başlar.
yırtıcıların dünyasında, aslan asla çakalı ürkütmez.
nasıl oluyor da bir insanı öldürdükten sonra hiç pişmanlık duymuyorken rita'yı hayal kırıklığına uğrattığımda kendimi dünyanın en iğrenç insanı gibi hissediyorum?
bir insanın arkadaşlarına bakarak bu insan hakkında çok iyi bir hükme varabilirsiniz.
daha büyük bir gücün varlığına pek de inanan biri olmadım asla. ama eğer emin olmasaydım, yaptığım şeyi yapmaya devam etmemi isteyen bir gücün varlığına inanmak zorunda kalırdım.
ah hayat! hayat adetlerdir, alışkanlıklardır, kontroldür.
normal insanların çoğunun toplumla bozulmaması gereken bir anlaşması vardır. iyi bir hayat yaşa ve toplum sana göz kulak olsun. ama toplum topu elinden düşürürse o zaman başka birinin eğilip yerden alması gerekir. işte burada ben devreye giriyorum.
kız kardeşim hala babasını memnun etmek için yaşıyor. bense sekiz yaşındaki bir çocuğu örnek alıyorum. hayatıma devam ediyorum.
bazı insanlar çocuk sahibi olmamalı.
bazen tüm soruları cevapladığını sandığın anda başka bir tanesi suratına tokadı patlatır. işte hayat böyledir. işte bu yüzden ölümü tercih ediyorum.
suçluyu ilk 48 saat içinde yakalamazsanız, onu yakalama şansınız önemli bir şekilde düşmeye başlar.
yırtıcıların dünyasında, aslan asla çakalı ürkütmez.
nasıl oluyor da bir insanı öldürdükten sonra hiç pişmanlık duymuyorken rita'yı hayal kırıklığına uğrattığımda kendimi dünyanın en iğrenç insanı gibi hissediyorum?
3.01.2021
dexter
eğer gözler ruhun penceresi ise, keder kapısıdır. kapalı olduğu sürece, bilmek ve bilmemek arasındaki engeldir. ondan uzaklaşırsan, sonsuza dek kapalı kalır. ama açar ve içeri girersen, acı gerçek olur.
insanların ölüme verdikleri tepkileri hiç anlayamayacağım. niye sadece olduğu gibi karşılamadıklarını.
mükemmel suç diye bir şey yoktur.
kendimi bir parçası eksik yapboz gibi hissediyorum. resmin ne olması gerektiğinden de emin değilim. gerçekten önemli olan şeylerle dönmek için elveda demek zorundayım. eskiden olduğum kişiye. olmak zorunda kaldığım kişiye.
insan avı başladığında, av da alışverişe çıkar.
hiçbir şey saklı kalmaz.
tanrı bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenme huzurunu bahşetti.
iyileşmenin ilk aşaması, kim olduğunu kabul etmektir.
ebeveynler ile her zaman iyi geçinmişimdir. bunun kilit noktası, onları uzak bir evrenden gelmiş uzaylılar gibi düşünmek.
hiçbir şey sonsuza dek sürmez. elinizden gelebilecek tek şey, kendinizi hayatın akışına bırakmak ve arada bir de olsa doğru bir şey yapmayı ummak.
fark ettim de çevremdeki insanlar hep bir şekilde birbirleriyle bağ kuruyorlar. arkadaşlık veya aşk için. ama insani bağlar yüzünden daima pis güçlükler çıkıyor. bağlılık sözü verme, paylaşma, birilerini hava alanına götürme. ayrıca birisini kendime o denli yaklaştırırsam gerçekte kim olduğumu anlar. buna izin veremem. bu yüzden maskemi takma zamanı.
insanların ölüme verdikleri tepkileri hiç anlayamayacağım. niye sadece olduğu gibi karşılamadıklarını.
mükemmel suç diye bir şey yoktur.
kendimi bir parçası eksik yapboz gibi hissediyorum. resmin ne olması gerektiğinden de emin değilim. gerçekten önemli olan şeylerle dönmek için elveda demek zorundayım. eskiden olduğum kişiye. olmak zorunda kaldığım kişiye.
insan avı başladığında, av da alışverişe çıkar.
hiçbir şey saklı kalmaz.
tanrı bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenme huzurunu bahşetti.
iyileşmenin ilk aşaması, kim olduğunu kabul etmektir.
ebeveynler ile her zaman iyi geçinmişimdir. bunun kilit noktası, onları uzak bir evrenden gelmiş uzaylılar gibi düşünmek.
hiçbir şey sonsuza dek sürmez. elinizden gelebilecek tek şey, kendinizi hayatın akışına bırakmak ve arada bir de olsa doğru bir şey yapmayı ummak.
fark ettim de çevremdeki insanlar hep bir şekilde birbirleriyle bağ kuruyorlar. arkadaşlık veya aşk için. ama insani bağlar yüzünden daima pis güçlükler çıkıyor. bağlılık sözü verme, paylaşma, birilerini hava alanına götürme. ayrıca birisini kendime o denli yaklaştırırsam gerçekte kim olduğumu anlar. buna izin veremem. bu yüzden maskemi takma zamanı.
12.06.2019
dexter
diğer taraftaki şeyle karşılaşmak istemiyorsan çitten atlamayacaksın.
"hakikati arayanlara inan ama hakikati bulduğunu söyleyenlerden şüphe et."
kimya. bazı insanlarda var diye duymuştum. ölçülemez ve açıklanamayan bir çekim gücü. kimya, maddenin element halleri arasındaki tepkimeleri inceler. elementleri ayırırsan tepkime ortadan kalkar. bazı elementler bir araya gelince geri dönülemez bir tepkime meydana getirirler. kimyanın ötesine geçerler. yoksa aşk böyle bir şey mi? böyle mi başlıyor? peki ben bunları hissedebilecek biri miyim?
her zaman kahvaltı ederim. önemlidir.
bazı kötü alışkanlıkların stresi azaltmak için kullanıldığını bilirim. fakat bazen o alışkanlıklar o stresten daha büyük sorunlara yol açar.
en büyük umudumuz, rol yapmayacağımız bir yer bulmaktır.
eğer tanrının mucizeler yarattığına inanıyorsanız şeytanın da bir kaç numarası olduğuna inanmalısınız.
bazı şeylerin zaman içerisinde hep aynı kalmasını istesek de asla öyle olmaz.
iki insanı uzun süre bir odaya kapatırsan nihayetinde düzüşeceklerdir.
sevdiklerimizi asla ardımızda bırakamıyoruz.
kendimizle ilgili ufak sırlar saklamak insanın doğasında vardır. hepimiz yaparız bunu. "saçlarımı boyuyorum." "internetten porno izliyorum." peki ya tüm hayatınız bir sırsa? bir yalansa? gerçeğin açığa çıkması tüm kimliğinizi yok edebilir. ne yaparsınız o zaman? kaçar mısınız?
"hakikati arayanlara inan ama hakikati bulduğunu söyleyenlerden şüphe et."
kimya. bazı insanlarda var diye duymuştum. ölçülemez ve açıklanamayan bir çekim gücü. kimya, maddenin element halleri arasındaki tepkimeleri inceler. elementleri ayırırsan tepkime ortadan kalkar. bazı elementler bir araya gelince geri dönülemez bir tepkime meydana getirirler. kimyanın ötesine geçerler. yoksa aşk böyle bir şey mi? böyle mi başlıyor? peki ben bunları hissedebilecek biri miyim?
her zaman kahvaltı ederim. önemlidir.
bazı kötü alışkanlıkların stresi azaltmak için kullanıldığını bilirim. fakat bazen o alışkanlıklar o stresten daha büyük sorunlara yol açar.
en büyük umudumuz, rol yapmayacağımız bir yer bulmaktır.
eğer tanrının mucizeler yarattığına inanıyorsanız şeytanın da bir kaç numarası olduğuna inanmalısınız.
bazı şeylerin zaman içerisinde hep aynı kalmasını istesek de asla öyle olmaz.
iki insanı uzun süre bir odaya kapatırsan nihayetinde düzüşeceklerdir.
sevdiklerimizi asla ardımızda bırakamıyoruz.
kendimizle ilgili ufak sırlar saklamak insanın doğasında vardır. hepimiz yaparız bunu. "saçlarımı boyuyorum." "internetten porno izliyorum." peki ya tüm hayatınız bir sırsa? bir yalansa? gerçeğin açığa çıkması tüm kimliğinizi yok edebilir. ne yaparsınız o zaman? kaçar mısınız?
27.06.2015
dexter
kanun dışı adalet ulus içi terörizmdir.
benim eserimin mesajı, ürünün kendisinde değil sunumundadır.
dün gece bana konuşmamız gerektiğini söyledi. bundan asla hayırlı bir şey çıkmaz.
geçmişine takılıp kalan biri hiç olmadım. geçmişin bir sır olarak kalmasından hoşnuttum. hiçbir ayrıntı yok. sadece gelip geçen bulanık imgeler.
duygularım olsaydı bunu hissetmek zorunda kalırdım.
aşk zahmetli olabilir hatta uygunsuz da olabilir, tehlikeli de. yapmayı hayal bile etmediğimiz şeyleri yaptırır bize. ama yanlış mıdır? bu, sonumuzun nasıl olduğuna göre değişir.
ya tanıdığın olacak ya da güzel yağ çekmesini bileceksin.
öldürmek bir amaca hizmet etmeli. yoksa düpedüz cinayet olur.
hayatım boyunca başkasının ne yapmam gerektiğini söylemesini dinledim, onun olmam gerektiğini söylediği kişi oldum. onun kurallarını izledim. planına sadık kaldım. hiçbir zaman durup da ne istediğimi ya da neye ihtiyacım olduğunu düşünmedim. ve şimdi kim olmam gerektiğini bilmiyorum.
gerçek, benimle huzur verici bir yerden konuşur.
"bir adamı öldür, bir katilsin. binleri öldür, bir fatihsin. hepsini öldür, bir tanrısın."
korku ve aşktan daha güçlü bir insani duygu yoktur. birçok açıdan pek farkları yoktur. ikisi de insana akıl almaz şeyler yaptırabilir. kardeşine, ona aşık olduğunu söyletir, sevdiğin kişiyi senden alan adamı öldürmek için hayatını riske attırır. veya ödünüzü kopartan bir şey yaptırır.
benim eserimin mesajı, ürünün kendisinde değil sunumundadır.
dün gece bana konuşmamız gerektiğini söyledi. bundan asla hayırlı bir şey çıkmaz.
geçmişine takılıp kalan biri hiç olmadım. geçmişin bir sır olarak kalmasından hoşnuttum. hiçbir ayrıntı yok. sadece gelip geçen bulanık imgeler.
duygularım olsaydı bunu hissetmek zorunda kalırdım.
aşk zahmetli olabilir hatta uygunsuz da olabilir, tehlikeli de. yapmayı hayal bile etmediğimiz şeyleri yaptırır bize. ama yanlış mıdır? bu, sonumuzun nasıl olduğuna göre değişir.
ya tanıdığın olacak ya da güzel yağ çekmesini bileceksin.
öldürmek bir amaca hizmet etmeli. yoksa düpedüz cinayet olur.
hayatım boyunca başkasının ne yapmam gerektiğini söylemesini dinledim, onun olmam gerektiğini söylediği kişi oldum. onun kurallarını izledim. planına sadık kaldım. hiçbir zaman durup da ne istediğimi ya da neye ihtiyacım olduğunu düşünmedim. ve şimdi kim olmam gerektiğini bilmiyorum.
gerçek, benimle huzur verici bir yerden konuşur.
"bir adamı öldür, bir katilsin. binleri öldür, bir fatihsin. hepsini öldür, bir tanrısın."
korku ve aşktan daha güçlü bir insani duygu yoktur. birçok açıdan pek farkları yoktur. ikisi de insana akıl almaz şeyler yaptırabilir. kardeşine, ona aşık olduğunu söyletir, sevdiğin kişiyi senden alan adamı öldürmek için hayatını riske attırır. veya ödünüzü kopartan bir şey yaptırır.
14.11.2014
dexter
bazı insanların yazgısı, yalnız yaşamaktır.
internette bloglar var, podcast yayınları var. ardı arkası kesilmeyen gereksiz malumat, kafanızdan içeri giriyor, gözlerinizden dışarı fışkırıyor. bugünlerde insanların dikkatini çekebilmek için daha harika şeylere cesaret edebilmek gerek.
insanlar hep yalan söyler. ama içgüdülerin seni asla yanıltmaz.
parlak güneş ışığı altında yürümek böyle bir şey olsa gerek. karanlığımın gözler önüne serilişi. gölge benliğimin kucaklanışı. evet. beni görüyorlar. onlardan biriyim. en karanlık rüyalarında.
olayları asla kişiselleştirme. bu senin kararlarını gölgeler.
bazen içimdeki inkar edilmiş ve bilinmeyen her şeyin açığa çıkması nasıl bir şey olurdu diye merak ediyorum. ama bunu asla bilemeyeceğim. hayatımı saklanarak yaşıyorum. hayatta kalabilmem buna bağlı.
ne zaman bir kadınla yatsam benim gerçekte ne olduğumu görüyor. boş. ondan sonra da gidiyor.
içim boş. ama kendimi dipsiz bir kuyuda hissetmemenin bir yolunu buldum. taklit ederek. dünyaya ve çevrendeki insanlara sanki duyguların varmış gibi yapıyorsun.
insan doğasının kısa bir özetini mi görmek istiyorsunuz? birileri ile çikolatalı kahvesinin arasına girin.
herkesin, ailesinden farklı değerler sistemi olduğunu fark ettiği bir an'ı vardır.
hepimizin özlem duyduğu bir şey, giderilmeyi bekleyen bir ihtiyacı vardır. bazılarımız istediğini elde eder ve mutlu olur. ama bazılarımız tatmin olmak bilmez.
internette bloglar var, podcast yayınları var. ardı arkası kesilmeyen gereksiz malumat, kafanızdan içeri giriyor, gözlerinizden dışarı fışkırıyor. bugünlerde insanların dikkatini çekebilmek için daha harika şeylere cesaret edebilmek gerek.
insanlar hep yalan söyler. ama içgüdülerin seni asla yanıltmaz.
parlak güneş ışığı altında yürümek böyle bir şey olsa gerek. karanlığımın gözler önüne serilişi. gölge benliğimin kucaklanışı. evet. beni görüyorlar. onlardan biriyim. en karanlık rüyalarında.
olayları asla kişiselleştirme. bu senin kararlarını gölgeler.
bazen içimdeki inkar edilmiş ve bilinmeyen her şeyin açığa çıkması nasıl bir şey olurdu diye merak ediyorum. ama bunu asla bilemeyeceğim. hayatımı saklanarak yaşıyorum. hayatta kalabilmem buna bağlı.
ne zaman bir kadınla yatsam benim gerçekte ne olduğumu görüyor. boş. ondan sonra da gidiyor.
içim boş. ama kendimi dipsiz bir kuyuda hissetmemenin bir yolunu buldum. taklit ederek. dünyaya ve çevrendeki insanlara sanki duyguların varmış gibi yapıyorsun.
insan doğasının kısa bir özetini mi görmek istiyorsunuz? birileri ile çikolatalı kahvesinin arasına girin.
herkesin, ailesinden farklı değerler sistemi olduğunu fark ettiği bir an'ı vardır.
hepimizin özlem duyduğu bir şey, giderilmeyi bekleyen bir ihtiyacı vardır. bazılarımız istediğini elde eder ve mutlu olur. ama bazılarımız tatmin olmak bilmez.
30.10.2014
dexter
uzun mesafe ilişkileri asla yürümez. filmlerde bile.
"seninle kimse başa çıkamaz. senden başka kimsenin var olması için yer bırakmıyorsun."
ateşin içinden geçtim ve küllerimden yeniden doğdum. yine. daha büyük bir gücün varlığına pek de inanan biri olmadım asla. ama eğer emin olmasaydım yaptığım şeyi yapmaya devam etmemi isteyen bir gücün varlığına inanmak zorunda kalırdım.
bizim gibi insanlar bir yere ait değildirler. her yerde misafirizdir.
kadınlar erkeklerden farklıdır. her şeyi farklı deneyimlerler. fiziksel olarak birisiyle beraber olduklarında kendilerini bağlanmış hissederler. ve sen bağlanmış değilsen bunu hemen hissederler. o an bütünüyle meydanda olduğun için bunu sezerler.
hiçbir şey sonsuza dek sürmez.
kötü rüyalarım yoktur. uyuduğumda tüm benliğim ile uyurum. dexter'ın gecesini hiçbir şey bozamaz. vicdan azabı, şüphe, pişmanlık hissettiğim hiç olmadı.
neden ihtiyacın olduğu zaman şehirde bir sirk olmaz?
yaş günleri konusunda yanılmışım. belki de onları kutlama sebebi sundukları şeydir. bir yaş gününü daha görecek kadar yaşama ümidi.
"mutlu ailelerin hepsi birbirine benzer." (tolstoy)
işte böyle yapılıyor. birisi resmini çekerken gülümsüyorsun. mutlu olup olmaman fark etmez. uyum sağlamak için.
"seninle kimse başa çıkamaz. senden başka kimsenin var olması için yer bırakmıyorsun."
ateşin içinden geçtim ve küllerimden yeniden doğdum. yine. daha büyük bir gücün varlığına pek de inanan biri olmadım asla. ama eğer emin olmasaydım yaptığım şeyi yapmaya devam etmemi isteyen bir gücün varlığına inanmak zorunda kalırdım.
bizim gibi insanlar bir yere ait değildirler. her yerde misafirizdir.
kadınlar erkeklerden farklıdır. her şeyi farklı deneyimlerler. fiziksel olarak birisiyle beraber olduklarında kendilerini bağlanmış hissederler. ve sen bağlanmış değilsen bunu hemen hissederler. o an bütünüyle meydanda olduğun için bunu sezerler.
hiçbir şey sonsuza dek sürmez.
kötü rüyalarım yoktur. uyuduğumda tüm benliğim ile uyurum. dexter'ın gecesini hiçbir şey bozamaz. vicdan azabı, şüphe, pişmanlık hissettiğim hiç olmadı.
neden ihtiyacın olduğu zaman şehirde bir sirk olmaz?
yaş günleri konusunda yanılmışım. belki de onları kutlama sebebi sundukları şeydir. bir yaş gününü daha görecek kadar yaşama ümidi.
"mutlu ailelerin hepsi birbirine benzer." (tolstoy)
işte böyle yapılıyor. birisi resmini çekerken gülümsüyorsun. mutlu olup olmaman fark etmez. uyum sağlamak için.
17.08.2012
dexter
herkes şansını kendisi yaratır.
kaybolan çoğu çocuk genelde ailenin tanıdığı biri tarafından kaçırılmıştır.
kendimi bildim bileli kendimi canavar olarak görmeme rağmen, dünya üzerinde var olan kötülüğün derinliğiyle her yüzleşmemde hala çok şaşırıyorum.
güçlü olduğunu sanıyorsun; fakat hissetmezsen güçlü olamazsın.
rol yapmak. büyümenin en önemli parçalarından birisi. beceremediğim roller hep iyi rollerdi: kahramanlar, parıltılı zırhlar içindeki şövalyeler. bir türlü olmadı.
bazen sahip olduğunuz bir şeye tekrar kavuşup kaybetmek kadar heyecan verici bir şey yoktur.
çocuklar herkese güvenirler. verdiğiniz yiyeceklerin zararsız olduğuna inanırlar. doğru yolu göstereceğinizi düşünürler. hareketlerinizi sorgulamazlar. çocuklara ağız dolusu şeker ve trans yağı verdiğinizde hayat boyu dostunuz olurlar.
ışık, karanlık olmadan var olamaz. ikisinin de bir gayesi var. benim karanlığımın bir gayesi varsa o da bu dünyaya biraz denge getirmektir.
tüm psikiyatrlar, çocukları işte bu yüzden sevdiğimi söyleyebilir: çünkü asla geri kazanamayacağım şeyle iletişime geçerler.
"yakın birini kaybettiğinde rutin hayat, insanı normal hayatına döndürecek bir merdiven olabilir."
birçok insan trajediden sonra hayatlarını geçmişi yaşayarak kırılmış bir halde geçirir. ilkel kimliğin bir bütün olmak için haykırır. onu bütün yapacak olan şey nedir? kimileri için yeni bir iş, kimileri içinse bir başkasının sevgisi. evet, trajedi bizi parçalar. fakat sana kendini yeniden yaratma fırsatı verir. kendini istediğin şekilde bir araya getirebilirsin.
kaybolan çoğu çocuk genelde ailenin tanıdığı biri tarafından kaçırılmıştır.
kendimi bildim bileli kendimi canavar olarak görmeme rağmen, dünya üzerinde var olan kötülüğün derinliğiyle her yüzleşmemde hala çok şaşırıyorum.
güçlü olduğunu sanıyorsun; fakat hissetmezsen güçlü olamazsın.
rol yapmak. büyümenin en önemli parçalarından birisi. beceremediğim roller hep iyi rollerdi: kahramanlar, parıltılı zırhlar içindeki şövalyeler. bir türlü olmadı.
bazen sahip olduğunuz bir şeye tekrar kavuşup kaybetmek kadar heyecan verici bir şey yoktur.
çocuklar herkese güvenirler. verdiğiniz yiyeceklerin zararsız olduğuna inanırlar. doğru yolu göstereceğinizi düşünürler. hareketlerinizi sorgulamazlar. çocuklara ağız dolusu şeker ve trans yağı verdiğinizde hayat boyu dostunuz olurlar.
ışık, karanlık olmadan var olamaz. ikisinin de bir gayesi var. benim karanlığımın bir gayesi varsa o da bu dünyaya biraz denge getirmektir.
tüm psikiyatrlar, çocukları işte bu yüzden sevdiğimi söyleyebilir: çünkü asla geri kazanamayacağım şeyle iletişime geçerler.
"yakın birini kaybettiğinde rutin hayat, insanı normal hayatına döndürecek bir merdiven olabilir."
birçok insan trajediden sonra hayatlarını geçmişi yaşayarak kırılmış bir halde geçirir. ilkel kimliğin bir bütün olmak için haykırır. onu bütün yapacak olan şey nedir? kimileri için yeni bir iş, kimileri içinse bir başkasının sevgisi. evet, trajedi bizi parçalar. fakat sana kendini yeniden yaratma fırsatı verir. kendini istediğin şekilde bir araya getirebilirsin.
7.02.2012
dexter
üslubundan şaşmayanlara bayılırım.
tek başımaymış gibi davranmayı severim. bütünüyle tek başıma. kıyamet sonrasıymış gibi. veya büyük bir salgın hastalık. neyse işte. geride normal davranmamı gerektirecek kimse kalmamış. kim olduğumu artık saklamamın gereği yok. işte o zaman özgürlüğüme kavuşurdum.
inanç; yanlış şeye karşı besliyorsan adamın işini bitirir.
yaşlı babana yardım etmek istiyorsan onu rıhtıma götür ve denize at. ona iyilik yapmış olursun.
"ışığın galip gelemeyeceği hiçbir karanlık yoktur."
evli bir kadın ölmüşse, bunu %90 kocası yapmıştır.
hepimiz hayatın bir anlamı olsun isteriz. yaşlandıkça bunu daha çok ararız. ama bulması daha da güçleşir. bazılarımızsa yanlış yerde arar. ama hayatımızın bir anlamı olmazsa sevdiklerimiz için geriye ne bırakabiliriz ki?
gönül meselesi söz konusu olunca her zaman sikinin sesini dinle.
tanrı'ya inanıp inanmadığımdan emin değilim ama benden nefret ettiğine eminim.
belki de her şey olması gerektiği gibidir.
taşınmaya karar verdiğinizde ihtiyacınız olan yalnızca birkaç şey vardır. nereye giderseniz gidin gerekli olan şeyler. düzgün bir giysi, zanaat aletleriniz. bir de size gerçekte kim olduğunuzu hatırlatacak birkaç yadigar. onun dışında her şey gereksizdir.
tek başımaymış gibi davranmayı severim. bütünüyle tek başıma. kıyamet sonrasıymış gibi. veya büyük bir salgın hastalık. neyse işte. geride normal davranmamı gerektirecek kimse kalmamış. kim olduğumu artık saklamamın gereği yok. işte o zaman özgürlüğüme kavuşurdum.
inanç; yanlış şeye karşı besliyorsan adamın işini bitirir.
yaşlı babana yardım etmek istiyorsan onu rıhtıma götür ve denize at. ona iyilik yapmış olursun.
"ışığın galip gelemeyeceği hiçbir karanlık yoktur."
evli bir kadın ölmüşse, bunu %90 kocası yapmıştır.
hepimiz hayatın bir anlamı olsun isteriz. yaşlandıkça bunu daha çok ararız. ama bulması daha da güçleşir. bazılarımızsa yanlış yerde arar. ama hayatımızın bir anlamı olmazsa sevdiklerimiz için geriye ne bırakabiliriz ki?
gönül meselesi söz konusu olunca her zaman sikinin sesini dinle.
tanrı'ya inanıp inanmadığımdan emin değilim ama benden nefret ettiğine eminim.
belki de her şey olması gerektiği gibidir.
taşınmaya karar verdiğinizde ihtiyacınız olan yalnızca birkaç şey vardır. nereye giderseniz gidin gerekli olan şeyler. düzgün bir giysi, zanaat aletleriniz. bir de size gerçekte kim olduğunuzu hatırlatacak birkaç yadigar. onun dışında her şey gereksizdir.
13.06.2011
dexter
insanın yüreği neredeyse yuvası da orasıdır, derler.
herkes gerçek kişiliğini saklıyor. en azından arada bir. bazen benliğinizin o bölümünü o kadar derine gizliyorsunuz ki onun orada olduğunu birinin size hatırlatması gerekiyor. bazen de kim olduğunuzu bütünüyle unutmak istiyorsunuz.
koluna ne kadar rütbe takarsan tak, herkesin pisliği kokuyor.
normalmiş gibi yapmanın sakıncası, normal insanların böyle aptalca durumlara düşmeleri.
cadılar bayramına bayılıyorum. yılın bu zamanı herkes bir maske takıyor. sadece ben değil. insanlar, canavarmış gibi yapmanın eğlenceli olduğunu sanıyorlar. ben ömrümü canavar değilmişim gibi yaparak geçiriyorum. ağabey, arkadaş, erkek arkadaş. hepsi de kostüm koleksiyonumun parçaları. bazıları bu yüzden bana sahtekar bile diyebilir. ben kendimi 1001 surat diye düşünmeyi yeğliyorum.
hayat o kadar fani, o kadar kırılgan ki. her nefesimiz son nefesimiz olma potansiyeline sahip.
hepimiz kendimize özgü bir şekilde yas tutuyoruz. ben 6 yaşındakilerin yaklaşımını tercih ediyorum.
kocasından mı şüpheleniyorsun? her zaman kocası çıkar.
gerçeği ancak en yakınlarından saklayarak hayatta kalabilirsin. ve bir terslik olduğunda onları ancak böyle koruyabilirsin.
eylemi yapan, eyleme eklenen bir kurgudan başka bir şey değildir. eylem her şeydir.
herkes gerçek kişiliğini saklıyor. en azından arada bir. bazen benliğinizin o bölümünü o kadar derine gizliyorsunuz ki onun orada olduğunu birinin size hatırlatması gerekiyor. bazen de kim olduğunuzu bütünüyle unutmak istiyorsunuz.
koluna ne kadar rütbe takarsan tak, herkesin pisliği kokuyor.
normalmiş gibi yapmanın sakıncası, normal insanların böyle aptalca durumlara düşmeleri.
cadılar bayramına bayılıyorum. yılın bu zamanı herkes bir maske takıyor. sadece ben değil. insanlar, canavarmış gibi yapmanın eğlenceli olduğunu sanıyorlar. ben ömrümü canavar değilmişim gibi yaparak geçiriyorum. ağabey, arkadaş, erkek arkadaş. hepsi de kostüm koleksiyonumun parçaları. bazıları bu yüzden bana sahtekar bile diyebilir. ben kendimi 1001 surat diye düşünmeyi yeğliyorum.
hayat o kadar fani, o kadar kırılgan ki. her nefesimiz son nefesimiz olma potansiyeline sahip.
hepimiz kendimize özgü bir şekilde yas tutuyoruz. ben 6 yaşındakilerin yaklaşımını tercih ediyorum.
kocasından mı şüpheleniyorsun? her zaman kocası çıkar.
gerçeği ancak en yakınlarından saklayarak hayatta kalabilirsin. ve bir terslik olduğunda onları ancak böyle koruyabilirsin.
eylemi yapan, eyleme eklenen bir kurgudan başka bir şey değildir. eylem her şeydir.
9.11.2010
dexter
yaşadığımız her gün kendi kaderimizi yazarız.
ilkel çorbadan meydana geldim. annemin kanında emekledim. görülmeme umuduyla, insanların arasında saklandım. ama bir gün geldi, bacaklarım çıktı. ayağa kalkabildim. eş oldum, baba oldum. evrim geçirmeliydim. hayatta kalmamın tek yolu buydu.
korku güçlü bir harekete geçiricidir.
işlerin iyi gitmesi, tanrı'nın "kıçını iyi kolla; çünkü çok kötü bir tekme yemek üzeresin." demesi demek bence. hem de en sıkısından.
her zaman alternatif yollar vardır.
hayatta yaptığın her şeyin bir sonucu vardır. kontrolünü kaybedip güçsüzleştiğin an her şey biter.
abur cubur, yol seyahatlerinin yazılı olmayan kuralıdır.
bir insanı gerçek anlamda tanımak imkansız.
hayatta birçok kez insan denen bilmecenin hayati parçaları bende eksikmiş gibi gelir. bu da onlardan biri.
başkalarının sorunlarını kendiminkilerden her zaman daha açık ve net görebiliyorum.
insan bir kez aklına koymayagörsün, yapabileceği şeyleri görmek inanılmaz.
her şeyin her şeyle bağlantısı olduğu söylenir. kelebek etkisi. ufak bir göle bir çakıl taşı atarsınız ve dalgalar dışarıya doğru yayılıp her şeye dokunarak onları etkilerler. ta ki sonunda bir balığın kollarının ve bacaklarının çıkıp sudan çıktığı güne kadar. ve bir kaya alıp diğer iki balığın kafasını ezer: işte ilk seri katilimiz.
ilkel çorbadan meydana geldim. annemin kanında emekledim. görülmeme umuduyla, insanların arasında saklandım. ama bir gün geldi, bacaklarım çıktı. ayağa kalkabildim. eş oldum, baba oldum. evrim geçirmeliydim. hayatta kalmamın tek yolu buydu.
korku güçlü bir harekete geçiricidir.
işlerin iyi gitmesi, tanrı'nın "kıçını iyi kolla; çünkü çok kötü bir tekme yemek üzeresin." demesi demek bence. hem de en sıkısından.
her zaman alternatif yollar vardır.
hayatta yaptığın her şeyin bir sonucu vardır. kontrolünü kaybedip güçsüzleştiğin an her şey biter.
abur cubur, yol seyahatlerinin yazılı olmayan kuralıdır.
bir insanı gerçek anlamda tanımak imkansız.
hayatta birçok kez insan denen bilmecenin hayati parçaları bende eksikmiş gibi gelir. bu da onlardan biri.
başkalarının sorunlarını kendiminkilerden her zaman daha açık ve net görebiliyorum.
insan bir kez aklına koymayagörsün, yapabileceği şeyleri görmek inanılmaz.
her şeyin her şeyle bağlantısı olduğu söylenir. kelebek etkisi. ufak bir göle bir çakıl taşı atarsınız ve dalgalar dışarıya doğru yayılıp her şeye dokunarak onları etkilerler. ta ki sonunda bir balığın kollarının ve bacaklarının çıkıp sudan çıktığı güne kadar. ve bir kaya alıp diğer iki balığın kafasını ezer: işte ilk seri katilimiz.
21.05.2010
dexter
hiçbir şey olduğu gibi kalmaz.
ne zaman bir kadınla bunu yaşasam, onun yanında kendimi rahat hissetsem, her şey ters gidiyor. bu yüzden bence en iyisi adım adım ilerlemek.
"duygusal olarak körsün. doğru kelimeleri kullanıyor ve doğru tavırları takınıyorsun. ama hisler hiçbir zaman dahil olmuyor. duyguların sözlük anlamlarını biliyorsun. özlem, sevinç, keder. ama bunların hiçbirinin tam olarak nasıl hissettirdiğinden haberin bile yok. tüm sözleri biliyor ama müziği duyamıyorsun."
hor görülmüş bir uyuşturucu bağımlısından daha tehlikeli bir şey yoktur.
bir insanın canını aldığında onu öldürmekle kalmıyor, ileride olacağı şeyleri de onun elinden alıyorsun.
hayat kusursuz olmak zorunda değil. yaşanılabilir olması kafi.
öldürmek, benim için doğanın düzenine boyun eğmek demek. doğa verir ve alır. en güçlünün hayatta kalması ilkesi. bazen hayat bir şeyler alır. bazen de bir şeyler verir.
hepimizin sırları var. bazılarının hasır altında kalması gerekir.
insanoğlu her daim denizle iç içedir. ama bu, doğamıza aykırıdır. deniz sonsuz tehlikelerle doludur. medcezirler, akıntılar, dalgalar, rüzgar.. her biri kendi hava değişimlerini temsil eder. hiçbiri yabana atılamaz. karar anındaki ufacık bir yanılma telafi edemeyeceğiniz hatalara neden olur. ancak iyi bir denizci bu unsurlara karşı koymaz. diğerlerinin şansı başıboş bir şekilde fırtınaya kapılıp parçalara ayrılmışken iyi bir denizci şartlarla omuz omuza çalışır, onları kendi yararına kullanır. her daim evinin yolunu bulur.
ne zaman bir kadınla bunu yaşasam, onun yanında kendimi rahat hissetsem, her şey ters gidiyor. bu yüzden bence en iyisi adım adım ilerlemek.
"duygusal olarak körsün. doğru kelimeleri kullanıyor ve doğru tavırları takınıyorsun. ama hisler hiçbir zaman dahil olmuyor. duyguların sözlük anlamlarını biliyorsun. özlem, sevinç, keder. ama bunların hiçbirinin tam olarak nasıl hissettirdiğinden haberin bile yok. tüm sözleri biliyor ama müziği duyamıyorsun."
hor görülmüş bir uyuşturucu bağımlısından daha tehlikeli bir şey yoktur.
bir insanın canını aldığında onu öldürmekle kalmıyor, ileride olacağı şeyleri de onun elinden alıyorsun.
hayat kusursuz olmak zorunda değil. yaşanılabilir olması kafi.
öldürmek, benim için doğanın düzenine boyun eğmek demek. doğa verir ve alır. en güçlünün hayatta kalması ilkesi. bazen hayat bir şeyler alır. bazen de bir şeyler verir.
hepimizin sırları var. bazılarının hasır altında kalması gerekir.
insanoğlu her daim denizle iç içedir. ama bu, doğamıza aykırıdır. deniz sonsuz tehlikelerle doludur. medcezirler, akıntılar, dalgalar, rüzgar.. her biri kendi hava değişimlerini temsil eder. hiçbiri yabana atılamaz. karar anındaki ufacık bir yanılma telafi edemeyeceğiniz hatalara neden olur. ancak iyi bir denizci bu unsurlara karşı koymaz. diğerlerinin şansı başıboş bir şekilde fırtınaya kapılıp parçalara ayrılmışken iyi bir denizci şartlarla omuz omuza çalışır, onları kendi yararına kullanır. her daim evinin yolunu bulur.
13.12.2009
dexter
yeni bir kentin iyileştiremeyeceği hastalık yoktur.
tüm hayatınızın kontrolünü kaybetmeye başlayınca kendinizi iyi olduğunuz şeye verirsiniz.
canavarlar, uzaylılar, hayaletler. hiçbiri gerçek değil. bunu gerçek bir insanın yapabileceğini düşünmek çok kötü geleceğinden hayal gücümüz, bunu kaldırabilmenin daha kolay bir yolunu yaratır. fakat bir kez gerçeği öğrendik mi en güçlü hayal gücü bile bizi koruyamaz.
hiçbirimiz, kimliğimiz tamamen ortaya çıksın, hatalarımız ve zayıflıklarımız gözler önüne serilsin istemeyiz.
bir adamı öldürebilir, cesedini parçalara ayırabilir ve letterman'ı seyretmek için zamanında eve yetişebilirim. ama kız arkadaşım kendini güvensiz hissettiğinde neler söylemem gerektiğini bilemiyorum.
kız kardeşim, dünya onun nasıl da incinebilir olduğunu görmesin diye rol yapıyor. bense dünya hiç de incinebilir olmadığımı görmesin diye.
insanların birbirleriyle etkileşirken yapmacık davrandıkları olur. ama bana öyle geliyor ki benim tüm insani ilişkilerim yapmacık. üstelik bunu da çok iyi beceriyorum. ve sanırım benim omzumdaki yük de bu.
hiçbir konuda duygularım yoktur.
başına gelmiş olanı değiştiremezsin. ama onu en iyi biçimde kullanabilirsin.
bulmacaları severim. ama hiçbir şey insanı bulmacanın parçalarını bir araya getirip de onun hala bir anlam ifade etmediğini görmek kadar hayal kırıklığına uğratamaz.
tüm hayatınızın kontrolünü kaybetmeye başlayınca kendinizi iyi olduğunuz şeye verirsiniz.
canavarlar, uzaylılar, hayaletler. hiçbiri gerçek değil. bunu gerçek bir insanın yapabileceğini düşünmek çok kötü geleceğinden hayal gücümüz, bunu kaldırabilmenin daha kolay bir yolunu yaratır. fakat bir kez gerçeği öğrendik mi en güçlü hayal gücü bile bizi koruyamaz.
hiçbirimiz, kimliğimiz tamamen ortaya çıksın, hatalarımız ve zayıflıklarımız gözler önüne serilsin istemeyiz.
bir adamı öldürebilir, cesedini parçalara ayırabilir ve letterman'ı seyretmek için zamanında eve yetişebilirim. ama kız arkadaşım kendini güvensiz hissettiğinde neler söylemem gerektiğini bilemiyorum.
kız kardeşim, dünya onun nasıl da incinebilir olduğunu görmesin diye rol yapıyor. bense dünya hiç de incinebilir olmadığımı görmesin diye.
insanların birbirleriyle etkileşirken yapmacık davrandıkları olur. ama bana öyle geliyor ki benim tüm insani ilişkilerim yapmacık. üstelik bunu da çok iyi beceriyorum. ve sanırım benim omzumdaki yük de bu.
hiçbir konuda duygularım yoktur.
başına gelmiş olanı değiştiremezsin. ama onu en iyi biçimde kullanabilirsin.
bulmacaları severim. ama hiçbir şey insanı bulmacanın parçalarını bir araya getirip de onun hala bir anlam ifade etmediğini görmek kadar hayal kırıklığına uğratamaz.
1.02.2009
dexter
bazen, hayatı olduğu gibi kabullenmek lazım.
seri katillerin oldukça içine kapanık ve yalnızlığı seven kimseler olduğuna dair basmakalıp bir söz vardır. bu söz nedensiz yere çıkmamıştır.
çocuklarını hayal kırıklığına uğratmak her babanın korkulu rüyasıdır.
mantıkla açıklanamayan olaylar inkar edenleri inananlara dönüştürür. daha büyük bir güce inananlara.
kovboy filmlerinde görürsünüz: intikam peşindeki adam iki mezar kazar. biri düşmanına biri de kendine.
kaçınılmaz diye bir şey yoktur.
marketler: modern zamanlarda, kudretli aslanın avlanmaya çıktığı serengeti'nin karşılığı.
iki insan birbirine ne kadar yakın olursa olsun, aralarında sonsuz bir mesafe vardır.
kim olduğuna karar verirsin, kim olmak istediğine ve ona sıkıca tutunup sağ salim çıkarsın.
bahçe barbeküsü. yiyeceğin zor bulunduğu ve erkeklerin kocaman bir hayvanı devirmek için birlikte hareket etmek zorunda oldukları buz çağından kalma bir alışkanlık. diğerleriyle birlikte düzgün şekilde hareket edenler hayatta kaldı ve onların genleri asırlar boyunca nesilden nesile aktarılıp buraya kadar geldi. yani benim cemiyetime kadar.
seri katillerin oldukça içine kapanık ve yalnızlığı seven kimseler olduğuna dair basmakalıp bir söz vardır. bu söz nedensiz yere çıkmamıştır.
çocuklarını hayal kırıklığına uğratmak her babanın korkulu rüyasıdır.
mantıkla açıklanamayan olaylar inkar edenleri inananlara dönüştürür. daha büyük bir güce inananlara.
kovboy filmlerinde görürsünüz: intikam peşindeki adam iki mezar kazar. biri düşmanına biri de kendine.
kaçınılmaz diye bir şey yoktur.
marketler: modern zamanlarda, kudretli aslanın avlanmaya çıktığı serengeti'nin karşılığı.
iki insan birbirine ne kadar yakın olursa olsun, aralarında sonsuz bir mesafe vardır.
kim olduğuna karar verirsin, kim olmak istediğine ve ona sıkıca tutunup sağ salim çıkarsın.
bahçe barbeküsü. yiyeceğin zor bulunduğu ve erkeklerin kocaman bir hayvanı devirmek için birlikte hareket etmek zorunda oldukları buz çağından kalma bir alışkanlık. diğerleriyle birlikte düzgün şekilde hareket edenler hayatta kaldı ve onların genleri asırlar boyunca nesilden nesile aktarılıp buraya kadar geldi. yani benim cemiyetime kadar.
6.06.2008
dexter
bu hayatta bir şeylere anlam katan tek şeydir aşk.
aşk böyle bir şeydir. güçlü bir silahtır. bizim yararımıza da olabilir zararımıza da. aşk, mantığa meydan okur. sanırım kalbimiz, bizim bilmediğimiz bir şey biliyor.
bir hayvanın en tehlikeli olduğu an, köşeye sıkıştırıldığı zamandır.
çoğu insan özgür irademiz olduğuna ve yolumuzu kendimizin seçtiğine inanır. bazen yol nettir; bazense pek değildir. her büyük olay, her değişim bizi yolumuzdan şaşırtabilir. fakat bizi biz yapan şey, yol ayrımına geldiğimizde yaptığımız seçimlerdir.
insanlar canavar kılığına bürünmenin eğlenceli olduğunu düşünüyor. bense sürekli canavar değilmişim gibi bir role bürünüyorum.
kamuflaj, doğanın en meziyet gerektiren hilesidir.
her şeyin ters gidiyor gibi geldiği zamanlar vardır hayatta. ne kadar çabalayıp dursak da, hiçbir neden olmaksızın felaketler gelip bulur insanı.
güne iyi bir şekilde başlamanın yolu iyi bir kahvaltıdan geçer.
bazen kendinden büyük bir güce teslim olmalısın.
yaşlılık, ikinci çocukluğa benzer derler. ana renkler giyilir. üçtekere binilir ve top peşinde koşulur.
bazı insanlar dini, ilkel medeniyetlerin doğal olaylara bir açıklama getirebilmek için ortaya çıkardığına inanır. ateşe, rüzgara, yağmura. her biri için bir tanrı yaratmışlar. bilimin dini hükümsüz kılacağına inanmışlar. ama öyle olmamış. yüzmeye gidip yepyeni bir adam olarak dönmek. keşke ben de bu kadar basit görebilseydim.

















