ayşegül devecioğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayşegül devecioğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.05.2017

kader

ayşegül devecioğlu

ben kadere inanmam, insanın bilinçli çabasına inanırım. insanın bilgisi, insanın aklı, insanın zekası, insanın emeği kaderin üstündedir ve insana kaderini değiştirmek kudreti verilmiştir.

kendi haklılığına ne kadar inanırsa o kadar yanlış yapar insan. haklı olduğuna inanmak zalimleştirir insanı. iyi taraftan olan, her zulmü hak görür kendine. oysa zulüm, hangi amaç için olursa olsun kabul edilemez.

insan denilen yaratık yücelmek ister. her türlü sanatla, şiirle, müzikle, heykelle, edebiyatla, bilme ve öğrenme tutkusuyla; özgürlük, eşitlik ve onura duyduğu aşkla, hep bu yücelişin peşindedir.

devrimcilerin en büyük silahı insan sevgisidir.

şiir, damıtılmış insan yüreği, insan aklı. şiir, damıtılmış insan özü. insan olabilmek için tatmamız gereken zehir. şiirle karşılaşmamız dolaysızdır. bütün o anlaşılmaz, gizemli gibi görünen sözlere rağmen dolaysızdır. şiirin anlamı sözün kalbindedir. ve söz, paha biçilmez yükle gitmesi gereken yere gider.

ölüme inanan faşistlerdir; devrimciler yaşama inanır.

hayatın kaybedileceği ortaya çıkınca, en olağanüstü ya da en zengin, gösterişli yanları değil, en basit, sade yanları özlem yaratır. kimsenin aklına para, köşkler, villalar, arabalar, yatlar gelmez. rüzgar gelir mesela. bir çiçeğin hiç beklenmedik bir yerde bitivermesi. bir serçenin zıplaya zıplaya, ordan oraya konması..

11.06.2015

ağlayan dağ susan nehir

ayşegül devecioğlu

savaşmayı bilmeyen yürek bağışlamayı da bilmez. intikam alacak cesaretin varsa bağışlayacak merhametin de vardır.

dünyadaki hiçbir sistem çingeneleri içine alacak kadar ikiyüzlülükten kurtulmuş değildir.

ateşi diri tutmak kadına düşer.

pek çok şey gibi dostluk da, kelimenin gerçeklikle inatlaşırcasına taşımaya devam ettiği anlam sayesinde yaşar.

gönlümüz kayıp bir ziynettir. onu bizden çalanın cebinde parlar durur, kimsecikler görmeden. bir kere kaptırdık mı, geri alana kadar kim çaldıysa onun olur.

tuhaftır, masallara çocuk kalmak için değil büyümek için ihtiyaç duyarız. her çocuk masalda, gerçek dünyayla aynı etten ve kemikten bir şey gizli olduğunu hisseder. bilir ki gerçeği kavranabilir kılan her neyse, görünmez olanın evreninde soluk alıp vermekte.

perileri tutsak etmenin yolu, elbiselerini saklamaktır. mucizenin yaratıklarını özgürlüğe masallar kavuşturur.

eşyaların hayatımızdaki yeri kullanım değerlerinin çok üstündedir.

duymak istediğimizi duyar, görmek istediğimizi görürüz.

heyhat, bazen avcumuzda tuttuğumuzu sandığımız bir hikaye bizi fena halde yanıltır. gizlenmemiş olsa bile, o güne kadar dikkat çekmemiş, hatta merak edilmemiş bir olay, diğerlerini gölgede bırakıp geçersizleştirerek ortaya çıkıverir. kurduğunuz öykü, kahramanlarınıza ölçüp biçtiğiniz hayatlar anlamsızdır artık. hikayedeki hayatlara hükmetmek anlatıcısının elindeymiş gibi görünse de, aslında bu, zorlu mücadelelerin sonucuna bağlıdır; gerçek, kurgu, ölü ya da canlı, kendi hikayelerine karışan, onu ele geçirmeye çalışan kişilerle anlatıcılar arasında.

çingeneler için yalnız kalmak ölümden bile korkuludur.

zulmün belleği yoktur, defteri vardır; özenle tutulmuş bir defter. zulmün belleği yoktur, müzesi vardır: eski geniş binalar, kapıda anmalık eşya dükkanları. gettoların, hücrelerin, fırınların içinde sarsılıp uyanan, anmalıkta sakinleşip durulur, zaman ehlileşir, anlam parçalanır, vicdan susar, bellek uyuşur.

yol yorgunudur çingeneler; yerleşikliğin imkansız olduğunu bilir, yerleşik hayatı kekeleyerek yaşarlar.

yalnızca inanmak istediğimiz öykülere inanabiliriz.

3.12.2014

kuş diline öykünen

ayşegül devecioğlu

büyük acıların giysisi gösterişsizdir, hatta bayağıdır; keder öyle iyi gizler ki kendini, tanımak mümkün olmaz.

her kavşak noktasında insan kendisiyle karşılaşır.

bazen insanlar kendi yaşadıkları acıların büyüsüne öyle kapılırlar ki başkalarının yaşadıkları onlara önemsiz gelir.

insanlar, bütün ümitleri tükendiğinde, hiçbir şeyi değiştiremeyeceklerine dair o eski inancın eteğine sığınırlar: adına kader denilen şeyin hükümranlığına. akılla delilik arasındaki gizemli sınırda, büyük çaresizliklerin bu küçük ülkesinde, zihinlerinde ufuk çizgisi gibi uzun ve sakin uzanan, varlığından adları gibi emin oldukları ama kimselere anlatamayacakları o sınır çizgisinde beklerler.

insan kadere borçlandığını fazlasıyla öder.

derler ki, mekan ne kadar daralırsa zaman o denli amansız olur. derler, ölümü beklemek ölümden zordur. derler ki, insan yaşadığı yere benzer. ama daha kötüsü, yaşadığı yeri kendine benzetmektir.

gecenin ardından gün doğar, mutlaka sabah olur. sabah, en yorgun, en köhne zamanlar bile dirilir. her sabah görülmeye değerdir.

insan, yalnızca yaşadıklarının farkında olabildiğinde dışına çıkabilir zamanın.

27.02.2009

uzun lafın kısası

j.p. donleavy: eldeki bir çift iyi taşak, çalılıktaki bir çük kadar iyidir.

juvenalis: yüksek mevkilerde sağduyuya az rastlanır.

ayşegül devecioğlu: savaşmayı bilmeyen yürek bağışlamayı da bilmez. intikam alacak cesaretin varsa bağışlayacak merhametin de vardır.

enid bagnold: yalnızlığın hiçbir şeye ihtiyacı yok; o her şeyi öğretir.

m. bilgin saydam: insanlar kendi oluşturdukları, tanımladıkları ve değişik anlamlarla bezedikleri öznel sistemlerinde yaşar, duyar, düşünür ve davranırlar.

george sand: yaşadığımız çağdan ne kadar ilerde olursak ondan o kadar ıstırap çekeriz.

laurence sterne: gerek erkek gerekse kadın, acıya, kedere ve zevke en iyi yatay pozisyonda katlanırlar.

remarque: dünyanın hiçbir yeri, uğrunda bir ömür feda edilebilecek kadar güzel değildir.

ray bradbury: bir caninin görüntüsü karşısında cesetler bile kanar.

michel de castillo: yüzüne tükürüldüğünde, bu tükürüğü küçük bir şişeye koyup şık bir biçimde ambalajlayarak iyi bir fiyata size geri satan adama kapitalist denir.

soti triantafyllou: hiçbir şey kuzey göğündeki bulutsuz bir geceden daha güzel değildir.

viktor emil frankl: insanın özleyebileceği nihai ve en yüksek hedef sevgidir. bir başka insanı kişiliğinin en derindeki çekirdeğinden kavramanın tek yolu sevgidir.