marquis de sade: bir mucize sayesinde itibar kazanmak için sadece iki şey gereklidir: bir şarlatan ve birkaç aptal kadın.
mark twain: onunla baş başa giden saflık dışında, hiçbir şey bir mucizeden daha fazla huşu uyandırıcı değildir.
chapman cohen: tanrılar kırılgan varlıklardır; bir bilim esintisi ya da biraz aklıselim onları öldürmek için yeterlidir.
peter atkins: din, hakikati asla idrak edemeyeceğimizi söyleyip bizi araştırma yapmaktan vazgeçirerek, varoluşa ilişkin en önemli soruları sormamızın önüne geçiyor. din bizim oldukça önemsiz olduğumuzu belirtiyor. bu kadar aptal tasvir edilmemizin ortaya çıkardığı korku sayesinde din, insanın idrak gücünün sınırsızlığını reddediyor. görünmeyen şeylerin gözümüzü korkutmasına yol açıp inancın boşluğunu vurgulayarak ilerlemeye engel oluyor. bilim bizi mantıklı tartışmalara götüren önemli soruların önünü açıyor. en önemlisi, bilim insanın zihinsel yeteneklerinin gücüne saygı duyuyor. bilim insanlığın potansiyeline dinin yapabileceğinden çok daha fazla saygı gösteriyor.
louis aragon: tüm olası cinsel sapkınlıklar arasında, bilimsel olarak sistematikleştirilmeyen tek şey dindir.
benjamin disraeli: bilimin bittiği yerde din başlar.
decca aitkenhead: bilime başvurarak dini savunmaya çabalamak, tıpkı üç artı dördün bir dondurma olduğunu iddia etmeye benziyor.
peter atkins etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
peter atkins etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30.12.2021
27.02.2010
uzun lafın kısası
cervantes: her şey satılır ve her şey satın alınır.
remarque: tam zamanında içilecek bir sigara, dünyanın bütün ideallerinden daha iyidir.
ivan illich: en iyi öğretmenler bile öğrencilerini okullaşmanın seremoni ve ritüelinin oluşturduğu gizli müfredattan koruyamazlar.
juli zeh: insan, oturduğu yerde değil, anlaşıldığı yerde evinde hisseder kendini.
polly toynbee: din iyi değildir, öldürür. insanların gerçekten ona inandığı yerde zehirleyici bir etkisi vardır. tanrı vergisi mutlak küstahlık ortaya çıktığında kan akar ve kadınlar zincire vurulur.
saint-exupery: sevmek birbirine bakmak değil, birlikte aynı yöne bakmaktır.
peter atkins: hem entelektüel yönden dürüst davranıp hem de tanrılara inanabilmek mümkün değildir. tanrılara inanan birinin gerçek bir bilim adamı olması imkansızdır.
robert l. stevenson: şarap ve tütünün olmadığı bir yaşamda yapılabilecek tek şey ulumak, tepinmek ve kaçıp gitmektir.
gabriel garcia marquez: londra kilise meclisinin yirmi yedi yasasının yirmi yedisinin de içine sıçayım.
pythagoras: en iyiyi seç; alışkanlıkla hem kolay hem de sevimli duruma gelecektir.
ahmet hamdi tanpınar: insan neyi anlatabilir? insan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? yıldızlar birbiriyle konuşabilir; insan insanla konuşamaz.
rana dasgupta: kendimizi kandırmayalım; iğrenç bir dünyada yaşıyoruz, her şey yalan.
remarque: tam zamanında içilecek bir sigara, dünyanın bütün ideallerinden daha iyidir.
ivan illich: en iyi öğretmenler bile öğrencilerini okullaşmanın seremoni ve ritüelinin oluşturduğu gizli müfredattan koruyamazlar.
juli zeh: insan, oturduğu yerde değil, anlaşıldığı yerde evinde hisseder kendini.
polly toynbee: din iyi değildir, öldürür. insanların gerçekten ona inandığı yerde zehirleyici bir etkisi vardır. tanrı vergisi mutlak küstahlık ortaya çıktığında kan akar ve kadınlar zincire vurulur.
saint-exupery: sevmek birbirine bakmak değil, birlikte aynı yöne bakmaktır.
peter atkins: hem entelektüel yönden dürüst davranıp hem de tanrılara inanabilmek mümkün değildir. tanrılara inanan birinin gerçek bir bilim adamı olması imkansızdır.
robert l. stevenson: şarap ve tütünün olmadığı bir yaşamda yapılabilecek tek şey ulumak, tepinmek ve kaçıp gitmektir.
gabriel garcia marquez: londra kilise meclisinin yirmi yedi yasasının yirmi yedisinin de içine sıçayım.
pythagoras: en iyiyi seç; alışkanlıkla hem kolay hem de sevimli duruma gelecektir.
ahmet hamdi tanpınar: insan neyi anlatabilir? insan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? yıldızlar birbiriyle konuşabilir; insan insanla konuşamaz.
rana dasgupta: kendimizi kandırmayalım; iğrenç bir dünyada yaşıyoruz, her şey yalan.
7.12.2008
din
kenneth v. lanning: şeytan adına yapılanlardan çok daha fazla kanunsuzluk ve çocuk istismarı, tanrı'nın, isa'nın ve muhammed'in adına, dindar kişiler tarafından yapılmaktadır.
george eliot: çocukluğum derin acılar çekerek geçti -kolik, boğmaca öksürükleri; hayaletlerden, cehennemden ve şeytandan korkmak ve gökyüzündeki, çok fazla kuru üzümlü kek yediğimde bana sinirlenen bir tanrı.
harvey fierstein: katolik kilisesi, sadece taciz edilen çocukların ailelerine sus payı ödemek adına örtülü ödenekten para ayıran, kayıtlara geçmiş tek kurumdur.
george moore: kadınlar asla bir din icat etmemiştir; onlar bu çılgınlıkla lekelenmemişlerdir ve ahlakçı değillerdir.
polly toynbee: din iyi değildir, öldürür. insanların gerçekten ona inandığı yerde zehirleyici bir etkisi vardır. tanrı vergisi mutlak küstahlık ortaya çıktığında kan akar ve kadınlar zincire vurulur.
peter atkins: hem entelektüel yönden dürüst davranıp hem de tanrılara inanabilmek mümkün değildir. tanrılara inanan birinin gerçek bir bilim adamı olması imkansızdır.
adonis: dini kurumlar ve devletin uzun zaman önce birbirlerinden ayrıldığı ve cinsiyetler arası eşitliğin tamamen kabul edildiği ülkelerdeki kadınları hala başörtüsü takmak zorunda bırakan dini uygulamalar, sadece başörtüsü takan kadınların sahip olduğu zihniyeti açığa vurmakla kalmayıp erkeklerin, toplumun, hayatın bütününün gizlendiğini, mantığın ta kendisinin başörtüsüyle silikleştirildiğini gözler önüne serer.
george eliot: çocukluğum derin acılar çekerek geçti -kolik, boğmaca öksürükleri; hayaletlerden, cehennemden ve şeytandan korkmak ve gökyüzündeki, çok fazla kuru üzümlü kek yediğimde bana sinirlenen bir tanrı.
harvey fierstein: katolik kilisesi, sadece taciz edilen çocukların ailelerine sus payı ödemek adına örtülü ödenekten para ayıran, kayıtlara geçmiş tek kurumdur.
george moore: kadınlar asla bir din icat etmemiştir; onlar bu çılgınlıkla lekelenmemişlerdir ve ahlakçı değillerdir.
polly toynbee: din iyi değildir, öldürür. insanların gerçekten ona inandığı yerde zehirleyici bir etkisi vardır. tanrı vergisi mutlak küstahlık ortaya çıktığında kan akar ve kadınlar zincire vurulur.
peter atkins: hem entelektüel yönden dürüst davranıp hem de tanrılara inanabilmek mümkün değildir. tanrılara inanan birinin gerçek bir bilim adamı olması imkansızdır.
adonis: dini kurumlar ve devletin uzun zaman önce birbirlerinden ayrıldığı ve cinsiyetler arası eşitliğin tamamen kabul edildiği ülkelerdeki kadınları hala başörtüsü takmak zorunda bırakan dini uygulamalar, sadece başörtüsü takan kadınların sahip olduğu zihniyeti açığa vurmakla kalmayıp erkeklerin, toplumun, hayatın bütününün gizlendiğini, mantığın ta kendisinin başörtüsüyle silikleştirildiğini gözler önüne serer.
Kategori:
.kolaj,
#din,
adonis,
george eliot,
george moore,
harvey fierstein,
kenneth v. lanning,
peter atkins,
polly toynbee


