haydar ergülen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haydar ergülen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.11.2019

şenlik bitti

haydar ergülen


nicedir açık sular aradım sessizce boğulmaya
soldum ve sarardım ve kanayarak yanıldım
sularla örtülmüyor düşlerin yırtılan güzelliği
yağmur da yağmıyor artık yüzümü yıkamıyor
yüreğimde binlerce yüze dağılmanın kederi
kimlikler uydurdum yüzüme tutulan aynalardan
yitirdikçe öğrendim acının ve aşkın iklimini
soğudum yoruldum şenlik bitti artık
kimsesiz bir ölümle değişirim kendimi

26.02.2013

keder gibi ödünç

haydar ergülen



şair, yenilgiyle başlayan adamdır
şiire

kalp ile dil arasında her zaman
iki insan vardır birbirinin uzaklığına taşınan

bazen susmak da yağmurdur

ben senin tenha gözün olacaktım
hem tek başıma en kalabalık arkadaşın
yarım bir çocuk olarak beni
bu dünyaya erkenden bırakmasaydın

düzyazıdır karanlık, siyah şiirdir

sende denize inen bir sokak
bende başkente giden bir ev
eski duman, eski kömür, eski ray
aramızdan güzel bir karanlık geçti

bazen kederinden koyu
bazen gölgesinden açık
kederinden ve gölgesinden
ödünç bir şeyim ben

galiba insanın yakışıklı bir kalbi olmalı önce
sık sık tozu alınmalı, parlatılmalı aynalı sözlerle
benimse kalp hususunda cilalı bir cümlem bile yok
mırıldandığım sözlerin çoğu ondan gelse de

bilinir de ahmakıslatanda ustalığım
çırak bile sayılmam şu aşk ilminde

harflerin gülüştüğünü senin adında gördüm

aşk tek kişilik bir cinayettir ve herkes
kendine kıyar sevdiğini öldürmeden önce

keşke gözlerinde tutmasan beni

sözler kaybolunca görünen ufukta, hayat
herkesi ıssız adasına indiren gemi

hiç kolay değilken kendine alışması insanın

başkaları nasıl da kolayca alışır ona, şaşarım

seni seviyorum çünkü
sevmemek de aşk kadar vahşidir

4.02.2013

dizeler

haydar ergülen


gür bir hayat gerekir şiire taramak için
bundandır bende üzgün durması kelimelerin

ben senin tenha gözün olacaktım hem
tek başıma en kalabalık arkadaşın
yarım bir çocuk olarak beni
bu dünyaya erkenden bırakmasaydın

insan arkadaşına benzer
ve iyidir benzemesi
arkadaşlığın da eski bir şehre
hele usul sesliyse şehir, trenler de
bölmemişse henüz arkadaşlığın sesini

çünkü ben bir buluttum öldüğümde
yağmur olacak kadar kelime yoktu elimde
yazda haylaz, güzde gazel, yolda avare

eski ahşap yazınızı saklayın
herkesin gölgesini alıp gittiği
aşklardan geriye yalnız yaz kalır
gövde: o kimsenin gezmediği kasaba
gecesinin ıssızlığına öyle katlanır

oturmak düzyazıdır, yürümek şiir

ne denizim açık, ne sözlerim mavi
anladım artık bir dalgakırandır hayat
bir kelime bile yoksa içine doğan
ve onu denize komşudan yakın kılan
iki kara arasında çarpar durur kendine

bir ahşap gibi yaşlanmayı isterdim
kurt yeniği, su vurgunu ve karanlık
şarabımla küflü bir sarnıcın dibinde

elleri gemisidir şairin, yelkenidir
rüzgar yoksa şiir yok

şair öldü, ohh
şimdi sözler kardeş uykularındadır