28.7.19

çılgın kalabalıktan uzak

thomas hardy

yaratıcılıkla tutuculuk bağdaşamaz, yüz bin antika meraklısı bir araya gelse tek bir yeni çığır açamazlar.

zavallılığı yüceliğe dönüştürmenin tek yolu ölümdür.

işten başını kaldıramayan bir ananın arada tek bir dakikacık ayırarak dönüp çocuklarını sevindirmesi gibi, doğada da kimi zaman, nereden estiği belirsiz, tatlı rastlantılar olur.

böyle olur bazen, hiçbir şey umduğumuz gibi çıkmaz.

denizciler gibi çobanlar da, uyku tanrısı gelsin diye bekleyecek yerde, bu tanrıyı kendi ayaklarına çağırmak ayrıcalığını ellerinde tutarlar.

öyle şeyler vardır ki, bunları duymamakla insan hiçbir şey yitirmiş olmaz.

bir olaylar zincirini yoktan başlatmakla, zaten başlamış olan bir zinciri belirli bir raya oturtmanın arasındaki büyük fark, sonuç karşısında afallayanın gözüne pek seyrek çarpar.

çoğu zaman, kötülük yapmama kararı alınıncaya kadar iş işten öylesine geçer ki, kötülük yapmak artık kaçınılmaz olur.

gece bekçiliğinin iyisi, kimseye görünmeksizin yapılanıdır.

sessizlik kimi zaman olağanüstü bir güçle kendini, duygunun kalıptan dışarı taşmış ruhu olarak benimsettirir; böyle zamanlarda sessizlik sözden daha etkilidir.

savaşla barış, hazırlık saatlerinde sarmaş dolaştırlar: oraklar, makaslar, budak çengelleriyle bağ bıçakları da kılıçla süngü gibi, hançerle kama gibi keskin ve sivri uçlu olmak zorundadır.

çekilen acıdan kurtulmak, bir süre için büyük bir mutluluğun yerini tutar, derler.

uygun fırsat düşmeden ortadaki koşullar işe yaramaz, koşullar uygun olmadıkça çıkan fırsat da beş para etmez.

bir tür konuşkanlık vardır ki, hiçbir şey söylemez ve bir tür susuş vardır ki, çok şey söyler.

kimi övgüler vardır, kabalık sayılabilir, benimkisi belki de bunlardandı. öte yandan da birtakım davranışlar vardır, haksızlık sayılır, sizinki de belki bunlardandır.

hippokrates: ikinci acı aynı anda, ama ayrı yerlerde ortaya çıktığında, daha güçlü olanı, ötekini bastırır.

körlük bazen keskin bir görüşten daha güçlü, dar görüş ileri görüşten daha etkili olabilir ve bir çiviyi çakabilmekte gerekli olan şey sınırsızlık değil, sınırlılıktır.

karanlık, insanlar arasındaki küçük ve sıradan kişilere şiir gücü bağışında bulunur.

boldwood'un dış görünüşünde de bir değişiklik olmuş, o eski sarsılmazlığını yitirmişti. ömründe ilk olarak savunma çizgisinin dışına çıktığını ve her kurşuna hedef olabileceğini korkunç bir açıklıkla duyarak yaşadığı, yüzünden okunuyordu. bu, güçlü yaradılışların âşık oldukları zaman düştükleri olağan durumdur.