patrick white etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
patrick white etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.04.2014

uzun lafın kısası

boris vian: her bekleyişte kederli müzik parçalarının kekremsi tadı vardır.

alain: bu dünyada hiç kimse kendisinden daha korkunç bir düşman bulamaz.

anne frank: bir insanı onunla iyice bir kapışmadan tanımaya, ne mal olduğunu anlamaya imkan yok. o zaman iç yüzlerini ortaya koyuyorlar.

will self: dünyada, yaşamları ucuz romanlardaki karakterlerin yaşamlarına benzeyen insanlar vardır.

clarissa p. estes: eğer dışarı çıkıp ormana gitmezseniz asla bir şey olmaz ve hayatınız da hiçbir zaman başlamaz.

euripides: bir çocuk doğurmaktansa üç kez savaşa gitmeyi yeğlerim.

henry david thoreau: her sözcüğün, her satırın anlamını, yaygın kullanımdan daha geniş bir şeye ulaşacağımızı varsayarak bıkmadan usanmadan aramamız, bize sahip olduğumuz akıl, cesaret ve cömertliğin ötesine gitme olanağını sağlar.

patrick white: alçak gönüllülüğün ömrü kısadır; her defa yeniden sancılar içinde doğması gerekir.

william randolph hearst: kötü kurumlardan ve kötü siyasetlerden ancak cinayetle kurtulunabiliyorsa cinayet işlenmelidir.

theodor adorno: her vecd, gerçekleşerek kendi kavramına karşı günah işlemektense, nihai olarak feragat yolunu seçer.

la bruyere: büyük bir servet sahibi olmadan sevmek acıklı bir şeydir.

samuel beckett: başlamaktır zor olan. her noktadan yola çıkılabilir. ama karar vermek gerekir. insan ararken bir şeyler işitir. bu da bulmayı engeller. düşünmeyi engeller. yine de düşünür insan.

27.02.2014

uzun lafın kısası

alain: bütün güzel şeyler güç ele geçer.

boris vian: her erkek kara derili bir kadınla yatmak ister. bu doğal bir reflekstir. kara derili bir kadınla yatmanın değişik olacağı sanılır. sahiden de değişiktir.

anne bronte: uslanmış serseriler dünyanın en iyi kocaları olurlar.

clifford geertz: insanlara ve olaylara -hatta kendine- hem duygusal hem de soğuk gözle bakabilmek, gerek bireylerde gerekse halklarda olgunluğun en kesin göstergesidir.

fakir baykurt: borç insanın üstünde bir karanlık dağdır, ezer durur adamı.

henryk sienkiewicz: güzelliğin huzurunda küçüldüklerini duyabilenler yalnızca en yüce sanatçılardır.

boris pasternak: ölümden sonra yaşam boş bir düşüncedir. zayıf insanları avutmak, onlara cesaret vermek için uydurulmuştur.

michel foucault: artık başıboş dolaşma. hedefe doğru koşuştur. boş umutlara veda et. hala kendini anımsayabiliyorsan, henüz zaman varken, kendi yardımına koş.

amin maalouf: din kindar olduğunda, hamdolsun kuşku duyanlara!

patrick white: birtakım olağandışı ya da gülünç, kaygısız ya da günahlarından arınmış bireyleri saymazsak, bütün insanların erdemleri birer masaldan başka bir şey değildir.

theodor adorno: seçim, sistemi değiştirebilseydi yasadışı sayılırdı.

alexander herzen: devrime, büyük bir sosyal dönüşüm olacağına inanmak, miras bıraktığım din budur. cenneti olmayan, ödülleri olmayan, kendini dayatmayan, yazgısı olmayan bir dindir bu. akıl, bireysel özgürlük ve kardeş sevgisi; bunlar adına çıktığın yol açık olsun!

22.11.2013

voss

patrick white

bütün doğrular alacalıdır. en yüce doğrudan başka hepsi.

dürüst ve değerli kişiler, bazılarımızın zaten iyice sağlam olmayan temellerini kökünden yıkabilirler.

hakikat, namuslu bir insanın içgüdüyle bildiği şeydir.

birtakım olağandışı ya da gülünç, kaygısız ya da günahlarından arınmış bireyleri saymazsak, bütün insanların erdemleri birer masaldan başka bir şey değildir.

ancak en diplere düşmüş olanlar utanmasızdırlar.

alçak gönüllülüğün ömrü kısadır; her defa yeniden sancılar içinde doğması gerekir.

insanın midesini en çok bozan şey, ne olduğu belirsiz haberlerdir.

zaman yetişirse bir kadınla erkek birbirlerinin yaralarını ondurabilirler. gel gör ki zamanın kendisi onmayan bir yaradır.

kusursuzluğu anlayabilmeniz için önce bulmanız gerekir.

kibri gerçekten kırıldığı zaman, tanrı olmadığını öğrendiği zaman insanoğlu tanrı olmaya gerçekten yaklaşmış demektir.

düzen, eninde sonunda egemenliğini kurar.

susuzluk, ateşli hastalık, beden yorgunluğu gibi şeylerin kişilik üstündeki yıpratıcılığı, insanların yıpratıcılığının yanında hiç kalır.

önemli olan hiçbir şey kolay değildir.

tanrıya inanmayanların basit, dürüst, özel nedenleri vardır.

insan acı çekmekten kaçınabileceğini sanmamalı.

güzellik, başkalarının gafil avlamak zorunda oldukları bir şeydir.

başkalarına güvenen hiç kimse güçlü değildir.

erkekler kaç kez üst üste sevdalanırlar ama, kendi kendileridir sevdikleri.

bütün insanlar, insanların en hor görüleni bile günün birinde sırası gelince önderlik edebilirler.

insanın geceleyin ağzından kaçırdıkları, gündüzün söylediklerinden başkadır.

insanlar yiyip yutamadıkları gerçeklere başkasının kuruntusu deyip çıkarlar.

yaratıcı eylem gibi sabahların da öncesi yoktur; her sabah yeryüzünün ilk sabahıdır.

amaçlar ve bunların nitelikleri hiçbir zaman açık seçik anlaşılmaz. insan davranışı üst üste atılımlardan oluşur; bunların yönlerinin kaçınılmaz olduğunu arada sezer gibi oluruz.

erkekler kadınlarının istediği biçime girerler.

insanların arasındaki bağların eninde sonunda kesilmesi kaçınılmazdır.

dans etmek istemeyenlere hiçbir zaman şaşmam. dans etmek, her şeyden önce insanları birbirinden uzaklaştırır. insanın bir yandan hop hop hoplarken beri yandan da düşüncelerini açık açık anlatabilmesi olacak şey değildir.

insanları birbirinden en çok uzaklaştıran şey, düşüncelerin açık açık anlatılmasıdır.

hasta oldun mu yatarsın yattığın yerde. cefası başındakilere düşer. gerçekten eli kolu bağlı, acınacak durumda olanlar başındakilerdir. 

bütün insanları sevmek, sevgilerin en güç olanıdır.

kuş beyinli birtakım kadınlar bir hekimin ceket kesimini beğenirlerse kendisini de beğenirler. kimi kadın damızlık boğa gördü mü bayılır. hele arkasına iyi oturmuş, siyah bir ceket giymişse. 

insanoğlu öylesine bayağı, entipüften, iğrenç, açgözlü, kıskanç, inatçı, bilgisiz bir şey ki..

gerçekler bir bir ayıklanmadıkça tarih de geçerli değildir. kimi kez de gerçeklere hiçbir zaman ulaşılamaz. hepsi yalandır. insanlar var oldukça yalanlar da var olacak. ben kendi kendimin gerçeğini bile bilmiyorum; arada düşlerimde gördüğüm şeyler dışında.

ruhların yakınlığını ve beraberliğini tatmış birisi için sonradan canlılarla açıkça anlaşabilme olanağı yoktur.

hiçbir yüksek rütbeli hükümet görevlisi aşk cehenneminin ateşinde tutuşmamıştır.

bilgi hiçbir zaman bir coğrafya sorunu değildir. tersine, bilgi, dünyadaki tüm haritaların dışına taşar. belki de gerçek bilgiye erişmenin tek yolu ruh beldesinde işkenceyle ölmektir.

4.02.2012

arabadakiler

patrick white

erkekler, yol gösterilmezse, ne istediklerini bilmezler.

birbirlerinin alışkanlıklarına saygı duymayan iki insan bir arada yaşayamaz.

hakikat, namuslu bir insanın içgüdüyle bildiği bir şeydir.

dostluk iki bıçak gibidir. ikisini sürttüğünüzde birbirlerini bilerler; ama çoğu zaman da biri kayıp bir parmağı keser.

yatışılmayacak bir gece de gelir. inanç, testere tozu gibi dökülür güçlü kalanlardan.

kopma noktasına gelince erkekler çok, çok insafsızdır.

dünyevi sevgi tanrısal duygudaşlığın en soluk kopyası bile değildir.

sır yok. ılımlı olmak bir sır değil. yalnızlık bir sır değil. gerçek yalnızlık ancak ılımlılıkla mümkündür. huzursuz bir ruh en iyi şekilde hazırlanmış bir zihinde bile şaşkınlık yaratabilir.