baltasar gracian etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
baltasar gracian etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27.02.2021

uzun lafın kısası

nietzsche:
erkeklere özgü kendini hor görme hastalığının tek çaresi, zeki bir kadın tarafından sevilmektir.

pascal: sıradan insanların, düşünmek istemedikleri şeyleri düşünmemek gibi bir kabiliyetleri vardır.

paulo coelho: hepimiz nereden geldiğimizi öğrenmek isteriz. felsefi düzeyde, bütün insanların temel sorusu budur.

robert musil: insanın yaptığı her şeyde masum olduğu ikinci bir vatanı vardır.

tom robbins: hiçbirimiz evrenin kıçındaki sivilce olmaktan daha önemli değiliz.

baltasar gracian: insanın hayattaki büyük derslerinden biri kendini frenlemeyi bilmesi, daha da önemlisi ise kendini bazı işlerden ve insanlardan yoksun bırakmayı öğrenmesidir.

cenap şahabettin: çok bilen gibi hiç bilmeyen de bağışlamaya eğilimlidir. kini, yarım bilimde ara.

cesare pavese: en kötüsünü düşün. yanılmazsın.

charles bukowski: hiçbir erkeğin bedeline katlanamayacağı kadınlar vardır; ama birinin bıraktığı yerden devam edecek bir keriz vardır mutlaka.

dostoyevski: ezilmekten kurtulan aşağılık bir insan, bu kez başkalarını ezmeye başlar.

elias canetti: sana korkunç gelen, sonradan kendini yalın hakikat olarak sergiler.

emil cioran: özgürlük ancak inanç boşluğunda, önerme yokluğunda, yasaların bir varsayımdan fazla otoriteye sahip olmadığı yerde kendini gösterebilir.

31.01.2021

uzun lafın kısası

baltasar gracian:
güzellik ve aptallık genellikle el ele yürürler.

cenap şahabettin: bir toplumun gereğinden fazla kuzu olması o toplum içinde er geç bir kurt sürüsü yaratır.

cesare pavese: en güzeli, insanın kendisini parlatması, sessizce ve hiçbir şeye aldırmadan kendisini bir kristale dönüştürmesidir.

charles bukowski: hemen herkes dahi doğar, geri zekalı gömülür.

dostoyevski: evlilik bütün onurlu, gururlu varlıkların, bütün bağımsızlıkların manevi ölümü demektir.

goethe: bir kitleyi etkilemek istiyorsanız, sade bir anlatım her zaman daha iyidir. özgün metinle yarışan açıklamalı çeviriler aslında sadece üniversite profesörlerinin kendi aralarındaki sohbete yarar.

elias canetti: merhamet edimi, iktidarın çok yüksek ve yoğunlaşmış bir ifadesidir.

emil cioran: ne kadar yükseğe çıkarsa çıksın, kişi tabiatının, kökendeki düşkünlüğünün mahkumu olarak kalır.

halil cibran: benim en büyük acım bedensel değil. içimde büyük bir şey var. onu öteden beri biliyorum ama dışarı çıkaramıyorum: bütün bu şeyleri yapan küçük birini oturup seyreden yüce ve sessiz bir benlik.

irvine welsh: önemli olan hayatın kalitesidir. bir sene adam gibi yaşamak, elli sene bok gibi yaşamaktan iyidir.

konfüçyüs: insanların yetenek ve erdemi tepecikler gibidir, üstünden aşılır.

murathan mungan: insanı en çok kendindeki muamma şaşırtır.

31.10.2020

uzun lafın kısası

konfüçyüs:
büyük ve üstün insanın yükselmesi yukarıya doğrudur. küçük insanın yükselmesi ise aşağıya doğrudur.

murathan mungan: her şey bir gün aslına döner.

nietzsche: en güçlü ağaçlar en derinlere kök salmak zorundadır; karanlığa, kötülüğe kadar uzanmak zorundadır.

pascal: kalbin, aklın bilmediği gerekçeleri vardır.

paulo coelho: bütün uyuşturucu müptelaları bunu söyler: vakti gelince durmayı bilmek. oysa hiçbiri duramaz.

robert musil: ilerde başarılı olan pek çok adam, hayata çizme temizlemekle ve bulaşık yıkmakla başlamıştır; güçlerinin asıl kaynağı da bu olmuştur; çünkü en önemlisi, insanın daha baştan her şeyi yapmasıdır.

tom robbins: fransızlar bir ilişkinin en güzel yanının merdivenleri çıkmak olduğunu söylerler. arzulamak neredeyse her zaman doyumdan daha nefes kesicidir.

baltasar gracian: bir insanı görmezden gelerek alınandan daha büyük bir intikam yoktur.

cenap şahabettin: bir şey istemek için kapı çalan -isteyeceği rütbe, nişan, memuriyet ya da bir dilim ekmek, her ne olsa- dilencidir.

cesare pavese: düzeltilmesi güç yanlışlarımız konusunda yapmamız gereken şey, onları birer erdeme dönüştürmektir.

charles bukowski: harikulade düşünceler ve harikulade kadınlar kalıcı değildirler.

dostoyevski: en sefil, en sıradan birine demir yolu bileti satmak gibi bayağının bayağısı bir görev verin. bilet almaya gittiğinizde, size gücünü göstermek için, bu sefil yaratık bir anda size sanki jüpiter'miş gibi bakma hakkını görür kendinde.

30.09.2020

uzun lafın kısası

robert musil:
hiç kimse mesleğinde daha yüce bir bütünlük duygusunu içinde taşımadan herhangi bir şey başaramaz.

tom robbins: filistin'in yahut israil'in en büyük problemlerinden biri, ister arap ister yahudi herkesin, dünyaya bağlı fiziksel birer bedende değil, soyut bir şekilde, siyasi ve dinsel birer ideolojide yaşıyor olmasıdır.

baltasar gracian: bayağı ruhlar karşısında cömert davranmak anlamsız ve boştur.

cenap şahabettin: bayağı düşünceye harcanmış güzel ifadeden daha çok bayağı ifade içinde gördüğüm güzel düşünceye acırım.

cesare pavese: bir kadın, eğer budalaysa, eninde sonunda bir insan yıkıntısı ile karşılaşır ve onu kurtarmaya çalışır. kimi zaman da başarır bu işi. ama bir kadın, eğer budala değilse, eninde sonunda akıllı, sağlıklı bir adam bulup onu bir yıkıntıya çevirir. her zaman başarır bu işi.

charles bukowski: eski bir ayyaş her zaman ayağa kalkar, yeter ki zaman tanıyın.

dostoyevski: çıplak gerçekliğin her zaman sarsıcı bir yanı vardır.

elias canetti: hangi sebeple olursa olsun zulme uğrayanlar arasında, zihninin bir köşesinde kendisini isa olarak görmeyen kimse yoktur.

emil cioran: iç alemime dalma ihtiyacıyla tanrı'ya yol verdim, son bir münasebetsizden kurtuldum.

goethe: bilgi arttıkça huzursuzluk da artar.

halil cibran: arkadaşınız, cevap bulan gereksinimlerinizdir. o, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır. o sizin sofranız ve ocakbaşınızdır. çünkü ona açlığınızla gelir ve onda huzuru ararsınız.

irvine welsh: köpek balıklarıyla yüzüyorsanız hayatta kalmanın tek yolu, içlerindeki en büyük köpek balığı olmaktır.

31.08.2020

uzun lafın kısası

cenap şahabettin:
baskı yönetimi, her aciz ulusun siyasal cezasıdır.

cesare pavese: bir şeyden, onu görmezlikten gelerek değil, ancak onu yaşayarak kurtulabiliriz.

halil cibran: alçak gönüllü ve gösterişsiz olmak, temiz ve saf olmayanın bakışlarından korunabilmeye yarayan bir kalkandır.

irvine welsh: bu siktiğimin hatunları var ya.. annen iyi yemek pişiriyor diye bütün piliçlerin iyi aşçı olacağını sanırsın; ama onlar yalnızca basit yemekler pişirmede iyidir, hayal gücü ya da incelik gerektiren bir şeyin yanına bile yaklaştıramazsın hiçbirini.

murathan mungan: bir beraberliği sürdürebilmek için aşktan fazlası gerekir.

nietzsche: beni öldürmeyen şey, beni daha güçlü kılar.

konfüçyüs: bir yönetim iyi olduğu zaman, sözler ve davranışlar en geniş sınırlar içinde özgürdür. kötü bir yönetim iş başındayken davranışlar belki en geniş sınırlar içinde özgürdür ama konuşmalarda ihtiyatlı olmak gerekir.

pascal: hayatımızı seve seve feda ederiz; yeter ki başkaları bundan bahsetsinler.

paulo coelho: aşkı yaratan, ötekinin varlığından çok yokluğudur.

robert musil: gerçekleştirilmesi güç olan herkese çekici gelir ve insanlar gerçekten elde edebileceklerini küçük görürler.

tom robbins: evcillik bir hayvanın ruhunu sindirir. pantolonumun ağı yerine avını koklayan, mutfağımdaki bir kutuya değil de çimenlerin içine sıçan şeye saygı duyarım.

baltasar gracian: asil bir ruhu, yüksek beğenilere sahip olmasından tanıyabilirsiniz. büyük bir dehayı tatmin eden şey de büyük olmalıdır.

30.06.2020

uzun lafın kısası

murathan mungan: başarı, mutsuzluklara karşı en etkili ilaçtır.

baltasar gracian: aptal tamamen ikna edilmiştir ve tamamen ikna edilmiş insanlar aptaldır.

cenap şahabettin: akarsu, ne güzel yaşam dersidir. küçük engellerin üzerinde köpürür, büyüklerin yanından sessizce geçiverir.

cesare pavese: başkasından nefret eden bir insan hiçbir zaman yalnız değildir. nefret ettiği insan her zaman onun yanındadır.

charles bukowski: bazen hepimiz bir filme hapsolmuşuz hissine kapılıyorum. repliklerimizi biliyoruz, nereye doğru yürüyeceğimizi biliyoruz, nasıl oynayacağımızı biliyoruz, sadece kamera yok. yine de çıkamıyoruz filmin içinden. ve film kötü.

dostoyevski: ancak bir neden için yaşayabilendir ki, hemen hemen her nasıla tahammül eder.

elias canetti: bin yıllık imparatorluklar olmuştur: platon'un, aristo'nun ve konfüçyüs'ünkiler.

emil cioran: bir katliam ümidi ya da fırsatı verin gençlere, sizi körlemesine izleyeceklerdir.

goethe: asıl önemli olan, insanın büyük bir istencinin olması ve bir şeyi yapacak yetenek ve azme sahip olmasıdır; geri kalan hiçbir şey önemli değildir

halil cibran: "tek doğruyu buldum." değil, "bir doğruyu buldum." de. "ruha giden yolu buldum." değil, "kendi yolumda yürürken ruhu buldum." de.

irvine welsh: bekareti hafife almayın sakın. hayattaki gerçek sorunların çoğu, onu kaybettikten sonra karşımıza çıkar.

konfüçyüs: bir ülke iyi yönetiliyorsa yoksulluk ve düşkünlüğün varlığı utanç vericidir. bir ülke kötü yönetiliyorsa zenginlik ve onur gibi şeylerin varlığından utanç duyulmalıdır.

17.12.2019

şöhret

baltasar gracian

akıllı insan şunu bilir ki basiret, rüzgârın estiği yönde yol alır.

temeli sağlam olmayan şeyler asla uzun süre yaşamaz.

ünlü olma tutkusu insanın en iyi yönünden kaynaklanır. çağlar boyu devlerin kardeşi olmuştur, her zaman uçlara meyleder. ya insanı dehşete düşüren ucubeler ya da göz kamaştıran dahiler yaratır.

güzellik ve aptallık genellikle el ele yürürler.

kendimizden daha iyilere karşı duyduğumuz hoşnutsuzluk kadar küçük düşürücü bir şey yoktur.

eğer talihin evine zevk kapısından girerseniz hüzün kapısından çıkmanız gerekir. talih pek az kişiyi kapıya kadar uğurlar. yeni geleni her zaman sıcak karşılasa da ayrılan ziyaretçiye genelde soğuk davranır.

iyi bir geri çekilme, cesur bir saldırı kadar başarılıdır.

bazı insanların karakterleri tamamen aldatıcıdır. kulübe odalarına açılan saray koridorları gibidirler.

hiçbir şey kalbin hırslarını başka birinin şöhretinin ilan edilmesi kadar kamçılayamaz. kıskançlığı bileyen, zengin bir ruhun beslenmesini de sağlar.

birçok insan rakibi yokken iyi bir şöhrete sahiptir. her rekabet insanın saygınlığına zarar verir.

yetenekler ve hizmetler sayesinde alınandan daha kahramanca bir intikam yoktur, bunlar rakiplerinizi kıskançlığın pençesine yuvarlar.

her başarı rakibinizin boynundaki yağlı ilmeğe atılan bir düğümdür ve düşmanın galibiyeti, rakibin cehennemidir. kıskançlar birçok kez ölür ama alkışı yine de kıskanılan kazanır.

2.11.2019

büyük insan

baltasar gracian

nezaket büyük kişiliklerin politik hilesidir.

mükemmeliyet nicelikle değil, nitelikle ilgilidir. en iyiler her zaman azdır ve onlara nadiren rastlanır. bir şeyin fazla olması onun değerini düşürür.

kendini kötülüğe adayan parlak bir entelektüel, doğa dışı bir canavardır.

asil bir ruhu, yüksek beğenilere sahip olmasından tanıyabilirsiniz. büyük bir dehayı tatmin eden şey de büyük olmalıdır.

her şeyi kendinde toplamış kişi gittiği her yere her şeyini beraberinde götürür.

bilge kişilerin kalbine hitap eden ama yine de reddedecekleri pek çok garip zevk vardır. onlar tekilliklerini severek yaşarlar.

bilmek ve kendimizi tanımak için yaşarız. en büyük mutluluk filozof olmaktır.

tamamen yalnız yaşayabilen kişi,  çoğu açıdan bilge ve her yönüyle tanrısaldır.

bilgi ve cesaret yücelik unsurlarıdır. ölümsüz oldukları için ölümsüzlük bahşederler. herkes bildikleriyle sınırlıdır, bilgeler ise her şeyi yapabilir. bilgisiz insan ışıksız bir dünyadır. bilgelik ve güç, gözler ve ellerdir. cesaretsiz bilgi meyve vermez, kısırdır.

diğerlerinin izlenimlerinin kendisini etkilemesine asla izin vermeyen kişi büyük bir insandır.

hilekarlık yüzeysel olduğu için, yüzeysel insanlar ona kolaylıkla kapılırlar. sağduyu ise onun ulaşamayacağı yerlerde gizlenir ve sadece bilgelerle akıllılar ondan faydalanabilirler.

sahip olduklarına aslında yoklarmış gibi davranan kişi, her şeye sahiptir.

evrensel dehaların talihsizliği her yerde kendilerini evlerinde gibi hissetmeye kalkışmalarıdır, bu yüzden her yerde dışlanırlar.

8.10.2019

insan

baltasar gracian

bir insanı görmezden gelerek alınandan daha büyük bir intikam yoktur.

pek az insan fiziksel veya ahlaki bir lekesi olmadan yaşar.

akıllı insanlardan korkulur, kötü niyetlilerden tiksinilir, kibirliler hafife alınır, soytarılar küçük görülür, garip tavırlılara ise aldırış edilmez.

bir insana onun da diğer insanlar gibi olduğunu görmekten daha çok acı veren hiçbir şey yoktur.

bir ofisin insanın hayatını sabit saatlerle ve yerleşik bir düzenle işgal etmesi kabul edilemez bir durumdur. insanı kendi yöntemleri konusunda rahat bırakan yerler daha iyidir; çünkü değişiklikler zihni yeniler. en saygın kişiler, diğerlerine en az ya da en uzak bağımlılığı olan, en kötüleri ise bizi hem şimdi, hem de daha sonrası için endişelendiren kişilerdir.

her insanın putları, ilahları vardır; bazılarınınki ün, bazılarınınki kişisel menfaat, çoğunluğunki de zevk ve sefadır.

insanın hayattaki büyük derslerinden biri kendini frenlemeyi bilmesi, daha da önemlisi ise kendini bazı işlerden ve insanlardan yoksun bırakmayı öğrenmesidir.

hiç kimse ara sıra başkalarının öğütlerine ihtiyaç duymayacak kadar mükemmel değildir.

varlığında bütünlüğü yakalamış, konuşması bilgece ve eylemleri sağduyulu olan kişi, ölçülü insanların yakın çevresinde kabul görür; hatta özellikle aranır.

aptal tamamen ikna edilmiştir ve tamamen ikna edilmiş insanlar aptaldır.

insan yirmi yaşındayken tavus kuşu, otuz yaşındayken bir aslan, kırkında bir deve, ellisinde iri bir yılan, altmışında köpek, yetmiş yaşında bir maymun, sekseninde ise hiçbir şeydir.

bayağı ruhlar karşısında cömert davranmak anlamsız ve boştur.

gözlem ve muhakeme. bu özellikleri taşıyan insan her şeyi yönetir, onu ise hiçbir şey yönetemez. en gizli derinlikleri anında ortaya koyar. insanların dış görünüşlerinden karakter tahlili yapabilir. bir insanı görür görmez onu anlayıp en gizli özellikleri hakkında yargıda bulunabilir. birkaç gözlem yardımıyla insan doğasının en mahrem yönlerini çözümleyebilir. o her şeyi yoğun gözlem, derin içgörü ve mantıklı bir çıkarımla keşfeder, fark eder, kavrar ve anlar.

31.07.2019

uzun lafın kısası

baltasar gracian: asil bir yaşamın ilk günü, ölülerle sohbet ederek geçirilmelidir.

richard s. westfall: insanoğlunun boş inançlara düşkün ateşli yönü, din konularında her zaman gizemleri sevmek ve o yüzden en az anladığından en çok hoşlanmak olmuştur.

j.m. guyau: dünyada ıstırap devam ettiği sürece isyan etmiş kalbimde kuşku devam edecektir.

ömer hayyam: sema dediğimiz baş aşağı çevrilmiş tasa doğru, yardım için ellerini kaldırma; o senden daha biçaredir.

shakespeare: tanrı'ya yemin ederek sözünü doğrulamak isteyen kimseye güvenme; sözünü yerine getireceğine tanrı'yı tanık gösteren, bu tanıklıktan çekinecek kadar onur ve namus sahibi değildir.

thomas hardy: yaratıcılıkla tutuculuk bağdaşamaz, yüz bin antika meraklısı bir araya gelse tek bir yeni çığır açamazlar.

ebu'l ala el-maarri: tanıdığım ümmetler ne kadar cahildir! belki tanımamış olduğum, benden önce gelip geçmiş olan ümmetler daha sapık, daha alıktır. cuma namazlarında, eşeklikleri yüzünden, emirleri için tanrı'dan yardım isterler. onların bu haline az kalır ki, minber ağlasın.

"kutsal metinlerde öğretilen en büyük gerçek şudur: kalbindeki cehalet düğümü çözülmüş ve arzu ateşi sönmüş olan ölümlü kişi, ölümsüz olur." (upanişadlar)

jean meslier: din, her dönemde, insan ruhunu karanlıklarla doldurmaktan, gerçek bağlılık ve ilişkileri, gerçek görevleri, gerçek çıkarları hakkında onu tam bir cehalet içinde bulundurmaktan başka bir şey yapmamıştır.

sabahattin ali: insanların hemen ekserisi yalnız kendilerini düşünürler. dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir.

comte de volney: bütün tanrı bilimiyle ilgili kanılar fanteziden başka bir şey değildir. tanrıların nitelikleriyle, eylemleriyle, yaşamlarıyla ilgili bütün bu masallar, yalnızca mecazlama ve söylence örnekleridir.

charles bukowski: hastayız, ümit budalalarıyız. eski giysilerimizle, eski arabalarımızla, bütün hayatlar gibi harcanmış hayatlarımızla bir serap peşinde.

21.07.2019

hayatın yasaları

baltasar gracian

en güçlü yanınızı bilin. bu size doğuştan bahşedilen en önemli yetenektir, onu geliştirirseniz gerisi gelecektir. güçlü yanını bilen kişinin mükemmelliğe ulaşması kaçınılmazdır. hangi niteliğinizin üstün olduğunu fark edin ve bu konuda sorumluluk üstlenin. bazıları muhakemede iyidir, bazıları ise cesarette. çoğu insan doğuştan gelen yeteneklerine karşı haşin davranır; bu yüzden de hiçbir konuda üstünlük kazanamaz. zaman bizi abartılan tutkularımızdan arındırdığında ise çok geç kaldığımızı fark ederiz.

bir kahraman gibi görünmeyi istemektense bir kahraman olmayı arzulayın.

milletinizin kusurlarından uzak durun. insanın kendi milletinden aldığı kusurları düzeltebilmesi ya da en azından saklayabilmesi zeka göstergesidir. böylece kendi toplumunuzda özgün olmanın itibarını kazanabilir ve bu yöndeki beklentiler az olduğu için daha da saygın addedilirsiniz.

festina lante (yavaşça acele et), krallara yakışır bir ilkedir. asla koşuşturmayın ama asla gevşek de davranmayın.

hiçbir konuda sıradanlaşmayın. özellikle de beğeniler konusunda. ey yüceler ve bilgeler, eğer eylemleriniz ayaktakımını, halkı memnun ediyorsa rahatsız olma zamanınız gelmiştir! popüler beğeninin fazlalığı, bilgeleri kesinlikle hoşnut etmez. bazı popülerlik bukalemunları vardır ki, ayaktakımında estirdikleri rüzgardan hoşlandıkları için ilahların beğenisine ulaşamazlar. ikinci olarak da zekada ve anlayışta sıradanlıktan kaçının. cehalet merakın ötesine geçemez. halkın merakı size haz vermesin. halk ucubelere çılgınca ilgi duyarken bilgelik işin hilesini çözmenin peşindedir.

kaybedecek bir şeyi olmayan insanlarla mücadele etmeyin.

bir süre merakta bırakın. yeniliğin yarattığı hayranlık, başarılarınızın değerini artırır. kartlarınızı açık oynamak hem yararsız hem de yavandır. kendinizi hemen ifşa etmezseniz beklenti uyandırırsınız, özellikle de mevkinizin önemi çoğunluğun ilgisini çekiyorsa. her şeye biraz gizem katın, gizem saygı uyandırır. açıklama yaparken çok net olmayın, sıradan konuşmalarda en gizli düşüncelerinizi sergilemeyin. ihtiyatlı suskunluk dünyevi bilgelikler arasında en kutsalıdır. açığa vurulan bir karar asla beğeni toplamaz, sadece eleştiriye yer bırakır. hele de başarısızlıkla sonuçlanırsa talihsizlik ikiye katlanır. insanların sizi merakla takip etmesini sağlarsanız ilahi yoldan gidiyorsunuz demektir.

sıradışı bir mükemmelliğe erişseniz bile, bunu sergilerken sıradan tutumlar benimseyin.

bağımlılık hissi oluşturun. tapındığını güzelleştiren değil, güzelleştirmeye ihtiyacı olmayana tapınan kişi tanrısallığı yaratır. bilge adam kendisine teşekkür edilmesinden ziyade ihtiyaç duyulmasını tercih eder. başkalarını umudun eşiğinde tutmak diplomatça, size minnet duyacaklarına güvenmek acemicedir. umudun iyi, minnetinse kötü bir hafızası vardır. bağımlılık yaratan, nezaket görenden daha kazançlıdır. susuzluğunu gideren, kuyuya arkasını döner. sıkılan portakal altın servis tabağından çöp kutusuna düşer. bağımlılık ortadan kalkınca saygının yanı sıra kibar tavırlar da kaybolur. tecrübenin temel derslerinden biri şu olmalıdır: umudu canlı tutun ama bekleneni vermeyin; tahtta oturan haminiz bile size ihtiyaç duymaya devam etmelidir. ama hata yapma endişesiyle sessizliği de aşırıya kaçırmayın, kendi çıkarınız için başkasının batmasına izin vermeyin.

herhangi birinin oyundan, herhangi bir modadan, herhangi bir yüzyıldan bağımsız olmayı hedefleyin.

başlangıçta abartılı beklentiler uyandırmayın. önceden yaratılan beklentileri karşılayamamak, tüm ünlülerin genel şanssızlığıdır. idealleri oluşturmak kolay, gerçekleştirmek zor olduğu için gerçekler hayallerin yerini asla tutmaz.

kaçamaklardan yararlanın. akıllı insanlar zorluklardan böyle sıyrılır. zekice yapılmış bir nükteden yola çıkarak en karmaşık labirentlerden çıkış yollarını bulurlar. onlar en ciddi münakaşalardan havalı bir tavırla "hiçbir şey" söylemeyerek ya da sadece gülümseyerek kurtulurlar. büyük liderlerin çoğu bu sanatta ustalaşmıştır. birini reddetmek zorunda kaldığınız zaman, konuyu değiştirmek her zaman kibar bir yöntemdir. bazen bir şeyi anlamazdan gelmek, aslında en yüksek anlayışın göstergesidir.

herhangi bir insanı harekete geçiren temel dürtüyü bildiğinizde, onun iradesinin anahtarı elinize geçer.

ışığınızı karartan birine asla yanaşmayın. size daha çok ışık veren insanlarla birlikte olun. hiç kimse başkalarının kendisini üzmesine izin verecek kadar iyi niyetli olmamalıdır.

klişelerden kaçınmak için asla mantığa aykırı davranmayın. mantıklı yaklaşımlardan ayrılan her girişim aptallıktır. mantıkla çeliştiği halde doğruymuş gibi görünen her söz bir aldatmacadır. ilk anda yeniliği ve ilginçliği nedeniyle büyük takdir kazanır fakat daha sonra kandırmaca olduğu sezilerek aslında boş olduğu açığa çıktığında güvenilirliğini yitirir.

sorumluluğu güzel bir şey olarak görmeyin; çünkü bu genellikle başka birinin sizi kendine bağımlı kılmak için kurduğu bir plandır.

ilk izlenimlerinizin kölesi olmayın. kimse parıldayan güneşe doğrudan bakamaz. ama güneş tutulmasında herkes gözünü ona diker. sıradan düşünceler genellikle neyin doğru olduğu değil, neyin yanlış olduğu hakkındadır. kötü haberler her türlü takdirden daha hızlı yayılır. birçok insan dünyadan ayrılıncaya kadar tanınmaz bile. bir insanın bütün kahramanlıkları, küçük bir kusurunu kapatmak için bile yeterli olmayabilir. bu yüzden hataya düşmekten kaçının. şunu bilin ki kötü niyet her hatayı görse de, hiçbir başarıyı fark etmez.

yiğitlik, cömertlik ve sadakat dünyadan yok olsa dahi, insanoğlunun bu erdemleri sizin kalbinizde tekrar bulabilecek olmasıyla övünebilmelisiniz.

yalnız bir bilge olacağınıza, dünyanın geri kalanıyla deli olun. en büyük bilgeliğin içinde biraz cehalet ya da en azından cahil rolü yapmak da vardır. insan başkalarıyla birlikte yaşamak zorundadır ve bu "başkaları" çoğunlukla cahildir.

doğru olan şey bile yeterince doğru gibi görünmezse kimsenin ilgisini çekmez. gördüklerine inananlar, gördüklerine aldananlardan çok daha az sayıdadır. kurallara göre oynayın, dünya "ye kürküm ye" dünyasıdır ve birçok kürk aslında göründüğü gibi değildir. ama yine de sırttaki iyi bir kürkün, iyi bir kalp için de en geçerli tavsiye mektubu olduğunu unutmayın.

bir köşede, her zaman herkesin gözünü kamaştırabilecek bir yeniliğiniz olsun. bir kandil ne kadar fazla ışık verirse o kadar hızlı erir ve enerjisi tükenir. kendinizi daha az ortaya koyun, bunun ödülünü daha fazla saygı ve itibar görerek alacaksınız.

8.07.2019

akıllı yaşama sanatı

baltasar gracian

asil bir yaşamın ilk günü, ölülerle sohbet ederek geçirilmelidir.

sahip olmadığımız her şeyin zevki bir başkadır.

bir şeyi omzunuzun üstünden fırlatıp atabilecekseniz onu yüreğinize dert etmek aptalcadır.

kendini tanımak bireysel gelişimin başlangıcıdır.

kimsenin işine yaramamak büyük bir talihsizlik, herkesin işine yaramaksa bir başka talihsizliktir.

kibarlık ve onur öyle erdemlerdir ki, kime dağıtırsanız dağıtın, yine de en çoğu sizde kalacaktır.

vahşi hayvanla evcil hayvanı aynı boyunduruğa koşmak hem aptalca hem de zalimcedir.

karışıklıkları gidermenin en iyi yolu işleri bir süre oluruna bırakıp ortalığın durulmasına zaman tanımaktır.

ürünlerin kalitesi hakkında yanılmaktansa fiyat konusunda kazık yemek daha iyidir.

karakter ve idrak, kapasitemizin iki kutbudur; biri eksikse mutluluğumuz yarım kalır. idrak yetmez, karakter de gerekir. öte yandan kendine uygun bir mevki, iş, muhit ve arkadaş çevresi edinememek ancak aptalın talihsizliğidir.

bu mükemmel dünya evinde günün birinde istenmeyecek kadar saklanmış bir oda yoktur.

tüm zaferler nefret doğurur, üstlerinize karşı kazandığınız zaferler ise aptalca veya ölümcüldür.

3.12.2017

bugünü yaşama arzusu

irvin yalom

hayat birbiri ardına gelen kahrolası kayıplardan oluşur.

thomas kempis: ne zaman insanların arasına çıksam daha az insan olarak geri dönüyorum.

anne sevgisinden yoksun büyüyen çocuklar, kendilerini sevmek, diğerlerinin onları seveceğine inanmak veya başkalarını sevmek için gerekli olan temel güven duygusunu geliştiremezler. yetişkin hayatlarında yabancılaşırlar, içlerine kapanırlar ve başkalarıyla genellikle düşmanca ilişkiler kurarlar.

sokrates: iyi yaşamayı öğrenmek için kişinin iyi ölmeyi öğrenmesi gerekir.

gracian: insanın başkasının meselelerine girmesi, kendi meselesiyle çıkmasıdır.

terentius: ben bir insanım ve insana ilişkin hiçbir şey bana yabancı değildir.

küçükken öğrenilen şey en iyi öğrenilendir.

schopenhauer: her şey olmaya kalkan insan hiçbir şey olamaz.

dün ve yarın yok. geçmiş hatıralar, gelecek özlemler yalnızca memnuniyetsizlik yaratır. zihinsel sükunete giden yol şu anı gözlemekte ve farkındalığımızdan oluşan nehirde rahatsız edilmeden akıp gitmesine izin vermekte yatar.

johanna schopenhauer: şaşaa, rütbe ve unvan genç kızların yüreği üzerinde baştan çıkarıcı bir etki yaratıp onları evlilik düğümüyle bağlar. bu, onları hayatları boyunca en büyük cezaya katlanmak zorunda bırakan yanlış bir adımdır.

chapman: gecenin ruh halinde demlenmeyen hiçbir kalem edebi bir şey yazamaz.

"hayat acı çekmektir. acıya bağlar neden olur; nesnelere, fikirlere, bireylere, hayata olan bağlar. acının panzehiri vardır; arzunun, bağın, benliğin sona erdirilmesi." (buddha)

16.02.2009

kültür ve zarafet

baltasar gracian

kültür ve zarafet.. insanlar barbar doğar ve kültür aracılığıyla hayvanlıktan uzaklaşır. bu nedenle, insanı yaratan şey kültürdür. ne kadar insan olursak o kadar yükseliriz. yunanistan işte bu sayede dünyanın geri kalanına "barbar" diye hitap edebilmiştir.

cehalet çok çiğdir. hiçbir şey kültüre bilgi kadar hizmet etmez. ancak zarafet olmayınca bilgi bile hamdır. yalnızca zekamız değil, arzularımız ve her şeyden öte sohbetimiz de ince olmalıdır. bazı insanların hem içi hem de dışı doğuştan zariftir; düşünceleri, yönelimleri, ruhlarının kabuğu olan giyimleri ve meyvesi olan yetenekleri bunu belli eder.

öte yandan, kendileriyle ilgili her konuda patavatsız davranan insanlar da vardır. onların en büyük üstünlükleri bile çekilmez görünür ve benlikleri barbarca bir zarafet yoksunluğuyla lekelenmiştir.

13.07.2008

bedel

baltasar gracian

uygulama ve yetenek olmaksızın hiçbir mevkiye ulaşılmaz; ancak bu ikisi birleştiği zaman en yükseklere erişilir. bazen orta zekalı insanlar sadece eylem içinde oldukları için, oturduğu yerde oturan üstün insanlardan daha başarılıdırlar. çalışmak itibarın bedelidir. bedeli az olanın değeri de düşüktür. en yüksek mevkilere ulaşmanın önünde, uygulama eksikliği sık sık, yetenek eksikliği ise nadiren bir engel teşkil eder. mütevazı bir işte şöhret ve saygınlık kazanmaktansa büyük işlerde ortalama bir başarı yakalamayı tercih etmek, en azından asil bir zihnin göstergesidir. fakat en yükseklerde parlayabilecekken, ortalama bir başarıyla tatmin olmak bu şekilde mazur gösterilemez. dolayısıyla hem doğal yeteneğe hem de onu işleme becerisine ihtiyaç vardır, uygulama ise insanı bütünlüğe eriştir.

12.05.2008

deha

baltasar gracian

üç şey dehaya yakışır, bunlar cennetin en çok arzu edilen mucizeleridir: üretken bir zeka, bilge bir beyin, hoş ve ince bir zevk. iyi düşünmek güzeldir. doğru düşünmek ise daha güzeldir. bu, iyiyi ve güzeli anlamaktır. muhakeme onu sırtımızda taşımamız için yapılmaz. böylesi, onu kullanmaktan daha tehlikelidir. doğru düşünmek mantıklı bir tabiatın meyvesidir. yirmi yaşında irade, otuz yaşında zeka ve kırk yaşında yargılar hüküm sürer. karanlıkta vaşak gözü gibi parıldayan zihinler, etraf ne kadar karanlıksa o kadar fazla ışık saçarlar. diğerleri daha duruma göre hareket eder. her zaman, acil olan neyse ona yoğunlaşırlar. böyle bir özellik çok faydalıdır. bu bir tür saadettir. aynı zamanda, iyilik bütün hayatımızı güzelleştirir.

21.02.2008

bilge

baltasar gracian

eğer bilge bir insan herkes tarafından onurlandırılmak istiyorsa, bilgi ve yeteneklerinin sonuna kadar didiklenmesine izin vermemelidir. o, insanların bilgi ve yeteneklerini anlamalarına değil, onlardan haberdar olmalarına izin verir. hiç kimse onun yeteneklerinin sınırlarını bilmemelidir, yoksa hayal kırıklığına uğrayabilir. hiç kimse onun derinliğini tamamen ölçme fırsatı bulamamalıdır. çünkü bilge kişinin yeteneklerine dair zihinlerde dolaşan tahmin ve şüpheler, -asılları ne kadar büyüleyici olsa da- bu yeteneklerin tam olarak bilinmesinden daha fazla saygı uyandırır.