sophokles: devlet esenlik içindeyse her şeyimizi onda buluruz; dostluklarımızı bile.
kürşat başar: ve eğer kadınların kalbine giden bir yol varsa, inanın bana, sözcüklerden geçer. hatta o yol sözcüklerle döşelidir. başka hiçbir şey doğru bir söz dizimi kadar bir kadının başını döndüremez.
michel tournier: şeytan dünyanın güzelliği karşısında gözyaşı döker.
jean-françois bayart: insanlar bir şeyi yadsıdıklarında değil de daha çok onu sahiplendiklerinde onunla çatışma yoluna giderler.
jerzy andrzejewski: sorgulamak istemeyen insan, insan olmak istemeyen insandır.
maurice duverger: imparatorluk, başka ulusları fetheden bir ulusun egemenliği altında kurulan çok uluslu bir devlette uygulanan kişisel bir diktatörlüktür.
lucretius: başkalarının başına gelen kötülükleri seyretmek bize keyif verir.
max horkheimer: insanlar gerçekte yaptıklarından, düşündüklerinden ve hissettiklerinden daha iyidirler.
lidia yuknavitch: tam işlerin toptan sıçmış olduğunu düşündüğünüz anda, son bir kez osurup yörüngeden çıkıveriyorlar.
mehmet eroğlu: yaşanan her serüven insan hayatında eksik kalan bir resmin tamamlanmasıdır.
jerzy andrzejewski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jerzy andrzejewski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31.03.2018
18.03.2012
kül ve elmas
sorgulamak istemeyen insan, insan olmak istemeyen insandır.yaşadığı zamanı kendi seçemez insan. hiçbir zaman, insana uymaz. insan zamana ayak uydurmak zorundadır. aksi halde ölür.
pislikler yüzeye vurur.
kader yeteneği, hayatta istediği yere gelememiş insanlara veriyor.
insan bir şeye inanmak zorundadır.
insanın yurdunu seçme şansı yoktur. yaşadığı zamanı da seçme şansı yoktur. ama insan hem yurdunu hem yaşadığı zamanı şekillendirmek için yaşar.
insan onuruna sürülmüş bazı lekeler vardır. ve bazı hatalar vardır ki, bunları adalet adına, insan vicdanının yargısına bırakmak gerekir.
ah insanoğlu! bir aileye sahip olur ve o aileyle kavga eder.
onur kendine sadakat değildir.
insan hiçbir şeye bağlanmamalı. ne diye bağlansın? sonrasında kopmak için mi?
vicdan nedir? sisler altında bir imge, boş bir sözcük, boş bir sözcük daha.
sadece, yaşadıkları zamanın tek büyük gerçeğiyle aldatıcı ve çelişkili gerçeklere hizmet edenler ya da bu gerçeklere bir tek kendileri inananlar gerçekten ölürler. gelecek, bu insanlarla ya sadece alay edecek ve onları kınayacak ya da unutacaktır. bir dayanışma içinde inancını yoldaşlarıyla paylaşanlar ve tarihin dilini anlayanlar ise gelecekte, insanı ve yurdu için, insanlık için, dünya düzeni için savaşan şanlı askerler olacaklar.
vicdanı rahatsız her insan biraz tuhaftır.
insanın nelere alışabileceğini hayal bile edemezsiniz.
12.06.2008
yaşam ve ölüm
jerzy andrzejewski
bir yaşam vardı, bir de ölüm. birileri gidiyor, diğerleri kalıyordu. ölen kişiye duyulan özlemden kaynaklanan acı, ani bir yalnız kalış nedeniyle duyulan umutsuzluk.. hayır, mesele bu değildi, kesinlikle bu değildi! ölenlerin ardından gözyaşı dökerken, kendileri için değilse de, aslında geride kalanlar için ağlamazlar mıydı insanlar? önemli değil. başka türlü yapamayanlar, kendileri için ağlasınlar. sonuçta her acı önemlidir. acıya saygı duymak; hatta acıyı anlamak mümkündür. ama tüm umutların tükendiği o son anda, o anı yaşayanların acıları ne anlama geliyor peki? sadece keder, bedenin sefaleti, zalimlik ve aşağılama mı?
bir yaşam vardı, bir de ölüm. birileri gidiyor, diğerleri kalıyordu. ölen kişiye duyulan özlemden kaynaklanan acı, ani bir yalnız kalış nedeniyle duyulan umutsuzluk.. hayır, mesele bu değildi, kesinlikle bu değildi! ölenlerin ardından gözyaşı dökerken, kendileri için değilse de, aslında geride kalanlar için ağlamazlar mıydı insanlar? önemli değil. başka türlü yapamayanlar, kendileri için ağlasınlar. sonuçta her acı önemlidir. acıya saygı duymak; hatta acıyı anlamak mümkündür. ama tüm umutların tükendiği o son anda, o anı yaşayanların acıları ne anlama geliyor peki? sadece keder, bedenin sefaleti, zalimlik ve aşağılama mı?