31.05.2022
uzun lafın kısası
31.07.2021
uzun lafın kısası
10.05.2020
kapasite
geleceği bilen yalnızca siniklerdir; çünkü bu filmi daha önce görmüşlerdir.her zaman beni daha çok sevecek, beni daha iyi anlayacak ve beni cinsel açıdan daha yaşam dolu hissettirecek biri vardır.
çocuklardan öğrenebileceğimiz en iyi şey, ilgimizi nasıl kaybedeceğimizdir. onların yetişkinlerden öğrenebilecekleri en kötü şey ise nasıl zoraki bir biçimde dikkat gösterileceğidir.
için için, hep ne kadar kötü olabileceğimizi görmek isteriz; ama sonunda gördüğümüz, kötü olmakta ne kadar iyi olduğumuzdur.
hayatta kalmamız, bir ile çok arasındaki farkı fark etmemize bağlıdır. hayatımıza bir kişi tarafından beslenerek başlamış olabiliriz; ama çok geçmeden fark ederiz ki, bunu başka bir sürü insan da yapabilir; hatta kendimiz de yapabiliriz.
mastürbasyonun tabu sayılması, seksin gerçeğinin tam da bu olduğunu, yani kendi başımıza yaptığımız bir şey olduğunu keşfetmekten korkmamızdandır. yalnızca güvenli seks değil, güvenli ensesttir de mastürbasyon.
insanlarda âşık olduğumuz özellikler, sonunda bizi öfkeden kudurtan özelliklerle aynıdır çoğunlukla.
bizi seçim yapma kapasitemiz olduğuna en çok ikna eden, özgür olduğumuz yanılsamasını en çok canlı tutan şey, davranışlarımızı düzene sokma yeteneğimizdir. ama yaptıklarımıza olan ilgimizi ve bunlardan aldığımız zevki en çok tahrip eden şey de bizatihi bu yetenektir.
10.02.2020
evlilik
evliliğin sorunu -aslına bakarsanız esas zevki- ona asla bir macera denemeyecek olmasıdır.eşlerimizi sevmek için kuralların tiryakisi olmamız gerekir.
ilişkilerin nasıl olup da yürümediği hakkında yazılanlar, nasıl olup da yürüdüğü hakkında yazılanlardan daha fazladır. uzun süre mutlu bir hayat yaşayan çiftleri tarif etmek için banallik dışında bir dilimiz yok neredeyse. onların bir sırrı olsun isteriz, ya da bize verecek bir şeyleri olsun. ya da bizim onlara verecek bir şeyimiz olsun; kuşkularımız dışında. gizli kalmış hiçbir şeyin olmaması ihtimalinden daha dehşet verici şey yoktur. mutlu bir evlilikten daha büyük bir skandal olamaz.
kişinin eşine yapabileceği en zalimce şey, sadakati becerip kutlamayı becerememektir. ya da, insanlar eşleri tarafından yeterince övülmedikleri ya da en hoşlandıkları biçimde övülmedikleri için başka maceralara atılırlar.
birinin eşine sahip çıkıcı davrandığını söylemek pek doğru değildir, çünkü çiftler daima birbirleridir zaten. işte bu nedenle kimse hiç kimseden gerçekten ayrılmaz. ve elbette bu nedenle, kimse hiçbir zaman tam olarak birlikte değildir.
bizi ailenin içine sokan da aileden koparan da cinselliktir. başka bir deyişle, insanlar saklamak zorunda oldukları şeyi -cinselliklerini- başka bir yerde saklamaları gerektiğinde, ya da başka bir yerde daha iyi gösterebileceklerine inandıklarında evlerini terk ederler.
19.10.2019
yalan
insanın hevesini kıran siniklerdir; çünkü daima hayal kırıklıklarına öncelik tanırlar.başarılı yalan, sinir bozucu bir özgürlük yaratır. bize, ne yaptığımızı kimsenin bilmemesinin mümkün olduğunu gösterir.
güzel görünüş, depresyona karşı en iyi kültürel ilacımızdır. gösterinin devam etmesini sağlar.
hayal kırıklığına uğrayanlar hep gerçekçi olduklarını düşünürler, gerçekçiler de hep hakikati söylediklerini.
abartma, ilk ağızda, ciddiye alınmanın bir yoludur. sonra, insan abarttığı için görmezden gelinir. yani mesele şu: garantili biçimde sadakatsiz olanlar, bir görünmezlik krizinden mustariptirler.
yalnızca kendini güvende hissedecek bir yeri olan çocuk risk alabilir. yetişkinler çocuklar kadar pervasız değildir; çünkü kendilerini hiçbir zaman güvende hissetmezler.
şüphe bir umut felsefesidir. bizi bilinecek bir şey olduğuna, bilinmeye değer bir şey olduğuna inandırır. bizi hiçbir şey değil de bir şeyler olduğuna inandırır. bu anlamda, cinsel kıskançlık bir iyimserlik biçimidir; yalnızca filozoflar için olsa da.
hiç kimse övgüye karşı kayıtsız değildir; ama bir kişinin övgüyü karşılama biçimi en iyi karakter testidir.
3.09.2019
yargı
kötü yanlarımızın da tıpkı erdemlerimiz gibi kendi icadımız olduğunu sürekli kendimize hatırlatmamız gerek.emerson: bir yalanı yutarsanız, peşinden gelen her şeyi de yutmak zorunda kalırsınız.
başka birinin yargısına tabi olduğumuzu söyleriz de, yargılarına tabi olacağımız kişileri seçtiğimizi söylemeyiz. kötü yanlarımızın da tıpkı erdemlerimiz gibi kendi icadımız olduğunu sürekli kendimize hatırlatmamız gerek.
diğer seçeneklere değil de cezaya ve suçlamaya müptela olduğumuz sürece, asla hikâyenin tamamını öğrenemeyeceğiz. yalnızca eski hikâyeyi tekrarlayacağız.
mesele neye inandığımız değil, hiç inanıp inanmadığımızdır. mesele kime sadık olduğumuz değil, sadık olup olmadığımızdır.
haset sorunumuza -ki ne istediğimiz konusundaki en iyi, en şaşırtıcı ipucu olabilir bu- bulduğumuz en sıradan çözüm, kendimizi kıskanılır kılmaktır.
dinsel ateistler hiç olmazsa tanrı'nın öldüğüne inanabiliyorlardı; peki erotik ateist neye inanacak?
günah keçileri olmayan bir toplumda daha çok çelişki yaşanırdı. insanlar suçu üzerine atacak ve cezalandıracak biri olmadığında kendilerini çok kırılgan hissederler. insanlar birbirlerinden korunmadıklarında da her şey olabilir.
4.03.2018
iletişim
ikili bir hayat ihtimali olmadan ahlak da olamaz.iletişim kurmamak imkansızdır. iletişime taraftar ya da karşı olamazsınız. kendi standartlarınızla ya da başkalarının standartlarıyla az ya da çok iyi iletişebilirsiniz yalnızca; ama iletişim kurmamazlık edemezsiniz.
her zaman birilerine cinsel açıdan sadık olduğumuz için, her tercih bir ihanettir.
bizi başarı kadar yenik düşüren başka bir şey yoktur. başarı her zaman yenilgiden daha kafa karıştırıcı, esas olarak daha ironiktir.
ben kendisine sadık olmaktan kaçınamayacağım tek kişiyim.
en iyi, en sıcak saklanma yeri, neden saklanmakta olduğunuzu, ya da saklanıyor olduğunuzu unutabildiğiniz yerdir.
hiç kimse hak ettiği ilişkiyi elde edemez. bu kimi için sonu gelmez bir içerleme kaynağıdır, kimi içinse sonu gelmez bir arzu kaynağı.
başkalarına istediğini yaptırmak, kendine istediğini yaptırmaktan daha kolaydır çoğu kez.
tıpkı iki tür tek eşli olduğu gibi, iki tür yazar vardır esas olarak: kusursuz olan ve yanılabilir olan. kusursuz yazar için her cümle mükemmel olmalıdır, her kelime kaçınılmaz olmalıdır. bunlar için mesele her şeyi doğru yapmaktır. yanılabilir olan yazar içinse "yanlış", haklı olmaya ihtiyacı olan insanları niteler yalnızca. yani yanılabilir olanlar, beceriksiz olmaya cesaret ederler; iyi bir cümlenin nasıl olacağından hiçbir zaman emin değillerdir; üstelik kötü cümlelerin iyilerine bir şekilde kefil olduğuna dair bir batıl itikatları vardır.
27.06.2017
tek eşlilik
tek gerçek tek eşli ilişki, kendi kendimizle olandır.herkes kendinden esirgenen şey konusunda saplantılıdır. başka bir deyişle, tek eşliliğe inanmak, tanrıya inanmaktan pek farklı değildir.
tek eşlilik doğanın harikalarından yalnızca biridir. doğada hiçbir şey bir diğerinden daha doğal değildir.
paylaşmanın bir erdem olduğuna inanabiliriz; hatta bunu çocuklarımıza da öğretebiliriz. ama en çok değer verdiğimiz şeyi, cinsel eşlerimizi paylaşmaya pek inanmaz gibiyizdir. yine de, eğer birini gerçekten seviyorsanız, ona sahip olduğunuz en iyi şeyi, eşinizi vermek istemez misiniz?
belki de dostluğun anlamı budur; belki de dostlarla sevgililer arasındaki fark da budur. dostlar paylaşabilir; sevgililerin ise başka bir şey yapmaları gerek. sevgililer fazla erdemli olmaya cesaret edemez.
tek eşlilik en iyi haliyle, beraber ölünecek birini bulma dileğidir; en kötü haliyle ise hayatta olmanın dehşetlerine bir şifa. bu ikisi sık sık karıştırılıyor.
tek eşliliğin zıddı yalnızca çokeşlilik değil, ilişkinin kendisinin yokluğu ya da imkânsızlığıdır.
kendini tek eşli olmak zorunda hisseden kişi, tıpkı kendini serbest olmak zorunda hisseden kişi gibidir. ikisine de bir şeyler fazlasıyla abartılı gelir. ikisi için de kaçınılması gereken bir felaket vardır. tek eşliler kendi çokeşli isteklerinden dehşete kapılırlar, serbest olanlar ise bağımlılıklarından. mesele, hangi felaketi tercih ettiğinizdir.
başlangıcımız ve sonumuz olarak tek eşlilik, bu hayat denen kargaşa için fazlasıyla, hüsnükuruntu derecesinde düzgün ve simetriktir.
on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren bir sürü insan tek eşlilik hakkında kuşkuya kapılır oldu. böyle bir şeyin var olup olmadığından emin değiller; ya da artık ona inanmıyorsak halimiz ne olacak, bundan emin değiller. eğer tanrı öldüyse, her şey mubahtır; ama tek eşlilik öldüyse ne yapacağız?
homofobinin, yabancı korkusunun ve tüm diğer fobilerin bize söylediği şudur: eğer tek eşliliği seçmezsek kaderimiz ya tecrit ya da kişiliksizliğin kaosudur. bir vaat değil bir tehdit yani.
tek eşliliğin erdemi, seksi kolayca mastürbasyona dönüştürebilmesidir; tek eşliliğin kötü yanı ise size başka bir şey bırakmamasıdır.
tek eşliliğin doruğu ayrılıktır. sadakatsizliğin doruğu tek eşliliktir. son, daima insanın ayağına dolanır. doruk, yanda kesilmenin en berbat biçimidir.
10.06.2014
çift
bir çift, işleyecek suç arayan iki suç ortağından oluşur. suç işlemeye en yaklaştıkları durum ise cinselliktir çoğu kez.çift olma durumu insanı dehşete düşürebilir; çünkü öteki kişi bu duruma asla gerçekten katılmaz. ya da, daha doğrusu, o da tam aynı şeyi ister; ama başka bir bakış açısından.
kendileri sık sık öyle zannetseler de, insanlar kendilerini güvende hissetmek için değil, tehlikenin ne olduğunu keşfetmek için ilişkiye girerler. sadakatsizliğin insanı hayal kırıklığına uğrattığı yer de budur işte.
büyümek hayali bir uzuv haline gelmektir; âşık olmak bir uzuv edinmektir.
eğer hayata bir başkasının vücudunun parçası olarak başlıyorsanız, bağımsızlığınız bir uzvun koparılmasıdır. çift olmak bize aynı zamanda bir başkası olduğumuzu, biriyle tek parça olduğumuzu hatırlatır, bizi yeniden buna ikna eder. âşık olan ya da yasta olan herkesin bildiği gibi, kibarca ayrılık denilen şey aslında bir uzvun koparılmasıdır.
saklayacak bir şeyiniz yoksa, gidecek bir yeriniz de yoktur. çiftlerin bazen birbirlerine tümüyle dürüst davranmayı istemelerinin nedenlerinden biri de budur.
bir ilişkiyi sürdürmek zor değildir; ama bir kutlamayı ilanihaye sürdürmek imkansızdır. uzun alkış kafa karıştırıcı olur.
çift olma durumu, üçüncü şahısların müdahalesine karşı sürekli bir dirençtir.
birbirinden tatmin olan ve birbirine güvenen güvenli çift, iyi hayat kavramımızı oluşturan resimlerden biridir; tıpkı mutsuz çiftin mutluluğun imkânsızlığı duygumuzu temsil etmesi gibi. çocukken hepimiz ana-babalarımızın dramını gözledik, ne çok şeyin buna bağlı olduğunu gördük.
15.04.2014
çift
çoğu sadakatsizlik çirkin değildir, yalnızca öyleymiş gibi görünür.çift, üçüncü şahıslara karşı direnmeye devam edebilmek için onlara sürekli olarak ihtiyaç duyar. sadık insanlar düşmanı sürekli göz hapsinde tutarlar, ölçüp biçerler. düşman olmasa ne yaparlardı ki birlikte? ne yapacaklarını nasıl bilirlerdi? iki kişiden ancak arkadaş olur, çift üç kişiden oluşur.
tüm erotik hayat peygamberleri yalancı peygamberlerdir, çünkü her çift seksi kendisi için yeniden icat etmek zorundadır. sevişmeyi yaşamaktan ziyade sevişmeyi icat ederler. erotik hayatlarımızda belirsizlik hazdır, sakilliğimiz ise tutku.
çiftlerin birbirleriyle şiddetle rekabet halinde olmaları, kötü saklanan bir sırdır; kesinlikle tanık olmaktan hoşlanmayacağımız bir şey.
aynı şekilde, cinsel sadakatsizliğin -ya da şehvet peşinde koşan çok eşlilerin- olmadığı bir toplum da tehlikeli olabilir. kime hayran kalacaktık o zaman? kime eza edecektik? ne de olsa, üçüncü taraf olmadığında çift, birbirine karşı son derece korumasızdır.
çoğu insanın ihtiyaç duyduğu fetiş, ilişkinin adından, ilişkinin resmi titrinden ibarettir.
her sadomazoşistin bildiği gibi, hiçbir şey dayanıklılık kadar baştan çıkarıcı değildir. ne kadar çok alırsanız alın işini yapmaya devam eden tek afrodizyak odur.
sevgililerimizin bize kendi erotik hezeyanlarımızı hatırlatmak için birer sufleden, birer ipucundan ibaret olduklarını, başka bir yerle bağlantı kurmamızı sağlayan insanlar olduklarını keşfetmekten korkmamızdandır.
hiçbir zaman yanlış anlaşılmayız; yalnızca zaman zaman istemediğimiz şekilde anlaşılırız. hiçbir zaman sadakatsiz değilizdir; yalnızca zaman zaman istemediğimiz şekilde sadık oluruz.
aslında bir ilişki için çabalıyorsanız, zaten bir şeyler ters gidiyor, bir şeyler eksik demektir.
cinsel ilişkiler çabalamayı sevmeyenler içindir; çünkü çalışmazlar. yalnızca az ya da çok zevk, az ya da çok umut verirler, o kadar.
7.12.2013
evliliğin sorunu
adam phillips
evliliğin sorunu -aslına bakarsanız esas zevki- ona asla bir macera denemeyecek olmasıdır.
bir çift, işleyecek suç arayan iki suç ortağından oluşur. suç işlemeye en yaklaştıkları durum ise cinselliktir çoğu kez.
çift olma durumu insanı dehşete düşürebilir; çünkü öteki kişi bu duruma asla gerçekten katılmaz. ya da, daha doğrusu, o da tam aynı şeyi ister; ama başka bir bakış açısından.
kendileri sık sık öyle zannetseler de, insanlar kendilerini güvende hissetmek için değil, tehlikenin ne olduğunu keşfetmek için ilişkiye girerler. sadakatsizliğin insanı hayal kırıklığına uğrattığı yer de budur işte.
eşlerimizi sevmek için kuralların tiryakisi olmamız gerekir.
büyümek hayalî bir uzuv haline gelmektir, âşık olmak bir uzuv edinmektir.
eğer hayata bir başkasının vücudunun parçası olarak başlıyorsanız, bağımsızlığınız bir uzvun koparılmasıdır. çift olmak bize aynı zamanda bir başkası olduğumuzu, biriyle tek parça olduğumuzu hatırlatır, bizi yeniden buna ikna eder. âşık olan ya da yasta olan herkesin bildiği gibi, kibarca ayrılık denilen şey aslında bir uzvun koparılmasıdır.
bizi ailenin içine sokan da aileden koparan da cinselliktir. başka bir deyişle, insanlar saklamak zorunda oldukları şeyi -cinselliklerini- başka bir yerde saklamaları gerektiğinde, ya da başka bir yerde daha iyi gösterebileceklerine inandıklarında evlerini terk ederler.
saklayacak bir şeyiniz yoksa, gidecek bir yeriniz de yoktur. çiftlerin bazen birbirlerine tümüyle dürüst davranmayı istemelerinin nedenlerinden biri de budur.
kişinin eşine yapabileceği en zalimce şey, sadakati becerip kutlamayı becerememektir. ya da, insanlar eşleri tarafından yeterince övülmedikleri ya da en hoşlandıkları biçimde övülmedikleri için başka maceralara atılırlar.
bir ilişkiyi sürdürmek zor değildir; ama bir kutlamayı ilanihaye sürdürmek imkansızdır. uzun alkış kafa karıştırıcı olur.
birbirinden tatmin olan ve birbirine güvenen güvenli çift, iyi hayat kavramımızı oluşturan resimlerden biridir; tıpkı mutsuz çiftin mutluluğun imkânsızlığı duygumuzu temsil etmesi gibi. çocukken hepimiz ana-babalarımızın dramını gözledik, ne çok şeyin buna bağlı olduğunu gördük.
çoğu sadakatsizlik çirkin değildir, yalnızca öyleymiş gibi görünür.
birinin eşine sahip çıkıcı davrandığını söylemek pek doğru değildir, çünkü çiftler daima birbirleridir zaten. işte bu nedenle kimse hiç kimseden gerçekten ayrılmaz. ve elbette bu nedenle, kimse hiçbir zaman tam olarak birlikte değildir.
çoğu insanın ihtiyaç duyduğu fetiş, ilişkinin adından, ilişkinin resmi titrinden ibarettir.
her sadomazoşistin bildiği gibi, hiçbir şey dayanıklılık kadar baştan çıkarıcı değildir. ne kadar çok alırsanız alın işini yapmaya devam eden tek afrodizyak odur.
sevgililerimizin bize kendi erotik hezeyanlarımızı hatırlatmak için birer sufleden, birer ipucundan ibaret olduklarını, başka bir yerle bağlantı kurmamızı sağlayan insanlar olduklarını keşfetmekten korkmamızdandır.
hiçbir zaman yanlış anlaşılmayız; yalnızca zaman zaman istemediğimiz şekilde anlaşılırız. hiçbir zaman sadakatsiz değilizdir; yalnızca zaman zaman istemediğimiz şekilde sadık oluruz.
aslında bir ilişki için çabalıyorsanız, zaten bir şeyler ters gidiyor, bir şeyler eksik demektir.
cinsel ilişkiler çabalamayı sevmeyenler içindir; çünkü çalışmazlar. yalnızca az ya da çok zevk, az ya da çok umut verirler, o kadar.
çift olma durumu, üçüncü şahısların müdahalesine karşı sürekli bir dirençtir.
çift, üçüncü şahıslara karşı direnmeye devam edebilmek için onlara sürekli olarak ihtiyaç duyar. sadık insanlar düşmanı sürekli göz hapsinde tutarlar, ölçüp biçerler. düşman olmasa ne yaparlardı ki birlikte? ne yapacaklarını nasıl bilirlerdi? iki kişiden ancak arkadaş olur, çift üç kişiden oluşur.
tüm erotik hayat peygamberleri yalancı peygamberlerdir, çünkü her çift seksi kendisi için yeniden icat etmek zorundadır. sevişmeyi yaşamaktan ziyade sevişmeyi icat ederler. erotik hayatlarımızda belirsizlik hazdır, sakilliğimiz ise tutku.
çiftlerin birbirleriyle şiddetle rekabet halinde olmaları, kötü saklanan bir sırdır; kesinlikle tanık olmaktan hoşlanmayacağımız bir şey.
aynı şekilde, cinsel sadakatsizliğin - ya da şehvet peşinde koşan çokeşlilerin- olmadığı bir toplum da tehlikeli olabilir. kime hayran kalacaktık o zaman? kime eza edecektik? ne de olsa, üçüncü taraf olmadığında çift, birbirine karşı son derece korumasızdır.
ilişkilerin nasıl olup da yürümediği hakkında yazılanlar, nasıl olup da yürüdüğü hakkında yazılanlardan daha fazladır. uzun süre mutlu bir hayat yaşayan çiftleri tarif etmek için banallik dışında bir dilimiz yok neredeyse. onların bir sırrı olsun isteriz, ya da bize verecek bir şeyleri olsun. ya da bizim onlara verecek bir şeyimiz olsun; kuşkularımız dışında. gizli kalmış hiçbir şeyin olmaması ihtimalinden daha dehşet verici şey yoktur. mutlu bir evlilikten daha büyük bir skandal olamaz.
31.10.2010
uzun lafın kısası
adam phillips: çift dediğin suç işleme arayışındaki entrikadır. en yakınlarında duran da genellikle sekstir.
aslı erdoğan: her insanın, gün gelip de düşüp parçalanmaktan kendisini güçlükle alıkoyduğu bir uçurumu vardır.
elia kazan: herkes gerçek kişiliğini ve duygularını gizleyen bir tür maske takabildiği için şu dünyada yaşayabiliyor.
howard fast: insanlar hiçbir zaman oldukları gibi görünmezler. işte bunu anladığınız anda bir insanı tanımaya başladınız demektir.
jostein gaarder: iyi bir filozof olmak için gereksindiğimiz tek şey hayret etme yeteneğimizdir.
muriel barbery: beden bütün giysilerden sıyrıldığında bile ruh süslerle dolu kalır.
everett ruess: çoğu insanın yaşadığı şekliyle hayat beni hiçbir zaman tatmin etmedi. her zaman için çok daha yoğun ve zengin bir hayat yaşamak istedim.
philipp vandenberg: dahiler genellikle sıradışı yaşam biçimleriyle kendilerini gösterirler.
turgenyev: yatak, düşünsel bağlamda, iki sevgilinin, tanrıyla birleşmek amacıyla bu dünyadan ve onun yaratıklarından kopup birleştiği yerdir.
elias canetti: insan her zaman kendisini kitleden ve onu oluşturanlardan korumayı bilmelidir.
cemil meriç: hürriyet, tarihin hiçbir çağında tam olarak gerçekleşmemiştir. çünkü hükümetler için ayak bağıdır. hiçbir hakkı olmayan, baştakilerin her yaptığını kerem sayan insanları yönetmek ne kadar kolay! otorite, hürriyetin anadan doğma düşmanı.
.jpg)


