emily perkins etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
emily perkins etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9.08.2017

yalnızlık

oğuz atay: bütün büyük bireyler yalnızdır.

nihat genç: sadece yalnız insanların güçlü hikayeleri vardır.

erich fromm: bir başkasıyla simbiyotik bir ilişkiye girme itkisine yol açan şey, her zaman için, bireysel özün yalnızlığına dayanma yetisinden yoksunluktur.

andrew crumey: yaratıcı zihinler en iyi yalnızken gelişir.

pierre assouline: insanın başkalarıyla rastlaşmak için, her gün sadece bir avuç saati vardır, fazla değil. bazen, birkaç saniye de yeterli olur. geri kalan zaman, insan yapayalnızdır.

emily perkins: yalnız doğarız ve yalnız ölürüz. kaçamayacağımız şey budur.

enid bagnold: yalnızlığın hiçbir şeye ihtiyacı yok. o her şeyi öğretir.

ayfer tunç: insanın kendi kanından canından varlıklarla doldurulmuş yalnızlığı en büyük tutsaklıktır.

dany cohn-bendit: her zaman, kendimi her şeye karşı yalnız hissettim.

rainer maria rilke: gerekli olan tek şey yalnızlıktır yine de, büyük içsel bir yalnızlık. kendi içine kapanmak ve saatlerce hiç kimseyi görmemek, ulaşılması gereken şey oradadır. çocukluğumuzda, büyükler koşuşturup dururken ve biz bütün bu eylemlere hiçbir anlam veremezken yaşadığımız türden bir yalnızlık.

25.02.2017

daha yolun başında

emily perkins

yalnız doğarız ve yalnız ölürüz. kaçamayacağımız şey budur.

başka birinin çalışmasını çalmanın hiçbir mazereti yoktur, olamaz da.

yeni insanlarla görüşmek her zaman iyidir.

arada sırada bazı şeyleri kurban etmek gerekir.

küçük bir yerde yaşıyor olmamız, herkesin birbirinin işlerine burnunu sokabileceği anlamına gelmez.

yalnız kadınlar gizemli tiplerden hoşlanır.

herkesin küçük bir sırrı vardır.

kendi yolunu izlemek zorundasın; bunu yaparken kendine karşı dürüst ol sadece.

duruş her şeyi ele verir.

her tesadüfi karşılaşma aslında bir buluşma değil midir?

bir kocası ve bir çocuğu olduğu zaman, insan kendini tek başına dünyayla ilişki kuramayan bir yaratık gibi hissediyor. yaşamın devam etmesini onlar sağlıyor ve sen birdenbire birilerinin parçası oluveriyorsun.

hayatını avuçlarının içine al. başarmak için iradeni kontrol altına almalısın.

29.09.2010

uzun lafın kısası

edith wharton: fikirlerin yarattığı hava, nefes almaya değer tek havadır.

dave barry: din hakkında yazmakla ilgili en önemli sorun, dinine içtenlikle bağlı insanları gücendirme riski taşımasıdır. sonra palalarla peşinize düşebilirler.

g.b. shaw: allahın cezası bir yığın insan var ki, midelerinden başka bir şey düşünmüyorlar.

joyce carol oates: bizi birbirimize bağlayan en derindeki şeyleri hissedemeyiz; o şeyler bizden kopartılıp alınmadıkları sürece.

emily perkins: yalnız doğarız ve yalnız ölürüz. kaçamayacağımız şey budur.

ernst haeckel: üstün insanla sıradan insan arasındaki mesafe, sıradan insanla maymun arasındaki mesafeden büyüktür.

philipp vandenberg: hayat, beşikten ölüm yatağına kadar, istekler ve arzular yığınıdır.

fay weldon: umudumuz ne denli büyükse, mutluluğun ne denli yakınına tırmanmışsak, o denli derine düşer ve inciniriz.

ernest hemingway: savaş, devlet politikasının başka yollardan sürdürülmesidir.

simone de beauvoir: dünyayı aydınlatan salt sevgidir sanır insan. ama sevgiyi besleyen, olanca güzelliğiyle dünyadır aslında.

eugene varlin: bir insanın başka bir insanı çalıştırması gibi bir şey sürdükçe özgürlük olmayacaktır.

adam smith: bir fabrikada hayatı birkaç basit işlemi yerine getirmekle geçiren bir insan, genel olarak insan yaratılışının izin verebileceği ölçüde aptal ve cahil birine dönüşür.