eğer hayatım bir film olsaydı, ya uyuyakalır ya da yarısında çıkardım.
"yaşayan her şey, sonsuza dek yaşar. sadece fani bedenler yok olur. ruhun sonu yoktur. ebedidir. ölümsüzdür." (bhagavad gita)
"çoğunluk size gülüyorsa kutsanmışsınız demektir."
bir mahallede uzun süre yaşamışsan ve mahalleye yeni biri gelip tam karşındaki evi yenilerse kendi evini gecekondu gibi görmeye başlarsın.
gerçekten sevdiğimiz anlarda hepimiz çocuğuz.
büyük sanat eserleri anlaşmazlık yaratır.
her şey tesadüfi. yaşarız, ölürüz. eninde sonunda hiçbir şeyin anlamı yoktur. herkes yalnızdır. yalnız doğarsın, yalnız ölürsün.
ilişkilerdeki gerçekler hayatı daha iyi kılmaz. hayatı mümkün kılarlar.
hayatın sana bir şeyler borçlu olduğu yanılgısı içindeysen, çok acı sürprizlerle karşılaşacaksın demektir.
genç birinin ölümü her zaman korkunç bir darbedir.
akademidekiler beş para etmez. o unvanlara sahip olanların hepsi hayatları boyunca bulabildikleri tek iyi fikri ölesiye savunmakla meşgul.
bhagavad gita etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bhagavad gita etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13.05.2022
18.08.2018
var olmak
bhagavad gita
ağlamaman gereken insanlar için ağlamaktasın
ve gereksiz bilgelik sözleri saçmakta ağzın
ne canlılar için ağlar bilgelik ne de ölüler için
çünkü hiçbir zaman var olmadık biz
ne sen, ne ben ne de şu krallar
ve hiçbirimiz asla son vermeyecek artık bundan böyle var olmaya
31.05.2018
uzun lafın kısası
carl sagan: dünyamızı sorularımızın cesareti ve yanıtlarımızın derinliğiyle önemli kılarız.
lawrence durrell: doğanın, o büyük aristokratın amaçladığı şey, yüce azınlığın azami mutluluğudur. zavallı sol eğilimli, boşa kürek çeken sosyalist sürü.
lamartine: siyasal özgürlük duygusu, imkan sahibi insanların bu özlemi, halkın içine kadar işlemez.
thomas gray: cehaletin esenlik getirdiği yerde zeki olmak budalalıktır.
winston churchill: demokrasinin mümkün bütün sistemlerin en kötüsü olduğu doğrudur; sorun, başka hiçbir sistemin ondan daha iyi olmayacak oluşudur.
"insanın gerçek düşmanı, yanlış yönlendirdiği bilincidir." (bhagavadgita)
marquis de sade: dünyanın neresinde olursa olsun namus ve geleneklere en çok bağlı gibi görünen yerler her zaman için en fazla ahlaksızlığın olduğu yerlerdir.
buddha: bu dünyada kötülüğün tek kaynağı cehalettir.
raoul vaneigem: tanrı ve onun değişik biçimleri sakatlanmış bir bedenin fantasmalarından başka bir şey asla değildir.
slavoj zizek: basitliği içinde her şeyi içeren bu gece, bu boş hiçliktir insan -hiçbiri aklına gelmeyen ya da mevcut olmayan bitmek bilmez bir temsiller, imgeler zenginliği.
andre malraux: hangi yazar söylemiş bilmiyorum şu sözü: "eski bir mezarlık gibi ölülerle doluyum, tıklım tıklım."
lawrence durrell: doğanın, o büyük aristokratın amaçladığı şey, yüce azınlığın azami mutluluğudur. zavallı sol eğilimli, boşa kürek çeken sosyalist sürü.
lamartine: siyasal özgürlük duygusu, imkan sahibi insanların bu özlemi, halkın içine kadar işlemez.
thomas gray: cehaletin esenlik getirdiği yerde zeki olmak budalalıktır.
winston churchill: demokrasinin mümkün bütün sistemlerin en kötüsü olduğu doğrudur; sorun, başka hiçbir sistemin ondan daha iyi olmayacak oluşudur.
"insanın gerçek düşmanı, yanlış yönlendirdiği bilincidir." (bhagavadgita)
marquis de sade: dünyanın neresinde olursa olsun namus ve geleneklere en çok bağlı gibi görünen yerler her zaman için en fazla ahlaksızlığın olduğu yerlerdir.
buddha: bu dünyada kötülüğün tek kaynağı cehalettir.
raoul vaneigem: tanrı ve onun değişik biçimleri sakatlanmış bir bedenin fantasmalarından başka bir şey asla değildir.
slavoj zizek: basitliği içinde her şeyi içeren bu gece, bu boş hiçliktir insan -hiçbiri aklına gelmeyen ya da mevcut olmayan bitmek bilmez bir temsiller, imgeler zenginliği.
andre malraux: hangi yazar söylemiş bilmiyorum şu sözü: "eski bir mezarlık gibi ölülerle doluyum, tıklım tıklım."
5.05.2018
bhagavadgita
insanın gerçek düşmanı, yanlış yönlendirdiği bilincidir.
buddha: bu dünyada kötülüğün tek kaynağı cehalettir.
dünya yaşayışı ancak bir oyundur, bir eğlencedir, bir süstür, aranızda bir övünmedir, mallarda ve evlatlarda bir çoğalıştır.
bedenini, dilini ve aklını kontrol eden bilge kişi, kendine egemen olan kişidir.
bilge kişinin mantığı sağlamdır ve o, şüpheden kurtulmuştur. zevk karşısında sevinmez, acı karşısında da üzülmez. akıllı kişi ne yaşayanlar için ne de ölüler için kederlenir.
ne dünyanın krallığı ne de cennetteki tanrıların krallığı hayatımı böyle yakan keder ateşinden beni kurtarabilir.
bilge kişi için zevk de acı da birdir; ikisi de onu etkileyemez: o kişi ölümsüzlüğe layıktır.
şunu bil ki herkesin içinde bulunan öz ölümsüzdür; hiç kimse ona bir son veremez.
bütün bağlardan kurtulmuş olan kişi büyük kişidir. tüm isteklerden vazgeçen, tüm bağları kopartan, bencillik ve zevk tutkunluğundan kurtulan kişi huzura erişir.
her şey, cenini çevreleyen zar gibi, aynayı kaplayan kir gibi veya ateşi örten duman gibi istekle kaplanmıştır.
tanrı insanlara günah ya da sevap vermez. bilgi cehalet tarafından örtüldüğünden canlılar şaşırıp kötü yola saparlar.
insanların bilge olanları eylemde eylemsizliği, eylemsizlikte eylemi görürler. bilgelik istisnasız bütün eylemlerin son bulduğu yerdir.
hiçbir eylem, saf, uyum içinde, kendi kendisini disipline etmiş ve ruhu her şeyin ruhu ile bir olmuş bir kişiyi lekeleyemez.
bir insan aklın tüm tutkularından vazgeçer, kendi kendine yeterse onun ölümsüz bir aklı var demektir. aklı kederden etkilenmez, zevk veren şeylerden uzaktır, tutkudan, korkudan ve öfkeden kurtulmuştur, onun sarsılmaz bir aklı vardır.
rüzgâr suların üstündeki tekneyi nasıl uzaklara sürüklerse duyuların egemenliğine kapılmış akıl da öyle sürüklenip gider. duyularına, akıl ve mantığa egemen, istek, korku ve öfkeyi atmış, kurtuluşu düşünen ermiş kişi, bütünüyle kurtuluşa ermiş demektir.
buddha: bu dünyada kötülüğün tek kaynağı cehalettir.
dünya yaşayışı ancak bir oyundur, bir eğlencedir, bir süstür, aranızda bir övünmedir, mallarda ve evlatlarda bir çoğalıştır.
bedenini, dilini ve aklını kontrol eden bilge kişi, kendine egemen olan kişidir.
bilge kişinin mantığı sağlamdır ve o, şüpheden kurtulmuştur. zevk karşısında sevinmez, acı karşısında da üzülmez. akıllı kişi ne yaşayanlar için ne de ölüler için kederlenir.
ne dünyanın krallığı ne de cennetteki tanrıların krallığı hayatımı böyle yakan keder ateşinden beni kurtarabilir.
bilge kişi için zevk de acı da birdir; ikisi de onu etkileyemez: o kişi ölümsüzlüğe layıktır.
şunu bil ki herkesin içinde bulunan öz ölümsüzdür; hiç kimse ona bir son veremez.
bütün bağlardan kurtulmuş olan kişi büyük kişidir. tüm isteklerden vazgeçen, tüm bağları kopartan, bencillik ve zevk tutkunluğundan kurtulan kişi huzura erişir.
her şey, cenini çevreleyen zar gibi, aynayı kaplayan kir gibi veya ateşi örten duman gibi istekle kaplanmıştır.
tanrı insanlara günah ya da sevap vermez. bilgi cehalet tarafından örtüldüğünden canlılar şaşırıp kötü yola saparlar.
insanların bilge olanları eylemde eylemsizliği, eylemsizlikte eylemi görürler. bilgelik istisnasız bütün eylemlerin son bulduğu yerdir.
hiçbir eylem, saf, uyum içinde, kendi kendisini disipline etmiş ve ruhu her şeyin ruhu ile bir olmuş bir kişiyi lekeleyemez.
bir insan aklın tüm tutkularından vazgeçer, kendi kendine yeterse onun ölümsüz bir aklı var demektir. aklı kederden etkilenmez, zevk veren şeylerden uzaktır, tutkudan, korkudan ve öfkeden kurtulmuştur, onun sarsılmaz bir aklı vardır.
rüzgâr suların üstündeki tekneyi nasıl uzaklara sürüklerse duyuların egemenliğine kapılmış akıl da öyle sürüklenip gider. duyularına, akıl ve mantığa egemen, istek, korku ve öfkeyi atmış, kurtuluşu düşünen ermiş kişi, bütünüyle kurtuluşa ermiş demektir.
21.04.2011
iz
andre malraux
edebiyatçılardan beter tıraşçı yoktur.
napolyon: savaş basit ve bütünüyle uygulamaya dayalı bir sanattır.
"gerçekten yapması gerekeni yapan, beklediğine kavuşur." (bhagavad gita)
insanın en yüce niteliklerinden biri, hayranlık uyandırabilmesidir.
gandhi: bir mağaraya sığınmaya ihtiyacım yok; mağaramı kendi içimde taşıyorum.
siyasette yalnızca eylem adamlarının ve budalaların turarlı bir düşüncesi olduğuna inanıyorum.
yoksullar savaşmaya kararlı olduklarında zenginleri her zaman yenerler.
ho şi minh: kapitalizm, vantuzlarından birini metropol proletaryasına, öbürünü de sömürgelerin proletaryasına yapıştırmış bir ahtapottur. hayvanı öldürmek isteniyorsa, iki vantuzunu birden aynı anda kesmek gerek. yalnızca biri kesilirse, öbürü proletaryanın kanını emmeyi sürdürecek, hayvan yaşamını sürdürecek ve kesilmiş vantuz dirilecektir.
"dostlarından birine bir ok saplandıysa, oku atanla ilgilenme, oku çıkar."
en aşırı mutsuzluk, en önemsiz yaradan bile daha az görülür bir iz bırakır.
edebiyatçılardan beter tıraşçı yoktur.napolyon: savaş basit ve bütünüyle uygulamaya dayalı bir sanattır.
"gerçekten yapması gerekeni yapan, beklediğine kavuşur." (bhagavad gita)
insanın en yüce niteliklerinden biri, hayranlık uyandırabilmesidir.
gandhi: bir mağaraya sığınmaya ihtiyacım yok; mağaramı kendi içimde taşıyorum.
siyasette yalnızca eylem adamlarının ve budalaların turarlı bir düşüncesi olduğuna inanıyorum.
yoksullar savaşmaya kararlı olduklarında zenginleri her zaman yenerler.
ho şi minh: kapitalizm, vantuzlarından birini metropol proletaryasına, öbürünü de sömürgelerin proletaryasına yapıştırmış bir ahtapottur. hayvanı öldürmek isteniyorsa, iki vantuzunu birden aynı anda kesmek gerek. yalnızca biri kesilirse, öbürü proletaryanın kanını emmeyi sürdürecek, hayvan yaşamını sürdürecek ve kesilmiş vantuz dirilecektir.
"dostlarından birine bir ok saplandıysa, oku atanla ilgilenme, oku çıkar."
en aşırı mutsuzluk, en önemsiz yaradan bile daha az görülür bir iz bırakır.



