ernst haeckel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ernst haeckel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.09.2015

dua

w.c. fields: dualar avanak, bağnaz, cahil, ilkel ve tembelleri teselli edebilir; fakat bunun, noel baba'dan size yılbaşında bir hediye getirmesini istemekten farkı yoktur.

turgenyev: insan ne konuda dua ediyor olursa olsun, bir mucize dilemektedir. her dua kendisini şuna indirger: "yüce tanrı, iki kere ikinin dört etmemesini sağla."

schopenhauer: "arzularıma kapılmama izin verme" duasının anlamı, "kim olduğumu görmeme izin verme" demektir.

samuel butler: insanların duaları, çocukların oyuncak bebekleri gibidir. kullanışlı ve rahatlatıcı olmadıkları söylenemez; fakat onları ciddiye almak kolay değildir.

ralph waldo emerson: bir insanın duaları isteklerinin eksikliğinden, inancı ise aklının eksikliğinden kaynaklanır.

epikuros: tanrı onların dualarını dinleseydi, sürekli birbirlerinin aleyhine dua ettikleri için, insanların hepsi yok olurdu.

matt groening: din, aptallardan para koparmak için uydurulan bir sürü tuhaf ritüel ve ilahiden başka bir şey değildir. haydi, 40 kez tanrı'ya dua edelim; fakat önce bağış tepsisini dolaştıralım. ve bağış tepsisini dolaştırırken, lütfen yanınızdaki insan sizi izliyormuş gibi bağışta bulunun.

ernst haeckel: gerçeğin ve bilginin soylu kutsallığına ulaşan yollar, anlamsız seremonilerden ve düşünmeden edilen dualardan değil, doğanın ve onun kanunlarının sevgiyle incelenmesinden geçer.

29.09.2010

uzun lafın kısası

edith wharton: fikirlerin yarattığı hava, nefes almaya değer tek havadır.

dave barry: din hakkında yazmakla ilgili en önemli sorun, dinine içtenlikle bağlı insanları gücendirme riski taşımasıdır. sonra palalarla peşinize düşebilirler.

g.b. shaw: allahın cezası bir yığın insan var ki, midelerinden başka bir şey düşünmüyorlar.

joyce carol oates: bizi birbirimize bağlayan en derindeki şeyleri hissedemeyiz; o şeyler bizden kopartılıp alınmadıkları sürece.

emily perkins: yalnız doğarız ve yalnız ölürüz. kaçamayacağımız şey budur.

ernst haeckel: üstün insanla sıradan insan arasındaki mesafe, sıradan insanla maymun arasındaki mesafeden büyüktür.

philipp vandenberg: hayat, beşikten ölüm yatağına kadar, istekler ve arzular yığınıdır.

fay weldon: umudumuz ne denli büyükse, mutluluğun ne denli yakınına tırmanmışsak, o denli derine düşer ve inciniriz.

ernest hemingway: savaş, devlet politikasının başka yollardan sürdürülmesidir.

simone de beauvoir: dünyayı aydınlatan salt sevgidir sanır insan. ama sevgiyi besleyen, olanca güzelliğiyle dünyadır aslında.

eugene varlin: bir insanın başka bir insanı çalıştırması gibi bir şey sürdükçe özgürlük olmayacaktır.

adam smith: bir fabrikada hayatı birkaç basit işlemi yerine getirmekle geçiren bir insan, genel olarak insan yaratılışının izin verebileceği ölçüde aptal ve cahil birine dönüşür.