svetlana boym etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
svetlana boym etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4.05.2022

nabokov'un malikhanesi

svetlana boym

1997 yılında iki arkadaşımla birlikte vladimir nabokov'un vyra'daki malikanesini ziyarete gittim. yazarın kendi çizdiği krokiden yararlanarak tepenin zirvesindeki eski kiliseyi ve nabokov'un anneannesiyle dedesinin mezarını buldum. kilise girişinde bizi sovyet sonrası kuşaktan olduğu belli olan genç bir papaz karşıladı.

"afedersiniz, nabokov'un evine nasıl gidebilirim?" diye sordum.

"neden oraya gitmek istiyorsunuz?" diye sordu genç papaz. "nabokov hiçbir zaman kiliseye saygı duymamıştı. tövbe etmiş miydi? yo hayır, ölüm döşeğinde bile etmedi. toprağından kopmuş yersiz yurtsuz bir adam olarak öldü. ruhu hiçbir zaman tanrının inayetine kavuşamadı. peki, neden onca insan peşinden gidiyor? neden turistler buraya geliyor? kiliseyi ziyarete gelmiyorlar ama. nasıl fotoğraf çektiklerini biliyor musunuz? makinenin objektifini kiliseden uzağa çeviriyorlar. kiliseyi karenin dışına denk getirmeye çalışıyorlar!" adamın üzgün olduğu her halinden belliydi.

sonra aniden tuhaf bir şekilde gülümseyerek, "tövbekar olmamış bir yazar tövbekar bir katilden daha kötüdür." diye ekledi. gülerken birkaç altın dişi görünmüştü.

dostoyevski romanlarını hatırlatan bu ortamda nabokov'u savunmaya çalıştım: "üzgünüm ama ben yine de bir katilin tövbe etmemiş bir yazardan daha kötü olduğunu düşünüyorum."

sonra bir kez daha, üstelik bu kez yaklaşık 10 dakika boyunca tanrının inayetinin anlam ve önemini açıklayan bir konuşma yaptı. nabokov'un hiç şansı yoktu; ölüm döşeğinde bile papaz istememişti. mezarında tek bir haç yoktu ve şöhreti abartılıydı.

"bir hristiyan olarak önce günahkarlar için mum yakmalısınız." dedi bana. "nabokov'un evini sonra arayın."

"ben hristiyan değilim." dedim. ölü yazarın bir katille mukayese edilmesine bozulmuştum. "yahudiyim."

sonrasında sessizlik oldu. papaz kızardı bozardı, arkadaşlarım da öyle. herkes bir anlığına buz kesti, kimse bunun mahcubiyet mi yoksa küfür mü olduğundan emin değildi. papazın zihninden ne geçiyordu bilinmez. rahatsız edici sessizlik biraz uzun sürdü, kilisenin camlarından içeri süzülen güneş ışınları yerde kare kare gölgeler bırakmıştı.

en sonunda papaz, "nabokov'un evi sol tarafta" diye fısıldadı. kiliseden ayrılırken her çeşitten günahkar için nasihat kitapları satan bir hediyelik eşya standına rastgeldik. kitapçıklarda entelektüel günahkarlar, safdil günahkarlar, kurnaz günahkarlar ve tövbekar günahkarlar tarif ediliyordu. ayrıca kilisenin resminin olduğu kartpostallar vardı; ama resmin arka planında nabokov'un evi yoktu. yazarın eve dönüşü herkesin hoşuna gitmemişti.

kilisenin arkasında nabokov'un evinin yıkıntıları vardı. ziyaretimizden bir yıl önce gizemli bir şekilde yanıp kül olmuştu. kundaklanmış olma ihtimali vardı; ama büyük ihtimalle elektrik sisteminin bakımsızlığından ve eskimişliğinden kaynaklanan bir kazaydı. sütunlu girişin iskeleti küllerin ortasında duruyordu; bir zamanların klasik sütunlarının içinde huş ağacı gövdeleri yatıyordu. bir de küçük bir levha vardı: "vladimir nabokov müze evi" mali ve siyasi zorluklara rağmen, bölgedeki meraklılar, mimarlar, işadamları ve tarihçiler nabokov'un oğlu dmitri'nin yardımıyla evi yeniden inşa etmek için kahramanca bir çaba gösteriyorlardı. nabokov bu bölgede yalnız dünya çapında bir şöhret değil, aynı zamanda leningrad şehri vyra bölgesinin yerel bir kahramanıydı. enkaz halindeki evi bölgenin alameti farikalarındandı; bu bakımdan ancak puşkin'in tasvir ettiği istasyon şefinin yeniden inşa edilen eviyle karşılaştırılabilirdi.

nabokov'un evi yeniden inşa edildiğinde yüzyılın başındaki rus yaşamını anlatan bir müze olacak. dahası rusya'daki bu yere duyulan özlemin dürtüsüyle eserleri eve dönüşün ve evden kaçışın yollarını çizen tövbe etmemiş bir sürgüne adanmış anma yeri olarak kalacak.

8.10.2021

nostalji

svetlana boym

nostalji, modern zaman fikrine, tarih ve ilerlemenin zamanına karşı bir isyandır. nostaljik kişiler tarihi silmek ve özel ya da kolektif bir mitolojiye dönüştürmek, zamanı mekan gibi yeniden ziyaret etmek isterler; insanlığın başına bela olan zamanın geri çevrilmezliğine boyun eğmeyi reddederler.

nostalji, özlemin bizi diğer insanlara karşı daha empatik yapabilmesi anlamında paradoksaldır; ancak özlemi aidiyetle, yitirilenle ilgili kaygıyı kimliğin yeniden keşfiyle düzeltmeye çalıştığımız an, genellikle yollarımızı ayırır ve karşılıklı anlayışa son veririz. algia (özlem) paylaştığımız şey, nostos (eve dönüş) ise bizi bölen şeydir. günümüzde birçok güçlü ideolojinin özünü oluşturan, bizi duygusal bağlılık uğruna eleştirel düşünceyi bırakmaya ayartan ideal evi yeniden inşa etme vaadidir. nostaljinin tehlikeli yanı, gerçek evle hayali evi birbirine karıştırma eğiliminde olmasıdır. aşırı durumlarda hayali bir anayurt, insanın uğruna ölmeye ya da öldürmeye hazır olduğu bir anayurt yaratabilir nostalji. üstünde pek düşünülmeyen nostalji, canavarlar yaratır. yine de duygunun kendisi, yerinden edilmenin ve zamanın tersine çevrilmezliğinin yası, modern insanlık koşulunun tam kalbindedir.

nostaljinin nesnesi göründüğünden daha uzaktır. nostalji asla düz anlamlı değildir, her zaman yalındır. nostaljiyi dış görünüşüne bakarak değerlendirmek hata olur. nostaljik yeniden inşalar taklide dayalıdır; geçmiş şimdinin ya da arzulanan geleceğin suretinde yeniden yaratılır; kolektif tasarımları kişisel arzulara benzetmek -ve tersi- için çaba harcanır.

geçicilikle mest olan, geleneğe nostaljiyle bakan şair, olmamış ama olabilecek şeylerin matemini duyar.

ulusal farkındalığın cemaatin içinden değil, dışından geliyor olması şaşırtıcı değildir. yok olmaya yüz tutmuş dünyanın bütünlüğünü belli bir mesafeden gören, romantik gezgindir. seyahat ona perspektif kazandırır. yabancının bakış açısı yerli idili şekillendirir. nostaljik kişi asla yerli değildir; aksine her zaman için yerel ile evrenseli dolayımlayan yerinden olmuş insandır.

çoğu zaman insansevmezlerle karıştırılan melankolikler, aslında insanlık için çok büyük umutları olan ütopik hayalcilerdir.

21.03.2012

nostaljinin geleceği

svetlana boym

mutluluk, iki insanın doğru zamanda, doğru yerde buluşmaları ve bir şekilde o anı yakalamayı başarmaları anlamında bir iyi zamanlama meselesidir.

meçhul kadın modernliğin bir alegorisidir; aynı anda hem abidevi hem de uçucu olan bu kadın ebedi güzelliğin ve modern geçiciliğin sembolüdür.

ev bireysel hatıralardan değil, kolektif yansıtmalardan ve "rasyonel hezeyanlar"dan müteşekkildir. evin paranoyakça yeniden inşası zulmetme fantezisine dayalıdır. bu sadece "gerçekliğin unutulması" değil, gerçek deneyimlerin yerine karanlık bir komplocu görüşün psikotik anlamda ikame edilmesidir: hayali bir anayurdun yaratılması.

25.08.2008

nostalji

svetlana boym

nostalji, modern zaman fikrine, tarih ve ilerlemenin zamanına karşı bir isyandır. nostaljik kişiler tarihi silmek ve özel ya da kolektif bir mitolojiye dönüştürmek, zamanı mekan gibi yeniden ziyaret etmek isterler; insanlığın başına bela olan zamanın geri çevrilmezliğine boyun eğmeyi reddederler.

nostalji, özlemin bizi diğer insanlara karşı daha empatik yapabilmesi anlamında paradoksaldır; ancak özlemi aidiyetle, yitirilenle ilgili kaygıyı kimliğin yeniden keşfiyle düzeltmeye çalıştığımız an, genellikle yollarımızı ayırır ve karşılıklı anlayışa son veririz. algia (özlem) paylaştığımız şey, nostos (eve dönüş) ise bizi bölen şeydir. günümüzde birçok güçlü ideolojinin özünü oluşturan, bizi duygusal bağlılık uğruna eleştirel düşünceyi bırakmaya ayartan ideal evi yeniden inşa etme vaadidir. nostaljinin tehlikeli yanı, gerçek evle hayali evi birbirine karıştırma eğiliminde olmasıdır. aşırı durumlarda hayali bir anayurt, insanın uğruna ölmeye ya da öldürmeye hazır olduğu bir anayurt yaratabilir nostalji. üstünde pek düşünülmeyen nostalji, canavarlar yaratır. yine de duygunun kendisi, yerinden edilmenin ve zamanın tersine çevrilmezliğinin yası, modern insanlık koşulunun tam kalbindedir.

nostaljinin nesnesi göründüğünden daha uzaktır. nostalji asla düz anlamlı değildir, her zaman yalındır. nostaljiyi dış görünüşüne bakarak değerlendirmek hata olur. nostaljik yeniden inşalar taklide dayalıdır; geçmiş şimdinin ya da arzulanan geleceğin suretinde yeniden yaratılır; kolektif tasarımları kişisel arzulara benzetmek -ve tersi- için çaba harcanır.

geçicilikle mest olan, geleneğe nostaljiyle bakan şair, olmamış ama olabilecek şeylerin matemini duyar.

ulusal farkındalığın cemaatin içinden değil, dışından geliyor olması şaşırtıcı değildir. yok olmaya yüz tutmuş dünyanın bütünlüğünü belli bir mesafeden gören, romantik gezgindir. seyahat ona perspektif kazandırır. yabancının bakış açısı yerli idili şekillendirir. nostaljik kişi asla yerli değildir; aksine her zaman için yerel ile evrenseli dolayımlayan yerinden olmuş insandır.

çoğu zaman insansevmezlerle karıştırılan melankolikler, aslında insanlık için çok büyük umutları olan ütopik hayalcilerdir.