friedrich dürrenmatt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
friedrich dürrenmatt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6.04.2017

yol

friedrich dürrenmatt

şunu yapmak iyidir, şunu yapmak kötü; şu yol iyiye gider, şu yol kötüye: çok geç artık. ne yapacağımızı bilemiyoruz artık; baş eğmemiz ya da başkaldırmamız hangi hareketi ardından sürüklüyor; yediğimiz meyvelerde, çocuklarımıza verdiğimiz ekmek ve sütte hangi sömürme, hangi suç yapışıp kalmış, bilemiyoruz. hiç görmeden, kimin nesi olduğunu bilmeden kurbanı öldürüyoruz; katil tarafından hiç farkına varılmaksızın öldürülüyoruz. çok geç artık. bu varoluşun baştan çıkarılması çok büyük oldu; oysa insan, bir hiç olmaktan kurtulup yaşama lütfu, yaşamayı gerçekleştirecek acı için fazla küçük. yapıp ettiklerimizin kanseriyle kemirilip ölüm derecesinde hastalanmışız şimdi. dünya çürümüş, kötü serilmiş meyveler gibi bozulmuş. ne istiyoruz daha? dünya artık cennet haline getirilemez; zaferlerimizin, şan ve şerefimizin, zenginliğimizin rezalet dolu günlerinde başımıza bela ettiğimiz ve şimdi gecemizi aydınlatan cehennemlik lav ırmağı, çıkıp yükseldiği kuyulara def edilemez artık. yitirdiğimiz şeyi artık yalnız düşlerimizde, morfinle sağladığımız özlemin parlak düşlerinde geri alabiliriz.

15.05.2015

edebiyat mutluluktur

zülfü livaneli

kanayan vicdanlar karşısında hiçbir rejim ayakta kalamaz.

çağın hakkını vermek, çağa uyum sağlamakla değil, ona direnmekle mümkün olabilir.

kurnazlık küçük insanlara özgü bir yaşam özelliğidir, büyük ruhlar buna tenezzül etmez. zeka, rüyaları olan büyük insanlara; kurnazlık ise "köşeyi dönmeye çalışan" küçük insanlara özgüdür.

gandhi: bir ulusun büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara nasıl davrandıklarına bakılarak anlaşılabilir.

süssüzlük büyük bir süstür. edebiyatta en büyük marifet, süsleme başarısını veya yazarın yeteneğini değil, hikayenin duygusunu hissettirmektir.

hans fallada: marksizm halkın kültür düzeyini yükseltir, entelektüellerinkini ise düşürür.

bir eserin nitelikli ve derin olması, onun geniş halk kitleleri tarafından benimsenmesine engel değildir.

lenin: en doğru fikir bile abartılırsa saçmaya varır.

jorge luis borges: eğer bir kitabı okumaktan hoşlanıyorsanız, harika. hoşlanmadıysanız okumayın. edebiyat, size dikkatinizi çekecek başka yazarlar sunacak kadar zengindir.

kapitalizmin kafa karıştırıcı ürün pazarlama tekniklerinden kurtulmanın tek yolu, kendi okuma zevkinize güvenmektir. 

william faulkner: bir yazarın başarısı, göze aldığı başarısızlıkla ölçülür. 

hepimiz bir parça böyleyiz: geceleri idealizmle ve yüce duygularla dolup taşarız; ama sabah, hayatın gerçekleri bizi birer sanço panza haline getirir.

jose ortega y gasset: tarih, insan gerçeğini anlamanın tek yoludur.

bir gerçeğin farkına varan insan, bir daha onun farkında olmadığı zamana dönemez.

insan soyunun en korkunç eylemi öldürmek, en kötü huyu ise alışmaktır.

kültür, kendi başına bir barış eylemidir. 

friedrich dürrenmatt: iyi bir istanbul entelektüeli paris'tekilerden daha üstündür.

"çok düşman, çok şeref demektir." (alman atasözü)

insan yaşamı ancak kültürle derinleşir, boyutlanır, tatlanır. biyolojik yaşam süreçlerine ve kısacık insan ömürlerine bir anlam katan boyut kültürdür.

woodrow wilson: eğer bir köpek yüzünüze bakıp da yanınıza gelmiyorsa vicdanınızı kontrol edin.

entelektüel olmak, dünyaya zihni olarak, düşünce süzgecinden geçirerek bakma refleksidir. entelektüel, yaşadığı ve yaşamakta olduğu her şey üstüne düşünür. dünyaya farklı bir disiplinle bakar. bir şeyler yazmış olmak, insanı entelektüel yapmaz.

jorge luis borges: dünyada okunmayı bekleyen o kadar iyi kitap var ki!

15.08.2011

mankafa

friedrich dürrenmatt

küçük kızlara sarkıntılık eden tipler çoğunlukla ilkel ve budaladır. doktorların dediği gibi, mankafadırlar. zor kullanmaya hazır tiplerdir. kadınlara karşı bir tür aşağılık kompleksleri veya iktidarsızlıkları vardır.

ruhen hasta insanlar için küçük kız veya kadın diye bir ayrım yoktur. katil, kadına yaklaşamadığından, küçük kız çocuğuna sokulur. kadının yerine katil, kızı öldürür. ve dikkat edilirse hep aynı tip kız çocuğu olduğunu göreceksiniz. bütün kurbanları birbirine benzer. burada ilkel duygulara sahip bir erkeğin söz konusu olduğunu unutmayın. bunlar ister budala doğmuş veya sonradan bir hastalık sonucu budalalaşmış olsun, cinsel arzularında birer hayvandan farksızdırlar. normal bir insanı kontrol altında tutan faktörler bunlarda hiç yok gibidir.

2.08.2011

şüphe

friedrich dürrenmatt

en şeytansı işkenceleri düzenleyen bir tanrı, en çabuk inanılandır.

hiçbir şey şüphe kadar zor yok edilemez; çünkü hiçbir şey böylesine kolayca tekrar tekrar ortaya çıkmaz.

insanların ağzından her türlü itiraf şantaj yoluyla elde edilebilir; çünkü insan iradesi sınırlı, işkence sınırsızdır.

düşler yalan söylemez.

adalet diye bir şey yoktur, -madde nasıl haklı haksız olabilir ki- varolan sadece özgürlüktür; hak edilmeyen, verilmeyen -kim verebilirdi ki onu- alınması gereken özgürlük. aslında kendisi de suçtan başka bir şey olmayan özgürlük, suç işlemek cüretidir.

bilgi iyi şeydir. sağlam bilgi altın değerindedir.

bu tersine dönmüş dünyada, yalnız rezilliklerle ödenecek iyilikler de vardır.

insan hastalanınca ufkunu genişletmek, yeni alanlara atlamak istiyor.

önemli olan, gerçeğin söylenebilmesi ve gerçek uğruna savaşılmasıdır. ne var ki gerçek bir don kişot, zavallı donanımından gurur duyar. insanoğlunun budalalığı ve bencilliğine karşı açılan savaş eskiden beri alçak gönüllülükle beraber yürüdü; ne var ki kutsal bir savaştır bu ve yakınmalarla değil, vakalarla yürütülmelidir.

16.05.2009

yemin

friedrich dürrenmatt

bu dünyada bilseniz ne saçmalıklar, ne münasebetsizlikler oluyor ve bizler de işte hayat diye isyan etmiyoruz. dünyanın içinde sadece mantıkla yaşanacağına inanmak ne büyük gaflet!

küçük kızlara sarkıntılık eden tipler çoğunlukla ilkel ve budaladır. doktorların dediği gibi, mankafadırlar. zor kullanmaya hazır tiplerdir. kadınlara karşı bir tür aşağılık kompleksleri veya iktidarsızlıkları vardır.

ruhen hasta insanlar için küçük kız veya kadın diye bir ayrım yoktur. katil, kadına yaklaşamadığından, küçük kız çocuğuna sokulur. kadının yerine katil, kızı öldürür. ve dikkat edilirse hep aynı tip kız çocuğu olduğunu göreceksiniz. bütün kurbanları birbirine benzer. burada ilkel duygulara sahip bir erkeğin söz konusu olduğunu unutmayın. bunlar ister budala doğmuş veya sonradan bir hastalık sonucu budalalaşmış olsun, cinsel arzularında birer hayvandan farksızdırlar. normal bir insanı kontrol altında tutan faktörler bunlarda hiç yok gibidir.

intikam duygusunun nedeni, belki cinsel hayatta karşılaştıkları birtakım güçlüklerdir. bu adam bir kadın tarafından ezilmiş, istismar edilmiş olabilir. belki kendi fakir ve karısı zengindir. belki toplumsal hayatında karısı ondan daha itibarlı konumdadır. 

erkek ile kadın arasında en saçma durumların yaşanması mümkündür.

bir olayın nedenini kavrayabilmek için o kadar çok faktör vardır ki, anlatamam. bunların hepsini bilmemiz imkansızdır. çoğunlukla sadece en önemsizlerini öğreniriz. tesadüflerin, hiç hesapta olmayan, akla gelmeyen faktörlerin büyük rolü vardır. kanunlarımız yazık ki istatistiklere dayanarak ve ihtimaller hesaplanarak yapılmıştır. bunlar tek tek olaylara değil, genele uygun düşerler. ama öyle olaylara rastlanır ki, ne bir hesaba ne de bir mantığa sığar. ve bizler elimizdeki kısır imkanlarla bunları izledikçe de hiçbir sonuç elde edemeyiz. aksine, büsbütün çıkmaza gireriz.

10.03.2009

fizikçiler

friedrich dürrenmatt

dünyada kadınların kendilerini kurban edişlerindeki çılgınlıktan daha anlamsız bir şey yoktur.

mühendisler sadece formüllerle ilgileniyorlar. onların elektrikle işi, pezevengin fahişeyle işi gibidir. ondan istifade ediyorlar. makineler kuruyorlar ve bir makine ancak icat edilmesini sağlayan bilgiden bağımsızlaştığında kullanılabilir. bu yüzden her eşek bir ampulü yakabilir ya da bir atom bombasını patlatabilir.

insan zaten tımarhanedeyse, geçmişi en iyi deli gibi davranarak silebilir.

bir kere düşünülmüş bulunan bir şey, artık geri alınamaz.

deliler arasında geçen bir eyleme ancak klasik biçim uygun düşer.

bir öykü, ancak gelişmesinde olabilecek en kötü değişme gerçekleştiğinde, sonuna dek düşünülmüş olur.

drama yazarının sanatı, bir eylemde rastlantıyı olabildiğince etkili bir biçimde kullanmaktır.

insanlar ne kadar planlı davranırlarsa, rastlantı da karşılarına o kadar etkili bir biçimde çıkar.

fiziğin içeriği, fizikçileri ilgilendirir; etkisi ise tüm insanları.

herkesi ilgilendiren şeyi, ancak herkes birlikte çözebilir. bir bireyin, herkesi ilgilendiren bir şeyi kendi başına çözme yolundaki her çabası, başarısızlıkla sonuçlanmaya mahkumdur.

10.02.2008

yargıç ve celladı

friedrich dürrenmatt

ölüler hep haklıdır.

biz insanlar birbirimizden korktuğumuz için devletler kuruyoruz. türlü koruyucularla sarıp sarmalıyoruz çevremizi. polisler, askerler, kamuoyu.. ama tüm bunlar neye yarıyor ki? büyük bir gücün başına sersemin biri geçiyor, biz de hemen sürüklenip gidiyoruz. zincirler koparılıyor, koruyucularımız yok ediliyor.