engin geçtan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
engin geçtan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2.07.2017

din

nikos kazancakis: din bir bataklıktır.

d.m. thomas: dinin dogmaları ruhun korse balenleridir.

peter weiss: ben inançlı biri değilim, ben bu dünyada yaşıyorum. bizlerin, hepimizin yaptığı gibi ben de, bizi tımar etmek isteyenlerin elinden kaçıp kendi kabuğumun en kuytularına çekildim.

j.p. donleavy: cehennem fakir insanlar içindir.

nancy h. kleinbaum: eğer kararlı birer ateist yetiştirmek istiyorsan, onları dindar birileri olacak şekilde yetiştir. her zaman işe yarar.

imre kertesz: bazen din uğruna kendini feda eden kişinin mükemmel bir zalim olduğunu düşünürüm; zalimliğin en saf, herkesin önünde eğildiği biçimi.

erich auerbach: dinler, halkın saflığına dayanan kaba ikiyüzlülüklerden ibarettir; insanları, budalalıklarını istismar eden bir avuç açıkgözün boyunduruğu altına koymaktan başka bir işe yaramaz.

engin geçtan: tutucu kişi, yapmak istediği ama yaparsa suçlanacağı davranışları başkalarında gördüğünde onları eleştirerek ya da engelleyerek kendi isteklerini ketlemeye çalışır.

henryk sienkiewicz: öteki dünyada kral olmaktansa bu dünyada en basit bir çoban olmak yeğdir.

jaroslav hasek: insanları boğazlamanın ilk hazırlıkları, her zaman, ya tanrı adına ya da insanoğlunun kendi kafasında yarattığı yüce bir varlık adına yapılmıştır.

2.02.2014

insan olmak

engin geçtan

yaşantıya dönüşmemiş bilgi gerçek bilgi değildir.

samimiyetsizlik uygarlıkla gelişmiştir. çünkü uygarlıkla birlikte diplomasi de gelişmiş, çalınacak şeylerin sayısı da artmıştır. ilkel insanlarda mülkiyet geliştikçe hırsızlık ve yalan da başlar.

ilkel toplumlarda cezalar daha acımasızdır. çünkü yeterince yapılaşmamışlardır ve bundan ötürü de güvensizdirler. bir toplum oturdukça cezaları da hafifler.

tutucu kişi, yapmak istediği ama yaparsa suçlanacağı davranışları başkalarında gördüğünde onları eleştirerek ya da engelleyerek kendi isteklerini ketlemeye çalışır.

insan bağımsızlığa doğru attığı her adımı ürkütücü bir tehdit olarak yaşar.

çağdaş dünyanın gerçekleriyle kendi tarihsel mirasını uzlaştırıcı bir yaşam felsefesi geliştirememiş toplumların, kronolojik yaşıyla orantılı olarak olgunlaşmış bireyler üretebilmelerini beklemek bir ütopyadır.