abbe pierre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
abbe pierre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.04.2018

uzun lafın kısası

kurt vonnegut: ancak fikirlerimizin insaniliği ölçüsünde sağlıklıyız.

jean rhys: en kötüsü, insanın kadınların gerçekten ne hissettiklerini bilmemesidir.

macedonio fernandez: bu dünyada eksik olan o kadar çok şey var ki, bir şey daha eksik olsa ona yer bulunamazdı.

gabriel garcia marquez: insanlar birinci mevkide giderken edebiyat yük katarına atılırsa dünyanın anası bellenmiş demektir. 


jean-luc godard: yetişkinlik diye bir şey yoktur. çocukluk ve yaşlılık vardır.

maksim gorki: yaşam eylemdir ve yaratmaktır. yeryüzünde yaşayan insanın ulaşmak isteyeceği en son erek yeryüzünde yaşamak mutluluğudur.

jeannette walls: şunu iyi hatırla, hayvanlar kapatılmaktan nefret ediyor gibi davranıyorlar; ama aslında özgürlükle ne yapacaklarını bilmiyorlar. ve bu çoğu zaman onları öldürüyor.

marguerite duras: yazarın yazmak için yalnızlığa ihtiyacı vardır ve yalnızlığa her zaman delilik eşlik eder. 


abbe pierre/albert jacquard: her zaman sakınımsız yaşadım, yetersizliğimin bilincinde olarak. yetersizliğinin bilincinde olmak aynı zamanda özgür, hayalci ve biraz kaba olmanın yoludur. 

lawrence durrell: ölüm bütün gerilimleri artırır, normal zamanlardaki gibi yarı doğrulara göre yaşamamıza pek izin vermez.

15.07.2017

zorba

emma goldman: zalimler hayata, neşeye ve güzelliğe düşmandır.

stendhal: zorbalara en çok yarayan düşünce, tanrı düşüncesidir.

dany cohn-bendit: diktatörlüğün prensibi, toplumun bütün hücrelerinde, mikroskobik iktidar merkezlerinin çeşitliliğinde gizlidir. babalarda, kocalarda, öğretmenlerde, devlet memurlarında uyuyan bir küçük diktatör vardır hep.

ray bradbury: bir caninin görüntüsü karşısında cesetler bile kanar.

jostein gaarder: demokrasi, cahil kitlelerin egemen olduğu bir yönetim biçimine dönüşebilme tehlikesini barındırır. bir tiran olan hitler almanya'da devletin başına geçemeseydi bile, daha önemsiz pek çok nazi belki de korkunç bir "kitle yönetimi" kurabilecekti.

ahmet oktay: her türlü baskının kökeninde özel yaşamlara tahakküm etme isteği yatar.

maurice duverger: otoritelerin seçimle belirlendiği modern sistemlerde iktidarı gasp yoluyla ele geçiren kişi, kendisini seçimle meşrulaştırmaya çalışır; ama bunu yaparken de seçmenlere kendisini onaylamama olanağı tanımaz.

abbe pierre / albert jacquard: tiranın esas özelliği düşünmeyi engellemesidir.

sait faik: dünyada hiçbir şeyden, zalimlikten iğrendiğim kadar iğrenmem. insanoğlunun en büyük savaşı zalimliğe karşı açılmalı. insanoğlu her şeyden evvel içindeki bu kıskançlıklardan, bu kinlerden, bu ahlaksızlıklardan daha pis şeyi -kendinde, doğuşta varsa bile- söküp atmalıdır.

14.12.2014

din

erich fromm

dinler genellikle olağanüstü zeki, az rastlanır, karizmatik kişilerce kurulur.

dostoyevski: tanrı yoksa her şey mümkündür.

eski ahit peygamberlerinin karşı olduğu putlar; taştan, ağaçtan yapılma putlar ya da ağaçlar, tepelerdi. günümüzün putlarıysa liderler, kurumlar, özellikle de devlet, ulus, üretim, yasa ve düzen ile insanın ürettiği her şeydir. insanın tanrıya inanıp inanmadığı, putları yadsıyıp yadsımadığı sorunu yanında önemsiz kalmaktadır.

abbe pierre: bugün önemli olan, inananlarla inanmayanlar arasındaki ayrım değil, umursayanlarla umursamayanlar arasındaki ayrımdır.

4.06.2010

mutlak

abbe pierre / albert jacquard

özgürlük olmadan aşk var olamaz.

eğer bir varlık sonsuzsa, bir başlangıcı ve bir sonu olan zamanın içinde değildir. eğer sonsuzsa mükemmeldir.

bir toplum olduğu andan itibaren iktidarın olmaması mümkün değildir.

iki tür toplum vardır: içinde çoğunluğun gereksinimlerini karşıladığı, can çekişen ve temel gereksinimlerden yoksun azınlığın, çoğunluğun bir parkı güzelleştirmenin daha önemli olduğunu düşünmesi nedeniyle kendi haline bırakıldığı halklar; ve sefaletin çoğunluğun yaşamına egemen olduğu diğer ülkeler. bu ülkelerde demokrasi de olmayacaktır; çünkü ayrıcalıkları elinde bulunduran azınlık aynı zamanda düzen olarak adlandırılan şeyi korumak için orduyu elinde tutar.

hayran olmak filozof olmamaktır.

bizde en fazla kişinin haklı olduğu hiçbir şekilde kanıtlanmamıştır.

bir şefin zaferi için aralarındaki bir milyonu öldürenler sadece insanlardır: birbirlerini tanımayan insanlar, birbirlerini tanıyan ve birbirlerini öldürmeyen şeflerin buyruğuyla birbirlerini öldürmektedirler. bu şefler bir ellerinde şampanya kadehi ile birlikte el sıkışarak barış anlaşmasını imzalayacaklardır.

çok alçak gönüllü olan hiçbir zaman yıldız yapılmaz.

ilk canlı varlıklar için ölüm yoktu. bakteriler ancak tüm dölleri yok edildiğinde ölebilirler; her biri çokluktur. bireysellikleri olmadığı için ölümlü değillerdir.

tiranın esas özelliği düşünmeyi engellemesidir.

insan türü dünya üzerinde, big bang'den 15 milyar yıl sonra belirmiştir; tüm türler gibi yaşam süresi birkaç yüz milyon yılla sınırlıdır.

herkes olabileceğinden fazlası olabilir.

her zaman sakınımsız yaşadım, yetersizliğimin bilincinde olarak.. yetersizliğinin bilincinde olmak aynı zamanda özgür, hayalci ve biraz kaba olmanın yoludur.

mutlak, önünde susulması gereken bir konudur.

gelecek yüzyıl için olan ütopyamı aşağı yukarı belirliyorum: mutlak paranın hükümranlığının ve rekabeti insanlığın gelişmesinin motoru yapan fikrin terk edildiği bir dünya. ne olursa olsun her bireyin değerinin kabul edileceği bir dünya; ırkçılık kavramının tamamen yok olduğu bir dünya. diğerinin zenginliğini ve aynı zamanda diğeri ile yaşamanın zorluğunu ve gerekliliğini anlamış olarak, daha geniş bir ortak alanda sınırlar aşılmış olacaktır; toplulukların daha az coğrafi tanımı ile.

31.08.2008

uzun lafın kısası

karl marx: 
emek bütün zenginliklerin ve kültürün kaynağıdır.


jean baudrillard: kitlelerin yazabilecekleri bir tarihleri yoktur. ne gelecekleri ne de geçmişleri vardır.

julien hugsley: zincirin en tehlikeli halkası itaattir.

chamfort: kamuya malolmuş her düşünce, benimsenmiş her uzlaşım bir saçmalıktır; çünkü çoğunluğa uygun gelmiştir.

robert walser: her halükarda bir erkek için dünyadaki en öğretici şey kadınlardır.

j.d. salinger: bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir. ama öylesi pek bulunmuyor.

marquis de sade: davranışın senin basitliğine kurulmuş bir tuzaktır.

ilhan selçuk: anadolu çocuklarını küçük yaştan devşirip kuran ve hafız kursuyla imam ve hatip turnikesinden geçiremediği gün, şeriatçının siyasal tabanı eriyecektir.

stendhal: başkasına şöyle bir dokunup geçen şey beni ölesiye yaralar.

stefan zweig: dünyada bir şeyi yarım söylemek ya da yarım bırakmak kadar kötü bir şey yoktur. her kötülük bu yarım işlerden çıkar.

abbe pierre/albert jacquard: tiranın esas özelliği düşünmeyi engellemesidir.

victor hugo: işini bilirliğin bulunduğu yerde mutlaka küçüklük vardır. yani, işini bilir kişiler demek, pespayeler demektir.