hegel: tanrı, her zaman, içine tüm çelişkilerin aktığı bir kanalizasyon sistemini andırmıştır.
herakleitos: evren ne tanrılar ne de insanlar tarafından yaratılmıştır; fakat var olmuştur, vardır ve sonsuza dek var olacaktır.
erich fromm: bir öğreti ne kadar mantıksız olursa olsun, toplum tarafından kabul edilerek güç kazandığı zaman, milyonlarca insan kendilerini dışlanmış ve izole edilmiş hissetmektense ona inanmayı tercih edecektir.
mark twain: iman, bildiğiniz şeylerin doğru olmadığına inanmaktır.
remy de gourmont: dinler çılgınca cinsel sorular üzerinde temellenmişlerdir.
havelock ellis: modern dünyanın dini karmaşasının sebebi, antik kudüs'te bir tımarhanenin olmamasıdır.
ebu'l-ala el-maarri: kabe, sadece putların ve sunak tezgahının kalıntısıdır.
john locke: her mezhebin, mantık onlara yardımcı olduğu sürece, onu memnuniyetle kullandığını görüyorum: ve ne zaman mantık onların karşısında yer alsa, bunun bir inanç meselesi olduğunu ve mantığın üzerinde yer aldığını haykırmaya başlıyorlar.
ruth h. green: isteklerinizi tanrı'nın isteği olarak adlandırıp kendi isteklerinizi herkese empoze etmeniz mümkündür.
havelock ellis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
havelock ellis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1.06.2016
din
Kategori:
.kolaj,
#din,
ebu'l-ala el-maarri,
erich fromm,
havelock ellis,
hegel,
herakleitos,
john locke,
mark twain,
remy de gourmont,
ruth h. green
31.03.2010
uzun lafın kısası
marcus aurelius: yine bugün bir sahte vekara, bir yalancıya, bir haksıza, bir akılsıza rastlayacağım.
havelock ellis: modern dünyanın dini karmaşasının sebebi, antik kudüs'te bir tımarhanenin olmamasıdır.
lorca: gün oturan bir hayalettir. bütün geceleri sevmek için tek bir günü iyi anla.
richard rorty: eğer özgürlüğe özen gösterirsek hakikat ve iyilik kendi başlarının çaresine bakmayı bilirler.
rene char: dünyaya gelip de ortalığı karıştırmayan insan ne saygıya ne de sabırla karşılanmaya değer.
uwe timm: evin anahtarına sahip olan bir kadına cinsel yakınlık duymak mümkün değildir.
gregory dart: çoğu kez aşkın peşine düştüğümüzde ruh halimiz, satın alınacak bir meta aradığımız zamanki ruh halinin tıpatıp aynısıdır; yani bir tüketici gibi davranırız.
kiran desai: canavarlıklar hep haklı bir davanın görüntüsü altında işlenir.
hubert dreyfus: hayat artık evrendeki ilgi çekici her şeye seyirci kalıp bu tür eğilimi olan insanlarla iletişim kurarak can sıkıntısını def etmekten ibarettir.
john steinbeck: keşke neyin günah olduğunu bilseydim. hiç durmaz yapardım.
isabel fonseca: yerleşik bir yaşantısı olan insanlar gezginlerden, yabancı oldukları için değil, tanıdık oldukları için korkarlar. çünkü onlar, bize aslında kim olduğumuzu anımsatır.
ingeborg bachmann: ruhun güzel yarınıdır, o hiçbir zaman gelmeyen.
havelock ellis: modern dünyanın dini karmaşasının sebebi, antik kudüs'te bir tımarhanenin olmamasıdır.
lorca: gün oturan bir hayalettir. bütün geceleri sevmek için tek bir günü iyi anla.
richard rorty: eğer özgürlüğe özen gösterirsek hakikat ve iyilik kendi başlarının çaresine bakmayı bilirler.
rene char: dünyaya gelip de ortalığı karıştırmayan insan ne saygıya ne de sabırla karşılanmaya değer.
uwe timm: evin anahtarına sahip olan bir kadına cinsel yakınlık duymak mümkün değildir.
gregory dart: çoğu kez aşkın peşine düştüğümüzde ruh halimiz, satın alınacak bir meta aradığımız zamanki ruh halinin tıpatıp aynısıdır; yani bir tüketici gibi davranırız.
kiran desai: canavarlıklar hep haklı bir davanın görüntüsü altında işlenir.
hubert dreyfus: hayat artık evrendeki ilgi çekici her şeye seyirci kalıp bu tür eğilimi olan insanlarla iletişim kurarak can sıkıntısını def etmekten ibarettir.
john steinbeck: keşke neyin günah olduğunu bilseydim. hiç durmaz yapardım.
isabel fonseca: yerleşik bir yaşantısı olan insanlar gezginlerden, yabancı oldukları için değil, tanıdık oldukları için korkarlar. çünkü onlar, bize aslında kim olduğumuzu anımsatır.
ingeborg bachmann: ruhun güzel yarınıdır, o hiçbir zaman gelmeyen.

