kurt vonnegut: ancak fikirlerimizin insaniliği ölçüsünde sağlıklıyız.
jean rhys: en kötüsü, insanın kadınların gerçekten ne hissettiklerini bilmemesidir.
macedonio fernandez: bu dünyada eksik olan o kadar çok şey var ki, bir şey daha eksik olsa ona yer bulunamazdı.
gabriel garcia marquez: insanlar birinci mevkide giderken edebiyat yük katarına atılırsa dünyanın anası bellenmiş demektir.
jean-luc godard: yetişkinlik diye bir şey yoktur. çocukluk ve yaşlılık vardır.
maksim gorki: yaşam eylemdir ve yaratmaktır. yeryüzünde yaşayan insanın ulaşmak isteyeceği en son erek yeryüzünde yaşamak mutluluğudur.
jeannette walls: şunu iyi hatırla, hayvanlar kapatılmaktan nefret ediyor gibi davranıyorlar; ama aslında özgürlükle ne yapacaklarını bilmiyorlar. ve bu çoğu zaman onları öldürüyor.
marguerite duras: yazarın yazmak için yalnızlığa ihtiyacı vardır ve yalnızlığa her zaman delilik eşlik eder.
abbe pierre/albert jacquard:
her zaman sakınımsız yaşadım, yetersizliğimin bilincinde olarak.
yetersizliğinin bilincinde olmak aynı zamanda özgür, hayalci ve biraz
kaba olmanın yoludur.
lawrence durrell: ölüm bütün gerilimleri artırır, normal zamanlardaki gibi yarı doğrulara göre yaşamamıza pek izin vermez.
jean-luc godard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jean-luc godard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29.04.2018
3.09.2014
film socialisme
jean-luc godard
bir keresinde hiçlikle karşılaşmıştım. insanların tahayyül ettiğinden çok daha muazzamdı.
basit seçim diye bir şey yoktur.
zihin, besinini temin ettiği ana duyuları ödünç alır ve özgürlüğüne tesir etmiş bir hareket biçimi şeklinde o duyuları geri verir.
güneş ve ölüm hiçbir zaman doğrudan birbirlerine bakmazlar.
bir figür var. bir hayatı var mı yok mu, fark etmiyor onun için. en baştan, bir hayatımızın olmasını gerçek olarak dikkate alırsak tabii. hala hayatta mıyım acaba diye kendine asla sormaz, hem de bir kere bile. niçin ve nasıl var olduğunu kendine soracak bilinçten daima yoksun olacaktır. sonuçta, bu figürün ta kendisi olduğunun farkında değildir; çünkü katiyen, bir anlığına bile, rolünden kopmamıştır. böyle bir rolde olduğunun farkında değildir.
bir metinden daha inandırıcı bir şey yoktur.
yeni bir çağa giriyoruz, dijital çağa. bazı nedenlerden dolayı insanoğlu, kendisine ifade etme lüksünü ona sunmayacak olan sorunlarla karşılaşacak.
anlamak zor zanaattır.
özgürlük pahalıdır. ama onu ne altınla ne de kanla satın alabilirsiniz; ancak korkaklık, fahişelik ve ihanetle.
güvenilir gerçekler, elle teslim edilenlerdir.
bir diktatörün ne düşündüğü önemli değildir. savaşı ancak bir kez keşfederiz; hayatı ise onlarca kez.
yasalar hatalı olduğunda, adalet yasayı arkaya iter.
fikirler bizi ayırır; ama rüyalar birleştirir.
bir keresinde hiçlikle karşılaşmıştım. insanların tahayyül ettiğinden çok daha muazzamdı.
basit seçim diye bir şey yoktur.
zihin, besinini temin ettiği ana duyuları ödünç alır ve özgürlüğüne tesir etmiş bir hareket biçimi şeklinde o duyuları geri verir.
güneş ve ölüm hiçbir zaman doğrudan birbirlerine bakmazlar.
bir figür var. bir hayatı var mı yok mu, fark etmiyor onun için. en baştan, bir hayatımızın olmasını gerçek olarak dikkate alırsak tabii. hala hayatta mıyım acaba diye kendine asla sormaz, hem de bir kere bile. niçin ve nasıl var olduğunu kendine soracak bilinçten daima yoksun olacaktır. sonuçta, bu figürün ta kendisi olduğunun farkında değildir; çünkü katiyen, bir anlığına bile, rolünden kopmamıştır. böyle bir rolde olduğunun farkında değildir.
bir metinden daha inandırıcı bir şey yoktur.
yeni bir çağa giriyoruz, dijital çağa. bazı nedenlerden dolayı insanoğlu, kendisine ifade etme lüksünü ona sunmayacak olan sorunlarla karşılaşacak.
anlamak zor zanaattır.
özgürlük pahalıdır. ama onu ne altınla ne de kanla satın alabilirsiniz; ancak korkaklık, fahişelik ve ihanetle.
güvenilir gerçekler, elle teslim edilenlerdir.
bir diktatörün ne düşündüğü önemli değildir. savaşı ancak bir kez keşfederiz; hayatı ise onlarca kez.
yasalar hatalı olduğunda, adalet yasayı arkaya iter.
fikirler bizi ayırır; ama rüyalar birleştirir.
12.03.2013
kutsal bölge
carlos fuentes
dünyanın gizemi, görünmeyen değil, görünendir.
aptallık, güzelliği daima muhafaza eder. kırışıklıkları önler; salaklık, idollerimizi düşüncenin hasarlarından koruyan ilahi bir kozmetiktir.
hayal edilen, yaşanandan her zaman daha iyidir.
korkunun, mutluluğumuzun doruk noktası olabilen bir teslimiyete dönüştüğü an, baş edecek hiçbir şey kalmamıştır.
her şey göründüğünden daha fazla olmalı; yoksa hayat hiç eğlenceli olmazdı.
jean-luc godard: bir yüzün resmini çekmek bir ruhun resmini çekmektir.
bir kitap bizi bir anlama götürmez; bir kitap vardır. bir kitap, içinde kendimizi görmemiz için yapılmaz. sadece bir kitaptır, bize son derece kayıtsız. asla daha fazlasını bilmeyeceğim. dünyanın gizemi görünendir.
samimiyet, ikiyüzlülüğün en az açık halidir.
bugün yok olmaya başlamak için var. dün dayanılabilir ve baştan çıkarıcıydı: bir sır. bugün dayanılmaz ve iğrenç: bir gerçek.
bir köpek şaşırmadan ölmeyi bilir.
dünyada insan bin tane farklı şey olabilir. kişi bir insan olmayı bırakıp yeni bir bilgiye açılabilir. bir insanın, çok kısa bir zamanda, sadece tuhaf ve geçmiş bir niyet olabileceğini bilmek. bomarzo'nun hala bir hiç olan yaratıkları, her şeye rağmen bizi bekleyen diğer gerçeklerin bulanık, kusurlu, yorgun bir ilanıdır. siyahlar giymiş, kolumdan sarkan bir şemsiyeyle, hayalet olmak isteyerek yürüyorum.
bizi bir araya getiren her şey öldürür bizi. bizi ayıran her şey yaşatır bizi: aşk mesafe ve ayrılıktır.
adını söyleyen acı, acı olmaktan çıkar.
insan her şeye alışıyor. yalnızlığa. aşka. ölüme. kayıtsızlığa. bütün yaptığımız bizi hayatta tutan tek şeyden şikayet etmek: alışkanlık, hüsran. kendimize yeterli değiliz. neredeyse hiç kimse. neredeyse.
dünyanın gizemi, görünmeyen değil, görünendir.aptallık, güzelliği daima muhafaza eder. kırışıklıkları önler; salaklık, idollerimizi düşüncenin hasarlarından koruyan ilahi bir kozmetiktir.
hayal edilen, yaşanandan her zaman daha iyidir.
korkunun, mutluluğumuzun doruk noktası olabilen bir teslimiyete dönüştüğü an, baş edecek hiçbir şey kalmamıştır.
her şey göründüğünden daha fazla olmalı; yoksa hayat hiç eğlenceli olmazdı.
jean-luc godard: bir yüzün resmini çekmek bir ruhun resmini çekmektir.
bir kitap bizi bir anlama götürmez; bir kitap vardır. bir kitap, içinde kendimizi görmemiz için yapılmaz. sadece bir kitaptır, bize son derece kayıtsız. asla daha fazlasını bilmeyeceğim. dünyanın gizemi görünendir.
samimiyet, ikiyüzlülüğün en az açık halidir.
bugün yok olmaya başlamak için var. dün dayanılabilir ve baştan çıkarıcıydı: bir sır. bugün dayanılmaz ve iğrenç: bir gerçek.
bir köpek şaşırmadan ölmeyi bilir.
dünyada insan bin tane farklı şey olabilir. kişi bir insan olmayı bırakıp yeni bir bilgiye açılabilir. bir insanın, çok kısa bir zamanda, sadece tuhaf ve geçmiş bir niyet olabileceğini bilmek. bomarzo'nun hala bir hiç olan yaratıkları, her şeye rağmen bizi bekleyen diğer gerçeklerin bulanık, kusurlu, yorgun bir ilanıdır. siyahlar giymiş, kolumdan sarkan bir şemsiyeyle, hayalet olmak isteyerek yürüyorum.
bizi bir araya getiren her şey öldürür bizi. bizi ayıran her şey yaşatır bizi: aşk mesafe ve ayrılıktır.
adını söyleyen acı, acı olmaktan çıkar.
insan her şeye alışıyor. yalnızlığa. aşka. ölüme. kayıtsızlığa. bütün yaptığımız bizi hayatta tutan tek şeyden şikayet etmek: alışkanlık, hüsran. kendimize yeterli değiliz. neredeyse hiç kimse. neredeyse.

