tarık buğra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarık buğra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27.06.2012

hatırlamak

tarık buğra


eski çağların ormanlarında, çok eski bahçelerde
unutulmuş kuşlar vardır, ben bilirim
yaklaşırlar bana, yalnız bana, allı pullu kanatlarla
yalnız benim duyduğum masallarla, ninniler, ağıtlarla
boştur ama, boş; bittiği yerden başlar
daha da dikleşerek yokuşlar
tanrı üfleyivermiş gibi söner de güneş
erir gider avcuma kondu konacak kuşlar
ve ben taş duvarlara, demir kapılara çarpar parçalarım bardakları
sanki eskiten, eciş bücüş eden
ben değilmişim gibi, çılgın naralarla karşıladığım
o mutlulukları, anları, elleri, dudakları
hatırlar, hatırlar, hatırlarım gene de
mıhlanıp kaldığım bu yoksul pencerede
başım döner, çıldırırım sonra da
hatırlamakla yeniden bulmanın
o kıl kadar, o aşılmaz uçurumu önünde
ve ben yeniden yur yıkar, sarar sarmalarım da
maviden, yeşilden kefenlere bebeklerimi
bitkin, terli, soluk soluğa ve üzgün, çok çok üzgün
yeni doğuşlar beklerim -terim daha soğumadan beklerim-
korku, dua, diş gıcırtısı- karmakarışık
mıhlanıp kaldığım bu yoksul, bu kör pencerede
tanrı küsmüş gibi -bilirim- bitecekti de ışık
eriyip gidecekti gümüş pullu uçuşlar
yumuşak, dost ve serin sokuluşlar
avcuma kondu konacak sandığım kuşlar

20.01.2012

küçük ağa

tarık buğra

haksız kuvvet kullandı mı, haklıya da kuvvet farz olur.

hayat can kaygısıyla köpekleşmeye değmez.

hayatı asıl harpten sağ çıkanlar kaybediyor.

kabul etmek, her zaman doğru bulmak değildir.

evliya çelebi: gün akşamlıdır devletlim; dün doğduk, bugün ölürüz.

yatağa geçip bir suya bırakılıvermiş gibi uykuya kaydığı zaman..

iyi yetişmemiş insanların ülkesinde düzen bir bozuldu mu, mağara devri, taş devri hortluyor.

31.10.2011

uzun lafın kısası

carlos fuentes: kapitalizm varsa çürüme de vardır.

montaigne: dünyanın en yüksek tahtına da çıksak, yine kendi kıçımızla oturacağız.

hermann hesse: haz denilen şey sürüp gitmez, seni yine çöl ortasında bırakıverir.

arthur cravan: çok yakında sokaklarda sadece sanatçıları göreceğiz ve artık sıradan insan bulmakta güçlük çekeceğiz.

talat sait halman: müziği baştacı etmeyen toplumlar, yaygaraya mahkum kalır.

lucretius: tüm dinler aynı ölçüde, cahiller için görkemli, siyasetçiler için kullanışlı ve filozoflar için gülünçtür.

paulo freire: mücadele, insanların, başkalarınca mahvedilmiş olduklarını görmeleriyle başlar.

sigmund freud: bazı bilinmeyen sinir sistemi bozukluklarının histerik semptomlara yol açması durumunda olay her zaman cinsel bir şeydir. her zaman.. her zaman..

alberto moravia: herkes kendi cennetini başkalarının cehennemine koyar.

tarık buğra: iyi yetişmemiş insanların ülkesinde düzen bir bozuldu mu, mağara devri, taş devri hortluyor.

thrasymakhos: doğru olmayan doğru olandan daha iyi yaşar.

dragan babic: insan, bir mahkumun başını soktuğu bir barınak olarak kabul ettiği ve dışarıya oranla daha rahat ettiği hücresine bağlandığı gibi, neden hayata bağlanır ki?