eduardo galeano etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eduardo galeano etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22.03.2022

akbaba planı

eduardo galeano

macarena gelman, güney amerikalı diktatörlüklerce oluşturulan terör ortak pazarına verilen isimle, akbaba planı'nın çok sayıdaki kurbanından biri oldu. arjantinli askeri rejim tarafından uruguay'a gönderildiği sırada macarena'nın annesi ona hamileydi. uruguaylı diktatörlük doğumu üstlendi, sonra da anneyi öldürüp yeni doğan bebeği bir polis şefine hediye etti. macarena tüm çocukluğu boyunca, her gece aynı anlaşılmaz kâbusu gördü: tepeden tırnağa silahlı bazı adamlar tarafından takip ediliyor ve uykusundan ağlayarak uyanıyordu. macarena gerçek hayat hikâyesini öğrendiğinde kâbuslar anlaşılmaz olmaktan çıktı. ve o zaman anladı ki, çocukluğunda rüyasında annesinin korkularını görmüştü; en sonunda yakalayıp ölüme gönderen askeri sürek avından kaçarken onu karnında şekillendirmekte olan annesinin.

o gitmiş olanların ayak izlerini takip ediyorum. yitik bir haldeyim.

20.03.2022

özür

eduardo galeano

düşmanların çocukları, beş yüzden fazla çok küçük yaştaki çocuğu çalan arjantin askeri diktatörlüğünün savaş ganimetini teşkil etti. ama avustralya demokrasisi çok daha fazla çocuğu, çok daha uzun bir süre boyunca kanunların izni ve halkının alkışları eşliğinde çaldı. 2008 yılında, avustralya başbakanı kevin rudd, bir asırdan daha uzun bir süre boyunca çocukları ellerinden zorla alınmış olan yerlilerden özür diledi. devlet kurumları ve hristiyan kilisesi, onları yoksulluktan ve suça bulaşma riskinden korumak ve medenileştirip vahşi alışkanlıklarından arındırmak için, yerlilerin çocuklarını kaçırıp beyaz ailelere dağıtmışlardı. siyahları beyazlaştırmak için, diyorlardı.

20.02.2022

namus

eduardo galeano

1979'un sonlarında sovyet güçleri afganistan'ı işgal etti. resmi açıklamaya göre işgalin sebebi ülkeyi modernize etmeye çalışan laik hükümeti savunmaktı.

1981 yılında bu konuyla ilgilenen stockholm'deki uluslararası mahkemenin bir üyesiydim. oturumlardan birinde yaşadığım o en önemli anı asla unutmayacağım.

o dönemde freedom fighters, yani özgürlük savaşçıları, şimdiyse teröristler olarak adlandırılan radikal islam'ın temsilcisi, üst düzey bir dini lider tanık kürsüsündeydi. ihtiyar şöyle gürlemişti: "komünistler kızlarımızın namusunu kirlettiler! onlara okuma yazma öğrettiler!"

18.01.2022

hiyeroglif

eduardo galeano

champillon'dan yaklaşık beş bin yıl kadar önce tanrı thot, teb şehrine gitti ve mısır kralı thamus'a yazma becerisini armağan etti. ona bu hiyeroglifleri açıkladı ve yazının kötü hafızayı ve az bilgeliği tedavi etme konusunda en iyi ilaç olduğunu söyledi.

kral armağanı geri çevirdi:

"hafıza mı? bilgelik mi? bu buluş unutkanlığa neden olacaktır. bilgelik özde olur, onun görüntüsünde değil. başkasının hafızasıyla insan hatırlayamaz. insanlar kaydedecek ama hatırlamayacaklardır. tekrarlayacak ama yaşamayacaklardır. birçok şeyi keşfedecek ama bunların hiçbirisini gerçekten tanımayacaklardır."

12.01.2022

çifte nobelli

eduardo galeano

bir geminin dönen merdivenlerini inerken, moleküllerin de böyle, spiral biçimde ve engebeli zemin üzerinde seyahat ediyor olabileceklerini düşündü ve bu daha sonra bilimsel bir keşif oldu. los angeles şehrinde çok öksürmesinin suçlusunun otomobiller olduğunu keşfedince elektrikli otomobili icat etti; ama bu ticari bir fiyaskoyla sonuçlandı. böbreklerinden hastalanıp ilaçlar fayda etmeyince sağlıklı besinler yiyip kendini c vitamini bombardımanına tuttu ve iyileşti. hiroşima ve nagazaki üzerinde bombalar patlayınca, hollywood'a bilimsel bir konferans vermeye davet edildi ve orada aslında söylemek istediği şeyi söylememiş olduğunu anlayınca, dünya çapında nükleer silah karşıtı bir kampanyaya öncülük etti. nobel ödülü'nü ikinci kez alınca, life dergisi bunun bir küfür olduğunu ilan etti. komünizm sempatizanlığı şüphesinden ötürü ve tanrı'nın gereksiz bir düşünce olduğunu söylediği için birleşik devletler hükümeti daha önce iki kez pasaportuna el koymuştu. onun adı linus pauling'di. yirminci yüzyılla aynı zamanda doğmuştu.

8.11.2021

söylenmemiş söz

eduardo galeano

incil'in en popüler bölümü hangisidir? adem ve havva'nın elmayı ısırmaları. bu, incil'de yer almaz.

platon en meşhur cümlesini asla yazmamıştı: "savaşın nasıl bittiğini sadece ölüler gördüler."

la manchalı don kişot şunu asla söylemedi: "köpekler havlıyor, sancho, atlara eyer vurmanın zamanıdır."

en bilinen cümlesi voltaire tarafından ne yazıldı ne de söylendi: "söylediğin şeyle hemfikir değilim; ama bunu söyleme hakkın için canımı veririm."

hegel şunu hiçbir zaman yazmadı: "gri olan kuramdır, hayat ağacıysa yeşil."

sherlock holmes asla şöyle demedi: "basit düşün, sevgili watson."

hiçbir kitabında ya da kitapçığında, lenin şöyle yazmadı: "amaç araçları doğru kılar."

bertolt brecht en beğenilen şiirinin yazarı değildi:

"önce komünistleri götürdüler
hiç sesimi çıkarmadım
çünkü ben komünist değildim."

jorge luis borges dilden dile en çok dolaşan şiirinin yazarı değildi:

"eğer hayatımı yeni baştan yaşayabilseydim
daha çok hata yapmaya çalışırdım."

5.11.2021

zimbardo deneyi

eduardo galeano

kuzey amerikalı stanford üniversitesi'nde insan ve işlevi arasındaki ilişki üzerine anlamlı bir deney yapıldı. psikologlar iyi eğitimli, davranışları düzgün, fiziksel ve ruhsal sağlığı yerinde bir grup beyaz öğrenciyi topladılar. üniversitenin bodrum katında hazırlanan hayali hapishanede kimlerin mahpus kimlerin gardiyan olacağı yazı turayla belirlendi. silahsız mahpuslar birer isimsiz numaraydılar. numarasız bir isimleri olan gardiyanlarsa cop taşıyorlardı. bu bir oyuna benziyordu; ama daha ilk günden itibaren gardiyan rolünü üstlenenler bu işten zevk almaya başladılar. tuvalete gitme izni ancak uzun yalvarış, yakarışların ardından veriliyordu, mahpuslar çıplak bir halde beton zeminde uyutuluyor ve yüksek sesle konuşmanın cezasını ceza hücrelerinde aç susuz kalarak çekiyorlardı. darbeler, küfürler, aşağılamalar: deney kısa sürdü. sadece bir hafta.

1.11.2021

büyük iskender

eduardo galeano

demostenes dalga geçiyordu:

"bu genç kendisine övgüler düzmemizi istiyor. pekala. ona bu zevki tattıracağız."

söz konusu genç büyük iskender'di. herakles'in ve akhilleus'un soyundan geldiğini söylüyordu. kendisine "yenilmez tanrı" dedirtiyordu. sekiz defa yaralanmıştı ve dünyayı fethetmeye devam ediyordu.

ilk başta bütün akrabalarını öldürüp makedonya kralı oldu. sonra da bütün dünyanın kralı olmak istediği için kısacık yaşamını sonsuz bir savaşla geçirdi.

siyah atı rüzgarı yarıp gidiyordu. elinde kılıcı, kafasında beyaz tüylerle süslü mihveri, sanki her savaş şahsi bir meseleymiş gibi, hep en ön safta saldırırdı:

"ben zaferi çalmam." derdi.

ve hocası olan aristoteles'in büyük dersini çok iyi hatırlardı:

"insanlık, yönetmek için doğanlar ve boyun eğmek için doğanlar olmak üzere ikiye ayrılır."

ayaklanmaları çok sert bir biçimde bastırır ve asileri ya çarmıha gerer ya da taşlatarak öldürtürdü; ancak fethettiği yerlerin geleneklerine saygı gösteren, hatta onları öğrenmeye çalışan ender istilacılardan biriydi.

lider ve kralların kralı olmak için doğmuştu. pers ülkesinden ve mısır'dan geçip balkanlar'dan hindistan'a kadar olan bütün toprakları ve denizleri istila ederken her yerde evlilikler yaptırdı. yunan askerlerini istila ettiği yerlerdeki kadınlarla evlendirmeye dayanan zekice düşüncesi atina'nın hoş karşılamadığı bir yenilik oldu ama bu uygulama yeni dünya haritası üzerinde iskender'in saygınlığını ve gücünü çok arttırdı.

hephaistion, çıktığı seferlerde ve savaşlarda daima ona eşlik etti. savaş alanlarında onun sağ kolu, kutlama gecelerindeyse sevgilisi oldu. hephaistion'un yanı sıra binlerce durdurulamaz süvarisiyle, uzun mızraklarıyla, ateşli oklarıyla iskender adını taşıyan yedi tane şehir kurdu ve bu durum sonsuza kadar sürecek gibi görünüyordu.

hephaistion ölünce, daha önce paylaşmış oldukları şarabı iskender tek başına içti ve şafak vakti, sarhoş bir halde gökyüzünü yakacak kadar büyük bir ateş hazırlanmasını emretti ve imparatorluk toprakları üzerinde müziği yasakladı.

bundan kısa bir sonra, dünyanın bütün hükümdarlıklarını fethedemeden öldüğünde otuz üç yaşındaydı.

7.09.2021

tavsiye

eduardo galeano

bu olay 1986'da, ukrayna, çernobil'de meydana geldi. dünyanın o ana dek gördüğü en büyük nükleer felaketti; ama bu trajediyi ilk andan itibaren haber alan yegane canlılar kaçıp giden kuşlar ve toprağın altına saklanan kurtçuklar oldu. sovyet hükümeti sessizlik emri verdi. radyoaktif yağmur avrupa'nın önemli bir bölümünü istila etti ama hükümet inkâr etmeye ya da susmaya devam etti.

bir çeyrek yüzyıl sonra, fukushima'da, birçok nükleer reaktör patladı ve japon hükümeti de sustu ya da alarm verici versiyonları inkâr etti. işte bu yüzden, ingiliz emektar gazeteci claud cockburn şu tavsiyede bulunurken haklıydı: "resmi olarak yalanlanana kadar hiçbir şeye inanmayın."

3.08.2020

echo

eduardo galeano

çok eski zamanlarda orman perisi echo konuşabiliyordu. üstelik o kadar güzel konuşuyordu ki, sözcükleri sanki daha önce başka hiçbir ağız tarafından dile getirilmemiş gibi güzel geliyordu dinleyenlere.

ancak zeus'un resmi karısı tanrıça hera sıklıkla yaşadığı kıskançlık krizlerinden birinde onu lanetleyince, echo cezaların en kötüsünü çekti: kendi sesinden mahrum kaldı.

o andan itibaren artık kendi başına hiçbir şey söyleyemedi, sadece başkalarının söylediğini tekrar etti.

zaman içinde gelenekler, bu laneti en üstün erdeme dönüştürecekti.

28.05.2020

amazon

eduardo galeano

korku saçan kadınlar olan amazonlar, henüz herakles iken herkül'e karşı ve truva savaşı'nda da akhilleus'a karşı savaşmışlardır. erkeklerden nefret ederlerdi ve daha isabetli ok atabilmek için sağ göğüslerini keserlerdi.

amerika kıtasını boydan boya geçen büyük nehre amazon adını veren kişi ispanyol fatih francisco de orellana'dır.

orellana, doğduğu noktadan denize döküldüğü yere kadar bu nehirde seyahat eden ilk avrupalıdır. ispanya'ya eksik bir gözle döndü ve emrindeki askerlerin, çıplak bir halde saldıran, vahşi hayvanlar gibi kükreyen ve canları sevişmek istediğinde bir erkeği kaçırıp bütün gece onu öpücüklere boğduktan sonra şafak vakti öldüren savaşçı kadınların oklarıyla delik deşik edildiğini anlattı.

ve hikayesine belli bir yunan saygınlığı katmak isteyen orellana, onların tanrıça diana'nın hayranlığını kazanmış olan amazonlar olduklarını söyledi ve yurtlarının bulunduğu nehre onların ismini koydu.

asırlar geçti, amazonlarla ilgili başka hiçbir şey işitilmedi ama nehrin ismi öyle kaldı. böcek zehirleri, kimyasal gübreler, madenlerin cıvası ve teknelerin yakıtıyla her gün kirletilmesine rağmen nehir balıklar, kuşlar ve hikayeler yönünden dünyanın en zengin suları olmayı sürdürüyor.

24.05.2020

çin şi huang

eduardo galeano

çin, ismini ilk imparatoru olan çin şi huang'dan alır.

çin şi huang, o ana dek birbirlerine düşmanlık güden küçük krallıklardan bir ulus yarattı; bu ulusa ortak bir dil ve ortak ölçü birimleri empoze etti; bronzdan, ortası delikli ortak bir para çıkardı. topraklarını korumak amacıyla, haritayı boydan boya geçen ve iki bin iki yüz yıl sonra bugün dünyanın en çok ziyaret edilen askeri savunma yapısı olmayı sürdüren çin seddi'ni yükseltti.

ancak bu tür ufak tefek işler onu kesmedi. yaşamının en büyük eseri ölümü oldu: yani ölümünün ardından kalacağı mezarı.

mezarının inşasını on üç yaşında tahta geçtiği gün başlattı ve yıllar geçtikçe mozole bir şehrin büyüklüğünü fazlasıyla aştı. ayrıca kendisini korumakla görevli, yedi binden fazla süvari ve kan rengi üniformalı, simsiyah zırhlı piyadelerden oluşan bir ordu kurdu. bugün dünyayı şaşırtan bu çamurdan savaşçılar, en iyi heykeltıraşlar tarafından yapılmışlardı. doğumla birlikte yaşlanmadan muaf oluyorlardı ve ihanet etmeleri mümkün değildi.

cenaze anıtının inşaatında çalışanlar mahkumlardı. bunlar işin güçlüğü nedeniyle zayıf düşüp ölünce bedenleri çöle atılıyordu. imparator eserin inşasını en ince ayrıntılarına kadar yönetiyor ve hep daha fazlasını istiyordu. çok acelesi vardı. düşmanları birçok kez onu öldürmeye teşebbüs etmişlerdi ve bir mezarı olmadan ölme düşüncesi onu paniğe sevk ediyordu. kılık değiştirip yolculuk ediyor ve her gece farklı bir yerde uyuyordu.

ve devasa iş günün birinde tamamlandı. ordu tamamlanmıştı. muazzam mozolenin inşası da bitmiş ve ortaya tam bir şaheser çıkmıştı. herhangi bir değişiklik mükemmelliğine zarar verebilirdi.

işte o sıralarda, imparator yarım asırlık yaşamını tamamlamıştı ki ölüm kapısını çaldı, o da kendini ölümün kollarına bıraktı.

büyük tiyatro hazırdı ne de olsa: sahne perdesi yükseliyor, yapının işlevi başlıyordu. o da randevusuna gitmezlik edemezdi. bu sadece tek bir seslik opera olacaktı.

16.02.2020

sappho

eduardo galeano

sappho hakkında çok az şey biliniyor.

iki bin altı yüz yıl önce lesbos adasında (bugünkü midilli) doğduğu ve lezbiyen teriminin de oradan geldiği söyleniyor.

evli ve bir erkek çocuk sahibi olduğu ve bir denizci aşkına karşılık vermediği için kendini sarp kayalıklardan aşağı attığı söyleniyor. ayrıca ufak tefek ve çirkin olduğu da söyleniyor.

bunların doğru olup olmadığını bilmiyoruz. bir kadının, bizim dayanılmaz cazibemize vurulmak yerine başka bir kadını tercih etmesi biz erkeklerin hoşuna gitmez.

1703 yılında, erkek iktidarının burcu konumundaki katolik kilisesi, sappho'nun bütün kitaplarının yakılmasını emretti.

az, çok az şiiri bu kıyımdan kurtulabildi.

22.01.2020

kurtuluş

eduardo galeano

1951 yılının bu günlerinde, muhammed musaddık, büyük bir oy çokluğuyla iran başbakanlığına seçildi. musaddık, britanya imparatorluğu'na peşkeş çekilen petrolün iran'a geri geleceğini vadetmişti ve hemen işe koyuldu. ancak petrolün millileştirilmesi komünist müdahaleye elverişli bir kaos ortamının doğmasına yol açabilirdi. bu yüzden başkan eisenhower saldırı emrini verdi ve birleşik devletler iran'ı kurtardı: 1953'te, bir devlet darbesi musaddık'ı cezaevine, çok sayıdaki destekçisini de mezara gönderdi ve musaddık'ın millileştirdiği petrolün yüzde kırkını kuzey amerikalı şirketlere verdi.

ertesi yıl, iran'dan çok uzaklarda, başkan eisenhower saldırı emrini verdi ve birleşik devletler guatemala'yı da kurtardı. bir devlet darbesi, demokratik bir biçimde seçilmiş jacobo arbenz hükümetini devirdi; çünkü bu hükümet united fruit company'nin ekip dikmediği topraklarını kamulaştırmıştı ve bu komünist müdahaleye elverişli bir kaos ortamı yaratıyordu. guatemala bu iyiliğin bedelini ödemeye devam ediyor.

18.01.2020

hippokrates

eduardo galeano

ona tıbbın babası diyorlar.

yeni doktor olanlar onun adıyla yemin ediyorlar. iki bin dört yüz yıl önce tedavi etti ve yazdı.

söylediğine göre deneyiminin ürünü olan aforizmalardan bazıları şunlar:

"deneyim aldatıcıdır, yaşam kısa, tedavi etme sanatı uzun, fırsat kaçıp gidici ve karar vermek zordur.

tıp bütün mesleklerin en soylusudur ama onu yapanların cehaleti yüzünden diğerlerinin arkasından gider.

herkesin kan dolaşımı aynıdır, nefes alışı aynıdır. her şey her şeyle bağlantılıdır.

organizmanın tamamının doğası anlaşılmadan bedenin bazı bölümlerinin doğası anlaşılamaz.

semptomlar bedenin doğal savunmasıdır. biz onlara hastalık diyoruz ama aslında onlar hastalığın tedavisidir.

hadım edilenlerde kellik görülmez.

keller varis derdi yaşamazlar.

yemek senin besinin olsun, besin de ilacın.

birini tedavi eden bir şey diğerini öldürebilir.

eğer kadın erkek çocuk doğurursa güzel bir rengi olur. eğer bebeği kız olursa rengi kötü olur."

31.12.2019

uzun lafın kısası

fernando pessoa:
iyi bir düşçü asla uyanmaz.

osho: bir gün, her insanın yaşamında önemsiz ilkelerin üzerine çıkması gereken bir zamanın geldiğini öğreneceksin.

bertrand russell: hatırlamaya çalıştığımda, yaşamımda gerçekten hayat dolu, tutkulu olduğum birkaç dakikadan fazlasını bulamıyorum.

pascal: kötülük hiçbir zaman adalet duygusuyla yapıldığı zamanki kadar eksiksiz biçimde ve sevinçle yapılamaz.

raoul vaneigem: tek bir insan kıyımı bile yoktur ki, doğal eğilimlere karşı kolektif ya da bireysel olarak sürdürülen kutsal bir savaştan kaynaklanmasın.

eduardo galeano: dünya giderek devasa bir karakola ve bu karakol da dünya boyutunda bir tımarhaneye dönüşüyor. bu tımarhanede deli olanlar kim? kendilerini öldüren askerler mi yoksa onlara öldürmeyi emreden savaşlar mı?

george orwell: hazcı düşünmeye eğitilmiş bir ulus, köleler gibi çalışan tavşanlar gibi üreyen ve temel ulusal endüstrileri savaş olan halklar arasında hayatta kalamaz.

herman melville: ordularda, donanmalarda, kentlerde ya da ailelerde, hatta doğada bile sefalet kadar düzen bozucu bir şey olamaz.

etgar keret: bu ülkede güçlü olan haklıdır; siyaset, ekonomi ya da park yeri, fark etmez. sadece kaba kuvvetin dilinden anlarız biz.

sigmund freud: dinsel doktrinlerin doludizgin hüküm sürdüğü dönemlerde insanların genellikle daha mutlu oldukları kuşkuludur, daha ahlaklı olmadıklarıysa kesindir.

halil cibran: hepimiz mahpusuz; ama kimimizin hücresinde pencere var, kimimizinkinde yok.

walter benjamin: insanlık kurtulmadıkça, ezilenler ezenlerden intikam almadıkça kültür de bir barbarlık belgesi olmaktan kurtulamayacaktır.

29.11.2019

uzun lafın kısası

thomas bernhard: ben bu dünyada ve bu insanların arasında artık benim için değerli olan hiçbir şey bulamıyorum.

aleksandra kollontay: aşkın, içtiğimiz su gibi, doğal ve temiz olması için özgür ve paylaşılır olması gerekir. yeni bir ahlak anlayışı ve günlük hayatta radikal bir değişim olmadan tam bir özgürlük yaşanamayacaktır.

jean meslier: din, her dönemde, insan ruhunu karanlıklarla doldurmaktan, gerçek bağlılık ve ilişkileri, gerçek görevleri, gerçek çıkarları hakkında, onu tam bir cehalet içinde bulundurmaktan başka bir şey yapmamıştır.

john fowles: hiçbir şey servetten daha fazla farklılaştırmaz, hiçbir şey yoksulluktan daha fazla benzer kılmaz. yoksulluğun korkunç yanı, insanı aç bırakmasından çok aç bırakırken durağanlaştırmasıdır.

arthur koestler: kaos dünyaya egemen olduğu sürece tanrı tarihsel bir yanlıştır ve insanın kendi vicdanıyla uzlaşmalarının hepsi yalandır. içinden gelen o lanet olası ses her ne zaman yükselirse kulaklarını tıka.

william s. burroughs: fikirlerim suça, inanılmaz keşif seyahatlerine, insanın yapısını darmadağın edecek bir duygu ya da davranış aşırılığına, aşırı bir eylem olarak kendimi ifade etmeye yöneliyor.

neval el-saadavi: kadınlar işlerini kaybedip fahişe olmaktan korkarlar; çünkü fahişelerin yaşantısının kendilerininkinden iyi olduğunu bilmezler.

james connolly: savaş alanındaki ot, darağacındakinden daha çabuk büyür. özgür olmak için unutmamak zorundasınız. insanları isyan ettiren şey, özgürleşecek torunları hakkındaki düşler değil, köleleştirilmiş ataların anılarıdır.

eduardo galeano: kakao güneşe ihtiyaç duymaz; çünkü onu içinde taşır. içindeki güneşten çikolatanın bize verdiği zevk ve keyif doğar.

frederic gros: ebediyetin ağır nefesi karşısında gündeliğin kesik nefesi anlamsız ve hastalıklı bir çırpınmadır.

guy standing: hayatını sürekli olarak geçici işlerle idame ettiren bir kişinin varoluşu risklerle doludur.

jean-jacques rousseau: onca felsefenin, insaniyetin, nezaketin ve haşmetli vecizenin ortasında, yanıltıcı ve boş bir dış görünüşten, faziletsiz şereften, irfansız akıldan ve mutluluk barındırmayan hazdan başkası yok elimizde.

17.09.2019

ve günler yürümeye başladı

eduardo galeano

o gitmiş olanların ayak izlerini takip ediyorum. yitik bir haldeyim.

simon rodriguez: öğretim, şüphe etmeyi öğretmektir.

gerçeklik gerçekte olan şey değil, benim sana olduğunu söylediğim şeydir.

1990 yılında bugüne dek, eşcinsellik dünya sağlık örgütü'nün akıl hastalıkları listesinde yer aldı.

afganistan'a açılan savaş 2010 yılında gerekçesini itiraf etti: pentagon bu ülkede değeri bir trilyon doları aşan yatakların bulunduğunu açıkladı. bu yataklarda taliban yatmıyordu. altın, kobalt, bakır, demir ve özellikle de cep telefonlarıyla taşınabilir bilgisayarlar için vazgeçilmez olan lityum yatıyordu.

dünya giderek devasa bir karakola ve bu karakol da dünya boyutunda bir tımarhaneye dönüşüyor. bu tımarhanede deli olanlar kim? kendilerini öldüren askerler mi yoksa onlara öldürmeyi emreden savaşlar mı?

golf, 1000 yılı civarında iskoçya'nın yeşil düzlüklerinde çobanların can sıkıntılarını gidermek için küçük taşları tavşan yuvalarına sokmalarıyla doğmuş ve o zamandan beri vazgeçilmez olmuştur.

dünyanın harikalarından biri olmayı bilen efes'teki artemis tapınağı'nın inşası yüz yirmi yıl sürmüştü. isa'dan önce 356 yılında, tek bir gecede, tapınak küle dönüştü. onu kimin tasarladığını kimse bilmiyor. buna karşılık katilin adı hâlâ anılıyor. herostratus, kundakçı, tarihe geçmek istedi. geçti de.

haiti'de, eski bir gelenek tabutun mezara dümdüz bir yol izlenerek götürülmesini yasaklar. kortej onu zikzaklar çizerek ve oradan buradan dönüp dolaşarak götürür ki, ölü yönünü şaşırsın ve bir daha eve dönüş yolunu bulamasın.

her toplum hak ettiği suçlulara sahiptir. bütün savaşlar, kendilerinin yerine ölüme başkalarını gönderen savaşmaktan aşırı korkan ödlek hırsızlar arasında yapılır.

"abrakadabra" eski ibranicede şu anlama gelmekteydi: "ateşini sonsuza yolla."

kesin olan tek şey, üç yüz elli milyon yıl önce yusufçukların bedeninde kanatçıkların çıktığı ve birkaç milyon yıl içinde bu kanatçıkların sırf seyahat etme arzusuyla büyüyüp kanatlara dönüştüğü. yusufçuklar havada yolculuk eden ilk canlılar oldular.

"ve günler yürümeye başladı. ve onlar, yani günler, bizi yaptı. ve bu şekilde doğduk biz, yani günlerin çocukları, sorgulayıcılar, yaşamı arayanlar." (mayalara göre, yaradılış)

6.06.2019

aşk

eduardo galeano

"aşkın, içtiğimiz su gibi, doğal ve temiz olması için özgür ve paylaşılır olması gerekir. ancak maço erkek boyun eğme talep eder ve zevki yadsır. yeni bir ahlak anlayışı ve günlük hayatta radikal bir değişim olmadan tam bir serbestlik yaşanamayacaktır. eğer toplumsal devrim yalan söylemiyorsa, yasalar ve gelenekler nezdinde, erkeğin kadın üzerindeki mülkiyet hakkını ve yaşamdaki çeşitliliğin düşmanı olan katı normları ortadan kaldırmalıdır."

bir kelime fazlası bir kelime eksiğiyle, lenin hükümeti'ndeki tek kadın bakan aleksandra kollontay'ın talepleri bunlardı.

8.02.2019

savaş sanatı

eduardo galeano

günümüzden yirmi beş asır önce, çinli general sun tzu ilk askeri taktik ve strateji incelemesini kaleme aldı. onun bilgece tavsiyeleri savaş alanlarında ve daha çok kanın aktığı iş dünyasında bugün hala uygulanıyor.

general diğer birçok şeyin yanı sıra şunları söylüyordu:

"eğer hünerliysen, beceriksizi oyna.
eğer güçlüysen, zayıfmış gibi görün.
eğer yakındaysan, uzaktaymış gibi yap.
asla düşmanın güçlü olduğu taraftan saldırma.
kazanamama ihtimalinin olduğu çatışmadan daima kaçın.
eğer koşullar aleyhineyse geri çekil.
eğer düşman toplu haldeyse onu böl.
düşmanın seni beklemediği anda ilerle ve seni en az beklediği yerden saldır.
düşmanı tanımak için önce kendini tanı."