irvine welsh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
irvine welsh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31.10.2022

uzun lafın kısası

charles bukowski:
bir kaplanı yakalayıp kafese koyabilirsiniz ama onu kırdığınızdan asla emin olamazsınız.

dostoyevski: bilinç hastalıktır. her şeyi fazlasıyla anlamak hastalıktır.

elias canetti: cennette doksan dokuz doğrudan çok, eğriyken doğrulmuş bir kişinin gelişine bayram edilir. 

emil cioran: hazların aksine, acılar doygunluğa ulaştırmaz. biraz olsun bıkkın olan hiçbir cüzzamlı yoktur.

goethe: bilgelik yalnızca hakikattedir ve yalın olandan başka hiçbir şey hakiki değildir.

halil cibran: aranızdan çoğu, içleri sıra insanlaşmışsa da, birçoğu henüz insanlaşabilmiş değildir.

irvine welsh: kim olduğunu ve kim olmadığını anlamaya çalışmak lazım. hayattaki esas macera bu. kendini bir yerde bulduğunda arkada bıraktığın ve hep yanında taşıdığın şeyler vardır.

konfüçyüs: bütün gün payına düşecek yemeği düşünüp de kafasını başka bir şey için yormayan bir kişiyle birlikte olmak çok zordur.

murathan mungan: dünyada güzel olarak ne yapılmışsa halka rağmen yapılmıştır.

nietzsche: dünyayı yönlendiren düşünceler güvercin kanatlarıyla gelir.

pascal: insanlar iki türlüdür: günahkâr olduğuna inanan doğrular, doğru olduğuna inanan günahkârlar.

paulo coelho: aşkın gücü asla tükenmez; her şeyden daha güçlüdür ve kendini çok çeşitli biçimlerde gösterir.

sevan nişanyan: bir yerde ne kadar çok bayrak sallıyorlarsa bilin ki saklayacak o kadar çok şeyleri vardır.

23.09.2021

kadın

irvine welsh

bazı hatunlar insanın içine işler; çünkü onlarda sizi yakıp tutuşturan şeyin ne olduğunu kestirebilmek çok zordur.

eğer kadınsanız ve güzelseniz sahip olmaya değecek yegane sınırlı kaynağa sahipsiniz demektir. hayat boyu sahip olacağınız tek şey bu. dergiler bize bunu haykırıyor, televizyon, filmler. siktiğimin gözlerini nereye çevirsen: güzellik eşittir gençlik, ne yapacaksan şimdi yap!

şişkoluk iğrenç bir şeydir. hiçbir şekilde affedilemeyecek olan, açgözlülüğü ve kontrol eksikliğini, ayrıca kabul etmek gerekir ki ruh hastalığını ortaya koyan boğucu bir sosyal deformasyon. bir kadında bunları gösterir; bir erkekteyse kişiliği tamamlayan ve yaşama sevincini gözler önüne seren bir unsur olabilir.

bazı piliçler vardır ki etraflarına yaydıkları arıza kokusunu alabilirsiniz. o koku kötü bir baba ya da üvey babanın bıraktığı tedavi edilemez bir ruhsal yaradan kaynaklanır genelde; bir süreliğine sosyal bir egzama gibi uykuya yatsa da her an patlamaya hazır bekler. orada, gözlerinde görürsünüz, o bozulmuş, yaralı ifadeyi, kötücül bir güce yıkıcı bir aşkla bağlanma ihtiyacını gözler önüne serer. o güç onları tüketene kadar da bağlanmaya devam ederler. bunun gibi piliçlerin bütün hayatları kullanılma ve sömürülme üzerine kuruludur ve sakın yanlış anlamayın ama yağmacıları onları ne kadar amansızca bir takip içinde aramaya programlıysa, onlar da kaçmak için değil, bir sonraki kullanıcılarını avlamak için bir o kadar programlanmışlardır.

dünyada her zaman için senden daha kötü durumda olacak, zavallı, sıçmış bir amcık olduğunu bilmek güzel şey.

enayiler için boşuna zaman harcama. onlara iyi davranmaya devam ederseniz hiçbir şey öğrenemezler. sırf bu yüzden, gelecekte daha acımasız biri tarafından daha etraflıca sikilirler.

aslında hiçbir amcık siktiğimin gerçek bir arkadaşı olamaz, yaşlandıkça bunu daha iyi anlıyorsun.

30.04.2021

uzun lafın kısası

dostoyevski:
insanın yaptığı yanlışlardan en büyüğü, başkaları karşısında gülünç olmaktan korkmasıdır.

elias canetti: satranç oynamayı bilmeyen bir insan, insan değildir. insan üç altmış boyunda olabilir; ama satranç bilmiyorsa aptalın tekidir.

emil cioran: sabahın beşinde bir genelevin halini görmeyen kimse, gezegenimizin hangi bezginliklere doğru yol aldığını düşünemez.

goethe: bizim en mutlu olduğumuz anlar, tanrı'nın bizi sevimli bir deliliğin içine sürüklediği anlardır.

halil cibran: dostum, yollar yürümek içindir; fakat şu gerçeği de hiç unutma: yürümekle varılmaz; lakin varanlar yürüyenlerdir.

irvine welsh: şu anda, bir tür olarak, eğer ruhumuz vücudumuzda bir yerdeyse, orasının götümüz olduğuna inanıyoruz. bütün hikaye bu. çok mantıklı. bu yüzden bu kadar saplantı haline getirmişiz: anal espriler, anal seks, anal alışkanlıklar.. en son sınır beyin değil, uzay değil, göt deliğidir. bizi devrimci yapan da bu olacak işte.

murathan mungan: kadınların en büyük talihsizliği, erkeklerden bekledikleri birçok şeyin eşcinsel erkeklerde fazlasıyla bulunmasıdır.

nietzsche: iyi insanların verdiği zarar, kötülerin verdiği zarardan daha yıkıcıdır.

paulo coelho: kaybolmaları istedim, ilginç yerler keşfetmenin en iyi yolu kaybolmaktır.

tom robbins: sigara içen kişinin akciğeri, ateş tanrısına kurban edilmiş çıplak bir bakiredir. 

cenap şahabettin: eskimiş düşünceler, paslanmış çivilere benzer; onları söküp atmak çok güçtür.

cesare pavese: hiçbir zaman öfkelenmeyen adamdan kendini koru.

31.03.2021

uzun lafın kısası

goethe:
bir milyon okuyucuyu hedeflemeyen kişi, bir satır bile yazmasın.

halil cibran: bir insanın yüreğini ve aklını anlamak için başardıklarına değil, başarmak istediklerine bak. insanın değeri ulaştıklarıyla değil, ulaşmayı arzu ettiği şeylerle bilinir.

irvine welsh: sikişmek insanları tanımanın en iyi yollarından biridir.

konfüçyüs: iyilikseverlik bütün insanları sevmektir. bilgi, insanları tanımaktır. kişi bilgi sahibi olmadan nasıl erdem sahibi olabilir?

murathan mungan: kadınlar, esir alındıkları yeri, korundukları yer sanırlar.

nietzsche: insanın dans eden bir yıldız doğurabilmesi için içinde bir kaosun olması gerekir.

paulo coelho: insanların benden beklediği şekilde davranırsam onların kölesi haline gelirim.

robert musil: kendini sıradan bir yetişkinin dar sınırları içerisine hapsetmiş bir insanınki kadar içinden sıyrılıp çıkılamayacak bir durum yoktur.

tom robbins: merak onu öldürmeden önce, kedi yüzlerce meraksız köpekten daha fazla şey öğrenir.

cenap şahabettin: dalkavuklar ne kadar yükselseler kendilerini yükselten tepme izlerini kıçlarından silemezler.

cesare pavese: hiçbir kadın para için evlenmez. bütün kadınlar, bir milyonerle evlenmeden önce ona âşık olacak kadar kurnazdırlar.

charles bukowski: insanı öldüren budur: tekdüzelik.

31.01.2021

uzun lafın kısası

baltasar gracian:
güzellik ve aptallık genellikle el ele yürürler.

cenap şahabettin: bir toplumun gereğinden fazla kuzu olması o toplum içinde er geç bir kurt sürüsü yaratır.

cesare pavese: en güzeli, insanın kendisini parlatması, sessizce ve hiçbir şeye aldırmadan kendisini bir kristale dönüştürmesidir.

charles bukowski: hemen herkes dahi doğar, geri zekalı gömülür.

dostoyevski: evlilik bütün onurlu, gururlu varlıkların, bütün bağımsızlıkların manevi ölümü demektir.

goethe: bir kitleyi etkilemek istiyorsanız, sade bir anlatım her zaman daha iyidir. özgün metinle yarışan açıklamalı çeviriler aslında sadece üniversite profesörlerinin kendi aralarındaki sohbete yarar.

elias canetti: merhamet edimi, iktidarın çok yüksek ve yoğunlaşmış bir ifadesidir.

emil cioran: ne kadar yükseğe çıkarsa çıksın, kişi tabiatının, kökendeki düşkünlüğünün mahkumu olarak kalır.

halil cibran: benim en büyük acım bedensel değil. içimde büyük bir şey var. onu öteden beri biliyorum ama dışarı çıkaramıyorum: bütün bu şeyleri yapan küçük birini oturup seyreden yüce ve sessiz bir benlik.

irvine welsh: önemli olan hayatın kalitesidir. bir sene adam gibi yaşamak, elli sene bok gibi yaşamaktan iyidir.

konfüçyüs: insanların yetenek ve erdemi tepecikler gibidir, üstünden aşılır.

murathan mungan: insanı en çok kendindeki muamma şaşırtır.

30.11.2020

uzun lafın kısası

emil cioran:
kendimi yeryüzünün en mutsuz varlığı zannetme küstahlığı olmasaydı çoktan çökmüş olurdum.

goethe: bir destan yazmaya karar verirseniz ona küçük şiirlerle başlamalısınız. 

halil cibran: ben bir yolcu ve aynı zamanda bir denizciyim. her sabah yeni bir tepe keşfederim ruhumda.

irvine welsh: öğretmenler hiçbir işe yaramaz. eğer siktiğimin öğretmenlerini dinleseydim hayatta hiçbir yere gelemezdim.

konfüçyüs: büyük ve üstün kişilerin düşüncesi evrenseldir, yerel değil.

murathan mungan: herkese öylesine edilmiş boş bir laf gibi gelir ama, hayat sahiden bir masaldır.

nietzsche: en vazgeçilmez düşüncelerimiz en yanlış olanlarıdır.

elias canetti: iktidar hiçbir zaman, profesyonel olarak zihinleri sürekli iktidarla meşgul olan, (dalkavukluklarını bilim adamlığı kılığına sokan) her şeyi ya zamanla ya da onların elinde herhangi bir şekli alabilen zorunlulukla açıklayabilen methiyecilerden ve tarihçilerden yoksun kalmamıştır.

pascal: oruç tutup kendinden hoşnut olmaktansa oruç tutmayıp bunun alçak gönüllülüğünü yaşamak yeğdir.

paulo coelho: hayatta her şeyin bir bedeli vardır ve bilgi, dünyadaki en pahalı ürünlerden biridir.

robert musil: insan ancak yalan söylediğinde hep bir adım ilerliyor.

tom robbins: hepimiz çatlağız, ticaret sisteminin bok çukurundaki çatlak sıçanlarız.

16.11.2020

seks

irvine welsh

am gücü her şeye yeter.

eline fırsat geçtiğinde sizi sikmediği halde başkasıyla sikişmeyi düşündüğünüz zaman garip davranan bir erkekten daha beteri yoktur.

sikişmek insanları tanımanın en iyi yollarından biridir.

bekareti hafife almayın sakın. hayattaki gerçek sorunların çoğu, onu kaybettikten sonra karşımıza çıkar.

sikilmek sikilmektir ve hayatımızda gerçek olan çok az şeyden biridir, asla farklı yorumlanamaz.

kadınlarla yapabileceğin tek şey budur: onları sevmek. şikayet ederlerse onlara daha fazla sevgi vereceksin. hâlâ şikayet ediyorlarsa daha da fazla sevgi vereceksin.

tanrım, seks adına kendimizi ne salak durumlara düşürüyoruz.

bu siktiğimin hatunları var ya.. annen iyi yemek pişiriyor diye bütün piliçlerin iyi aşçı olacağını sanırsın; ama onlar yalnızca basit yemekler pişirmede iyidir, hayal gücü ya da incelik gerektiren bir şeyin yanına bile yaklaştıramazsın hiçbirini. neden en iyi şefler hep erkekler oluyor ha, televizyonda falan? oral için de aynı şey geçerli. bunların çoğu siki ağızlarına tıkıştırıp emerler, öyle aşağı yukarı giderler, sanki ağızlarından am yapmaya çalışır gibi.

şu anda, bir tür olarak, eğer ruhumuz vücudumuzda bir yerdeyse, orasının götümüz olduğuna inanıyoruz. bütün hikaye bu. çok mantıklı. bu yüzden bu kadar saplantı haline getirmişiz: anal espriler, anal seks, anal alışkanlıklar.. en son sınır beyin değil, uzay değil, göt deliğidir. bizi devrimci yapan da bu olacak işte.

30.09.2020

uzun lafın kısası

robert musil:
hiç kimse mesleğinde daha yüce bir bütünlük duygusunu içinde taşımadan herhangi bir şey başaramaz.

tom robbins: filistin'in yahut israil'in en büyük problemlerinden biri, ister arap ister yahudi herkesin, dünyaya bağlı fiziksel birer bedende değil, soyut bir şekilde, siyasi ve dinsel birer ideolojide yaşıyor olmasıdır.

baltasar gracian: bayağı ruhlar karşısında cömert davranmak anlamsız ve boştur.

cenap şahabettin: bayağı düşünceye harcanmış güzel ifadeden daha çok bayağı ifade içinde gördüğüm güzel düşünceye acırım.

cesare pavese: bir kadın, eğer budalaysa, eninde sonunda bir insan yıkıntısı ile karşılaşır ve onu kurtarmaya çalışır. kimi zaman da başarır bu işi. ama bir kadın, eğer budala değilse, eninde sonunda akıllı, sağlıklı bir adam bulup onu bir yıkıntıya çevirir. her zaman başarır bu işi.

charles bukowski: eski bir ayyaş her zaman ayağa kalkar, yeter ki zaman tanıyın.

dostoyevski: çıplak gerçekliğin her zaman sarsıcı bir yanı vardır.

elias canetti: hangi sebeple olursa olsun zulme uğrayanlar arasında, zihninin bir köşesinde kendisini isa olarak görmeyen kimse yoktur.

emil cioran: iç alemime dalma ihtiyacıyla tanrı'ya yol verdim, son bir münasebetsizden kurtuldum.

goethe: bilgi arttıkça huzursuzluk da artar.

halil cibran: arkadaşınız, cevap bulan gereksinimlerinizdir. o, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır. o sizin sofranız ve ocakbaşınızdır. çünkü ona açlığınızla gelir ve onda huzuru ararsınız.

irvine welsh: köpek balıklarıyla yüzüyorsanız hayatta kalmanın tek yolu, içlerindeki en büyük köpek balığı olmaktır.

4.09.2020

macera

irvine welsh

kim olduğunu ve kim olmadığını anlamaya çalışmak lazım. hayattaki esas macera bu. kendini bir yerde bulduğunda arkada bıraktığın ve hep yanında taşıdığın şeyler vardır.

önemli olan hayatın kalitesidir. bir sene adam gibi yaşamak, elli sene bok gibi yaşamaktan iyidir.

kendini bok gibi hissettiğinde, bütün enerjin akıp gittiğinde lavaboda koca bir bulaşık yığını görürsen bu en kötü şeydir, olabilecek en kötü şey budur. bütün enerjin sanki küvet deliğinden akıp gitmiş gibi olur, son damlasına kadar.

bütün istediğiniz, hayatınız boyunca deliler gibi elde etmeye çalıştığınız şey budur: siz her boka maydanoz olurken başkalarının sizi rahat bırakması. başka bir deyişle, üstün ırka dahil olmak, kapitalist sınıfların tam yetkili bir üyesi olmak.

öğretmenler hiçbir işe yaramaz. eğer siktiğimin öğretmenlerini dinleseydim hayatta hiçbir yere gelemezdim.

bizi kurtarabilecek şey: a) bir sürü para b) peşimizdeki genç piliçler olacaktır. yirmilerinde bunu görüntünle, otuzlarında kişiliğinle becerebilirsin; ama kırklarına geldiğinde ya zengin ya da ünlü olman gerekir. iş bu kadar basit. herkes benim tutkulu olduğumu sanıyor ama değilim. ben yalnızca işi sürdürme peşindeyim, bir çeşit kriz yönetimi.

köpek balıklarıyla yüzüyorsanız hayatta kalmanın tek yolu, içlerindeki en büyük köpek balığı olmaktır.

31.08.2020

uzun lafın kısası

cenap şahabettin:
baskı yönetimi, her aciz ulusun siyasal cezasıdır.

cesare pavese: bir şeyden, onu görmezlikten gelerek değil, ancak onu yaşayarak kurtulabiliriz.

halil cibran: alçak gönüllü ve gösterişsiz olmak, temiz ve saf olmayanın bakışlarından korunabilmeye yarayan bir kalkandır.

irvine welsh: bu siktiğimin hatunları var ya.. annen iyi yemek pişiriyor diye bütün piliçlerin iyi aşçı olacağını sanırsın; ama onlar yalnızca basit yemekler pişirmede iyidir, hayal gücü ya da incelik gerektiren bir şeyin yanına bile yaklaştıramazsın hiçbirini.

murathan mungan: bir beraberliği sürdürebilmek için aşktan fazlası gerekir.

nietzsche: beni öldürmeyen şey, beni daha güçlü kılar.

konfüçyüs: bir yönetim iyi olduğu zaman, sözler ve davranışlar en geniş sınırlar içinde özgürdür. kötü bir yönetim iş başındayken davranışlar belki en geniş sınırlar içinde özgürdür ama konuşmalarda ihtiyatlı olmak gerekir.

pascal: hayatımızı seve seve feda ederiz; yeter ki başkaları bundan bahsetsinler.

paulo coelho: aşkı yaratan, ötekinin varlığından çok yokluğudur.

robert musil: gerçekleştirilmesi güç olan herkese çekici gelir ve insanlar gerçekten elde edebileceklerini küçük görürler.

tom robbins: evcillik bir hayvanın ruhunu sindirir. pantolonumun ağı yerine avını koklayan, mutfağımdaki bir kutuya değil de çimenlerin içine sıçan şeye saygı duyarım.

baltasar gracian: asil bir ruhu, yüksek beğenilere sahip olmasından tanıyabilirsiniz. büyük bir dehayı tatmin eden şey de büyük olmalıdır.

30.06.2020

uzun lafın kısası

murathan mungan: başarı, mutsuzluklara karşı en etkili ilaçtır.

baltasar gracian: aptal tamamen ikna edilmiştir ve tamamen ikna edilmiş insanlar aptaldır.

cenap şahabettin: akarsu, ne güzel yaşam dersidir. küçük engellerin üzerinde köpürür, büyüklerin yanından sessizce geçiverir.

cesare pavese: başkasından nefret eden bir insan hiçbir zaman yalnız değildir. nefret ettiği insan her zaman onun yanındadır.

charles bukowski: bazen hepimiz bir filme hapsolmuşuz hissine kapılıyorum. repliklerimizi biliyoruz, nereye doğru yürüyeceğimizi biliyoruz, nasıl oynayacağımızı biliyoruz, sadece kamera yok. yine de çıkamıyoruz filmin içinden. ve film kötü.

dostoyevski: ancak bir neden için yaşayabilendir ki, hemen hemen her nasıla tahammül eder.

elias canetti: bin yıllık imparatorluklar olmuştur: platon'un, aristo'nun ve konfüçyüs'ünkiler.

emil cioran: bir katliam ümidi ya da fırsatı verin gençlere, sizi körlemesine izleyeceklerdir.

goethe: asıl önemli olan, insanın büyük bir istencinin olması ve bir şeyi yapacak yetenek ve azme sahip olmasıdır; geri kalan hiçbir şey önemli değildir

halil cibran: "tek doğruyu buldum." değil, "bir doğruyu buldum." de. "ruha giden yolu buldum." değil, "kendi yolumda yürürken ruhu buldum." de.

irvine welsh: bekareti hafife almayın sakın. hayattaki gerçek sorunların çoğu, onu kaybettikten sonra karşımıza çıkar.

konfüçyüs: bir ülke iyi yönetiliyorsa yoksulluk ve düşkünlüğün varlığı utanç vericidir. bir ülke kötü yönetiliyorsa zenginlik ve onur gibi şeylerin varlığından utanç duyulmalıdır.

4.05.2020

deyişler

irvine welsh

gerçek, nefreti doğurur.

nasıl da hep olumsuz şeyler öne çıkar, hep onlar hatırlanır.

bazen bir insanı tanımamak için çaba harcamanız gerekir.

seni tekrar görmek istediğini söyleyen birini terk etmek her zaman iyidir çünkü seni bir daha görmek istemedikleri için onları terk edeceğin gün mutlaka gelecektir. hiç uğraşmamak en güzeli.

bir yerde futbolcular varsa kuku da vardır.

porno her zaman videoda daha iyi görünür.

yaşlılara davranış biçimimiz toplumumuzun uygarlık seviyesinin bir göstergesidir.

herkes hakikati kavradığında, ayrıntılar asla kavgaya sebep olacak bir konuya dönüşmez.

iyilik zalimliktir.

erkekler, nasıl da köpek gibiler. kelime aynen bu. bize kancık derler ya da sürtük ama bu yalnızca yansıtmadır; çünkü bu kelimelerin aslında kendilerini tanımladığını bilirler. onların doğası bu: salyalar akıtan, kolayca gaza gelen, ciddiyetsiz bir canavarlar sürüsü. köpeklerin erkeklerin en iyi dostu olmasına şaşmamalı.

14.05.2019

uyuşturucu

irvine welsh

"zulüm olmadan şenlik olmaz." (nietzsche)

karanlık odalarda oturan ve ne kötü bir hayatları olduğunu düşünüp ağlaşarak işleri yoluna koyacak hiçbir şey yapmayan çok sayıda insan var.

eroini bırakmak sigarayı bırakmaktan daha kolay. kokain erkekleri kendi on sekiz yaşlarının en kötü reenkarnasyonuna dönüştürüyor.

sigara, alkol, eroin, kokain, speed, yoksulluk ve medyanın beyin sikiciliği: kapitalizmin yıkım araçları nazizminkilerden daha incelikli ve daha etkili. ve insan bunlar karşısında savunmasız.

uyuşturucu yapmış olanlar, ne kadar normal yaşarlarsa yaşasınlar bazı haftalar kendilerini gene de sıçmış durumda ve paranoyak hissedecekleri gerçeğiyle birlikte yaşamak zorundadırlar.

nefret ettiğimiz bir piyasada, nefret ettiğimiz bir şehirde, sanki evrenin merkezindeymişiz gibi davranan, gerçek hayatın başka bir yerde yaşandığı düşüncesini kafamızdan atabilmek için içimizi pis uyuşturucularla dolduran, yaptığımız her şeyin bu paranoyayı ve gerçeği beslediğinin farkında olsak bile buna bir şekilde dur diyebilmek için yeterince duyarlı olamayan, bıkkın ve de bitkin götleriz biz. çünkü, ne yazık ki, durmaya değebilecek kadar iyi ve ilginç hiçbir şey yok.

bizim trajedimiz de bu işte: yıkıcı sömürgenler ya da ruhsuz fırsatçılar dışında kimsenin içinde gerçek tutku yok. geriye kalanlar onları çevreleyen pislik ve vasatlık tarafından mağlup edilmiş. seksenlerin kelimesi "ben", doksanlarınki "şey" ise, milenyumun kelimesi de "imsi". herkesin muğlak ve sınırlı olması gerekiyor. eskiden madde önemliydi, sonra tarz her şey oldu. şimdiyse "miş gibi" yapılıyor.

20.04.2019

seks

irvine welsh

özellikle bir erkekle bir kadın arasındaki tartışmalardan nefret ediyorum. didişiyor, tartışıyor, kendi duruşları arasında bir uçurum ortaya çıktığında bu görüşe temelde karşı olmadıklarını söylüyor ya da ikincil, detaydaki farklılıklar üzerinde şiddetli tartışmalara girişiyorlar. ve böylece devam ediyor. suratlarına karşı bağırmak istiyorum: sikişmemek için bahaneler bulup durmaktan vazgeçin!

sikinle sikersin ama vücudun ve ruhunla sevişirsin. sikin hiçbir önemi yoktur. aslında, daha ileri gideceğim: sikin senin en kötü düşmanın olabilir. neden? çünkü sikin bir deliğe ihtiyacı vardır. yani ilişki tamamen fiziksel bir düzeyde, düzüşme temelinde kaldığı sürece kontrol hatunun elinde demektir. sikin ne kadar büyük olursa olsun ya da sen onu ne kadar iyi kullanıyor olursan ol, yeri her zaman için doldurulabilir. seninkinin işgal ettiği park yerini kapmak için kuyruğa girmiş bekleyen binlerce, milyonlarca sik var ve kafası çalışan güzel bir hatun bunu çok iyi bilir. neyse ki çoğu bu bilince sahip değil. ilişkinin kontrolünü hatunun elinden almak için yapman gereken şey onun beynine girmektir.

sınırlar esnektir, öyle olmaları gerekir. öyle olmazsa nasıl büyürüz? nasıl gelişiriz? gelişme olması için bakış açıları zamanla değişmeli, sınırlar esnek olmalı.

ellemek, sikmek ve otuzbir çekmek için memelere ve götlere ihtiyacımız var. bunların bizim için ulaşılabilir ve tüketilebilir olmaları gerekiyor. erkek olduğumuz için mi? hayır. tüketici olduğumuz için. çünkü bunlar bizim sevdiğimiz şeyler; doğuştan ya da propaganda yoluyla bize değer, rahatlama ve doyum sağlayacağına inandığımız şeyler. bunlara değer veriyoruz; bu yüzden de en azından elde edilebilir oldukları yanılsamasına kapılmamız gerekiyor. memelerle götler, kokain, cips, hız motoru, arabalar, evler, bilgisayarlar, markalar, taklit tişörtler, hepsi aynı. bu yüzden reklamcılık ve pornografi birbirine bu kadar yakın; ikisinin sattığı şey de elde edilebilirlik ve tüketilebilirlik yanılsaması. her şey kapitalizmin sonuçlarının yadsınmasından ibaret.

amcıklara bir bardak şarap verip şömineyi yakarsınız ve hemen başlarlar: "ne kadar medenice!" şişko kayınpederimin yaptığı gibi, toscana'da bıçakla bir iki dilim ekmek kesilir ve bunlar hemen ötmeye başlar, "ne kadar uygarca değil mi?" ve siz bağırmak istersiniz: "hayır, seni geri zekalı amcık, tabii ki değil, amına koyayım; çünkü uygarlık şarap döküp ekmek kesmekten çok farklı bir şeydir ve senin bahsettiğin şey sadece keyif yapmaktan, hayatın tadını çıkarmaktan ibaret."

erkek dergileri otuzbirci erkekler içindir, yani aslında otuzbirci olan ama öyle değilmiş gibi davranan erkekler için. hayal gücün ve cinselliğin varken nasıl otuzbirci olmazsın ki?

14.04.2019

polis

irvine welsh

polisler kendilerini sonradan keşfeden dolandırıcılardır.

insanlar suçu sonradan öğrenir; çünkü bir suç kültürü içinde yetişirler. çoğu aynasız işe suç karşıtı olarak başlar; bu yüzden diğerlerine yetişmeleri zaman alır. ama bu suç kültürüne dibine kadar balıklamasına daldıkları için, meslekleri dolayısıyla, herkesten daha hızlı kaparlar.

bugünlerde kötü adamların girebileceği en iyi yer güvenlik kuvvetleri. piyasada neler olup bittiğini anlayabilmek için.

17.09.2018

erkekler

irvine welsh

hayatınızın yarısını kıkır kıkır kıkırdayan moronlarla geçirmişseniz bir erkeğin sessiz ve sağduyulu davranma kabiliyetini takdir etmeyi öğreniyorsunuz.

kızların çoğu yaşlandıkça kadın olur ama erkekler çocuk olmaktan hiç vazgeçmiyor. onların özendiğim, hep taklit etmeye çalıştığım yönleri de bu: salaklığa ve çocukça duygulara böylesine kapılıp gitme yetileri. ama sürekli bununla karşılaşıyorsanız çok yorucu olabiliyor.

erkeklerin sevgi verme kapasitesinin kadınların sevgi alma kapasitesini kat kat aştığına kesinlikle ben de inanıyorum. bu yüzden dünyayı biz yönetiyoruz, bu kadar basit.

30.09.2017

uzun lafın kısası

pittakos: iktidar insanın özünü ortaya koyar.

victor hugo: toplumun bütün bereketli ışımaları bilimden, edebiyattan, sanattan, öğretimden çıkar; insanları yetiştirin, yetiştirin insanları.

diogenes: yararsız çabaları bırakıp doğaya uygun yaşamayı seçenler mutlu yaşar, insanlar aptallıkları yüzünden mutsuz olurlar.

irvine welsh: kim olduğunu ve kim olmadığını anlamaya çalışmak lazım. hayattaki esas macera bu. kendini bir yerde bulduğunda arkada bıraktığın ve hep yanında taşıdığın şeyler vardır.

aristippos: eğitimsiz olmaktansa dilenmek daha iyidir. nitekim berikinin parası yoktur, ötekinin insanlığı.

halil cibran: nasıl bir meyvenin çekirdeği, kalbi güneşi görebilsin diye kabuğunu kırmak zorundaysa, siz de acıyı bilmelisiniz.

mario levi: kaybedilmeyecek servet, elden çıkmayacak zenginlik yoktur. hiç kimse sahip olduklarıyla övünmemeli.

jean paulhan: günümüzde iki edebiyat türü var: okunması olanaksız kötü edebiyat -ama pek çok okunmaktadır- ve kimsenin okumadığı iyi edebiyat.

solon: halk iyi yönetiliyorsa tanrı ve yasaların yararı vardır; ama kötü yönetiliyorsa hiçbir işe yaramazlar.

carl gustav jung: insan, kendisini yargılayamayan bir olgudur ve başkalarının iyi ya da kötü yargılarına bırakılmıştır.

hegel: herkes ister ve inanır ki, ancak kendisinin dünyasıdır en iyi dünya; gene inanır ki, bu dünyayı diğerlerinden daha iyi anlatacak olan da, o en iyisi olandır.

andre breton: güzellik, ya ihtilaçlı bir güzellik olacak ya da hiç olmayacak.

5.06.2016

sefalet

irvine welsh

aslında bilmiyorum, gerçekten bilmiyorum. sanki bazı şeyleri eroin bana daha gerçek gösteriyor. hayat sıkıcı ve boş. büyük umutlarla başlıyoruz, sonra sıçıyoruz. sonra gerçek yanıtları bulamadan geberip gideceğimizi fark ediyoruz. varlığımızı gerçekten değerli bir bilgiye, gerçek şeyler hakkındaki o bilgiye tam eriştiremeden, hayatımızı sadece farklı biçimlerde yorumlayan bütün o büyük fikirleri geliştiriyoruz. aslında, sadece kısa ve hayal kırıklığı dolu bir hayat yaşıyoruz, sonra da geberiyoruz. hayatlarımızı kariyer veya kendimizi tamamen aldatmaya yönelik ilişkiler kurmak filan gibi boklarla doldurmaya çalışıyoruz. eroin iyi bir uyuşturucu; çünkü bütün o aldanışları ortadan kaldırıyor. çekince kendini iyi hissediyorsun, ölümsüz hissediyorsun. zaten kötüysen, o zaman daha da kötü oluyorsun. bu, dürüst olan tek uyuşturucu. senin bilincini değiştirmiyor. sadece seni sarsıyor ve sana iyi olduğun duygusunu veriyor. sonra ise, yine dünyanın sefaletini görüyorsun ve kendini ona karşı uyuşturamıyorsun.

20.04.2015

uyuşturucu

irvine welsh

neden insanlar uyuşturucu kullandığınızı öğrenince birden kendilerinde sizi aşağılama ve yargılama hakkını görüyorlar ki? toplum, sıradanlığın dışında olduğunu fark ettiği insanları absorbe etmek ve değiştirmek için ilginç bir mantık kullanıyor. düşünün ki ben her şeyi biliyorum; ama yine de hayatın kısa olduğunun farkında olduğum için ot kullanmak istiyorum. seni bırakmazlar ki.. seni bırakmazlar; çünkü bu onların başarısızlıklarının bir simgesi olur. işin aslı, sen sadece onların sana önerdiklerini reddediyorsun hepsi bu:

bizi seç. hayatı seç. banka ipoteklerini seç, çamaşır makinelerini seç, otomobilleri seç, bir divana oturup televizyondaki sulu zırtlak, iğrenç programları seyretmeyi seç, ağzına rezil gıdalar tıkıştırmayı seç. çürüyüp gitmeyi ve yetiştirdiğin gerzek veletlere rezil olacak biçimde kendi altına etmeyi seç. hayatı seç.

eh, ben de yaşamayı seçmemeyi seçiyorum.

20.10.2013

trainspotting

irvine welsh

insan yalnızca başarısızlık yoluyla öğrenebilir ve öğrendiğin şey de hazırlığın önemidir zaten.

bana kalsa dünyadaki bütün kitapları bir bok çukuruna doldurup hepsini birden ateşe verirdim. bütün kitaplar ne çok şey bildiklerini göstermeye çırpınan ibneler içindir. insan her ne bok bilmesi gerekiyorsa, gastelerden ve televizyondan öğrenebilir! artiz ibneler! bir gün hepsinin kitaplarını alıp..

hiçbir şey gününün dışında var olamaz.

mal geldiğinde vuruşun tadını çıkardım. yaşadığınız en iyi orgazmı düşünün, bunu yirmiyle çarpın, yine de bu bokun verdiği zevkten kilometrelerce uzaksınızdır.

ülkeler hakkında toptan bir iğrenti dışında hiçbir şey hissetmedim hayatımda. çoğunu ortadan kaldırmalı bence. ayağa dikilip yılık ağızlarıyla faşist gülümsemeli yalanlar söyleyen her parazit politikacıyı da ortadan kaldırmalı.

kendinin patronu ve vergi ödeyen tipler tanrının dünyasındaki en aşağılık insanlardır.

arkadaşlar ne büyük bir zaman kaybı! her zaman sizi kendi toplumsal, cinsel ve zihinsel sıradanlıklarına çekmeye hazırdırlar.

bazen bilmemek daha iyidir. aslında bilmemek her zaman daha iyidir.

boku başkası yerken felsefe yapmak hep kolaydır.

çevresini saran yüzlerdeki neşeyi gören stevie onu kendi sefaletiyle kıyasladı. melankoli kuyusu dipsizdi ve gittikçe daha hızlı ve eski güzel günlerden daha uzağa düşüyordu. o güzel günler acı verecek kadar yakındı oysa, onları çevresinde gezinirken görebiliyordu. zihni tutsak ruhuna kısa bir özgürlük bakışı veren; ama daha fazlasını esirgeyen zalim bir zindan gibiydi.

seks genelde bir ilişkiyi ya kadın-erkek ilişkisine dönüştürür ya da tamamen bitirir.

sivil hayata asla alışamıyorum. asker olmak junkie olmak gibi bir şey. tek fark, eğer junkie isen vuruş kurbanı olman daha düşük bir olasılık. dahası, vuruşu yapan da genelde kendinsindir.

beni bana yardım etmek isteyenlerden koruyun.

büyükler genelde böyleydi. kendilerinden daha genç, popüler ve hayat dolu insanları sınırlayıp denetlemeye kalkarlardı; çünkü gençlerde olup da kendilerinde olmayan özellikleri kıskanırlardı. bu fikirler genelde iyimser, korumacı bir havada başlardı.

bir sorunun çözümündeki en önemli aşama, o sorunun varlığını kabul etmektir.

yapılacak tek şey seçeneğin nerede başlayıp nerede bittiğiydi. seçenek kavramı başlayıp bitmeden kaç deneme yapılabilir? keşke bilseydim. keşke hayatta bir bok bilseydim!

"bana yaşamın seni hiçbir yere götürmediğini söyleme
meleğim
şu göklere bak, yaşam başladı, geceler ılık ve
günler kucaklamakta seni"

bu dünyada biraz geyiğin ve içkinin silemeyeceği hiçbir dert yoktur.

rehabilitasyon boktan bir şey, bazen sikilsem bile daha iyi diye düşünüyorum. rehabilitasyon kendi benliğinizin teslim olması demektir.

her davanın şehitlere ihtiyacı vardır.

kendinden ödün vermeden, iğrenç ikiyüzlülüğe fazla bulaşmadan ve bu çürümüşlüğe kendini fazla kaptırmadan bir topluluğu tatmin etmenin en iyi yolu klişelere sadık kalmaktır. insanlar böyle zamanlarda klişeleri severler. çünkü gerçek görünürler ve bir anlamları vardır.

sakin ol. kendine güvendiğini sanan bir ibneyi bozum etmenin en iyi yolu budur.

sharon'ın dediğini yaptım ve onu amından siktim. içeride ne olduğunu düşününce garip oluyordum. doğuma ne kadar zamanı kaldığını ve belki de ceninin ağzına verip vermediğimi düşündüm. aynı anda hem sikiş, hem de oral seks gibiydi. bu hiç hoşuma gitmedi. içerideki çocuğun sikişi sevdiğini söylerler. taze kan dolaşımı filan yapıyormuş. şu anda en son ilgileneceğim şey veletin rahatıydı.

insan hep bir gün düzeleceğini, her şeyin yoluna gireceğini ve her şeyin değişeceğini sanır.

ben uyuşturucunun hayatımı berbat ettiğini sanırdım; ama bazı insanlar aşkla daha beterini yapıyorlar.

parayla karı sikmek her zaman daha iyidir. mesele en azından bir iş olarak kalır.

ihtiyaç göreceli bir şey. her saniye sinekler gibi açlıktan ölen çocuklar var. bunun başka bir yerlerde olması, temel gerçeği değiştirmiyor. benim bu malı alma, ısıtma ve atma sürem içinde belki de dünyanın bir yerlerinde bir sürü çocuk ölmüş olacak. benim bunu yapma zamanım içinde de binlerce zengin ibne daha da zenginleşecek.

bir hatunu etkilemenin parfümden daha iyi hiçbir yolu yoktur.

sabahın bu saatinde iyi sikilecek bir kadın ya sikmiş uyuyordur ya da sikilmiş uyuyordur. sikik hayatımın hikayesi. ya çok erken gelip can sıkıntısından patlayıp fırsatı kaçırırım ya da zaten geç kalırım.

insan her zaman inanmak istediğine inanır. insan her zaman görmek istediğini görür.

genel tanımlama olarak, ölünceye dek yaşamınız sürmeli. ölümün boktan bir şey olması olasılığına karşı, ki ben öyle olduğunu düşünüyorum, yaşadığımız sürece hayatın olabildiği kadar eksiksiz ve hoş bir deneyim olmasına çalışmak daha iyidir.

bazı insanların yanında olmadığınız sürece onlar sevmek kolaydır.
bir şeyin geç olması hiç olmamasından iyidir.

siktiğimin vejetaryenleri! bir sürü saçmalık! insan bedeninin ete de ihtiyacı vardır. herif hem junkie, hem de yediklerine nasıl da dikkat ediyor! götümle gülerim lan!

birkaç kez bıraktım şimdiye kadar. bırakıp yeniden başlamak hapse girmek gibi bir şey. her hapse gidişinizde, özgür bir yaşam sürdürme olasılığınız gittikçe azalmaktadır aslında. uyuşturucuya her geri dönüşünüz de öyle. her seferinde, sizin onsuz yaşama şansınızı azaltmaktadır.