8.7.19

akıllı yaşama sanatı

baltasar gracian

asil bir yaşamın ilk günü, ölülerle sohbet ederek geçirilmelidir.

mükemmeliyet nicelikle değil, nitelikle ilgilidir. en iyiler her zaman azdır ve onlara nadiren rastlanır. bir şeyin fazla olması onun değerini düşürür.

bir şeyi omzunuzun üstünden fırlatıp atabilecekseniz onu yüreğinize dert etmek aptalcadır.

asil bir ruhu, yüksek beğenilere sahip olmasından tanıyabilirsiniz. büyük bir dehayı tatmin eden şey de büyük olmalıdır.

bir insanı görmezden gelerek alınandan daha büyük bir intikam yoktur.

bir insana onun da diğer insanlar gibi olduğunu görmekten daha çok acı veren hiçbir şey yoktur.

pek az insan fiziksel veya ahlaki bir lekesi olmadan yaşar.

bilge kişilerin kalbine hitap eden ama yine de reddedecekleri pek çok garip zevk vardır. onlar tekilliklerini severek yaşarlar.

bilmek ve kendimizi tanımak için yaşarız. en büyük mutluluk filozof olmaktır.

insanın hayattaki büyük derslerinden biri kendini frenlemeyi bilmesi, daha da önemlisi ise kendini bazı işlerden ve insanlardan yoksun bırakmayı öğrenmesidir.

her insanın putları, ilahları vardır; bazılarınınki ün, bazılarınınki kişisel menfaat, çoğunluğunki de zevk ve sefadır.

iyi bir geri çekilme, cesur bir saldırı kadar başarılıdır.

bilgi ve cesaret yücelik unsurlarıdır. ölümsüz oldukları için ölümsüzlük bahşederler. herkes bildikleriyle sınırlıdır, bilgeler ise her şeyi yapabilir. bilgisiz insan ışıksız bir dünyadır. bilgelik ve güç, gözler ve ellerdir. cesaretsiz bilgi meyve vermez, kısırdır.

nezaket büyük kişiliklerin politik hilesidir.

kendimizden daha iyilere karşı duyduğumuz hoşnutsuzluk kadar küçük düşürücü bir şey yoktur.

bazı insanların karakterleri tamamen aldatıcıdır. kulübe odalarına açılan saray koridorları gibidirler.

kendini kötülüğe adayan parlak bir entelektüel, doğa dışı bir canavardır.

eğer talihin evine zevk kapısından girerseniz hüzün kapısından çıkmanız gerekir. talih pek az kişiyi kapıya kadar uğurlar. yeni geleni her zaman sıcak karşılasa da ayrılan ziyaretçiye genelde soğuk davranır.

diğerlerinin izlenimlerinin kendisini etkilemesine asla izin vermeyen kişi büyük bir insandır.

hiçbir şey kalbin hırslarını başka birinin şöhretinin ilan edilmesi kadar kamçılayamaz. kıskançlığı bileyen, zengin bir ruhun beslenmesini de sağlar.

kendini tanımak bireysel gelişimin başlangıcıdır.

kimsenin işine yaramamak büyük bir talihsizlik, herkesin işine yaramaksa bir başka talihsizliktir.

bir ofisin insanın hayatını sabit saatlerle ve yerleşik bir düzenle işgal etmesi kabul edilemez bir durumdur. insanı kendi yöntemleri konusunda rahat bırakan yerler daha iyidir; çünkü değişiklikler zihni yeniler. en saygın kişiler, diğerlerine en az ya da en uzak bağımlılığı olan, en kötüleri ise bizi hem şimdi, hem de daha sonrası için endişelendiren kişilerdir.

birçok insan rakibi yokken iyi bir şöhrete sahiptir. her rekabet insanın saygınlığına zarar verir.

kibarlık ve onur öyle erdemlerdir ki, kime dağıtırsanız dağıtın, yine de en çoğu sizde kalacaktır.

akıllı insanlardan korkulur, kötü niyetlilerden tiksinilir, kibirliler hafife alınır, soytarılar küçük görülür, garip tavırlılara ise aldırış edilmez.

vahşi hayvanla evcil hayvanı aynı boyunduruğa koşmak hem aptalca hem de zalimcedir.

her şeyi kendinde toplamış kişi gittiği her yere her şeyini beraberinde götürür.

tamamen yalnız yaşayabilen kişi,  çoğu açıdan bilge ve her yönüyle tanrısaldır.

karışıklıkları gidermenin en iyi yolu işleri bir süre oluruna bırakıp ortalığın durulmasına zaman tanımaktır.

hilekarlık yüzeysel olduğu için, yüzeysel insanlar ona kolaylıkla kapılırlar. sağduyu ise onun ulaşamayacağı yerlerde gizlenir ve sadece bilgelerle akıllılar ondan faydalanabilirler.

hiç kimse ara sıra başkalarının öğütlerine ihtiyaç duymayacak kadar mükemmel değildir.

ürünlerin kalitesi hakkında yanılmaktansa fiyat konusunda kazık yemek daha iyidir.

yetenekler ve hizmetler sayesinde alınandan daha kahramanca bir intikam yoktur, bunlar rakiplerinizi kıskançlığın pençesine yuvarlar.

her başarı rakibinizin boynundaki yağlı ilmeğe atılan bir düğümdür ve düşmanın galibiyeti, rakibin cehennemidir. kıskançlar birçok kez ölür ama alkışı yine de kıskanılan kazanır.

temeli sağlam olmayan şeyler asla uzun süre yaşamaz.

aptal tamamen ikna edilmiştir ve tamamen ikna edilmiş insanlar aptaldır.

karakter ve idrak, kapasitemizin iki kutbudur; biri eksikse mutluluğumuz yarım kalır. idrak yetmez, karakter de gerekir. öte yandan kendine uygun bir mevki, iş, muhit ve arkadaş çevresi edinememek ancak aptalın talihsizliğidir.

sahip olduklarına aslında yoklarmış gibi davranan kişi, her şeye sahiptir.

bu mükemmel dünya evinde günün birinde istenmeyecek kadar saklanmış bir oda yoktur.

sahip olmadığımız her şeyin zevki bir başkadır.

ünlü olma tutkusu insanın en iyi yönünden kaynaklanır. çağlar boyu devlerin kardeşi olmuştur, her zaman uçlara meyleder; ya insanı dehşete düşüren ucubeler ya da göz kamaştıran dahiler yaratır.

bayağı ruhlar karşısında cömert davranmak anlamsız ve boştur.

güzellik ve aptallık genellikle el ele yürürler.

insan yirmi yaşındayken tavus kuşu, otuz yaşındayken bir aslan, kırkında bir deve, ellisinde iri bir yılan, altmışında köpek, yetmiş yaşında bir maymun, sekseninde ise hiçbir şeydir.

akıllı insan şunu bilir ki basiret, rüzgarın estiği yönde yol alır.

evrensel dehaların talihsizliği her yerde kendilerini evlerinde gibi hissetmeye kalkışmalarıdır, bu yüzden her yerde dışlanırlar.

varlığında bütünlüğü yakalamış, konuşması bilgece ve eylemleri sağduyulu olan kişi, ölçülü insanların yakın çevresinde kabul görür; hatta özellikle aranır.

tüm zaferler nefret doğurur, üstlerinize karşı kazandığınız zaferler ise aptalca veya ölümcüldür.

gözlem ve muhakeme. bu özellikleri taşıyan insan her şeyi yönetir, onu ise hiçbir şey yönetemez. en gizli derinlikleri anında ortaya koyar. insanların dış görünüşlerinden karakter tahlili yapabilir. bir insanı görür görmez onu anlayıp en gizli özellikleri hakkında yargıda bulunabilir. birkaç gözlem yardımıyla insan doğasının en mahrem yönlerini çözümleyebilir. o her şeyi yoğun gözlem, derin içgörü ve mantıklı bir çıkarımla keşfeder, fark eder, kavrar ve anlar.