josef mengele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
josef mengele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.09.2013

nürnberg kanunu

david b. resnik

2. dünya savaşı sırasında nazi almanyası'ndaki hekimler, insanlar üzerinde çeşitli deneyler yaptı. toplama kamplarından alınan denekler arasında homoseksüeller, rus subayları, yargılanmış suçlular, polonyalı muhalifler ve çingeneler vardı. nazi hekimleri deneklerinin gönüllü rızasını almadı. deneylerin çoğu büyük acılara ve yaralanmalara yol açtı ve sık sık ölümle sonuçlandı. bazı deneylerde bilimsel olarak doğru sonuçlar elde edildiyse de, deneylerin çoğu doğru deneysel işlemlere dayanmıyor ya da sırf arzuları veya sadistik duyguları tatmin etmek için yapılıyordu. nazi "bilim adamlarının" en kötüsü auschwitz kampında bulunan "ölüm meleği" lakaplı josef mengele, genetiğin ve çevrenin çeşitli insan özelliklerine nisbi katkılarını belirlemek için çift yumurta ikizleri üzerinde çeşitli deneyler yaptı. amacı, çevreyi kontrol ederek, sarı saçlı, mavi gözlü, vücudu sağlıklı, hiçbir genetik hastalığı olmayan "mükemmel" insanlar yaratmaktı. bir deneyde, 6 çocuğun gözlerine, onları mavi yapmak için boya damlattı. daha sonra gözlerini çıkardı ve duvarına astı. denekler daha hayattayken organlarını çıkardı. ikizlerin, ikiz doğurup doğurmayacağını saptamak için onları çiftleşmeye zorladı. ikizlerin kanlarını değiştirdi, 2 farklı yumurta ikizinden bir "siyam" ikizi yaratmak için onlara aşı yaptı; alman hekimlerinin ziyaretinde 7 tane cüceyi teşhir etti; elektrik şoku deneylerinde 25 kişiyi öldürdü.

nürnberg kanunu, 1946'da, nazi bilim adamlarını savaş suçlusu olarak kabul etmeyi esas alan nürnberg mahkemeleri'nde ortaya çıktı. bu kanun, şu anda bile insan denekleri üzerindeki deneylerde can alıcı bir rol oynayan, kabul görmüş uluslararası bir bildiridir. bu kanunun temel ilkeleri şöyledir:

1. bilinçli rıza: insanlar ancak gönüllü ve bilinçli rızaları olduğunda araştırmalara katılabilirler.

2. toplumsal değer: deneyler toplum için yararlı sonuçlar doğurmalıdır.

3. bilimsel geçerlilik: deneyler bilimsel olarak geçerli ve iyi tasarlanmış olmalıdır. deneyler nitelikli bilim adamları tarafından yapılmalıdır.

4. iyilik: ölüme ve iyileşmez yaralanmalara neden olabilecek deneyler gerçekleştirilmemelidir. deneyi yapanlar riskleri ve acıları azaltmak için önlemler almalıdırlar.

5. sona erdirme: deney sırasında, bireyler herhangi bir nedenle deneyden ayrılabilirler. deneyin sürmesinin ölüme veya yaralanmalara sebebiyet verebilmesi durumunda, deneyi yapanların deneyi durdurmaya hazırlıklı olmaları gerekir.

19.12.2010

josef mengele

isabel fonseca

meşhur nazi doktoru josef mengele, çingenelerle özel olarak ilgileniyordu. toplu olarak öldürülmeleri emri geldiğinde yıkılmıştı; çünkü onlarla ilgili araştırmalarına tutkuyla bağlıydı. yine de, bir tanığın anlattığına göre, saklanmış tek bir çocuk bile kalmaması için tüm kampı karış karış aramıştı. bir önceki gecenin nakliyatından kaçanları kendi arabasına koyup gaz odalarına götürmüştü. çingene çocuklar da isteyerek onun arabasına binmişlerdi; çünkü bu adam onları çok seviyor, onlara her zaman kurabiye veriyordu; mengele'yi çok seviyor ve ona güveniyorlar, "pepi amca, pepi amca" diye bağırarak arkasından koşturuyorlardı.

mengele'nin kliniğinde bulunanlardan biri, onun "tuhaf insanlardan oluşan dehşet verici bir koleksiyonu" olduğunu söylemiştir. bu koleksiyonda bir grup cüce, devler, bir gözü mavi bir gözü kahverengi olan insanlar ve doktorun özel olarak ilgilendiği ikizler vardı. mengele'yle çalışmak zorunda bırakılan hapishane doktorlarından birine göre "çingene kampından alınma saç, göz [ikizlerin gözleri] örnekleri saklıyor; el, ayak ve parmak izi almak için aletler bulunduruyordu. "insanlarla işi bittikten sonra, vücutlarının bazı parçalarını bir kenara ayırıp berlin'deki eski enstitüsüne gönderiyor, geriye kalanını krematoryuma yolluyordu. ikizler üzerindeki otopsiler, krematoryumun yanındaki özel laboratuvarda gerçekleştiriliyordu. ikizlerin çoğu çingene'ydi. çingene ikizlerden bazıları da gerçekten ikiz değillerdi. ikizlerin özel muamele -daha iyi yemekler yiyor, daha iyi ranzalarda yatıyor, dövülmüyorlardı- gördüklerini anlayan bazı kadınlar, aynı boydaki iki çocuğu ikiz diye gönderiyorlardı.

çingenelerde suç işleme oranlarıyla ilgili araştırmalar için "genetik olarak sonraki kuşağa geçen özdeş nitelikler"e ilişkin çalışmalar yapılıyordu; ikizler bu araştırmaların paha biçilmez denekleriydiler. ikizlerin diğer mahkumlardan daha iyi koşullara sahip olduğu doğruysa da bu tüm ikizler için geçerli değildi. bir gece mengele, vücutları parçalara ayırmaya başlamak için sağlıklı 14 ikiz çocuğun kalplerine kloroform enjekte etmişti.

eğer doktorlar arasında hangi hastalığın hastalara daha çok zarar verdiği konusunda bir anlaşmazlık varsa hasta hiç vakit kaybedilmeden incelenmek üzere parçalara ayrılıyordu. mengele, en sevdiği ikizlerini, "muhteşem bir ikili olan" yedi yaşındaki çingene çocuklarını böyle bir "tartışma"yı çözüme kavuşturmak için vurmuş ya da kendi deyişiyle "feda" etmiştir. (çocuklarda tüberküloz olduğundan şüpheleniliyordu.) kesinlikle tüberküloz olmalı, demişti mengele, tutsak doktorlardan birine; bir saat sonra geri dönmüş, "sakin bir şekilde" şunları söylemişti: "haklısın. hiçbir şey yokmuş." aradan geçen sürede iki çocuğu da öldürmüş, akciğerlerini ve diğer organlarını incelemişti.