sun tzu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sun tzu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8.02.2019

savaş sanatı

eduardo galeano

günümüzden yirmi beş asır önce, çinli general sun tzu ilk askeri taktik ve strateji incelemesini kaleme aldı. onun bilgece tavsiyeleri savaş alanlarında ve daha çok kanın aktığı iş dünyasında bugün hala uygulanıyor.

general diğer birçok şeyin yanı sıra şunları söylüyordu:

"eğer hünerliysen, beceriksizi oyna.
eğer güçlüysen, zayıfmış gibi görün.
eğer yakındaysan, uzaktaymış gibi yap.
asla düşmanın güçlü olduğu taraftan saldırma.
kazanamama ihtimalinin olduğu çatışmadan daima kaçın.
eğer koşullar aleyhineyse geri çekil.
eğer düşman toplu haldeyse onu böl.
düşmanın seni beklemediği anda ilerle ve seni en az beklediği yerden saldır.
düşmanı tanımak için önce kendini tanı."

29.11.2016

uzun lafın kısası

epikuros: haksız kazanılan parayı sevmek dine aykırıdır; haklı kazanılan para bile insanı utandırmalı.

alexandre dumas: ağaç hiçbir zaman çiçeğini bırakıp gitmez; ağacı bırakıp giden her zaman çiçektir.

we ling kung: yetkin kişinin arayışı hep benliğindedir. küçük adam hep başkalarından alır.

maureen freely: bir yalanın gerçek olmasını sağlamanın en iyi yolu, onu sonsuz kere tekrarlamaktır.

william faulkner: her erkek ve kadın, o anda evli olsunlar olmasınlar, o zaman ya da daha sonra evlensinler ya da evlenmesinler, ikisinin birlikte olduğu o anda tanrıdırlar.

oğuz atay: kötülükten ancak kötülük çıkar. bayağılık insan ruhunu öldürür.

charles bukowski: evlilik onaylanmış düzüşme demektir ve onaylanmış düzüşmeler, hiç şaşmaz, sonunda sıkıcı olmaya başlar, bir iş haline gelir.

robin sharma: gerçek anlamda aydınlanmış kişiler, hiçbir zaman başkalarına öykünmez. bunun yerine onlar kendilerinin önceki halini aşmaya çalışırlar.

james baldwin: insana yalnızca bir kadının verebileceği bazı şeyler vardır.

sun tzu: askerlerini kaçışın olanaksız olduğu noktalara sür ki, ölesiye savaşsınlar. ölümle karşı karşıya olan bir askerin beceremeyeceği iş yoktur.

gerard de nerval: bir çeyrek saatlik merhamet, yetmiş saat dua etmekten daha iyidir.

voltaire: insanlara uymaktansa tanrı'ya uymayı yeğlediğini söyleyen, bunun sonucu olarak da sizi boğazlayınca dosdoğru cennete gideceğine inanan bir adama ne yanıt vereceksiniz?

31.10.2016

uzun lafın kısası

anatoli ribakov: insanın yarattığı en iyi şey kitaptır. dünyadaki en büyük insan yazardır.

beaumarchais: günümüzde, söylenmeye değmeyen şeyler şarkıya dökülüyor.

epikuros: bilge kişi, elle tutulabilen bütün zevkleri tatmak için harcar hayatını ve ölüm saati çaldığında hayat masasından memnun, tatmin olmuş ayrılarak yerini başka konuklara bırakır.

gustave flaubert: burjuvalardan nefret etmek bütün erdemlerin kaynağıdır.

jack london: sosyalizm mümkün hale gelmeden hiçbir ruh temiz doğmayacaktır.

alexander pope: sözcükler yapraklar gibidir; onların çok bulunduğu yerde, anlam meyvesi pek fazla bulunmaz.

matisse: herkes işini benim ve picasso'nun yaptığı gibi yapsa savaş çıkmazdı.

walker percy: en kötüsünü bilmekten daha da kötü bir şey vardır, o da bilmemektir. insan bilmek zorundadır. kötü haberden daha kötü şeyler vardır. yenilgi bile bilmemekten daha iyidir.

sun tzu: asıl her şeyden korkulacak durumlarda korkulacak hiçbir şey yoktur.

wilhelm reich: amaç, ona varmak için yürüdüğün yoldur. bugün attığın her adım, senin yarınki yaşamındır.

oğuz atay: karınca gibi, insan da öteberi taşımayı seviyor yuvasına.

yusuf atılgan: bir eylemin ertesini, sonuçlarını göze alabilirse ya da bunlara kayıtsız kalabilirse insanın yapamayacağı şey yoktur.

31.08.2013

uzun lafın kısası

diderot: sık ağaçlarla kaplı bir ormanın karanlığında, bana sadece ufak, titrek bir ışık rehberlik ediyor. sonra bir din adamı geliyor ve onu da söndürüyor.

czeslaw milosz: edebiyat ve şiirin görevi insan olduğumuzu bize hatırlatmaktır.

felicien challaye: her ulusal dinin yarattığı "sürü gururu"nu, kolektif biçimde kendine hayranlığı kabul etmek olanaksızdır.

semih gümüş: okuduklarımızdır bizim kim olduğumuzu gösteren.

lenin: din, sermaye kölelerinin insancıl düşlerini, insana daha yaraşan bir yaşam isteklerini içinde boğdukları bir çeşit ruhsal içkidir.

bourdieu/darbel: mağaza, yoksulun müzesidir.

tagore: senin kendi gerçeğini keşfettiğin tapınakta ben ibadet edersem kendi yaşamımın amacını yitiririm. herkes kendine bir yol seçmeli.

sun tzu: olabildiğince gizlen; öyle ki görünmez ol. olabildiğince gizemli ol; öyle ki sesin bile işitilmesin. o zaman düşmanının kaderi senin elindedir.

paul nizan: yirmi yaşındayım. kimse bana hayatın en güzel dönemi olduğunu söylemesin.

sevgi soysal: düzenle bütün bağlarını koparabildiğin zaman, ki bu cesaret ister, bu cesareti gösterebildikten sonra karanlıktan korkmayan biri olursun.

thomas bernhard: insanlar yalnız değillermiş gibi yapıyorlar; çünkü her zaman yalnızlar.

alain: kişinin etrafındakilere ve kendisine karşı iyi olması, yaşamaları için onlara ve kendisine yardım etmesi, işte gerçek iyilik budur. iyilik neşedir. aşk neşedir.

13.01.2012

the sopranos

dünya vahşi bir orman. mutluluk bekleme. elde edemezsin, insanlar seni yüzüstü bırakır. en sonunda kendi kollarında ölürsün. her şey koca bir hiç.

oyuncu, fikirleri iletmek için kullanılan bir enstrümandır.

siz amerikalıların sorunu bu. siz asla kötü bir şey olmasını beklemezsiniz. dünyanın geri kalanıysa hep kötü bir şey olmasını bekler. ve hayal kırıklığına uğramaz. her şeyiniz var. yine de şikayet ediyorsunuz. kanepeye uzanıp psikiyatrınıza sızlanıyorsunuz. kendinizi düşünmek için gereğinden çok vaktiniz var.

madame de stael: insan hayatta sıkıntı ya da acı çekmekten birini seçmek zorundadır.

bazı insanlar kararları, hareketleri ve inançları konusunda sadece kendilerinin sorumlu olduğunu ve her yolun sonunda ölüme çıktığını anladıklarında güçlü korkuların üstesinden gelebilirler. onların tek gerçeğin ölüm olduğu sonucuna varmalarına neden olan can sıkıcı, acı veren bir öfke.

carlos castaneda: her anını, dünyadaki son dansınmış gibi geçir.

bir gün farklı olanları hoş görmeyi, kabul etmeyi ve affetmeyi öğreneceğiz. sevgi değiştirir.

ölüm sadece hayatın nihai saçmalığını gösterir.

sun tzu: rakibin açık verdiğinde bir yaban tavşanı kadar hızlı ol.

öfke, daha korkunç duygulardan oluşan büyük, ciddi, şiddetli bir kendini yok etme şeklidir.

bu dünyadaki varoluşumuz bir bilmece.

organize suç daima var olacak. daima. insanlar kumara, pornoya, başka şeylere ilgi duyduğu sürece, birileri bunları vermeye kalkışacak.

8.09.2010

savaş sanatı

sun tzu

düşmana karşı savaşı kazanınca kavuşacağı şan, şeref ve şöhreti düşünmeden savaşan, gereğinde üstün düşman karşısında geri çekilmeyi bilen, tek amacı ülkesini korumak olan komutanlar ülkelerinin mücevheridir.

tao-te ching: en büyük ustalık zayıf ve beceriksiz görünmektir.

usta savaş taktisyeni çıngıraklı yılana benzer. kafasına saldırırsan kuyruğundaki zehirle saldırır; kuyruğuna saldırırsan dişlerini geçirir; gövdesine saldırırsan hem dişleri ile hem de kuyruğu ile saldırır.

insan, doğası gereği, zora düşmedikçe yeteneklerini sonuna kadar kullanmaz.

zamanla öfke mutluluğa, sinirlenme memnuniyete dönüşebilir. ancak yok edilen bir krallık asla yeniden kurulamaz; ölüler canlanamaz.

"avın kılavuzsuz takibi çalılıklarda biter." (i ching)

iyi savaşçılar düşmanlarının ayağına gitmezler, düşmanın kendi ayaklarına gelmesini sağlarlar.

bir ordunun yapısının kuruluşundaki mükemmellik ordunun yapısız olması ile tamamlanır. o zaman kimse karşınıza bir strateji ile çıkamaz.

askeri bir birliğin belli bir kalıbı olamaz. suyun da belli bir kalıbı yoktur. zaferi kazanma yeteneği düşmana göre değişim göstermek ve koşullara adaptasyondan geçer. buna deha denir.

"güçlü olamazken zayıf da olamazsan sonun yenilgidir."

askeri konularda sayısal üstünlük her zaman yararlı olmayabilir; önemli olan aşırı saldırganlıktan arınarak gücünü konsantre etmek, düşmanın gücünü tam kestirerek halkı yanına çekmeyi başarmaktır.

savaş için en güçlü olduğunuzda kendinizi güçsüz göstermeli; kuvvetlerinizi harekete geçirirken hareketsizmiş gibi durmalı; düşmana yaklaştığınızda uzakta olduğunuz izlenimi vermeli; uzakta olduğunuzda ise düşmanın burnunun dibinde olduğunuza düşmanı inandırmalısınız.

uzatmalı savaştan kazançla çıkmış bir ülke görülmemiştir.

düşmanı ve kendinizi iyi biliyorsanız, yüzlerce savaşa bile girseniz sonuçtan emin olabilirsiniz. kendinizi bilip düşmanı bilmiyorsanız, kazanacağınız her zafere karşın yenilgiyle de tanışabilirsiniz. ne kendinizi ne de düşmanı biliyorsanız, sizin için gireceğiniz her savaşta yenilgi kaçınılmazdır.

yenilgiden kendimizi korumak bizim elimizdedir. ancak düşmanı yenme fırsatını bize düşman verir.

insanların içindeki kötülük tohumlarını doğruluğa, talihsizliği kazanma hırsına dönüştürmek dünyanın en zor işidir.

bir komutanın yapacağı 5 hata felaket getirebilir:

1. dikkatsiz cesaret, yok olmaya götürür.
2. korkaklık, düşmana esir düşmeye götürür.
3. acelecilik, hakaretlerle kışkırtılabilir.
4. şeref düşkünlüğü, utanmaya götürür.
5. adamlarına aşırı düşkünlük, endişe ve tereddüde götürür.

savaşta duygularını, hareketlerini, amacını düşmandan gizle. kazanırsın.

olabildiğince gizlen; öyle ki görünmez ol. olabildiğince gizemli ol; öyle ki sesin bile işitilmesin. o zaman düşmanının kaderi senin elindedir.

savaşmayı bilen düşmanı takip etme. savaşma arzusu kuvvetli düşmana saldırma.

düşmanın kamp yerine ulaşım kolay gözüküyorsa, mutlaka size bir yem gösteriyordur.

askerlerini kaçışın olanaksız olduğu noktalara sür ki, ölesiye savaşsınlar. ölümle karşı karşıya olan bir askerin beceremeyeceği iş yoktur. ölüm tehlikesi ile karşı karşıya olan askerler de subaylar da güçlerinin zirvesine çıkarlar.

chen hao: yenilgiye yol açan 6 neden vardır:

1. açık bir ceza ve ödül sisteminin eksikliği
2. rakamların değerlendirilmesinde yanılgı
3. yetersiz eğitim
4. mantıksız aşırı heyecanlanma
5. kanun ve düzenin yetersizliği
6. güçlü ve sebatkar olanı seçmede yetersizlik

çıkış yolları kapalı, kaçma olanağı kalmayan askerler korku duygusunu yitirirler. direnme güçleri sonsuzlaşır. hele bir de yabancı topraklardaysa, inatçı bir cephe oluştururlar. yardım gelmesi de zor gözüküyorsa, sıkı bir mücadele verirler.

doğal üstün zekaya sahip olmayan hiç kimse casus olamaz.

"zekasız insancıllık, sahip olunan tarlanın sürülmemesine benzer. cesaretsiz zeka, filizlerin ekili olduğu arazideki yabani otların temizlenmemesidir. insanı ihmal eden cesaret ise olgunlaşmış ürünü biçmeyi bilmemektir."

"geçilmezle karşılaştığında değiş; sen değiştiğinde geçilmez geçilir olur." (i ching)

askeri harekat aldatmacayı içerir. gücünüz varken kendinizi güçsüz gösterin. etkiliyken etkisiz durun.

düşman ordularını savaşmadan yenmek en büyük ustalıktır.

du mu: şekilsiz bir varlık anlaşılamaz; oysa belirli bir konumda olanı anlamak kolaydır. anlaşılamayan kazanırken, anlaşılır olan kaybedecektir.

en büyük komutan, düşman tuzaklarını boşa çıkartır; ondan daha az deneyimlisi, düşmanın destekçilerini yok eder; daha sonra geleni, düşmanın askeri güçlerine saldırır; en kötü komutan ise surlarla çevrili kentleri kuşatmaya kalkar.

çao çao: çaresiz insanlar ölümden korkmazlar.

kendinizi ve karşınızdakini iyi tanıyorsanız sizin için tehlike yoktur; kendinizi iyi bilmenize rağmen karşınızdakini yeterince tanımıyorsanız yine de kazanma şansınız vardır; ancak ne kendinizi ne de karşınızdakini bilmiyorsanız o zaman her savaşta tehlike ile karşı karşıyasınız demektir.

chen hao: başarılı komutanlar başka türlüdür. ne ölüme koşarlar ne de yaşamak için beklenti içinde olurlar. olaylara göre kendilerini değiştirir, öfkeye kapılmaz, kendilerini hiçbir zaman hakaret edilmiş hissetmezler. fırsatını bulduklarında kaplana benzerler; aksi takdirde kapıları kapalıdır. harekete geçmeleri ya da savunmada kalmaları tümüyle strateji gereğidir; asla memnun olmaz, asla öfkelenmezler.