soti triantafyllou etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
soti triantafyllou etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3.04.2018

din

soti triantafyllou: dinlerin hepsi de aynı: gerçek ve katıksız yalanlar!

maureen freely: bir yalanın gerçek olmasını sağlamanın en iyi yolu, onu sonsuz kere tekrarlamaktır.

william blake: hapishaneler kanunun taşlarıyla yapılır, genelevler dinin tuğlalarıyla.

anthony storr: dünyada pek çok insan, hiçbir kanıta dayanmayan ve eleştirel olarak incelemeye açık olmayan inanç sistemlerine sahiptir.

samuel p. huntington: etnisiteden daha fazla olarak din, insanlar arasında keskin ve dışlayıcı şekilde bir ayrım yapıyor.

saltıkov-schedrin: bilgi aydınlık, bağnazlık ise karanlık demektir. karanlık, ömrünü tamamlamış, bitmiş bir gerçektir; ışık ise beklenen gerçektir ve ne olursa olsun gelecektir.

ian mcewan: inananların pençelerinden kurtulmak pek kolay değildir.

bryan s. turner / georg stauth: din, vahim bir şekilde hasta olanlara yatıştırıcı gelebilir; ama aynı zamanda yanlış bir şekilde uygulandığında sağlıklı bedenleri tahrip eder.

yann martel: müslümanların medeniyetsizlikleri islam'ın ne denli kötü bir din olduğunun kanıtıdır.

harper lee: dünyada bazı adamlar vardır. öteki dünyayla çok meşgul oldukları için bu dünyada yaşamayı asla öğrenemezler ve sokağın karşısına bakıp bunun sonuçlarını görebilirsin.

27.02.2013

uzun lafın kısası

fernando pessoa: unutuşun etten kıyafetler giymiş figüranlarından başka bir şey değiliz.

buket uzuner: her yetenekli, yaratıcı, her zeki ve hırslı insanın içinde mutlaka bir salieri yaşamaktadır.

herman melville: güzellik tanrı inancı gibidir; ondan ne kaçabilirsin ne de anlayabilirsin onu.

john fowles: faşistler seksten nefret eder ve asla kendilerine gülmeyi başaramazlar.

thomas jefferson: siyasetçileri zapturapt altına almak için onları anayasaya zincirlemek gerekir.

mihail bakunin: fırtına ve yaşam, işte bize gereken budur; yasasız, dolayısıyla özgür bir yeni dünya.

antoni casas ros: insan bedeninde geyiğin asaletini arayın. bulmak imkansız!

soti triantafyllou: kadınlar devrimci erkek istemezler. bankalar tarafından hürmet gören, akşam yemeği için evlerine vaktinde dönen sakin adamlar isterler.

mithat cemal kuntay: bazen biriyle yarım saat konuşmak yarım asırlık refahtır.

seneca: asıl bilgelik, gerçekliği ne zaman kendi isteklerimize göre şekillendirebileceğimizi, değiştirilemeyecek olanı ise ne zaman sükunetle kabulleneceğimizi bilmektir.

d.h. lawrence: insan bedeni utançla saklama yerine saygıyla yüceltilecek bir tapınaktır.

simone de beauvoir: değişik nedenlerden dolayı insanlığın, duygu ve düşüncelerini anlatmasına olanak bırakmayan sorunlarla karşı karşıya kalacağı bir çağ başlıyor.

10.01.2013

kurşun kalem fabrikası

soti triantafyllou

hiçbir şey kuzey göğündeki bulutsuz bir geceden daha güzel değildir.

bir dadaist nedir? görevliye vereceği bahşişi bile nereden bulacağını bilmeksizin çok lüks bir oteldeki bütün bir katı kiralayan adamdır.

kadınlar devrimci erkek istemezler! bankalar tarafından hürmet gören, akşam yemeği için evlerine vaktinde dönen sakin adamlar isterler.

yozlaşmış bir adem olmaktansa, evrimini tamamlamış bir maymun olmak yeğdir.

savaşlar bir kazadır. bizim yüzümüzden ve sessiz sedasız çıkarlar; ne ekonomik yarışlar ne de askeri ihtiraslar savaşa neden olur. tek suçlu insanların budalalığıdır.

kadınlar, lüzumundan fazla giysi giyiyorlar.

insanlar savaşlardan hoşlanırlar. eğer hoşlanmasalardı sürekli savaşa kalkışmazlardı. bu tartışmasız bir şekilde insan doğasının bir parçası.

ruhunu korumak için, öncelikle bir ruha sahip olman gerek!

yaşadığın devirden daha iyi olamazsın; herkes ancak devri gibi olabilir.

sessizlik, ahmakların erdemidir.

beklemek, ölmenin bir başka türüdür.

evlilik, tıpkı tüm bir ömrü hapiste, hastanede ya da manastırda geçirmek gibi anormal bir durum.

hiç kimse her zaman haklı olamaz. her zaman haksız da olamaz.

vatanımız, kalbimizin bulunduğu yerdir.

devrim, aşırıya kaçmaktan başka bir şey değildir.

fikirler için savaşmaya ne hacet; kendi kendilerine çürüyüp ölüyorlar.

politikadan anlamıyorum. ama savaşların ahlaki bir suç ve bağışlanamaz bir öngörüsüzlüğün sonucu olduğunu biliyorum.

aşk kaygı verici bir şeydir.

dinlerin hepsi de aynı: gerçek ve katıksız yalanlar!

düşkünlük, medeniyetin ince düşüncelerini doğurur.

en tehlikelileri bunlar: oturup izleyenler. dehşet verici şeyler olduğu zaman da oturup izleyecekler.

mayakovski, çevresi tutucu, ahlak bağımlısı ve dar kafalı insanlarla sarıldığı için intihar etti.

31.05.2010

uzun lafın kısası

mario puzo: herkesin bir özrü vardır erdemlilik yolundan saparken.

ken kesey: yönetimdeki piçler seni alt eder. karşı koyamazsın. tek yapılacak şey, her şeyi boktan dünyanın suratına kusmaktır, hepsini.

atatürk: ölülerden yardım istemek medeni bir sosyal topluluk için lekedir.

edwin fuller torrey: insanın ruhu ve amaçları ne kadar yükseklerde uçarsa uçsun, yine de vücudun tuzağına düşecektir ve statüsü her ne olursa olsun, duygusal hastalığı olacaktır.

g.b. shaw: insanlar birbirlerini gittikçe daha büyük sayılarda öldürmenin yollarından başka bir şey öğrenmiyorlar.

ihsan oktay anar: dünya, binde bir de olsa yanılma payı bırakanlara aittir.

nicholas mann: zaferlerin en soylusu kendi kendini yenmektir; kendi üzerinde hüküm sürmek kraliyetlerin en zenginidir.

nazım hikmet: kendini dünyanın mihveri sanan bir deli her şeyi yapabilir.

neval el-saadavi: eğer bütün insanları içine almaya yetecek kadar büyük bir kalbin varsa o zaman içinde kimseyi taşımazsın.

publius syrus: suçluyu affeden hakim, kendini mahkum etmiş olur.

jean-jacques rousseau: bir alçak, kötü biri ya da bir deli de kral olabilir; ama çok az insan gerçek anlamda insan olabilir.

soti triantafyllou: en tehlikelileri bunlar: oturup izleyenler. dehşet verici şeyler olduğu zaman da oturup izleyecekler.

30.06.2009

uzun lafın kısası

lao-tzu:
 her şey apaçık, bulanık gören benim.

irvine welsh: köpek balıklarıyla yüzüyorsanız hayatta kalmanın tek yolu, içlerindeki en büyük köpek balığı olmaktır.

mario vargas llosa: en kötüsü, bu lanet ülkede her gün yaşanan o korkunç şeylere tanık olmaktır.

neval el-saadavi: bir erkek isyan bayrağını gökyüzüne kaldırsa bile bir çocuk gibidir.

soti triantafyllou: evlilik, tıpkı tüm bir ömrü hapiste, hastanede ya da manastırda geçirmek gibi anormal bir durumdur.

jules michelet: adalete karşı olan hiçbir şey devam edemez.

viktor emil frankl: insanı en çok yaralayan şey, fiziksel acı değil, haksızlığın, mantıksızlığın verdiği ruhsal ıstıraptır.

muriel barbery: yoksulların nefret ettikleri bir şey varsa o da diğer yoksullardır.

rana dasgupta: bazı insanlar mükemmeliyetçidir. bu bir tutkudur onlarda. bir şeyi beş kez, on kez denerler, fark etmez. sonunda öyle yüksek bir standarda ulaşırlar ki, artık kimse onlarla baş edemez.

edmundo paz soldan: iflah olmaz bir istekle cenneti arayan huzursuz yaratıklarız.

balzac: iyi insanlar uzun zaman dünyada kalamazlar. gerçekten de büyük duygular bu bayağı küçük, yüzeysel toplumla nasıl bağdaşabilir?

franz kafka: evet umut var, çok umut var; ama bizim için değil.

27.02.2009

uzun lafın kısası

j.p. donleavy: eldeki bir çift iyi taşak, çalılıktaki bir çük kadar iyidir.

juvenalis: yüksek mevkilerde sağduyuya az rastlanır.

ayşegül devecioğlu: savaşmayı bilmeyen yürek bağışlamayı da bilmez. intikam alacak cesaretin varsa bağışlayacak merhametin de vardır.

enid bagnold: yalnızlığın hiçbir şeye ihtiyacı yok; o her şeyi öğretir.

m. bilgin saydam: insanlar kendi oluşturdukları, tanımladıkları ve değişik anlamlarla bezedikleri öznel sistemlerinde yaşar, duyar, düşünür ve davranırlar.

george sand: yaşadığımız çağdan ne kadar ilerde olursak ondan o kadar ıstırap çekeriz.

laurence sterne: gerek erkek gerekse kadın, acıya, kedere ve zevke en iyi yatay pozisyonda katlanırlar.

remarque: dünyanın hiçbir yeri, uğrunda bir ömür feda edilebilecek kadar güzel değildir.

ray bradbury: bir caninin görüntüsü karşısında cesetler bile kanar.

michel de castillo: yüzüne tükürüldüğünde, bu tükürüğü küçük bir şişeye koyup şık bir biçimde ambalajlayarak iyi bir fiyata size geri satan adama kapitalist denir.

soti triantafyllou: hiçbir şey kuzey göğündeki bulutsuz bir geceden daha güzel değildir.

viktor emil frankl: insanın özleyebileceği nihai ve en yüksek hedef sevgidir. bir başka insanı kişiliğinin en derindeki çekirdeğinden kavramanın tek yolu sevgidir.