sakallı celal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sakallı celal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15.10.2020

büyük adam

nazım hikmet

ben sosyalist şair; memleketimi ve halkımı, tıpkı karımı sevdiğim gibi etiyle kemiğiyle seviyorum.

15-16 yaşlarındayken baudelaire'i aslından okurdum. bir gün bizim orada, göztepe'de baudelaire'i okuya okuya yolda yürüyordum. sakallı celal de karşıdan geliyormuş, ben farkında değildim, dalmış gitmişim kitaba. bana yaklaşınca, "okuduğun o kitap ne senin?" diye sordu, kaldırdım başımı, baktım o. gösterdim kendisine kitabı. baktı, baktı yüzüme. ben o zaman suratı çil içinde sapsarı bir oğlandım. "sen büyük adam olursun, oğlum!" dedi ve yürüdü gitti.

ben her şeyden önce bir yazarım; fakat aynı zamanda toplumcuyum. bence, 20. yüzyılda yüceliğinin doruğuna ulaşan sosyalist öğretiyi bilmeden hiçbir şey olamayız; yalnız şair değil, genellikle düşünen insan da olamayız.

tüm adetlerden nefret ederim, hepsinden! bizi durdurur, engeller adetler. biraz da, mantıksal bir dayanağı olmayan törelerle mücadele etmek için devrimci oldum. töreler insanları tutsak eder. bense her türlü tutsaklığa karşıyım. küçük burjuvanın elinde silahtır töreler, ben onlardan da, küçük burjuvalardan da nefret ederim. törelerin düğünle, cenazeyle ilgili olanları bile korkunç. 

öyle bir ülkede yaşamak istiyorum ki, orada evlerin kapısı kilitlenmesin; soygun, hırsızlık, cinayet sözcükleri unutulup gitsin.

19.02.2012

bir gün tek başına

vedat türkali

dostluğu geliştiren her söz güzeldir. doğrudur da.

polis korkusu azalıverir meyhanelerde. hemen her çağda iktidarlar, sarhoşlarla gizli bir anlaşma yapmış gibidirler. konuşun, edin; meyhanede kalsın. birazını da eve saklayın isterseniz. ama sokağa, alanlara, işyerine, hele fabrikalara asla!..

"bu kadar cehalet ancak tahsil ile mümkündür." (sakallı celal)

evlenmek de boşanmak kadar ciddi bir iştir.

erkekler konusunda düşlerden koru kendini. genellikle böyledirler. en devrimcileri bile. kadını kandırıp yararlanmak bir soy övünme, böbürlenme konusudur aralarında.

bunca yıllık nikahlı karı da her gece çekilmez.

kadın erkek ayrımına kapılmadan, ahlaktı, terbiyeydi boş verip konuşmanın nasıl da dinlendiren bir yanı vardır. hep kendimizi sıkarak yaşıyoruz; demir kalıplar içindeyiz.

insanlar belli bir birikim olmadan kimi şeyleri anlayamazlar.