william golding etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
william golding etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14.04.2021

kötülük ve çocuk

terry eagleton

william golding, sineklerin tanrısı'nda, ıssız bir adada kendi başlarına kalmış bir grup öğrencinin haftasına kalmadan birbirlerini katledeceklerini iddia eder.


on beş yıl önce ingiltere'nin kuzeyinde on yaşında iki çocuk, bir bebeği işkence edip öldürdü. halk dehşetle ayağa kalktı. oysa bu cinayeti niye özellikle korkutucu buldukları tam açık değildi. neticede çocuklar, kimi zaman oldukça vahşice davranmaları doğal karşılanan sadece yarı ehlileşmiş yaratıklardır. eğer freud haklıysa, çocuklar büyüklerinden çok daha zayıf birer süper egoya ve ahlak duygusuna sahiptirler. bu yüzden asıl şaşırtıcı olan, böyle korkunç olayların daha sık yaşanmamasıdır.


kaplumbağalar nasıl masumsa bebekler de o anlamda masumdur (başka bir deyişle zararsızdırlar); yoksa sivillere makineli tüfeğini doğrultmayı reddeden bir yetişkin anlamında değil. onların masumluğunun övülecek özel bir tarafı yoktur. biyolojimiz gereği ben odaklı doğarız. egoistlik doğal halimizdir; iyi olmak ise hayata dair bir dizi karmaşık beceri öğrenmemizi gerektirir.

21.04.2012

sineklerin tanrısı

william golding

"aptal bir küçük oğlansın sen." dedi sineklerin tanrısı. "cahil ve aptal bir küçük oğlandan başka bir şey değilsin."

simon, ağzında şişen dilini oynattı; ama bir şey söyleyemedi.

"öyle değil mi?" diye sordu sineklerin tanrısı. "aptal bir küçük oğlandan başka bir şey değilsin."

simon, aynı sessizlikle karşıladı bu soruyu.

"peki öyleyse" dedi sineklerin tanrısı. "koşup ötekilerle oynasan daha iyi olur. onlar kafadan çatlak sanıyorlar seni. ralph'ın seni kafadan çatlak sanmasını istemezsin, değil mi? sen ralph'ı çok seversin, değil mi? domuzcuğu da, jack'i de?"

simon başını hafif kaldırmıştı. gözlerini ayıramıyordu sineklerin tanrısı'ndan ve sineklerin tanrısı gözlerinin önünde boşlukta asılıydı.

"ne yapıyorsun burada, tek başına? korkmuyor musun benden?"

simon titredi.

"sana yardım edecek kimse yok. ben varım ancak. bense canavarım."

simon, ağzını zorla kımıldattı; ancak duyulabilecek bir söz söyledi:

"bir değneğe takılmış domuz başı."

baş, "canavarın avlanıp öldürülebilecek bir şey olduğunu sanmak da nereden aklınıza geldi?" dedi.

ormanda ve simon'ın belli belirsiz görebildiği başka yerlerde, bir kahkahanın gülünç taklidi çınladı bir iki saniye.

"sen biliyordun, değil mi? sizlerin bir parçası olduğumu biliyordun? sizlere öyle yakın, öyle yakın, öyle yakınım ki! her şeyin bozuk gitmesinin nedeniyim ben. bunu biliyorsun, değil mi?"

kahkaha yeniden ürperircesine çınladı.

"haydi" dedi sineklerin tanrısı; "ötekilerin yanına git de unutalım bu olup bitenleri."

simon'ın başı boşlukta sallanmaktaydı. değneğe takılı rezil şeye özenircesine gözleri yarı kapalıydı. bir nöbet geçireceğini biliyordu. sineklerin tanrısı bir balon gibi şişiyordu.

"gülünç bir şey bu. oraya gitsen de gene ancak benimle karşılaşacağını pekala biliyorsun. onun için kaçmaya kalkma!"

simon'ın bedeni bir yay gibi gerilmiş, kaskatı kesilmişti. sineklerin tanrısı, bir öğretmen sesiyle konuştu:

"yeterince ileri gitti bu iş. benim zavallı yolunu şaşırmış çocuğum, benden daha mı iyi bileceksin yoksa?"

bir duraklama oldu.

"haberin olsun öfkeleneceğim. anladın mı? seni istemiyorlar. anladın mı? biz eğleneceğiz bu adada. anladın mı? biz eğleneceğiz bu adada. onun için, bir haltlar çevirmeye kalkma, benim zavallı yolunu şaşırmış çocuğum, yoksa.."

simon, koskocaman bir ağzın içine bakar buldu kendini. bu ağzın içinde bir karanlık vardı, yayılan bir karanlık.

"yoksa" dedi sineklerin tanrısı, "seni yok ederiz. anladın mı? jack, roger, maurice, robert, bill, domuzcuk ve ralph. yok ederiz. anladın mı?"

simon ağzın içindeydi. düştü, bayıldı.

22.04.2011

piramit

william golding

cennet müziktir.

hayat bir trajikomedi, yönetmeni de beceriksizin biridir.

on sekiz yaş acı çekmek için iyi bir yaştır. on sekizindeki insan acıya dayanacak kadar güçlüdür; savunma sistemlerini de geliştirmemiştir henüz.