arundhati roy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arundhati roy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24.01.2017

küçük şeylerin tanrısı

arundhati roy

her şey bir günde değişebilir. herkesin başına her şey gelebilir. en iyisi hazırlıklı olmaktır.

düşlerini yitirirsen aklını da yitirirsin.

büyük öyküler, dinlemiş olduğunuz ve yeniden dinlemek istediğiniz öykülerdir. herhangi bir yerinden içine gireceğiniz ve rahatça yerleşebileceğiniz öykülerdir. onlar heyecanlarla ve şaşırtıcı sonlarla gözünüzü boyamazlar. beklenmedik şeylerle şaşırtmazlar. içinde yaşadığınız ev kadar tanıdıktır size. ya da sevgilinizin teninin kokusu kadar. nasıl bittiklerini bilirsiniz; ama yine de bilmiyormuş gibi kulak verirsiniz. tıpkı, bir gün öleceğinizi bilmenize karşın hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamanız gibi. büyük öykülerde kimin yaşayacağını, kimin öleceğini, kimin aşkı bulacağını, kimin bulmayacağını bilirsiniz. ama yine de yeniden bilmek istersiniz. onların gizemi ve büyüsü budur işte.

ortalıkta bu kadar bok varsa, bir yerlerde mutlaka bir de at vardır.

kadına dokunurken, onunla konuşamıyordu; onu severken bırakıp gidemiyordu; konuşurken dinleyemiyordu; savaşırken kazanamıyordu.

yaşlı kuşlar ölmek için nereye gider? ölü kuşlar neden taş gibi gökten düşmezler?

31.12.2011

uzun lafın kısası

carlos fuentes: gerçek güç, her zaman başkaldırandan doğar.

edip cansever: bizlere dadanan her yakıcı umutsuzluk, her küstah acı; bir güzelliğe, bir yaşama direncine dönmek zorundadır. anlam da bizde, anlamsızlık da.

süheyla acar: şehirlerin yüzü, içinde yaşayan insanların yüzlerine benzer.

hermann hesse: bir çiçeğin yaprağı ya da yol üzerindeki küçük bir solucan bir kitaplıktaki kitapların tümünden daha çok şey söyler insana, kendisinde daha büyük bir hazine barındırır.

albert memmi: insan koşulsuz biçimde kendi yakınlarıyla dayanışma içindeyse, adalete ihanet eder; koşulsuz biçimde adalete saygı duyarsa, er geç kendi yakınlarına ihanet eder.

liam o'flaherty: soylu ve güzel ne varsa, özgür ve katıksız bir hayat sürdürme arayışından doğar.

arundhati roy: her şey bir günde değişebilir. herkesin başına her şey gelebilir. en iyisi hazırlıklı olmaktır.

montaigne: şiirin orta hallisi ya da kötüsü için kurallar, ustalıklar bir ölçü olabilir; ama iyisi, yükseği, olağanüstüsü aklın kurallarını aşar.

paulo coelho: her zaman yeni bir başlangıç yapmak mümkündür.

tomris uyar: türkiye'de ne iyi ne kötü bir şey yapılıyor. her şey ortalama. onun için de yüzleşme ihtiyacı vermiyor insana. çünkü zaten kötü değil, zaten iyi değil.

shakespeare: kendini övüp de akıllı olan kişi yirmide bir çıkmaz.

thomas mcguane: salakça şeyler yaparak insanların dikkatini çekmenizin mesleki açıdan uzun vadede tehlikesi, eninde sonunda kendinizin de bir bilet almak zorunda kalmanızdır.

31.05.2011

uzun lafın kısası

sigmund freud: varoluş bir hastalıktır.

george sand: zina, bir kadının sevgilisiyle geçireceği bir saat değil, ondan sonra geceyi kocasının kollarında geçirecek olmasıdır.

arundhati roy: düşlerini yitirirsen aklını da yitirirsin.

ece temelkuran: kadınlar avcılarla birlikte olmak ister. kabul edin ya da etmeyin bu böyledir. hiçbir kadın bir çiftçiye aşık olmaz.

franz kafka: nasıl yaşanırsa öyle ölünür.

ingeborg bachmann: insanın gerçek ölümü hastalıklardan değildir, insanın insana yaptıklarındandır.

adam fawer: insanın her zaman seçenekleri vardır.

herta müller: bir kadınla erkeğin birbirlerine verecek bir şeyleri olduğunda aynı yatağa girerler. insanlığın en iyi icadıdır yatak.

maggie gee: erkekler güçlüymüş gibi davranırlar ama aslında bebekten farkları yoktur.

vasili grossman: dünya üzerinde sadece ve sadece dar kafalı, kendi haklılığını sarsılmaz bir duygu haline getirmiş olan insanlar hüküm sürerler.

peter weiss: demokratik yönetimin anlamı, herkesin fikrinin geçerli olmasıdır.

julian barnes: ben kendi payıma, tohuma kaçmış bir bekar ya da cinsel açıdan soğuk bir eş yerine, zina yapan bir koca ya da aklı hep orasında olan biri tarafından yönetilmeyi yeğlerim.