pascal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pascal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31.10.2022

uzun lafın kısası

charles bukowski:
bir kaplanı yakalayıp kafese koyabilirsiniz ama onu kırdığınızdan asla emin olamazsınız.

dostoyevski: bilinç hastalıktır. her şeyi fazlasıyla anlamak hastalıktır.

elias canetti: cennette doksan dokuz doğrudan çok, eğriyken doğrulmuş bir kişinin gelişine bayram edilir. 

emil cioran: hazların aksine, acılar doygunluğa ulaştırmaz. biraz olsun bıkkın olan hiçbir cüzzamlı yoktur.

goethe: bilgelik yalnızca hakikattedir ve yalın olandan başka hiçbir şey hakiki değildir.

halil cibran: aranızdan çoğu, içleri sıra insanlaşmışsa da, birçoğu henüz insanlaşabilmiş değildir.

irvine welsh: kim olduğunu ve kim olmadığını anlamaya çalışmak lazım. hayattaki esas macera bu. kendini bir yerde bulduğunda arkada bıraktığın ve hep yanında taşıdığın şeyler vardır.

konfüçyüs: bütün gün payına düşecek yemeği düşünüp de kafasını başka bir şey için yormayan bir kişiyle birlikte olmak çok zordur.

murathan mungan: dünyada güzel olarak ne yapılmışsa halka rağmen yapılmıştır.

nietzsche: dünyayı yönlendiren düşünceler güvercin kanatlarıyla gelir.

pascal: insanlar iki türlüdür: günahkâr olduğuna inanan doğrular, doğru olduğuna inanan günahkârlar.

paulo coelho: aşkın gücü asla tükenmez; her şeyden daha güçlüdür ve kendini çok çeşitli biçimlerde gösterir.

sevan nişanyan: bir yerde ne kadar çok bayrak sallıyorlarsa bilin ki saklayacak o kadar çok şeyleri vardır.

8.08.2022

perspektif

pascal

akıl pek çok perspektiften ve ilkeden hareketle yavaş hareket eder; bu ilke ve perspektiflerin daima onun huzurunda bulunması gerekir; fakat akıl bu ilkeleri daima aklında tutamadığından sürekli dalgınlığa düşer veya yolunu şaşırır. hisler ise böyle işlemez; derhal faaliyete geçer ve harekete hep hazırdır. dolayısıyla inancımız hissiyatımızda yer etmelidir; aksi halde daima sallantıda olacaktır.

dindarlık bağnazlıktan farklıdır. dindarlığı bağnazlığa vardırmak onu tahrip etmektir.

herkes kendine göre bir tanrı yaratıyor.

sıradan insanların, düşünmek istemedikleri şeyleri düşünmemek gibi bir kabiliyetleri vardır.

at için koşmak neyse inkâr, iman ve şüphe etmek de insan için odur.

bazıları tanrı'yı kaybetmekten, bazıları ise bulmaktan korkar.

akıl inanca götürmez.

aklın varacağı son nokta, kendisini aşan sonsuz şey olduğunu kabul etmesidir.

kalbin, aklın bilmediği gerekçeleri vardır.

20.07.2022

muhammed

pascal

muhammed otoriteden yoksundu. o yüzden gerekçeleri oldukça kuvvetli olmalıydı; çünkü bu güçten başka bir şeye sahip değildiler. sonuçta söylediği nedir? kendisine inanmamız gerektiği. muhammed'e kim şahitlik ediyor? kendisi. isa mesih için kendi şahitliği yok hükmündedir. şahitler vasıfları gereği daima vardırlar, her yerdedirler ve sefil haldedirler. o ise yalnızdır. incil ne kadar aziz matta'nınsa kuran da o kadar muhammed'indir.

muhammed'i kapalı olan ve gizemli bir anlama yorulabilecek sözleri üzerinden değil, cennet ve ahiretle ilgili, anlamı açık olan sözleri üzerinden değerlendirmemiz gerekir. bu bakımdan söyledikleri akla aykırıdır. ve anlamı açık sözleri, akla aykırı olduğundan, kapalı sözlerini gizem saymak da doğru değildir.

kutsal kitap için aynı şey söylenemez. gerçi onda da muhammed'in sözlerindeki kadar tuhaf belirsizlikler vardır; fakat hayranlık verici açıklıkta bölümler ve bariz, gerçekleşmiş kehanetler de vardır. dolayısıyla ikisi denk değildir.

19.07.2022

küçük şeyler

pascal

küçük şeylerin üstesinden geldiğimizden, onları ele almaya daha ehil olduğumuza inanırız; oysa hiçliğe ulaşmak da bütüne ulaşmak kadar zordur. ikisi için de sonsuz kapasite gerekir.

hayali varlığımız olmadan asıl varlığımızla tatmin olmamamız ve biri için diğerinden sürekli feragat etmemiz, öz varlığımızdaki hiçliğin bir büyük göstergesidir.

ne zaman kendisine bağlanıp tutunacak bir dayanak noktası bulduğumuzu düşünsek, onun da sarsıldığını ve bizden uzaklaştığını görürüz. onu takip edecek olursak elimizden kayıp gider, sonsuza kadar bizden kaçar. bizim için sağlam kalan hiçbir şey yoktur. bu, doğal durumumuzdur; ama eğilimlerimize en çok ters düşen durum da budur. çıktığımızda sonsuza erişebileceğimiz bir kule inşa etmek için sağlam bir zemin ve dayanıklı bir temel bulma arzusuyla yanıp tutuşuyoruz. fakat bütün temeller çatırdıyor, altımızdaki toprak yarılıp uçurumlara dönüşüyor.

işte gerçek halimiz budur: kesin bilgiye de mutlak cehalete de sahip olamayışımızın sebebi budur. geniş mi geniş bir alanda, daima kararsız ve başıboş bir halde oradan oraya sürüklenip duruyoruz.

9.07.2022

din

john adams: bu dünya, olası dünyaların en iyisi olabilirdi; tabii eğer içinde din olmasaydı.

pascal: insanlar dinsel inanç yoluyla yaptıkları kötülükleri başka bir yolla asla bu kadar eksiksiz ve neşeyle yapmazlar.

robert m. pirsig: yanılgıdan bir kişi acı çekiyorsa buna delilik denir. yanılgıdan birçok insan acı çektiğinde ise buna din denir.

thomas jefferson: farklı dinsel cemaatlerin din adamları, tıpkı cadıların gün ışığından korktukları gibi bilimin ilerlemesinden korkar ve benimsedikleri aldatmacaların yok oluşunu müjdeleyen kaçınılmaz sona nefretle kaş çatarlar.

clarence darrow: tanrıya inanmam, tıpkı anne kaz hikayesine inanmadığım gibi.

mark kohen: zaman, çaba, acı ve gizlilik gerektiren dünyanın dört bir yanını sarmış dinsel ayin saçmalıkları, bir evrim psikoloğu için dinin insanoğluna hiçbir şekilde uyum sağlayamayacağının en belirgin işaretleridir.

christopher hitchens: tanrının varlığını bile cesurca sorgula; çünkü eğer bir tanrı varsa, akla saygıyı gözü kapalı korkudan daha çok takdir edecektir.

george bernard shaw: bir inançlının bir septikten daha mutlu olduğu görüşü, bir sarhoşun bir ayıktan daha mutlu olduğu görüşü kadar isabetli bir saptama değildir.

oscar wilde: dini meselelerdeki gerçeklik, temelsizce süregelmiş bir fikirden başka bir şey değildir.

29.06.2022

gerçek iyi

pascal

"ey insanlar!" der tanrı, "hakikati de teselliyi de insanlardan beklemeyin. sizi yaratan, size kim olduğunuzu öğretecek olan sadece benim. fakat sizi yarattığım gibi değilsiniz artık. ben insanı kutlu, masum, mükemmel yarattım. onu ışıkla ve akılla donattım. ona ihtişamımı ve mucizelerimi gösterdim. böylece gözüyle gördü insan tanrı'nın yüceliğini. onu kör eden karanlıklar içinde değildi henüz, ne faniliği ne de onu mutsuz eden sefilliği bilirdi. ancak bunca yüceliği küstahlığa düşmeden kaldıramadı, yardımımdan bağımsız olmak, kendi kendine efendi olmak istedi. benim nüfuzumdan uzaklaştı, saadeti kendi içinde bulma arzusuyla kendini benimle eş tuttu. ben de onu sahipsiz, kendi haline bıraktım. vaktiyle ona boyun eğmiş yaratılmışlara başkaldırtarak, onun düşmanları kıldım. böylece insan artık hayvanlar gibi olmuştur. benden o kadar uzağa sürüklenmiştir ki içinde yaratıcısının ışığı pek cılız bir iz olarak kalmıştır. bilgisi de o derece sönük ve bulanık hale gelmiştir. akıldan bağımsız ve çoğu zaman akla hakim olan duyuları, onu zevk peşinde koşmaya sürükler. bütün yaratılmışlar ya ıstırap verir ya da ayartır onu, kâh kuvvetleriyle boyun eğdirerek kâh lefatetleriyle cezbederek onu etki altına alırlar, ki bu sonuncusu daha beter ve daha zararlı bir zorbalıktır.

işte insanların bugünkü durumu. ilk doğalarından zayıf bir mutluluk dürtüsü kalmıştır geriye. fakat bu dürtü de insanın ikinci doğası haline gelmiş heves ve körlüğün sefaleti içinde, derine gömülüdür.

size gösterdiğim bu ilkeden yola çıkarak, insanları şaşırtan ve onları farklı kanaatlere sürükleyerek birbirinden ayıran çoğu tezadın sebebini kavrayabilirsiniz. şimdi yücelik ve şeref duygusunun bunca sefaletin ortasında boğulmadığını görün ve sefaletin sebebinin bir başka, ikincil bir doğadan kaynaklanıp kaynaklanmadığını araştırın."

"ey insanlar, sefilliklerinize kendi içinizde çare aramanız boşunadır. bütün bilgi birikiminizin sizi getireceği nokta, ne gerçeğin ne de iyiliğin kendi içinizde olduğunu fark etmektir sadece. felsefeciler size bunu vaat ettiler ve vaatlerini yerine getiremediler. ne gerçek iyiliğin ne de insanlık durumunun ne olduğunu bilir onlar."

dünyada tatmin peşinde koşmayın, insanlardan hiçbir şey ummayın. sizin için gerçek iyi tanrı'dır.

ne olduğunu bile bilmedikleri sıkıntılarınıza nasıl çare bulabilirlerdi ki? asıl hastalığınız, sizi tanrı'dan uzaklaştıran gurur, sizi dünyaya bağlayan heveslerinizdir. felsefecilerin tek yaptığı ise bu hastalıklardan en az bir tanesini büyütmektir. tanrı'yı amaç olarak gösterenler de bunu ancak kibri beslemek için yaptılar. çünkü böylece tanrı gibi olduğunuza, doğaca tanrı'ya benzediğinize inandırdılar sizi. bu düşüncedeki boş gururu görenlerise sizi bir başka uçuruma sürüklediler ve doğanızın hayvanlarınkiyle aynı olduğunu söyleyerek iyi olanı hayvanlarla müşterek olan iştiha ve heveslerinizde aramaya sürüklediler.

bilgelerin ne olduğunu hiç bilmediği izansızlıklarınıza çare bulmanın yolu bu değildir. kim olduğunuzu size ancak ben anlatabilirim."

28.03.2022

poetika

yakup kadri karaosmanoğlu

şiirdeki karanlık, ilimdeki karanlık gibi ışığın yokluğuna değil, dante'nin cennet'indeki geceler gibi, ancak ışığın sustuğuna işarettir. böylece şair bize karanlığı sevdirmek, bizi karanlığa alıştırmak suretiyle, karanlığı dağıtmak isteyen âlemden ziyade, ondan gizlenmiş olan hakikatleri görebilmemize yardım eder.

pascal'ın dediği gibi, "kâinatı muhit olan bu ebedi gece içinde aydınlık bir fezadır." pascal, "bizi her taraftan karanlıklar sarmış." diyor. görülüyor ki, anlaşılmazlık, bizzat hilkatin kendisinde gizli olan vasıflardan biridir ve şairde bu vasfın tecellisi ilahi bir meziyet sayılmak lazım gelir.

bize söyleyen şair değildir, biz şairi söyletiriz. çünkü şair, tabiat gibidir. kendisinde gizlenmiş servet ve güzellik hazinesini ancak onu keşfetmeyi bilenlere verir.

ey türk şairi! senin taş attığın yer ise, hiç dalgalanmayan ve hiç ses vermeyen karanlık ve ıssız bir boşluktur.

10.03.2022

yanılsama

pascal

insan hayatı süreğen bir yanılsamadır. birbirimizi pohpohlayıp aldatmaktan vazgeçmeyiz. hiç kimse yokluğumuzda huzurumuzdaki gibi bahsetmez bizden. insanlar arasındaki birlik, karşılıklı aldatma üzerine kuruludur. herkes, yokluğunda arkadaşlarının kendisi hakkında nasıl konuştuğundan haberdar olsa pek az dostluk ayakta kalırdı. oysa samimi ve çıkardan uzak biçimde konuşmak ancak o zaman mümkündür.

dolayısıyla hem kendiyle hem başkalarıyla olan ilişkilerinde insan gerçeği örtmekten, yalandan ve riyadan ibarettir. hakikatin kendisine söylenmesini istemez. başkalarına söylemekten de kaçınır. adaletten ve akıldan fersah fersah uzak olan bütün bu eğilimlerin insan kalbinde doğal kökleri vardır.

27.02.2021

uzun lafın kısası

nietzsche:
erkeklere özgü kendini hor görme hastalığının tek çaresi, zeki bir kadın tarafından sevilmektir.

pascal: sıradan insanların, düşünmek istemedikleri şeyleri düşünmemek gibi bir kabiliyetleri vardır.

paulo coelho: hepimiz nereden geldiğimizi öğrenmek isteriz. felsefi düzeyde, bütün insanların temel sorusu budur.

robert musil: insanın yaptığı her şeyde masum olduğu ikinci bir vatanı vardır.

tom robbins: hiçbirimiz evrenin kıçındaki sivilce olmaktan daha önemli değiliz.

baltasar gracian: insanın hayattaki büyük derslerinden biri kendini frenlemeyi bilmesi, daha da önemlisi ise kendini bazı işlerden ve insanlardan yoksun bırakmayı öğrenmesidir.

cenap şahabettin: çok bilen gibi hiç bilmeyen de bağışlamaya eğilimlidir. kini, yarım bilimde ara.

cesare pavese: en kötüsünü düşün. yanılmazsın.

charles bukowski: hiçbir erkeğin bedeline katlanamayacağı kadınlar vardır; ama birinin bıraktığı yerden devam edecek bir keriz vardır mutlaka.

dostoyevski: ezilmekten kurtulan aşağılık bir insan, bu kez başkalarını ezmeye başlar.

elias canetti: sana korkunç gelen, sonradan kendini yalın hakikat olarak sergiler.

emil cioran: özgürlük ancak inanç boşluğunda, önerme yokluğunda, yasaların bir varsayımdan fazla otoriteye sahip olmadığı yerde kendini gösterebilir.

8.02.2021

adalet

pascal

güçsüz adalet iktidarsızdır. adaletsiz güç ise zorbadır.

güçsüz adalete muhalefet edilir; çünkü kötü insanlar her zaman vardır. adaletsiz güç ise itham edilir. dolayısıyla güç ile adaleti birleştirmek gerekir. bunun için de adil olanı güçlü veya güçlü olanı adil kılmak gerekir.

adalet tartışma konusudur. güç ise kolay tanınır ve tartışmaya gelmez. bu yüzden güç, adil olanın emrine verilememiştir; çünkü güç hakka meydan okumuş ve onu haksız, kendini haklı ilan etmiştir.

ve böylece, haklı olanı güçlü kılamadığımızdan, güçlü olanı haklı kıldı.

30.11.2020

uzun lafın kısası

emil cioran:
kendimi yeryüzünün en mutsuz varlığı zannetme küstahlığı olmasaydı çoktan çökmüş olurdum.

goethe: bir destan yazmaya karar verirseniz ona küçük şiirlerle başlamalısınız. 

halil cibran: ben bir yolcu ve aynı zamanda bir denizciyim. her sabah yeni bir tepe keşfederim ruhumda.

irvine welsh: öğretmenler hiçbir işe yaramaz. eğer siktiğimin öğretmenlerini dinleseydim hayatta hiçbir yere gelemezdim.

konfüçyüs: büyük ve üstün kişilerin düşüncesi evrenseldir, yerel değil.

murathan mungan: herkese öylesine edilmiş boş bir laf gibi gelir ama, hayat sahiden bir masaldır.

nietzsche: en vazgeçilmez düşüncelerimiz en yanlış olanlarıdır.

elias canetti: iktidar hiçbir zaman, profesyonel olarak zihinleri sürekli iktidarla meşgul olan, (dalkavukluklarını bilim adamlığı kılığına sokan) her şeyi ya zamanla ya da onların elinde herhangi bir şekli alabilen zorunlulukla açıklayabilen methiyecilerden ve tarihçilerden yoksun kalmamıştır.

pascal: oruç tutup kendinden hoşnut olmaktansa oruç tutmayıp bunun alçak gönüllülüğünü yaşamak yeğdir.

paulo coelho: hayatta her şeyin bir bedeli vardır ve bilgi, dünyadaki en pahalı ürünlerden biridir.

robert musil: insan ancak yalan söylediğinde hep bir adım ilerliyor.

tom robbins: hepimiz çatlağız, ticaret sisteminin bok çukurundaki çatlak sıçanlarız.

31.10.2020

uzun lafın kısası

konfüçyüs:
büyük ve üstün insanın yükselmesi yukarıya doğrudur. küçük insanın yükselmesi ise aşağıya doğrudur.

murathan mungan: her şey bir gün aslına döner.

nietzsche: en güçlü ağaçlar en derinlere kök salmak zorundadır; karanlığa, kötülüğe kadar uzanmak zorundadır.

pascal: kalbin, aklın bilmediği gerekçeleri vardır.

paulo coelho: bütün uyuşturucu müptelaları bunu söyler: vakti gelince durmayı bilmek. oysa hiçbiri duramaz.

robert musil: ilerde başarılı olan pek çok adam, hayata çizme temizlemekle ve bulaşık yıkmakla başlamıştır; güçlerinin asıl kaynağı da bu olmuştur; çünkü en önemlisi, insanın daha baştan her şeyi yapmasıdır.

tom robbins: fransızlar bir ilişkinin en güzel yanının merdivenleri çıkmak olduğunu söylerler. arzulamak neredeyse her zaman doyumdan daha nefes kesicidir.

baltasar gracian: bir insanı görmezden gelerek alınandan daha büyük bir intikam yoktur.

cenap şahabettin: bir şey istemek için kapı çalan -isteyeceği rütbe, nişan, memuriyet ya da bir dilim ekmek, her ne olsa- dilencidir.

cesare pavese: düzeltilmesi güç yanlışlarımız konusunda yapmamız gereken şey, onları birer erdeme dönüştürmektir.

charles bukowski: harikulade düşünceler ve harikulade kadınlar kalıcı değildirler.

dostoyevski: en sefil, en sıradan birine demir yolu bileti satmak gibi bayağının bayağısı bir görev verin. bilet almaya gittiğinizde, size gücünü göstermek için, bu sefil yaratık bir anda size sanki jüpiter'miş gibi bakma hakkını görür kendinde.

31.08.2020

uzun lafın kısası

cenap şahabettin:
baskı yönetimi, her aciz ulusun siyasal cezasıdır.

cesare pavese: bir şeyden, onu görmezlikten gelerek değil, ancak onu yaşayarak kurtulabiliriz.

halil cibran: alçak gönüllü ve gösterişsiz olmak, temiz ve saf olmayanın bakışlarından korunabilmeye yarayan bir kalkandır.

irvine welsh: bu siktiğimin hatunları var ya.. annen iyi yemek pişiriyor diye bütün piliçlerin iyi aşçı olacağını sanırsın; ama onlar yalnızca basit yemekler pişirmede iyidir, hayal gücü ya da incelik gerektiren bir şeyin yanına bile yaklaştıramazsın hiçbirini.

murathan mungan: bir beraberliği sürdürebilmek için aşktan fazlası gerekir.

nietzsche: beni öldürmeyen şey, beni daha güçlü kılar.

konfüçyüs: bir yönetim iyi olduğu zaman, sözler ve davranışlar en geniş sınırlar içinde özgürdür. kötü bir yönetim iş başındayken davranışlar belki en geniş sınırlar içinde özgürdür ama konuşmalarda ihtiyatlı olmak gerekir.

pascal: hayatımızı seve seve feda ederiz; yeter ki başkaları bundan bahsetsinler.

paulo coelho: aşkı yaratan, ötekinin varlığından çok yokluğudur.

robert musil: gerçekleştirilmesi güç olan herkese çekici gelir ve insanlar gerçekten elde edebileceklerini küçük görürler.

tom robbins: evcillik bir hayvanın ruhunu sindirir. pantolonumun ağı yerine avını koklayan, mutfağımdaki bir kutuya değil de çimenlerin içine sıçan şeye saygı duyarım.

baltasar gracian: asil bir ruhu, yüksek beğenilere sahip olmasından tanıyabilirsiniz. büyük bir dehayı tatmin eden şey de büyük olmalıdır.

17.08.2020

değer

pascal

insanlar iki türlüdür: günahkâr olduğuna inanan doğrular, doğru olduğuna inanan günahkârlar.

dindarlık ile iyilik arasında muazzam bir fark olduğunu deneyim bize gösteriyor.

dünyada, tanrı'nın ve doğanın bütün yasalarını bir yana bırakıp kendi uydurdukları yasalara katiyetle uyan insanlar olduğunu fark etmek gülünçtür. örneğin muhammet'in askerleri, hırsızlar, zındıklar vs. ve mantıkçılar için de aynı şey geçerli: bunca kutsal ve haklı sınırı aştıklarına göre kendilerine atfettikleri yetki sınırsız ve hudutsuz olmalı.

insanlar değer meydana getirmeye alışık olmadıklarından ve sadece oluşmuş bir değeri takdir etmeyi becerebildiklerinden, tanrı'nın da kendileri gibi yaptığını sanırlar.

oruç tutup kendinden hoşnut olmaktansa oruç tutmayıp bunun alçak gönüllülüğünü yaşamak yeğdir.

itikat bakımından her şeyin başı olarak tanrı'ya tapmayan ve ahlak bakımından her şeyin amacı olarak tek bir tanrı'yı sevmeyen bütün dinler batıldır.

12.08.2020

şimdiki zaman

pascal

şimdiki zamanda değiliz hiç. geleceği, gelmesi çok uzun sürüyormuş da gelişini çabuklaştırabilecekmişiz gibi bekliyor, geçmişi sanki çok hızlı geçmiş de durdurabilecekmişiz gibi hatırlıyoruz. artık bizim olmayan bir zamanda gezinecek, bize ait olan tek zamana ise aldırmayacak kadar basiretsiz; artık hiç olmamış şeyleri düşünecek, elimizde olanın geçip gitmesine hiç düşünmeden izin verecek kadar mağruruz. çünkü şimdiki zaman, bize genellikle acı veriyor. sıkıntı verdiğinde yüz çeviriyoruz ondan, tatlı tatlı geçiyorsa hayıflanıyoruz gidişine. gelecekle desteklemeye çalışıyoruz onu, geleceği hiç de kesin olmayan bir zaman için, hiç elimizde olmayan şeyleri nasıl ayarlayacağımızı kuruyoruz.

düşüncelerinizi inceleyin, tamamen geçmişle ya da gelecekle ilgili olduklarını göreceksiniz. şimdiyi neredeyse hiç düşünmeyiz ve düşünecek olsak da bunu sadece gelecekteki planlarımıza ışık tutmak için yaparız. şimdi, bizim için asla amaç değildir. geçmiş ve gelecek araçlarımız, sadece gelecek amacımızdır. sonuçta asla yaşamayız, sadece yaşamayı ümit ederiz ve hep mutlu olmayı planladığımızdan, mutlu olmamamız kesindir.

31.07.2020

uzun lafın kısası

nietzsche:
bazı insanlar kendi zincirlerini çözemezler de dostlarının azatçısıdırlar.

pascal: dindarlık ile iyilik arasında muazzam bir fark olduğunu deneyim bize gösteriyor.

paulo coelho: artık kaybedecek hiçbir şeyim kalmadığında her şeyi elde ettim. kendim olmaktan çıktığımda kendimi buldum. katıksız aşağılanmayı ve itaati tanıdığımda özgürlüğümü kazandım.

robert musil: büyük kafalar hep yalın ilkelere varırlar.

tom robbins: bir insanın hep arayıp durduğu yapının düzeyi, onun içinde bulunduğu kaosun şiddetiyle doğru orantılıdır.

cenap şahabettin: altta kalanın değil, geride kalanın canı çıkar. yaşamak isteyen, yüzyılıyla birlikte yürümelidir.

cesare pavese: bir insanın hayatın tadını çıkarmasına, kıskançlık duymadan katlanamadığımızı kesinlikle söyleyebiliriz.

charles bukowski: bazı erkekler kadınlarla ilişki yürütmekte başarılıdırlar. ben hiç beceremedim. çok sıkıcı bir şey ilişki. bittiğinde gerçekten düzülmüş hissedersin kendini.

dostoyevski: aptalca bir mutluluk içinde yaşamaktansa mutsuz olmak; ama bilmek daha iyidir.

elias canetti: bir despot asla gerçekten affetmez.

emil cioran: daha büyük bir acı ümidi olmasa bu anınkine tahammül edemezdim, ölçüsüz dahi olsa.

goethe: bana her şeyi bağışlayan güzel tanrım, niçin verdiklerinin yarısını geri alıp bana özgüven ve yeterlilik duygusu vermedin ki?

19.06.2020

maske

erich fromm: sevgi esas itibariyle almak değil vermektir.

seneca: sıra yaşamı mutlu kılanın ne olduğunu açıkça görmeye geldiğinde, ışık el yordamıyla aranır.

epikuros: eğer yaşamınızı doğaya göre şekillendirirseniz asla fakir olamayacaksınız; eğer insanların görüşlerine göre şekillendirirseniz asla varlıklı olamayacaksınız.

pascal: mutsuzluğun tek nedeni, insanın odasında sessizce nasıl oturacağını bilememesidir.

jean-claude kaufmann: herkes umutsuzca başkalarının gözlerinde onay, hayranlık ya da sevgi arıyor gayretle.

marcus aurelius: tutkulardan kurtulmuş bir zihin kale gibidir, insanların sığınabileceği daha güçlü bir yer yoktur.

jean-claude michéa: erdem gururun maskesiyse, insanlar güvenilmezse ve kimsenin kendinden başka dostu yoksa herkesin herkese karşı olduğu bu savaştan nasıl kaçacağız?

kant: insanlık denen çarpık çurpuk malzemeden dümdüz bir şey yapılamaz.

9.06.2020

yol

pascal

cicero: hiçbir büyük saçmalık yoktur ki filozoflar tarafından söylenmemiş olsun.

terentius: bu benim yolum. sen de kendi ihtiyaç duyduğun şeyi yapmalısın.

cicero: kati ve sabit bir kanaate bağlı olduklarından, kabul etmedikleri şeyleri bile savunurlar.

seneca: her şeyin aşırısından olduğu gibi külliyat çokluğundan da zarar görüyoruz.

cicero: utanç verici olmayan bir şey bile, çoğunluk tarafından öyle görülüyorsa utanç verici hale gelir.

quintillianus: kendine yeterince saygı duyan insan nadirdir.

seneca: tek bir kafaya doluşmuş ne çok tanrı var!

"yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın! barış değil, kılıç getirmeye geldim. ben dünyaya ateş yağdırmaya geldim." (matta)

cicero: bilmeden iddia etmekten daha büyük rezillik olamaz.

seneca: hiç başlamamak daha kolaydır.

turbare semetipsum: ruhum ölesiye kederli. (yuhanna)

cicero: ben onlar gibi, bilmediğimi kabul etmekten utanmam.

nemo ante obitum beatus est: ölümünden önce kimseye mutlu denemez. (ovidius)

23.04.2020

mutluluk

pascal

bizi dışarı fırlatan şeylerle dolu içimiz.

içgüdülerimiz bize mutluluğu dışımızda aramamız gerektiğini duyuruyor. tutkularımız bizi dışarıya itiyor, dışarıda onları harekete geçirecek hiçbir şey olmasa bile. dışımızdakiler bizi kendiliğinden cezbedip çağırıyor, onları hiç düşünmüyor olsak bile. bu yüzden felsefecilerin, "kendi içinize çekilin, iyiliği orada bulacaksınız." demeleri boşunadır, inanmayız onlara. ve inananlar da en boş ve en aptal olanlardır.

stoacılar şöyle diyor: "kendi içinize çekilin, huzuru bulacağınız yer orasıdır." fakat bu doğru değildir.

başkaları şöyle diyor: "dışarı çıkan ve mutluluğu bir eğlencede arayın." ki bu da doğru değildir. hastalıklar baş gösterir.

mutluluk ne dışımızda ne içimizdedir; tanrı'dadır, hem dışımızda hem içimizdedir.

19.04.2020

bahis

pascal

bir tanrı varsa kavrayış gücümüzü sonsuz aşmaktadır; çünkü ne parçaya ne sınıra sahip olduğundan bizimle hiçbir ilişkisi olamaz. dolayısıyla ne varlığını ne var olup olmadığını bilmeye kabiliz. böyle olduğuna göre kim bu soruyu çözmeye cüret edebilir? onunla hiçbir ilişkiye sahip olmayan bizler değil elbette.

şu halde, akılla açıklayamadıkları bir dini ikrar eden hristiyanları, inançlarını akla dayandıramadıkları için kim suçlayabilir?

tanrı ya vardır ya yoktur, hangi tarafa meyledeceğiz? aklın bu hususta tayin edebileceği bir şey yoktur. onunla bizi ayıran sonsuz bir kaos vardır. bu sonsuz uzaklığın ucunda bir yazı tura oyunu oynanır. hangisi için bahse gireceksiniz? akla göre ikisinden birini seçmek veya reddetmek için sebebiniz yok.

dolayısıyla, bir tercih yapmış olanları yanılgıyla suçlamayın; çünkü bu konuda bir şey bilmiyorsunuz.

hayır, ben onları şunu ya da bunu tercih etmelerinden ötürü değil, bir tercih yapmalarından ötürü suçluyorum. çünkü yazıyı tercih eden oyuncu turayı tercih edenden daha hatalı değil, ikisi de aynı derecede hatalı. doğru olan, hiç bahse girmemektir.

evet, ama bahse girmek mecburidir. bu, isteğe bağlı bir şey değil; oyuna dahil olmuş durumdasınız. öyleyse hangi tarafı seçeceksiniz?

bir bakalım. mademki seçmek mecburi, hangi seçeneğin daha az kazançlı olduğuna bakalım. kaybedecek iki şeyiniz var: gerçek ve iyi. ortaya süreceğiniz iki şey var: aklınız ve iradeniz, bilginiz ve saadetiniz. doğanız gereği kaçınacağınız iki şey var: hata ve sefillik.

seçmeye mecbur olduğunuza göre, aklınız birini değil de öbürünü seçmekten ötürü daha çok rencide olmayacak. bu, işin bir boyutunu hallediyor. peki ya saadete ne olacak? tura diyerek tanrı'nın varlığı için bahse girdiğimizde kaybedip kazanacaklarımızı bir düşünelim. şu iki durumu değerlendirelim: kazanacak olursanız her şeyi kazanmış olursunuz, kaybedecek olursanız hiçbir şey kaybetmezsiniz. öyleyse hiç tereddütsüz tanrı'nın varlığına bahse girin.

itiraz: kurtulmayı umut edenler bu umut sayesinde mutludurlar; fakat bunu dengeleyen bir cehennem korkusu da duyarlar.

cevap: cehennemden korkmak için kimin daha çok sebebi vardır? bir cehennem olduğunu bilmeyen ve varsa eğer lanetleneceği kesin olan mı yoksa bir cehennem olduğuna kesin olarak inanan ve varsa eğer ondan esirgenmeyi umut eden mi?