charles dickens: kanayan bir kalple gülümsemek kolay değildir.
boethius: iyi olan her şeyle dolup taşmak, başkasına gerek duymadan sadece kendi kendine yetmek, mutluluğu gerçekleştirecek tek şeydir.
andrey platonov: sıradan, basit bir iş için bile insanın iç mutluluğa ihtiyacı vardır.
irene nemirovsky: mutluluk. onun peşinden sürüklenirsin, onu ararsın, bu çabayla kendini tüketirsin; oysaki şuracıktadır; artık hiçbir şey beklemediğin, hiçbir şey ummadığın, hiçbir şeyden şüphelenmediğin anda ortaya çıkar.
charles baudelaire: bir yığın küçük sevinçtir mutluluğu oluşturan.
connie palmen: ancak kendine ait bir yaşamı olan insanlar, her bir anın tiksinç farklılığında bütünlüğü algılayabilen insanlar, yaşam gerçekten neyse onun içinde bir hikaye görebilirler; ancak böyle insanlar mutlu olabilirler.
shakespeare: mutluluğun en güzel ifadesi susmaktır. ne kadar mutlu olduğunu anlatıp duran insan çok da mutlu olamaz.
konfüçyüs: yiyecek pirincim, içecek suyum ve kolumu dayayacak bir yastığım var. bunlarla ben mutluyum. zenginlik, şan, onur doğru olmayan bir yolda elde edilirse, bunlar benim için uçan bulutlar gibidir.
duygu asena: mutluluk, zamanı geldiğinde bırakıp gidebilmektir.
margaret atwood: mutluluk camdan duvarları olan bir bahçe: ne girebilirsiniz ne de çıkabilirsiniz. cennette hikayeler yoktur; çünkü yolculuk yoktur. hayatın dolambaçlı yollarında hikayeyi sürdüren şey kaybetmek, pişman olmak, acı çekmek ve yitirdiklerini özlemektir.
irene nemirovsky etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
irene nemirovsky etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10.06.2020
3.09.2018
pazar günleri
irene nemirovsky
kadının tatmin olmamış arzusundan daha tehlikeli bir şey yoktur.
mutluluk. onun peşinden sürüklenirsin, onu ararsın, bu çabayla kendini tüketirsin; oysaki şuracıktadır; artık hiçbir şey beklemediğin, hiçbir şey ummadığın, hiçbir şeyden şüphelenmediğin anda ortaya çıkar.
erkeklerin hayatı, kadınların onları ele geçirdiği gün ve anda başlar.
iki kişiden birinin hâlâ sevdiği, hala acı çektiği ve diğerinin onun aşkını izlemekten başka bir şey yapamadığı yer, ah, işte cehennem orasıdır!
insan yüreğine çok yakından bakmamalı; bu sarsıcı ve korkutucu olur.
yeni evli bir çift, sırları ve hatırları hiç itiraz etmeden bir yana koyar, aynı yaşlılık için kenara koyulan para gibi; aşk, bir anını bile kaybetmeye gelmez.
zafer ancak ağaç devrildiğinde toplanabilen acı bir meyvedir.
bir kadına her şeyi yapabilirsiniz; aldatabilir, dövebilir, terk edebilirsiniz; ama bir erkeğin hoş görebileceği bir alayı, bir kadın asla affetmez.
bir ruhu koca postallarıyla çiğnemek, işte insanların sevdikleri bu. kıymetli olan her şey gizli tutulmalıdır.
insanoğlundan kaynaklanan tüm acılar, bir diğerini kendisinden daha çok seven ve bu sevgiye minnettar olunmasını isteyenlerden kaynaklanır.
onurlu adamlara ender rastlanır.
eşi bulunmaz bir katedrali inşa etmek yüzyıllar alır; ama tüm diğer insanlara benzeyen bir insan yaratmak için birkaç saniye yeter ve ne yazık ki, bayağı zevkleri, ortak sevinçleri, safi aptallıklarıyla hepsi de birbirinin yerini tutabilir.
beni teselli eden ne kitap ne de bir sanat eseridir; bu yaşlı ve kusurlu evreni seyre dalmaktır.
kadının tatmin olmamış arzusundan daha tehlikeli bir şey yoktur.mutluluk. onun peşinden sürüklenirsin, onu ararsın, bu çabayla kendini tüketirsin; oysaki şuracıktadır; artık hiçbir şey beklemediğin, hiçbir şey ummadığın, hiçbir şeyden şüphelenmediğin anda ortaya çıkar.
erkeklerin hayatı, kadınların onları ele geçirdiği gün ve anda başlar.
iki kişiden birinin hâlâ sevdiği, hala acı çektiği ve diğerinin onun aşkını izlemekten başka bir şey yapamadığı yer, ah, işte cehennem orasıdır!
insan yüreğine çok yakından bakmamalı; bu sarsıcı ve korkutucu olur.
yeni evli bir çift, sırları ve hatırları hiç itiraz etmeden bir yana koyar, aynı yaşlılık için kenara koyulan para gibi; aşk, bir anını bile kaybetmeye gelmez.
zafer ancak ağaç devrildiğinde toplanabilen acı bir meyvedir.
bir kadına her şeyi yapabilirsiniz; aldatabilir, dövebilir, terk edebilirsiniz; ama bir erkeğin hoş görebileceği bir alayı, bir kadın asla affetmez.
bir ruhu koca postallarıyla çiğnemek, işte insanların sevdikleri bu. kıymetli olan her şey gizli tutulmalıdır.
insanoğlundan kaynaklanan tüm acılar, bir diğerini kendisinden daha çok seven ve bu sevgiye minnettar olunmasını isteyenlerden kaynaklanır.
onurlu adamlara ender rastlanır.
eşi bulunmaz bir katedrali inşa etmek yüzyıllar alır; ama tüm diğer insanlara benzeyen bir insan yaratmak için birkaç saniye yeter ve ne yazık ki, bayağı zevkleri, ortak sevinçleri, safi aptallıklarıyla hepsi de birbirinin yerini tutabilir.
beni teselli eden ne kitap ne de bir sanat eseridir; bu yaşlı ve kusurlu evreni seyre dalmaktır.
28.07.2017
hayat
hildegard knef: hayat bazen yabancı bir kentte geçirilen pazar günlerine benzer. insan kime danışacağını, kime sığınacağını bilemez.
irene nemirovsky: beni teselli eden ne kitap ne de bir sanat eseridir, bu yaşlı ve kusurlu evreni seyre dalmaktır.
juli zeh: hayat, ne yapalım ki gücünün zirvesinde başlar ve bu noktadan itibaren sürekli aşağı inerek sonuna ulaşır. kötü bir dramaturji hatası.
jean rhys: kuşkusuz, yaşam haktan yana değildir. gerçekten lanet olası haksızlıklarla doludur. herkes bilir bunu.
gabriela adameşteanu: hayatta gerçekten kendini inanılmaz mutlu hissettiğin anlar kalıyor aklında, bunu sonra hatırlıyorsun. sonradan da aslında o mutluluk ve sükunet anlarının kısa bir süre sonra gelecek olan büyük sorunların habercisi olduğunu anlıyorsun; yine de o anlardan güzel bir hatıra kalıyor aklında.
katherine mansfield: kimi anlar vardır, korkunç anlar vardır hayatta; insanın sığınağından çıkıp dışarı baktığı anlar ve berbattır bu. insan bu anlara boyun eğmemelidir.
madam du deffand: melekten istiridyeye kadar tüm türler, tüm varoluş koşulları bana aynı derecede talihsiz görünüyor. can sıkıcı olan, doğmuş olmaktır.
clarissa p. estes: bir hayat çok fazla kontrollü olduğu zaman, kontrol edilemeyecek kadar az hayat kalır.
jhumpa lahiri: daha gençsin. özgürsün. kendine bir iyilik yap. çok geç olmadan, çok fazla durup düşünmeden, sırtına yastığınla yorganını yükleyip dünyanın görebildiğin kadar çok yerini gör. pişman olmazsın. bir gün bunu yapman için çok geç olacak.

