kurt vonnegut: ancak fikirlerimizin insaniliği ölçüsünde sağlıklıyız.
jean rhys: en kötüsü, insanın kadınların gerçekten ne hissettiklerini bilmemesidir.
macedonio fernandez: bu dünyada eksik olan o kadar çok şey var ki, bir şey daha eksik olsa ona yer bulunamazdı.
gabriel garcia marquez: insanlar birinci mevkide giderken edebiyat yük katarına atılırsa dünyanın anası bellenmiş demektir.
jean-luc godard: yetişkinlik diye bir şey yoktur. çocukluk ve yaşlılık vardır.
maksim gorki: yaşam eylemdir ve yaratmaktır. yeryüzünde yaşayan insanın ulaşmak isteyeceği en son erek yeryüzünde yaşamak mutluluğudur.
jeannette walls: şunu iyi hatırla, hayvanlar kapatılmaktan nefret ediyor gibi davranıyorlar; ama aslında özgürlükle ne yapacaklarını bilmiyorlar. ve bu çoğu zaman onları öldürüyor.
marguerite duras: yazarın yazmak için yalnızlığa ihtiyacı vardır ve yalnızlığa her zaman delilik eşlik eder.
abbe pierre/albert jacquard:
her zaman sakınımsız yaşadım, yetersizliğimin bilincinde olarak.
yetersizliğinin bilincinde olmak aynı zamanda özgür, hayalci ve biraz
kaba olmanın yoludur.
lawrence durrell: ölüm bütün gerilimleri artırır, normal zamanlardaki gibi yarı doğrulara göre yaşamamıza pek izin vermez.
jean rhys etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jean rhys etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29.04.2018
28.07.2017
hayat
hildegard knef: hayat bazen yabancı bir kentte geçirilen pazar günlerine benzer. insan kime danışacağını, kime sığınacağını bilemez.
irene nemirovsky: beni teselli eden ne kitap ne de bir sanat eseridir, bu yaşlı ve kusurlu evreni seyre dalmaktır.
juli zeh: hayat, ne yapalım ki gücünün zirvesinde başlar ve bu noktadan itibaren sürekli aşağı inerek sonuna ulaşır. kötü bir dramaturji hatası.
jean rhys: kuşkusuz, yaşam haktan yana değildir. gerçekten lanet olası haksızlıklarla doludur. herkes bilir bunu.
gabriela adameşteanu: hayatta gerçekten kendini inanılmaz mutlu hissettiğin anlar kalıyor aklında, bunu sonra hatırlıyorsun. sonradan da aslında o mutluluk ve sükunet anlarının kısa bir süre sonra gelecek olan büyük sorunların habercisi olduğunu anlıyorsun; yine de o anlardan güzel bir hatıra kalıyor aklında.
katherine mansfield: kimi anlar vardır, korkunç anlar vardır hayatta; insanın sığınağından çıkıp dışarı baktığı anlar ve berbattır bu. insan bu anlara boyun eğmemelidir.
madam du deffand: melekten istiridyeye kadar tüm türler, tüm varoluş koşulları bana aynı derecede talihsiz görünüyor. can sıkıcı olan, doğmuş olmaktır.
clarissa p. estes: bir hayat çok fazla kontrollü olduğu zaman, kontrol edilemeyecek kadar az hayat kalır.
jhumpa lahiri: daha gençsin. özgürsün. kendine bir iyilik yap. çok geç olmadan, çok fazla durup düşünmeden, sırtına yastığınla yorganını yükleyip dünyanın görebildiğin kadar çok yerini gör. pişman olmazsın. bir gün bunu yapman için çok geç olacak.
6.12.2015
ayrılıktan sonra
jean rhys
her gün yeni bir gündür. her gün yeni bir kişinindir.
insanın yaşamında öyle bir an gelir ki bir parça paran varsa bir yöne gidersin. ama bir şeylerin yoksa -ama hiçbir şey- ve hiçbir yerden bir şey gelmiyorsa, o zaman başka yöne gidersin.
kuşkusuz, yaşam haktan yana değildir. gerçekten, lanet olası, haksızlıklarla doludur. herkes bilir bunu.
insanlar bu kadar açık seçik olmamalı; insanlar başkaları gibi görünmeye ve davranmaya uğraşmalı. kendi cenazelerini görmek istemiyorlarsa böyle yapmaları gerekir.
hayvanlar bizden daha iyiler. onlar biz insanlar gibi hep kahredici gösteriş, yalan, dudak bükme peşinde değiller.
insanlar öylesine canavar ki, doğru dürüst bir söz söyleyene kadar birbirlerini öldürürler. sonra bir çıkarları varsa, kim olursa olsun ayağını yalarlar.
en kötüsü, insanın kadınların gerçekten ne hissettiklerini bilmemesidir.
her gün yeni bir gündür. her gün yeni bir kişinindir.insanın yaşamında öyle bir an gelir ki bir parça paran varsa bir yöne gidersin. ama bir şeylerin yoksa -ama hiçbir şey- ve hiçbir yerden bir şey gelmiyorsa, o zaman başka yöne gidersin.
kuşkusuz, yaşam haktan yana değildir. gerçekten, lanet olası, haksızlıklarla doludur. herkes bilir bunu.
insanlar bu kadar açık seçik olmamalı; insanlar başkaları gibi görünmeye ve davranmaya uğraşmalı. kendi cenazelerini görmek istemiyorlarsa böyle yapmaları gerekir.
hayvanlar bizden daha iyiler. onlar biz insanlar gibi hep kahredici gösteriş, yalan, dudak bükme peşinde değiller.
insanlar öylesine canavar ki, doğru dürüst bir söz söyleyene kadar birbirlerini öldürürler. sonra bir çıkarları varsa, kim olursa olsun ayağını yalarlar.
en kötüsü, insanın kadınların gerçekten ne hissettiklerini bilmemesidir.

