edward abbey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
edward abbey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4.02.2022

din

edward abbey: doğaüstüne inanmak, hayal gücünün yetersizliğini gösterir.

scott adams: insanların hiçbir güdüsü, gerçekleşme olasılıkları düşük olan sonuçların peşinden koşarak mantıksız şeyler yapma istekleri kadar güçlü değildir. bu durum lotonun, randevulaşmanın ve dinin temel prensibini oluşturur.

nathaniel branden: psikoterapiyle ilgilenen herkes, dini öğretilerin yarattığı tahribatla her gün karşı karşıya gelmektedir.

christopher hitchens: sadece bir anlığına dindarların cennetinin nasıl bir yer olduğunu düşünün. bitmeyen şükran ve tapınmalar, sonsuz feragat ve kendini aşağılamalar; kutsal bir kuzey kore.

nietzsche: mistik açıklamaların derin olduğu varsayılır. gerçekte ise yüzeysel bile değillerdir.

michael martin: dini deneyimler; uyuşturucu, alkol, ruh hastalıkları ve uyku bozuklukları sonucunda yaşanan olguları andırmaktadır: belirgin ve tutarlı bir hikaye anlatmazlar ve aralarındaki çelişkileri mazur gösterecek, akla yatkın bir teori yoktur.

margaret mead: sonsuz ceza korkusu üzerine temellenen bir davranışın etik mi, yoksa sadece korkakça mı kabul edilmesi gerektiği, çözümlenmemiş bir sorundur.

john morley: güneşe tapınmanın bir görev olduğu yerde, ısı kanunlarını incelemek muhtemelen suç kabul edilir.

5.09.2012

din

voltaire: sizi saçmalıklara inandırabilenler, size katliam da yaptırabilirler.

joseph conrad: kötülüğün doğaüstü bir kaynağı olduğuna yönelik bir inanç gereksizdir; insanlar yardım almaksızın her türlü ahlaksızlığı yapma kabiliyetine sahiptir.

theodore dreiser: bir insanı ruhu olduğuna ikna edip onu kocakarı masallarıyla başına ne geleceğine dair korkutursanız bir balık, bir zihinsel köle oltanıza takıldı demektir.

epikuros: tanrı kötüyü önlemeye çalışıyor ama önleyemiyor mu? o halde sınırsız gücü yoktur. bu güce sahip ama önlememeyi mi tercih ediyor? o halde kötü niyetlidir. hem kötüyü önleme gücüne sahip hem de önlemek mi istiyor? o halde kötülük nasıl var oldu? gücü yok ve kötüyü de önlemeye niyeti yoksa ona neden tanrı diyelim ki?

daniel j. boorstin: yanlış bilgiler üzerinde ısrarcı olmak, dünyaya cehaletten çok daha fazla zarar vermiştir. bugüne kadar bir agnostiğin birini kazıkta yaktığı; bir pagana, kafire ya da inançsız birine işkence ettiği görülmemiştir.

henri frederic amiel: kendi insafsızlıklarımızı meşru kılmak istediğimizde tanrı'yı suç ortağımız haline getiriyoruz. her katliam bir ilahi eşliğinde kutsal hale getiriliyor.

edward abbey: fantastik öğretiler varlıklarını sürdürebilmek için inanç birliğine gereksinim duyarlar. aynı görüşü paylaşmayan tek bir kişi, milyonlarca kişinin inancına gölge düşürür. korku ve nefret, işkence odaları, demir kazıklar, tehditler, çalışma kampları ve psikiyatri koğuşları bu yüzden vardır.