şaban iba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şaban iba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13.09.2018

12 mart 1971

şaban iba

12 mart 1971 ihtilali bildirisinden: "parlamento ve hükümet süregelen tutum, görüş ve icraatı ile yurdumuzu anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokmuş, atatürk'ün bize hedef verdiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak ümidini kamuoyunda yitirmiş ve anayasanın öngördüğü reformları tahakkuk ettirememiş olup tc'nin geleceği ağır bir tehlike içine düşürülmüştür. (..) bu husus süratle tahakkuk ettirilmediği takdirde, tsk kanunların kendisine vermiş olduğu tc'yi korumak ve kollamak görevini yerine getirerek idareyi doğrudan doğruya üzerine almaya kararlıdır."

orgeneral memduh tağmaç (gkb)
orgeneral faruk gürler (kkk)
orgeneral celal eyiceoğlu (dkk)
orgenerel muhsin batur (hkk)

başbakan nihat erim: "türkiye'de batılılaşma atatürk'ün sonradan bize hedef olarak gösterdiği, muasır medeniyet dediği batılılaşma, ordudan gelmiştir. ve o tarihten bugüne kadar da ileri doğru atılışlar hep ordudan gelmiştir. atılışın lideri ordudandır; atılışın desteği ordudandır. şu halde bu son 12 mart muhtırasını da o zincirin bir halkası saymak lazımdır."

muhtıranın trt'de okunmasının ardından başbakan demirel istifa etti. 16 mart 1971'de chp'den istifa ettirilen nihat erim'e partiler üstü hükümet kurduruldu.

26 nisan'da vatan ve cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir hareketin varlığı gerekçesiyle mgk 11 ilde sıkıyönetim ilan etti. erim, "anayasanın türkiye için lüks" olduğunu söylüyordu. tüm devrimci, demokrat kişi ve kuruluşlar üzerinde yoğun bir devlet terörü estirilmeye başlandı.

24.04.2016

istiklal mahkemeleri

şaban iba

bu mahkemeler, fransız ihtilali'nin devrim mahkemelerinden esinlenerek kuruldu. mahkemelerin kararları kesindi ve bir üst mahkemesi olmadığı için temyiz hakkı da yoktu. bu özellikleriyle "ihtilal mahkemeleri" niteliğindeydi. çünkü yasama ve yürütme yetkilerini elinde bulunduran meclis, böylece yargı yetkisini de kullanarak bir ihtilal meclisi haline geliyordu.

sıkıyönetim mahkemeleri, görevini istiklal mahkemelerine devretti. böylece, istiklal mahkemelerinin bakamayacağı dava kalmayacaktı.

tüm devlet görevlileri dahil herkesi yargılayabilecekleri ve hiçbir kanun maddesine bağlı kalmadan vicdani kanaatlere göre ceza verebilecekleri belirtiliyordu.

en yoğun çalışan şube ankara istiklal mahkemesi oldu. damat ferit paşa hükümetinin bazı üyeleri ile sevr barış anlaşmasını imzalayanları, kuvayı inzibatiye ile askeri nigehban cemiyeti yöneticilerini gıyaplarında yargılayıp vatana ihanetten idama mahkum etti. çerkez ethem ve kuvayı seyyare komutanları için de aynı şekilde idam kararları aldı. gizli komünist partisi ile yeşil ordu üye ve yöneticilerini de yargıladı. bunların çoğuna ölüm cezası verdi ve yakalananlar hemen infaz edildi.

istiklal mahkemelerinin iki yıl içinde yargıladığı insan sayısı 13 bin kişiyi buldu. hüküm giyenlerden 108'i idam, 279'u müeccelen idam ve 48'i de yokluğunda idam cezasına çarptırıldı. öteki mahkemeler de casusluk, düşmana hizmet, eşkıyalık, yataklık, hırsızlık, hükümet aleyhtarlığı, rüşvet, sarkıntılık, sahtekarlık, vatana ihanet, türklüğü tahkir, vazifeyi suistimal, vazifeyi ihmal, kanuna muhalefet vb. çeşitli davalara baktılar ve çok ağır cezalar verdiler.

1922'de idam kararlarının meclisin onayından geçirilmesi koşulu kondu. aynı yıl bu yeni kanunla istiklal mahkemelerinin çalışmalarına meclis kararıyla son verildi.

2.09.2010

ordu devlet siyaset

şaban iba

ittihat ve terakki, 1. dünya savaşı'nın bitimindeki kesin yenilgiye kadar kendi yapısına uygun yarı askeri diktatörlüğü sürdürdü. alman militarizminin etkisiyle işi alman hayranlığına ve işbirlikçiliğine vardıran ittihatçılar, imparatorluğu askeri zaferlerle kurtarmayı ve ihya etmeyi düşünüyordu.

yurt dışında ve anadolu'da gelişmekte olan komünist hareketleri provoke etmek için mustafa kemal resmi bir tkp kurarak komüntern'e üyelik için başvurmuş fakat kabul edilmemişti. ankara'daki komünistler ise türkiye halk komünist partisi'ni kuruyorlardı. hükümet bu partiyi istiklal mahkemelerine sevk ediyor ve yargılamalar sonucu kapatılıyordu.

mustafa suphi ve arkadaşları trabzon'a varırlar. trabzon'da onları bekleyen jandarmalar tarafından silahları alınır, dövülür ve elleri kelepçelenerek daha önceden hazırlanmış bir motora bindirilir ve motor hemen denize açılır. arkasından başka bir motor hareket eder ve bu motordakiler tarafından mustafa suphi ve arkadaşları süngülenerek öldürülür. (1921)

mustafa suphi ve arkadaşlarının anadolu'ya gelişinin doğuracağı sonuçları değerlendiren tbmm hükümeti, kars'a girişleri sırasında kazım karabekir'e "suphi ve arkadaşlarının ankara'ya gelişlerinin önlenmesi ve duruma göre davranılması" emrini verir. hükümetin emrini yerine getiren karabekir, trabzon'da önceden hazırladığı bu komplo ile onları yok eder.

abd'nin yeni stratejisi, sovyetler birliği'ne komşu olan türkiye'de deniz ve hava üslerine sahip olmasını gerektiriyordu. abd türkiye'den üs vermesini istemiş, bu da olmayınca türkiye'yi nato'ya almıştı.

6-7 eylül olayları: kıbrıs sorunu dolayısıyla londra'da türk ve yunan dışişleri bakanları görüşme halindeyken, selanik'te atatürk'ün doğduğu eve bomba atıldı ve istanbul'da halk galeyana getirilerek ayaklandı. olay hükümetin bir provokasyonuydu. amaç bir halk gösterisi ile londra'daki görüşmeleri etkilemekti. polisin yukarıdan bir emirle müdahale etmediği olaylar kısa zamanda büyüdü ve rum azınlığa karşı tam bir talana dönüştü. daha sonra, bu bombanın bir mit elemanı tarafından atıldığı ortaya çıkmıştır.

ismet inönü: şartlar tamam olduğu zaman, milletler için ihtilal meşru bir haktır. bu yolda devam ederseniz ben de sizi kurtaramam.

ülke, cumhuriyet tarihinin en demokratik dönemini 1960'lar boyunca yaşadı.

albay talat aydemir 22 şubat 1962 ve 21 mayıs 1963'te iki kez darbe girişiminde bulundu. kalıcı bir askeri diktatörlüğü amaçlıyordu. iki müdahale de inönü ve ordu içindeki hükümete ve hiyerarşiye bağlı subaylar tarafından önlendi. darbeciler hızla yargılandı ve 7 idam kararı, 30 müebbet kararı verildi. 1293 harbiyeli beraat ettirildi fakat hepsi de ordudan atıldı. 7 idamdan 4'ü talat aydemir, fethi gürcan, erol dinçer ve osman deniz'in kararlarıydı. millet meclisi erol dinçer'in, cumhuriyet senatosu da osman deniz'in idam kararlarını onaylamadı. 26 haziran 1963'te fethi gürcan'ın, 5 temmuz 1963'te talat aydemir'in infazları yapıldı.

12 eylül'ün arkasında abd'nin olduğu tartışılmaz bir gerçekti. 12 eylül abd'nin ortadoğu'daki çıkarları için gerekliydi. 12 eylülcülere her istediğini yaptırdı. cuntaya da en geniş desteği verdi. ardından önce anap'ın kuruluşunu ve seçimlere katılmasını sağladı. seçimlerde de özal'ı destekledi. çünkü abd, özal'ı bir geçiş dönemi adamı olarak hazırlamıştı. 

emekli olan birçok general çeşitli holdinglerin yönetim kurullarında yüksek maaşlı görevler alarak tekelci sermaye için yaptıklarının karşılığını görmüştü. bir kısmı da sonraki süreçte anap, dyp ve rp'de siyasete atılacaktı.

turgut özal: mess başkanı, tekelci sermayenin en güvenilir adamı. demirel tarafından ekonomiyi yönetmek üzere başbakanlık müsteşarlığına getirildi. dünya bankası ve imf reçeteleri hayata geçirildi. serbest piyasa ekonomisi uygulandı. büyük bir devalüasyon yapıldı. temel ihtiyaç maddelerinin fiyatları ve hayat pahalılığı sürekli arttı. yabancı sermayenin oranı konusundaki sınırlamalar kaldırıldı. kit'ler tasfiye edilmeye başlandı. yeni para-kredi ve faiz politikalarıyla kara para denilen gayrimeşru kazançlar aklandı. bu kararların bütün yükü başta işçi sınıfı ve emekçi kitleler olmak üzere halkın omuzlarına yıkıldı.

her askeri müdahale bir diğerine zemin ve gerekçe yarattı. ordunun devlet içindeki özerkliği genişletildi ve yasal güvenceye bağlandı. hiçbiri askeri otoriteyi sivil otoriteye tabi kılacak bir düzenlemeyi içermedi. bu nedenle her dönemde devletin ve toplumun militarizasyonu çabaları ile askeri müdahale tehdidi devam etti. böylece askeri müdahaleler toplumun özgürleşmesinin ve siyasetin toplumsallaşmasının önündeki en büyük engeli oluşturdu.

tsk'nın görevi, türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan tc'yi korumak ve kollamaktır ilkesi askeri müdahalelerde hukuki dayanak olarak kullanılacaktı.

23.06.2010

çerkez ethem

şaban iba

batı cephesinin en etkili gücü olan kuvayı seyyare komutanı çerkez ethem tbmm tarafından milli mücadelenin rütbesiz ilk milli kahramanı ilan edilmişti. güney cephesindeki milis kuvvetlerinin komutanı demirci mehmet efe ise çete reisliğinden kuvayi milliye komutanlığına yükselmiş ve bölgede halkın takdirini almış bir kahramandı.

izmir'in işgalinden sonra dağlardaki 200 adamıyla birlikte silahlı direnişe başlayan ve aydın yöresinde yunanlıları durduran, 11 temmuz 1919'da kuvayi milliye'ye katılan, 4 eylül 1919'da umumi aydın havalisi kuvayi milliye komutanı olan demirci mehmet efe, bölgede oldukça etkili olan silahlı direniş mücadelesini sürdürüyordu.

ittihatçı gelenekten gelen ve askeri bakış açısını her düzeyde sürdüren mustafa kemal ve çevresi, kendi otoritelerini sarsacak hiçbir gelişmeye müsaade etmek niyetinde değillerdi.

15-16 aralık günlerinde güney cephesi komutanı refet bey, çerkez ethem'le birleşme ihtimalini de dikkate alarak öncelikle demirci mehmet efe'ye karşı saldırıya geçti ve izmir'in işgalinden beri bölgede en etkili silahlı milis direncini sürdüren bu kuvvetleri dağıttı. demirci mehmet efe önce kaçtı, daha sonra da 30 aralık'ta teslim oldu.

8 kasım'da ali fuat cebesoy'un moskova elçiliğine atanması üzerine batı cephesi komutanlığına ismet inönü atandı. düzenli ordunun mustafa kemal'den sonra en ateşli savunucusu olan inönü, çerkez ethem'in üzerine kararlılıkla gidecek, önce ethem'in yetkilerini kısıtlayacak ve onu emir komuta düzenine sokmaya zorlayacaktı. daha sonra ise, kuvayı seyyare'nin bir tümen şeklinde örgütlenmesini ve düzenli orduya bağlanmasını isteyecekti.

bu öneri ve talepler, çerkez ethem ve kardeşi tevfik beyler tarafından reddedildi. tbmm tarafından oluşturulup gönderilen "nasihat heyeti" tarafından, çerkez ethem ve kardeşi tevfik beylerden, kuvayı seyyare kuvvetlerinin komutasını bırakmaları isteniyordu. bu konuda hiçbir uzlaşmaya yanaşmayan mustafa kemal ve ismet inönü'nün amacı ne surette olursa olsun bu kuvvetleri dağıtmak ve böylece düzenli ordunun güçlenmesinin önündeki bu tek engeli de ortadan kaldırmaktı.

anzavur, yozgat, bolu-düzce, izmit, hendek ayaklanmalarını bastıran ve batı cephesini tek başına tutan bir güç oluşturan; tbmm tarafından "münci millet" (milletin kurtarıcısı) ilan edilen; halk iştirakiyun ve yeşil ordu örgütlerinin de desteğini alan çerkez ethem bey'e karşı, batı cephesi komutanı ismet inönü, izzettin bey komutasında 2 piyade ve 7 süvari alayını saldırıya geçirtti. bir ay kadar süren saldırı ve direniş sonucunda çerkez ethem kuvvetleri dağıtıldı. bir kısmı teslim alındı, bir kısmı imha edildi, bir kısmı da çerkez ethem'le birlikte yunan hatlarını geçerek izmir'e sığındı.

13.04.2010

kurtuluş savaşı

şaban iba

mütareke sonrası kurulan müdafai hukuk cemiyetleri ittihatçılarca kuruldu.

vahdettin tarafından feshedilen meclisi mebusan'ın büyük çoğunluğunu ittihatçılar oluşturuyordu.

anadolu'ya geçen milletvekiller, aydınlar ve ilk mücadeleyi başlatan mustafa kemal dahil subay ve komutanlar ittihatçıydı.

damat ferit paşa hükümeti, 10 ağustos 1920'de paris yakınlarındaki sevr kasabasında sevr barış anlaşmasını osmanlı devleti adına imzaladı.

salihli'de kuşçubaşı sencer bey'in çiftliğinde ilk silahlı grubunu kuran ve giderek bölgedeki bağımsız grupları birleştiren çerkez ethem, kısa zamanda 6 bin kişilik bir güç toplayarak, yunanlılara karşı batı cephesini tek başına elinde tutan bir ordu kurmuştu.

eşref sencer kuşçubaşı, teşkilatı mahsusa'nın başkanıydı. kendi çiftliğini kaçak silah ve cephane deposu olarak ilk direniş eylemlerine bir üs olarak hazırlamıştı.

güneyde italyanlar hiçbir sorun çıkarmadıkları gibi, üstelik yunanlılara karşı mücadelede kuvayi milliye'ye yardım da ediyorlardı. fransızların da güney ve güney doğuda ciddi bir tehlike oluşturdukları söylenemezdi. sadece kilikya'da ermeni sorunu vardı.

sonuç olarak, bu mücadele süreci resmi ve popüler söylemin aksine, belki de dünyanın en kısa süreli, en az kayıplı ve en az sayıda güçlerin çarpıştığı bir bağımsızlık mücadelesi haline dönüşecek ve başarıya ulaşacaktı.

18.08.2008

12 eylül

şaban iba

bülent ecevit, kenan evren'i 6 mart 1978'de genelkurmay başkanlığına getirdi.

malatya olayları: 17 nisan 1978'de malatya belediye başkanı hamido kendisine gönderilen bombalı paketle öldürüldü. pazarcık ve adıyaman'a da aynı paketten gönderilmiş, paketlerden biri patlamamış, diğeri postacının elinde patlamıştı. malatya'da gericilerin ve faşistlerin ortak bir ayaklanması başladı. birçok işyeri tahrip edildi. şehirdeki tüm solculara ve alevilere karşı terör estirildi. alevi-sünni çelişkilerinin yoğun olduğu malatya'da sünni başkana yapılan saldırı 1 mayıs 1977'den sonra ikinci büyük kontrgerilla eylemiydi.

1978 yılı başından itibaren terör olayları artmaya başladı.

maraş katliamı: 22-24 aralık 1978'de gerçekleştirildi. 107 kişi öldü, 205 kişi yaralandı. 500'e yakın ev ve işyeri tahrip edildi. içişleri bakanı irfan özaydınlı istifa etti. yerine hasan fehmi güneş getirildi. 13 ilde sıkıyönetim ilan edildi. bunlar: istanbul, ankara, maraş, adana, elazığ, bingöl, erzurum, erzincan, gaziantep, kars, malatya, sivas, urfa. sonradan içel de bu listeye eklendi.

bu tür planlı faşist saldırı girişimleri sivas, erzincan ve çorum'da tekrarlandı. bu saldırıların alevi sünni çelişkilerinin yoğun olduğu bu bölgelerde önceden belirlenmiş bir plan çerçevesinde özel harp dairesi (kontrgerilla) tarafından yönlendirilen sivil faşist güçler tarafından yapıldığı sonradan belirlenecekti.

1 şubat 1979'da milliyet gazetesi başyazarı abdi ipekçi, m. ali ağca tarafından öldürüldü. mart ayı içinde hükümet petrolden tekele, şekerden kömüre kadar tüm temel ihtiyaç maddelerine % 50-100 zam yaptı.

nevzat bölügiray: komutanlar önceden bu müdahaleyi ne denli akıllarına koyarlarsa koysunlar çok uygun bir ortam oluşmadan bir müdahaleye kalkışamazlardı. onları bir müdahale için yüreklendiren ortamdır. askerlikte bir ana fikir olmadan planlama yapılamaz. ana fikir, müdahale ortamının oluşup oluşmadığının ortaya çıkarılmasıdır. yoksa müdahale fikri zaten kafalarda oluşmuş, sadece ortamın uygunluğu aranmaya başlanmıştır. artık bundan sonraki sözlü çıkışların, uyarı niteliğindeki konuşmaların ve uyarı mektubunun, sadece yapılacak müdahaleye giden yolu hazırlayan birer aşama olduğu anlaşılmaktadır. gerisi, müdahale planına uygun olarak hazırlanan bir program uygulamalarından ibarettir. terör ortamının getirdiği bir program.

kenan evren'in genelkurmay başkanı oluşu: 6 mart 1978
sıkıyönetim ilanı: 26 aralık 1978
müdahale fikrinin doğuşu: temmuz 1979
uyarı mektubunun verilişi: 27 aralık 1979
bayrak harekat planı'nın hazırlanışı: 4 haziran 1980
bayrak harekatı'nın uygulanması: 12 eylül 1980

muhtıra içeriği:

- anarşi, terör ve bölücülük
- muhalefet partilerinin kısır tutum ve davranışları
- komünizm, şeriat ve faşizm tehlikeleri
- genel bir ayaklanma olasılığı

saltık çalışma grubu: evren tarafından orgeneral haydar saltık, bir çalışma grubu kurmakla görevlendirildi. bu gruba kapalı olarak başka bir görev verildi. ancak esas görevleri, bir müdahale zamanı gelmiş midir, müdahale mi daha iyi netice verir; yoksa ilgilileri ikaz mı daha münasiptir, bunları etüt edecekler ve zaman zaman evren'e rapor vereceklerdi. rapor daktilo ile değil, elyazısı ile olacaktı ki, gizlilik ihlal edilmesin.

kenan evren: demirel özel harp dairesi'ndeki personeli teröristlerle mücadelede kullanmamızı ve onlarla çete savaşı yapmak suretiyle yok edilmelerini, vaktiyle de bu teşkilatın böyle kullanıldığını söyledi. (1971 sıkıyönetim dönemindeki kızıldere olaylarında kullanılan personeli kastediyordu.)

özel harp dairesi (kontrgerilla) faaliyetleri:

- 1 mayıs 1977 olayları
- maraş katliamı
- çorum ve sivas olayları
- ankara bahçelievler katliamı
- 16 mart ist. üni. katliamı
- abdi ipekçi'nin öldürülmesi
- c. orhan tütengil'in öldürülmesi
- yüzlerce faili meçhul cinayet
- asala ve pkk ile mücadele

tüm bu dönemler boyunca kenan evren genelkurmay başkanıdır.

bayrak harekat emri: her personel bu harekatı büyük bir tevazu, kesin kararlılık, üstün vatanseverlik duygusu ve tam bir disiplin anlayışı içerisinde icra edecektir. kişi veya grubun ülke zararına faaliyetleri tespit edilmediği sürece herkese tarafsız ve eşit muamele yapılacaktır. bölücü, halkı yönetime karşı kışkırtıcı, devlet otoritesine ve yasalara saygınlığı engelleyici, asılsız haberlerle halkı veya devlet güçlerini yanıltıcı, illegal örgütlerle teması muhafaza ederek eylemci (terörist) karakterinde ısrarla duranlar hakkında onları diskalifiye edici ve yasal yollara başvurarak şiddetle cezalandırıcı tedbirler alınacak ve bu faaliyetler aralıksız sürdürülecektir. harekatı tereddütle karşılayan veya karşı tavır takınanlarla aşırı bölücü fikirleri benimseyenler hakkında gerekli yasal işlem yapılacaktır.

14 aydan beri özel savaş taktikleriyle hazırlanan müdahaleyi artık durdurabilmek mümkün değildi.

ilk kez emir ve komuta zinciri içerisinde silahlı kuvvetler harekete geçirilerek devlet erki bir gecede ele geçiriliyordu.

- parlamento ve hükümet feshedildi.
- parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırıldı.
- bütün yurtta sıkıyönetim ilan edildi.
- yurt dışına çıkışlar yasaklandı.
- sokağa çıkma yasağı konuldu.

orgeneral kenan evren: genelkurmay başkanı
orgeneral nurettin ersin: kkk
orgeneral nejat tümer: dkk
orgeneral tahsin şahinkaya: hkk
orgeneral sedat celasun: jandarma genel komutanı

kenan evren: biz, kendi özelliklerimize, şartlarımıza uygun ve stratejik konumumuzu düşünerek bir anayasa yapmak durumundayız. batılı anayasalara uymak zorunda değiliz. biz bu anayasayı bir daha askeri müdahale olmasın diye böyle yapıyoruz.

12 eylülcüler yeni anayasa ile ordunun devlet içindeki özerkliğini ve konumunu öylesine güçlendirmişler ve sağlamlaştırmışlardı ki, artık ordu günlük politika içerisinde olacak, her olaya karışacak, her sorunla doğrudan ilgilenecek, devleti ve toplumu sıkı bir şekilde denetleyebilecekti.

12 eylül terörü bilançosu (3 yıllık icraat):

- 650.000 kişi gözaltına alındı.
- açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
- 7 bin kişi için idam cezası istendi.
- 517 kişiye idam cezası verildi.
- 259 kişinin idam dosyası meclise gönderildi.
- 49 kişi idam edildi.
- 98.404 kişi örgüt üyesi olmak suçuyla yargılandı.
- 1.683.000 kişi fişlendi.
- 388.000 kişiye pasaport verilmedi.
- 30.000 kişi siyasi mülteci olarak yurt dışına gitti.
- 14.000 kişi vatandaşlıktan çıkarıldı.
- 30.000 kişi sakıncalı görülerek işinden atıldı.
- 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
- 171 kişi işkenceden öldü.
- 800 kişi kayboldu.
- 14 kişi cezaevinde süresiz açlık grevinde öldü.
- 23.667 derneğin faaliyeti durduruldu.
- 3.854 öğretmenle 120 öğretim üyesinin işine son verildi.
- 7.233 devlet görevlisi sürgün yedi.
- 9.400 kişi kamu görevlerinden atıldı.
- 937 film yasaklandı veya yakıldı.
- 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
- istanbul'da gazeteler 300 gün yayımlanamadı.
- gazeteciler hakkında 3.315 yıl hapis cezası verildi.
- 139 ton gazete, dergi ve kitap imha edildi.

anayasa halkoylaması:

katılım oranı: % 91.27
kabul: % 91.17
red: % 8.63

bu halk oylamasıyla kenan evren'in cumhurbaşkanlığı da kabul edildi.

1983 seçimleri:

milliyetçi demokrasi partisi (mdp)
halkçı parti (hp)
anavatan partisi (anap) % 45.5 oy

amaçları kendilerinin devamı olarak emekli orgeneral turgut sunalp'e kurdurttukları ve devlet partisi niteliğindeki mdp'yi iktidar yapmak, diğer iki partiye de muhalefet görevi vermekti. ancak abd'nin desteğinde seçimlere sokulan anap iktidar oldu.

emekli olan birçok general çeşitli holdinglerin yönetim kurullarında yüksek maaşlı görevler alarak tekelci sermaye için yaptıklarının karşılığını görmüştü. bir kısmı da sonraki süreçte anap, dyp ve rp'de siyasete atılacaktı.

12 eylül'ün arkasında abd'nin olduğu tartışılmaz bir gerçekti. 12 eylül abd'nin ortadoğu'daki çıkarları için gerekliydi. 12 eylülcülere her istediğini yaptırdı. cuntaya da en geniş desteği verdi. ardından önce anap'ın kuruluşunu ve seçimlere katılmasını sağladı. seçimlerde de özal'ı destekledi. çünkü abd, özal'ı bir geçiş dönemi adamı olarak hazırlamıştı.

abd, tc ordusunun devlet içinde giderek artan özerkliğinin bilincinde olarak ve bunu teşvik ederek türkiye ile ilişkilerini esas olarak ordu ile sürdürmekte, böylece ülkenin siyasal hayatını kolayca denetim altında tutabilmekte, özellikle de askeri müdahale dönemlerinde her konuda daha etkili olabilmektedir.

abd özal'ın ardından çiller'i destekleyecekti. kendi eğitim ve kültür birikimleriyle yetişmiş, abd'nin uluslararası çıkarlarını özümsemiş siyasetçiler ile türkiye'de yeni bir siyaset tarzını sahneye koydu.

26 mart 1989 yerel seçimleri:

shp: % 28.7
dyp: % 25.7
anap: % 21.8
rp: % 9.7
dsp: % 9.1
mçp: % 4.2
ldp: % 1.0

özal, sadece kendi partisinin oyları ile 31 ekim 1989 günü 3. turda cumhurbaşkanı seçildi. böylece özal cumhuriyet tarihinin ilk sivil cumhurbaşkanı oldu.

2.03.2008

27 mayıs

şaban iba

cemal gürsel, 3 mayıs 1959'da önce mecburi izne ayrıldı ve sonra da yaş haddinden emekli edildi. bunun üzerine msb ethem, menderes'e bir muhtıra/mektup verdi. "aziz vekilim" diye başlayan mektup ülkedeki gelişmeleri özetledikten sonra acilen alınması gereken tedbirleri 13 madde halinde sıralıyordu.

bu maddelerden bazıları şöyleydi:

- cumhurbaşkanı istifa etmelidir. çünkü bütün fenalıkların bu zattan geldiği hakkında memlekette umumi bir kanaat vardır.
- tutuklu gazeteciler bir af kanunu ile kısa zamanda tahliye edilmelidir.
- vatandaşın hürriyet ve eşit muamele hakkına mutlak surette riayet edilmelidir.
- din istismarcılığından vazgeçilmelidir.

bu, cumhuriyet döneminin ilk muhtırasıydı. hükümet tarafından pek ciddiye alınmadı.

güney kore başkanı syngman rhee, cia tarafından düzenlenen bir darbe ile 27 mayıs'tan kısa bir süre önce düşürülmüştü.

ismet inönü: "şartlar tamam olduğu zaman, milletler için ihtilal meşru bir haktır. bu yolda devam ederseniz ben de sizi kurtaramam."

süreç: üniversitelerde, kızılay meydanında öğrenci gösterileri, polisin öğrencilere kurşun sıkması, ölenler ve yaralananların olması, sıkıyönetim ilan edilmesi ve hükümeti protesto için yürüyenlere kara harp okulu öğrencilerinin de katılması, 2-3 bin kişilik subay ve harbiyeli öğrencinin çankaya'ya doğru yürümesi, yürüyüşe garnizon komutanı tuğgeneral sıtkı ulay, harp okulu alay komutanı mücteba özden ve veteriner tümgeneral burhanettin uluç'un da katılması..

dp hükümeti gelişmeler konusunda hiçbir tedbir almadan meclisi 25 mayıs'ta tatile soktu. bu aşamada dp hükümeti sanki kaderine boyun eğercesine askeri müdahaleyi beklemeye başlıyordu.

27 mayıs 1960 sabahı silahlı kuvvetler devlet erkini eline geçirdi.

27 mayıs 1960 bildirisi anonsu: sabah askeri marşlar eşliğinde erken yayına giren ankara radyosundan saat 05.25'te "dikkat! dikkat! muhterem vatandaşlar! radyolarınızın başına geçiniz! güvendiğiniz silahlı kuvvetlerinizin sesi bir dakika sonra sizlere hitap edecektir!"

27 mayıs 1960 bildirisi: kurmay albay alparslan türkeş tarafından okundu. "bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla ve kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla tsk memleketin idaresini eline almıştır."

"bütün ittifaklarımıza ve taahhütlerimize sadığız. nato'ya inanıyoruz ve bağlıyız. cento'ya bağlıyız.." diyen bu bildiri ilişkilerin değişmeyeceği konusunda abd'ye garanti veriyordu. öyle ki, radyoda okunan bu bildiri aynı anda abd büyükelçiliğinin giriş kapısının altından atılıyordu. milli birlik komitesi, sabahın erken saatlerinde abd büyükelçisi f. warren ile görüşerek askeri müdahalenin kesinlikle türkiye'nin müttefiklerine yönelmiş bir hareket olmadığı konusunda garanti veriyordu.

abd dışişleri bakanlığı 30 mayıs'ta yayımladığı bildiriyle yeni hükümeti tanıyan ilk devlet olmuş ve bu bildiride "eskiden olduğu gibi türkiye ile abd arasında yakın ve dostça ilişkilerin sürdürülebileceği ümidi belirtilmişti. başkan eisenhower, cemal gürsel'e yazdığı mektupla ittifaklara bağlılıktan duyduğu memnuniyeti belirtmişti.

ismet inönü de müdahaleyi desteklediğini bildiriyordu.

28 mayıs'ta istanbul üniversitesi anayasa profesörleri askeri müdahalenin hukuki dayanağı olabilecek bir bildiri yayımladılar.

milli birlik komitesi hükümeti, dp milletvekilleri ve yöneticilerini yargılamak için yüksek adalet divanı adlı özel bir mahkeme kurdu. 592 sanık ve 1.068 tanıklı davanın yassıada'da duruşmaları başladı. 43 kişi müebbet hapse mahkum oldu.

15 eylül'de fatin rüştü zorlu ile hasan polatkan, 17 eylül'de de adnan menderes asıldı. celal bayar'ın idam cezası yaş durumundan müebbet hapse çevrildi.

27 mayıs, tc döneminin ilk askeri müdahalesiydi. darbe, orta rütbedeki subaylar tarafından gerçekleştirilmişti.