dadaloğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dadaloğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20.05.2008

dizeler


derman arardım derdime
derdim bana derman imiş
bürhan sorardım aslıma
aslım bana bürhan imiş
(niyazi mısri)

seyyah oldum şu alemi gezerim
bir dost bulamadım gün akşam oldu
kendi efkarımca okur yazarım
bir dost bulamadım gün akşam oldu
(kul himmet)

adem'i balçıktan yoğurdun yaptın
yapıp da neylersin bundan sana ne
halk ettin insanı saldın cihana
salıp da neylersin bundan sana ne
(kaygusuz abdal)

ormanda büyüyen adam azgını
çarşıda pazarda insan beğenmez
medrese kaçkını softa bozgunu
selam vermek için derviş beğenmez
(kazak abdal)

dünya gamın bırak yürü
kalır dünyanın her varı
muhabbetten geri kalma
muhabbettir baki kalan
(aşık meluli)

belimizde kılıcımız kirmani
taşı deler mızrağımın temreni
hakkımızda devlet etmiş fermanı
ferman padişahın dağlar bizimdir
(dadaloğlu)

bir şah olsam hükmeylesem cihana
başta haksızlığı yıkar giderdim
okullar yapardım bütün insana
cehaleti kökten yakar giderdim
(kul ahmet)

insanlıktan yoktur bende bir nişan
zayıftır idrakim aklım perişan
akılsız akraba güldürür düşman
böyle adam yurtta kalsa ne fayda
(aşık şenlik)

benim bu gidişe aklım ermiyor
fukara halini kimse sormuyor
padişah sikkesi selam vermiyor
kefensiz kalacak ölümüz bizim
(aşık serdari)

seçmedik yarimiz ağyarımızdan
kimse vakıf değil esrarımızdan
(aşık mirati)

gülümdün sen canım benim
dokununca kanar tenim
feryat benim gurbet sensin
vaay
(öksüz dede)

bana olan cefa senden değildir
benim kendi bahtım kara sevdiğim
sana meyil vermek benden değildir
gönül düştü nedir çare sevdiğim
(aşık dertli)

bu gönlüm şehrini seyran ederken
dedi sırrım bana seyran içinde
aşka düştün niçin derman ararsın
aşıklar dert arar derman içinde
(eşrefoğlu rumi)

çoktan uğramadım dostun köyüne
o yar kahırlanıp küstü mü bilmem
gelip giden yoktur bir haber almam
benden umudunu kesti mi bilmem
(devrani)

24.04.2008

dörtlükler


dilber senin ile yiyip içmedim
yiyip içip ak göğsünü açmadım
fırsat elde iken belin koçmadım
beni öldürmeli dövmeli değil
(gevheri)

ela gözlerine kurban olduğum
yüzüne bakmaya doyamadım ben
ibret için gelmiş derler cihana
noktadır benlerin sayamadım ben
(aşık ömer)

canımın canı nazlı dilberim
mihrabımdır kaşlarının arası
ahu bakışların siyah gözlerin
kalbimdeki yara, onun yarası
(aşık ibreti)

vara vara vardım ol kara taşa
beni hasret koydun kavim kardaşa
sebep ne gözden akan bu kanlı yaşa
bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
(karacaoğlan)

canevimden vurdu felek neyleyim
ben ağlarım çelik teller iniler
ben almadım toprak aldı koynuna
yarim diyen bülbül diller iniler
(dadaloğlu)

hayalin gönlümde olalı mihman
gah uslu gezeriz gah divaneyiz
soyunup aşkından olmuşuz üryan
gah mecnun oluruz gah efsaneyiz
(aşık noksani)

ela gözlerine kurban olduğum
hep senin derdinden yanar ağlarım
kime arz edeyim garip halimi
ellerin yanında görür ağlarım
(aşık kerem)

senin aşıkların gülmez dediler
ağlayıp yaşını silmez dediler
seni bir kez saran ölmez dediler
gerçek mi efendim sormaya geldim
(karacaoğlan)

nedir bu çektiğim senin elinden
deli gönül daha yorulmadın mı
seni hep aldattı boş hayal ile
yalancı dünyaya darılmadın mı
(karslı hicabi)

güzel seni sevdim ancak dünyada
yüzüne baktığım kar bana yeter
dolaştırma beni sema ziyada
bu kadar yandığım nar bana yeter
(katibi)

biter kırşehir’in gülleri biter
çağrışır dalında bülbüller öter
ufacık güzeller hep yeni yeter
güzelin kaşında keman görünür
(gülşehri)

dedim dilber didelerin ıslanmış
dedi çok ağladım sel yarasıdır
dedim dilber ak gerdanın dişlenmiş
dedi zülfüm değdi tel yarasıdır
(erzurumlu emrah)

yıllar önce açılmıştı aramız
yine bugün hatırıma sen geldin
kabuk tutmuş, küllenmişti yaramız
yine bugün hatırıma sen geldin
(garip bektaş)

eski libas gibi aşığın gönlü
söküldükten sonra dikilmez imiş
güzel sever isen gerdanı benli
her güzelin kahrı çekilmez imiş
(seyrani)

beni başka yerde araman sakın
ben benim içimde varda gizliyim
bana benden uzak değil çok yakın
benimle bir olan yarda gizliyim
(mazlumi)

saklarım gözümde güzelliğini
her neye bakarsam sen varsın orda
kalbimde gizlerim muhabbetini
koymam yabancıyı sen varsın orda
(aşık veysel)

sevdiğim yar bana göndermiş name
rüzgar dokunmamış dal ister benden
bir lezzet olmasın onun tadında
hiç arı görmemiş bal ister benden
(murat çobanoğlu)

zalim idin, soğuk idin, kış idin
dağlarında gezdim, yorgunum biraz
çok ağladım, çok dolandım, üşüdüm
seni unutmadım, dargınım biraz
(aşık ceylani)