ovidius etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ovidius etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9.06.2020

yol

pascal

cicero: hiçbir büyük saçmalık yoktur ki filozoflar tarafından söylenmemiş olsun.

terentius: bu benim yolum. sen de kendi ihtiyaç duyduğun şeyi yapmalısın.

cicero: kati ve sabit bir kanaate bağlı olduklarından, kabul etmedikleri şeyleri bile savunurlar.

seneca: her şeyin aşırısından olduğu gibi külliyat çokluğundan da zarar görüyoruz.

cicero: utanç verici olmayan bir şey bile, çoğunluk tarafından öyle görülüyorsa utanç verici hale gelir.

quintillianus: kendine yeterince saygı duyan insan nadirdir.

seneca: tek bir kafaya doluşmuş ne çok tanrı var!

"yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın! barış değil, kılıç getirmeye geldim. ben dünyaya ateş yağdırmaya geldim." (matta)

cicero: bilmeden iddia etmekten daha büyük rezillik olamaz.

seneca: hiç başlamamak daha kolaydır.

turbare semetipsum: ruhum ölesiye kederli. (yuhanna)

cicero: ben onlar gibi, bilmediğimi kabul etmekten utanmam.

nemo ante obitum beatus est: ölümünden önce kimseye mutlu denemez. (ovidius)

9.11.2017

sağduyu

irvin yalom

terentius: mantıkla beslenmeyen şey mantıkla yönetilemez.

epiktetos: eğer felsefeye karşı samimi bir arzunuz varsa ilk andan itibaren alaycı kahkahalara hazırlanın. unutmayın, eğer ısrarlıysanız o insanlar daha sonra size hayran olacaktır. unutmayın, eğer bir başkasının zevki için dikkatinizi dışarıya çevirecek olursanız hayatınızın düzenini altüst ettiğinizden emin olabilirsiniz.

lucretius: başkalarının başına gelen kötülükleri seyretmek bize keyif verir.

evliliğini kurtarmanın tek yolu onu bırakabilmeye istekli olmaktır.

petrarca: huzur ve sessizlik arayan herkes, sürekli bir bela ve tartışma kaynağı olan kadınlardan uzak durmalıdır.

herkesin karanlık bir seks hayatı vardır.

ovidius: zihin için en iyi yardım, kalbi tuzağa düşüren bağların bir kerede koparılmasıdır.

cicero: tamamen kendisine bağlı olan ve kendisinin olduğunu söylediği her şeyi içinde taşıyan birisinin son derece mutlu olmaması olanaksızdır.

hayat tam bir sürtük; ama zevkli de.

terapistler anne babalar gibidir. iyi ebeveynler çocuklarının evden ayrılıp bir yetişkin olabilmesi için yeterince özerklik kazanmasını sağlar; aynı şekilde iyi bir terapistin de amacı hastalarının terapiyi bırakacak hale gelmelerini sağlamaktır.

aristoteles: sağduyulular zevke değil, acısızlığa ulaşmaya çabalarlar.

kimse sonları prova etmez. sonlar yalnızca bir kez olur. bu durum hakkında kitap yazılmaz; bu yüzden her şey doğaçlama gelişir.

13.05.2015

eski uygarlıkların şiirleri


et kafalılar bile bilir ki
dünyanın tutar tarafı kalmamıştır
(mende/afrika)

insanların günleri sayılıdır
başarıları esip giden hava gibidir
hiçbir zaman hiçbir şey kalıcı olmamıştır
(akad-babil)

güçlü olmak istersen söz ustası ol
dil, yiğit elindeki kılıç gibidir
(mısır)

gözünüzü dört açın
denk alın ayağınızı
insanoğlunun ayağı dağa değil
tümseğe takılır da ondan düşer
(çin)

ortalama olmalı insanın aklı, en iyisi bu
fazla zeki ya da kurnaz olmamalı
çok bilen, derin düşünen akıllı adamın yüreği
mutluluk nedir bilmez çünkü
(izlanda)

sana abayı yaktım sanıyorsan
o senin hüsnü kuruntun
sizin eve gelişim
küçük kardeşini görmek için
(kızılderili)

kimseyi kınamayın durumu bozuldu diye
nice insanlara olmuştur bu
koca kahramanları sünepe yapar sarsıcı arzular
aptala çevirir en akıllı adamları
(izlanda)

tatlı duygular içinde yürek
sevgi yüzünden yaralı bereli
(kızılderili)

vakit, hiç durmadan uçup giderken
akıllıya her gün, bayram günüdür
(sulpicia/latin)

ölümsüz tanrılar bile bağışlar
güzel bir kadının yalanlarını
(ovidius/latin)

devletlim, buyurmuşsun, yoksulluk kanun dışı
olmuş bizim ülkede; ama haberin olsun
buyrukla kanun dışı ettiğin şu yoksulluk
ortalıkta kalınca sığındı bizim eve
(rajasekhara/sanskrit)

başarı istiyorsan altı kusurdan kaçın:
uyku ve uyuşukluk
korku ve azgın öfke
düzensizlik ve gevezelik
(rajasekhara/sanskrit)

dere tepe dolaşmakla geçti ömrüm
ölünce geziye çıkar gibi ölürüm
(lamba/afrika)

via talat sait halman

9.06.2010

karadeniz'den mektuplar

publius ovidius naso

kötü yaşamak bir çeşit ölümdür.

kendi aile ocağında yaşamasını daha güvenli sayarlar kişinin.

acı çeken insan, acının kendisinden daha çabuk tükenir.

hasta her zaman doktor sayesinde sağlığına kavuşmaz: bazen hastalık tedavi edici sanattan daha güçlüdür.

kalp yarasını hiçbir ilaç tedavi edemez.

bırak güvenliği başkaları istesin. en zavallı kader güvenlidir; çünkü daha kötü bir sonun korkusundan uzaktır.

avam, dostluklara çıkar için değer verir. neyin onurlu olduğuna önem vermektense neyin kâr sağladığına önem vermek önce gelir. sadakat ise servetle ayağa kalkar ya da düşer. kolayca bulamazsın binlerce insan arasından erdemin bir değeri olduğunu düşünen tek kişi.

doğru eylemler ödül içermiyorsa içlerindeki özgün değerin bir önemi yoktur. bedava doğruluk pişmanlık doğurur. yarar sağlamıyorsa bir şey, değersizdir.

artık herkes kendi gelirine tutkun ve çıkarına uygun olanı hesaplıyor kaygılı parmaklarıyla.

kuşkusuz, akraba ruhlar arasında bir uyum vardır; her biri kendi çalışmasına özgü bağlaşmayı onurlandırır. köylü çiftçiye, asker çılgınca savaşana, gemici ise yalpalayan bir geminin kaptanına tutkundur.

bir insanı kurtarmak insana yaraşır bir zevktir, daha iyi bir lütuf kazanılmaz bundan başka bir yolla.

güçlü şeyler özden sağlamdır, bir machaon'a ihtiyaç duymazlar.

tedavi ederek bazı yaraların daha kötüleştiğini biliriz, onlara hiç dokunmamak daha iyidir.

neşeli şeyleri neşeyle terennüm etmişimdir, hüzünlü şeyleri de hüzünle: her mevsimin kendine uyan bir eseri var.

dinleyici hevesi arttırır, yetenek övülenleri çoğaltır, şan şöhretin koca bir mahmuzu vardır.

insan yaşamı pamuk ipliğine bağlıdır, evvelce sağlam olan her şey ani bir darbeyle bir anda yıkılıp gider.

çürüyen zaman demiri de tüketir taşı da. hiçbir şey zamandan daha güçlü değildir.

16.06.2009

aşk sanatı

ovidius



vaktin varken hala
gevşemiş dizginlerini dolanıyorken orada burada
seç, "sadece senden hoşlanıyorum" diyeceğin birini
hafifçe esen meltemler getirmez sana sevgiliyi

olur da kuşlar susarsa baharda, yazın da ağustosböcekleri
maenalus tazısı arkasına bakmadan kaçarsa tavşandan
işte ancak o zaman reddedebilir bir kadın
aşığının sıcacık iltifatlarını
iltifat istemediğine inandığın bir kadın bile, inan ister
kaçamak aşk erkeğin de hoşuna gider, kadının da
erkek rol yapmada beceriksizdir, kadın arzularını daha iyi saklar

kabul etseler de etmeseler de kızlar teklif alınca sevinirler
de ki yanıldın, reddedilmenin sana ne zararı dokunacak ki

yabancı olduğumuz tutkular daha kolay esir alır ruhları
hep daha bereketli olur ekin, başkasının tarlasında
daha çok süt verir memeleri, komşu sürünün

buz gibi kırılgandır kadının öfkesi, eriyip gider zamanla

kadın icadıdır
ateşli aşığının servetini tırtıklamak maharetle

zamanla sabana boynunu uzatır inatçı öküzler bile
atlar zamanla öğrenir, uysalca katlanmayı koşumlarına
taştan daha serti var mı, sudan daha hafifi
ama o hafif su, oyar o sert taşı
yeter ki azmet, zamanla penelope'yi bile fethedersin
pergama geç alındı; ama alındı ya sonunda, sen ona bak

mektubunu okudu da sana yanıt vermedi mi? sakın zorlama
okumaya gönlü olan, gönüllü olur yanıt vermeye okuduklarına
kendiliğinden yavaş yavaş, adım adım ilerler böyle şeyler
belki başlangıçta soğuk bir mektup alacaksın
kendisini rahatsız etmemeni rica edecek senden
ama korku duyacak, rica ettiği şeyden
rica etmediğini istiyor işte, ısrar etmeni
devam et, yakında kavuşacaksın dileğine

güvenli ve sıradan bir yoldur
kandırmak dostluk adı altında

her kadın sevileceğini düşünür kendi içinde
en çirkini bile, hayranlık besler kendi güzelliğine

istemeye istemeye vermek isterler çok kez
hoşlandıkları ne varsa
keyif alır, zorla kapılıp götürülürse aşkın ani fırtınasına
bir iltifat ışığı görür arsızlıkta

kaçanı kovalamak ister çoğu kadın
hazırda olandan nefret eder
kendinden bıktırma, fazla ısrar edip de
zafer beklentini açık etme, öyle her istediğinde
ima et aşkını dostluk kisvesinde

avı elde tutmak cesaret ister, en az avlamak kadar
avlamak şans işi; ama diğeri başlı başına bir sanat

aşk askerliğe benzer; çekip gidin aylakçılar
ödlek adamlara verilmemeli bu sancaklar
gece ve kış, uzun yollar, amansız acılar
her tür zahmet var bu zarif ordugahta
dayanacaksın sıkça, sel gibi yağan yağmurlara
buz keseceksin, çırılçıplak uzanacaksın toprağa

akıl korktuğu şeyi hep doğru sanır

şiirler övülür; ama sevgililer pahada ağır hediye bekler
vahşi bile sevilir, zengin olsun yeter
çağımız altın bir çağ sahiden; altın satın alıyor
en yüce onurları; aşk altınla kazanılıyor

güzelin ne süse ihtiyacı vardır ne de öğütlere
onların çeyizi, süssüz püssüz doğal güzellikleri

size tavsiyem, ey romalı delikanlılar, edebiyat öğrenin
sadece tir tir titreyen sanıkları savunmak için değil tabii
yenik düşünce belagatine, nasıl fethedersin halkı
ciddi bir yargıcı, senatus'un seçkin azalarını
öyle fethedersin bir genç kızı