aziz maurus: kitapların kendi yazgıları vardır.
umberto eco: bir kütüphanenin ideal işlevi, birazcık sahaf tezgahına benzemektir; orada keşif yapılır.
petrarca: kütüphanem, bilgisiz birine ait olsa bile kendisi bilgisiz bir koleksiyon değildir.
robert musil: bütün iyi kütüphanecilerin sırrı, başlıklarla içindekiler listesi dışında ona emanet edilen edebiyata ait hiçbir şeyi okumamaktır. burnunu kitapların içine sokan kütüphaneci kütüphanenin içinde kaybolmuş demektir.
northrop frye: büyük bir kütüphane, dil yeteneğine ve telepatik iletişimin uçsuz bucaksız etkisine sahiptir.
gabriel naude: bir kütüphaneyi içinde başka yerde arayıp da bulamadığı her şeyi bulan bir adamdan daha fazla tavsiye edilir kılan hiçbir şey yoktur. ne kadar kötü olursa olsun veya ne kadar kötü eleştiri alırsa alsın, ileride bir gün belli bir okurun aramayacağı bir kitap dahi mevcut değildir.
muhammad uthmani: şeytana karşı bir edip, ibadet eden bin kişiden daha güçlüdür.
samuel johnson: insanı, umutlarının boş olduğuna bir halk kütüphanesi kadar çarpıcı bir biçimde inandıran bir yer yoktur.
montaigne: onları seçmeyi bilenler için kitapların pek hoş özellikleri vardır; ama çaba harcamadan iyiye ulaşılmaz; bu yalın ve temiz bir zevk değil, diğerlerinden daha fazla değil; rahatsız edici yanları da var, hem de çok; ruh kendini eğlendirir; ama savsakladığım beden işlemez, bitkin düşer ve mahzunlaşır.
gabriel naude etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gabriel naude etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1.06.2019
26.09.2017
ziyafet
gabriel naude
eğer bu dünyada üstün bir iyiliğin, belli bir mükemmelliğin ve ona eşlik eden mutluluğun tadını çıkarmak mümkünse, sanırım en çok arzu edilen, bilge bir adamın bir kütüphanede bulmak isteyeceği diyalog ile bereketli ve hoş bir ziyafetten başka bir şey değildir. haklı olarak kendini bir kozmopolit ve dünya vatandaşı olarak gördüğünden her şeyi bilebilir, her şeyi görebilir, hiçbir şeyi gözardı edemez; kısaca, bu gönül rahatlığının kesin efendisi olduğu için onu dilediği gibi kullanabilir, istediği zaman alır, canı çektiğince onunla söyleşebilir; üstelik engeller olmadan, zahmet etmeden ve çaba harcamadan ders görebilir ve yeryüzünde, denizde, cennetin en yüksek yerlerinde; olan, olmuş ve olabilecek her şeyin özelliklerini kusursuz bir şekilde bilebilir.
eğer bu dünyada üstün bir iyiliğin, belli bir mükemmelliğin ve ona eşlik eden mutluluğun tadını çıkarmak mümkünse, sanırım en çok arzu edilen, bilge bir adamın bir kütüphanede bulmak isteyeceği diyalog ile bereketli ve hoş bir ziyafetten başka bir şey değildir. haklı olarak kendini bir kozmopolit ve dünya vatandaşı olarak gördüğünden her şeyi bilebilir, her şeyi görebilir, hiçbir şeyi gözardı edemez; kısaca, bu gönül rahatlığının kesin efendisi olduğu için onu dilediği gibi kullanabilir, istediği zaman alır, canı çektiğince onunla söyleşebilir; üstelik engeller olmadan, zahmet etmeden ve çaba harcamadan ders görebilir ve yeryüzünde, denizde, cennetin en yüksek yerlerinde; olan, olmuş ve olabilecek her şeyin özelliklerini kusursuz bir şekilde bilebilir.
