nikiforos vrettakos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nikiforos vrettakos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.12.2021

karanlık

nikiforos vrettakos

insanlar kurşuna diziliyor, asılıyor. her şey yok ediliyor. gerçek dışında, dökülen kan dışında, her şey. çünkü, kanın, bütün olup bitenleri algılama yeteneği vardır. gözü vardır, kulağı vardır, zalimleri adım adım izler. ölüler de yaşayanlar gibi gözüpek ve korkunçturlar.

hiçbir şeyden kuşkulanmak istemem ama, dimitri, bu karanlık nereden kaynaklanıyor? nedir ölçüsü bu karanlığın? yeryüzünde, yapacağı kötülük nereye dek varabilir? işte bu yüzden zaman zaman insanın kötürüm olduğu kuşkusu düşüyor içime. tüm beynimdekilerin yarım olduğu kuşkusu. bir an geliyor, her şeyi kırıp geçiren bu güçleri bütün dünyanın üzerine gerilmiş ateşten bir örtü gibi görüyorum. özgürlük, adalet, barış? yoktur bu denli sulanan başka ağaç. nerede çiçekleri? nerede ürünleri?

1.05.2018

boranla gelen

nikiforos vrettakos

olağanüstü büyük ve derinden etkileyici coşkular, sanatsal yaratıcılığı olumsuz yönde etkilemektedir.

savaşların sürdüğü bir dünyada doğdum.

kişinin içine dek işleyen o gür sesin, çağımızdaki ölçüsüz kötülüklere karşı yükselmesi olası mı, anna?

seslerin yükselmesi olası mı bugün? olası mı? çocuksun deme bana anna. hayır, anna, sesler bugün yükselemez.

gerçekte, kimlerdir savaşanlar? kuşku yok, savaşanlar ve ölenler, bir buyruğu yerine getirmek zorunda kalanlardır. oynadıkları oyun, kendi oyunları değil.

ülkenin temelinde atan şey, halkın yüreğidir.

yüzyıllar boyunca savaşın gerçek anlamını kavrayamadık. kişinin mutsuzluğu yapaydır. haksızlık kurnazdır, ama korkaktır da. hak, içinde, yaşamın ruhunu taşır. bir vuruşmada yenik düşmesi, savaşı yitirdiği anlamına gelmez. bu büyük savaşta da yengi, hiç kuşkusuz onun olacak ve bu yakın gelecekte gerçekleşecektir.

bir avuç alman tüm evrene egemen olmak istiyor. geri kalanlar, onların yaşamalarına izin verecekleri insanlar, onların artıklarıyla sürdürecekler yaşamlarını.

andre chenier: "gözyaşı döksün isterim ölümüme erdem."

10.02.2009

saf olmanın yasası

nikiforos vrettakos

baba ormanını arayan amaçsız, başıboş, şaşkın, yabanıl bir yaratığım.

insanın bunalımı mı bu? yüzyılın bunalımı mı? tarihin bunalımı mı yoksa? boran yeni değil. bu savaştan yirmi yıl kadar önce de şiirleri, ozanları yok etmeye başlamıştı. ben yaşamımı sürdürmeyi başarabildim. bu yaşamı yitireceğim güne dek. tek dileğim, ozanların adına sunacağım, tüm hoşgörümü, tüm sevgimi içerecek bir kitap yazmak.

nedir beni ayıran bu parlak yücelikten? gökte pırıl pırıl bir mavilik. kuş dolu bir dünya. ve ben. varım, kuşkusuz. gül renginde olduğuna inandığım meltem -güneş yeni doğmuş- bir sevinç rüzgârı gibi okşuyor yüzümü, ellerimi. yeniden açan çiçeklerle ne ilgisi olabilir insanın, bilemiyorum. aynı şey olmasa gerek. kişi, dirliğini tümüyle yitirdi mi, varoluş temel hakkı üzerinde de bir istekte bulunamayacağı doğaldır.

bu güneşi, yanımdan geçen şu insanı gördüğüm sürece varoluşumdan kuşku duyulamaz. maria'nın elleri ve bu ellerin sağladığı yardımı alan kişilerin elleri uğruna mücadele etmem, varoluşuma bağlı. kendim için, ruhum için varoluş. ve bu varlığın katıksız, içi dışı bir olabilmesi uğruna mücadele etmem gerek. doğal ki, varoluşa ters düşmem olası değil.

dar patikalara dalıyorum, küçük sık fundalar arasından geçiyorum, yürüyorum. yürümüyorum, koşuyorum sanki. bugünkü duygularımın, bilincime kazınmasına, yarın da, var olduğum sürece de silinmemesine bütün gücümle çaba gösteriyorum. nietzsche'nin deyimiyle, çevresindeki karanlığı önemsemeyen, tek bir yasayı, saf olmanın yasasını benimseyen yıldızlar gibi tıpkı.