isaac asimov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
isaac asimov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.03.2022

üç robot yasası

isaac asimov

1. bir robot, bir insana zarar veremez ya da hareketsiz kalarak bir insanın zarar görmesine neden olamaz.

2. bir robot, insanların verdikleri emirlere uymak zorundadır; ancak bu tür emirler birinci yasayla çeliştiği zaman durum değişir.

3. bir robot, birinci ve ikinci yasalarla çelişmediği sürece varlığını korumak zorundadır.

durup düşünürseniz üç robot yasasının aslında dünyadaki pek çok ahlak sisteminin temel rehber prensibini oluşturduğunu anlarsınız. tabii her insanda kendini koruma güdüsü olduğu düşünülür. bu bir robot için üçüncü yasadır. ayrıca toplumsal vicdanı ve sorumluluk duygusu olan her 'iyi' insanın belirli otoriteleri dinlemesi gerekir. yani doktorunu, patronunu, hükümetini, psikiyatri uzmanını, dostlarını. ondan yasalara uyması, kuralları uygulaması, geleneklere karşı gelmemesi istenir. hatta onun rahatını ve güvenini tehlikeye düşürdüğü zaman bile. bir robot içinse ikinci yasadır bu. ayrıca her 'iyi' insanın hemcinslerini kendisi kadar sevmesi, diğerlerini koruması ve bir başkasını kurtarmak için yaşamını tehlikeye atması da beklenir. bu da bir robot için birinci yasadır. anlayacağınız.. byerley tüm robot yasalarına uyduğunda bu onun bir makine adam olduğunu da gösterir, çok iyi bir insan olduğunu da.

21.10.2017

ben robot

isaac asimov

hiç kimse kendinden daha üstün bir varlık yaratamaz.

bir zamanlar insanlar kainatın karşısında yapayalnızdılar. hiç dostları yoktu ama şimdi ona yardım eden yaratıklar var. ondan daha güçlü, daha sadık, daha yararlı ve kendine son derece bağlı yaratıklar. insanlık artık yalnız değil.

kızımın bir makineye teslim edilmesini istemiyorum. onun çok zeki olması beni ilgilendirmiyor. nesnenin ruhu olmadığından kimse kafasından geçenleri anlayamıyor. bir çocuk madeni bir yaratık tarafından korunmak için yaratılmamıştır.

robotların hepsi mantıklı yaratıklardır.

bir robot tehlikeye atılmak üzere ve bunu da biliyor. üçüncü yasanın otomatik potansiyeli onun geri dönmesine neden olur. ama sen ona kendisini tehlikeye atmasını emrediyorsun. o zaman ikinci yasa bir öncekinden daha yüksek bir karşıt potansiyel sağlar ve robot kendini tehlikeye atarak emri yerine getirir.

bir robot, temelde daha çok demirden yapılmış bir makinedir.

bir robot yalnız kaldığı zaman vücut çalışma yoğunluğu hemen her alanda iyice artar. etkilenmeyen bir tek devre bile kalmaz. bir robotta bir tek bozuk parça bile bulunsa, çalışma yoğunlaştığı zaman hemen her şey olabilir.

hepimiz düşüncelerimizin gizli şeyler olduğuna inanmaya çok alışkınız.

normal canlılar, bilinçli ya da bilinçsiz olsun, başkalarının emrinde olmaktan hoşlanmazlar. onları yönetimine alan kendilerinden daha aşağı biriyse ya da öyle olduğu düşünülüyorsa, o zaman hoşnutsuzluk daha da artar.

aslında bir robot -herhangi bir robot- fizik ve bir dereceye kadar kafa bakımından insandan üstündür.

robot tepkileri ne yazık ki insanlarınkine tamı tamına benzemez. insanlarda iradeyle yapılan bir hareket, refleks tepkiden çok daha yavaştır. ama robotlarda durum böyle değildir. çünkü bu onlar için yalnızca seçme özgürlüğü sorunudur. yoksa zorlama hareketle özgürce yapılanın hızları birbirinin aynıdır.

robot psikolojisi kusursuz değildir. ama bu psikoloji hakkında nitel terimlerden yararlanılarak tartışma yapılabilir. çünkü bir robotun pozitronik beyni çok karmaşık da olsa yine insanlar tarafından oluşturulmuştur. yani insanca değerlere göre yapılmıştır.

bir robotla çok iyi bir insanı birbirlerinden ayırt edemezsiniz.

imkansız bir durumla karşılaşan insan, çoğu zaman gerçeklerden uzaklaşmaya çalışıp hayaller dünyasına dalar. ya da içki içmeye başlayıp sinir krizi geçirir veya kendisini bir köprüden aşağı atar. ama bunların hepsi aynı şeydir. durumu olduğu gibi kabul etmeye yanaşmamak ya da bunu başaramamak..

robotun durumu da hemen hemen aynıdır. basit bir ikilem makinenin içindeki düzenleyicilerin yarısının arızalanmasına neden olur. karmaşık bir ikilem ise beyindeki bütün pozitronik yolları bir daha onarılamayacak biçimde yakar.

reformlar peşinde olan politikacıların geçmişlerinin iyice incelenmesinin her zaman yararı vardır.

bir robot, içinde insanlar bulunan bir evi yakmaya çalışan bir deliyle karşılaşırsa ne olur? deliyi durdurmaya çalışır. öyle değil mi? ve onu engellemenin tek yolu o deliyi öldürmekse, robot deliyi öldürmemek için elinden geleni yapar. eğer ölürse robotun psikoterapi görmesi gerekir. çünkü karşılaştığı çelişkiler yüzünden çıldırabilir.

12.10.2011

son soru

isaac asimov

son soru ilk kez 21 mayıs 2016'da insanlık ışığa henüz yeni adım attığında soruldu. sorulma nedeni beş dolarlık bir bahisti. şöyle oldu: alexander adell ve bertram lupov, multivac'ın iki sadık teknisyeniydi. dev bilgisayarın soğuk, tıkırdayan, ışıkları yanıp sönen yüzünün arkasında ne olduğunu bir insan ne kadar bilebilirse onlar da o kadarını biliyorlardı. hiç olmazsa artık tek bir insanın bütününü asla bilemediği devrelerin ve aktarıcıların genel planı hakkında birazcık bilgileri vardı.

multivac gereken ayarlama ve düzeltmeleri kendi kendine yapıyordu. böyle de olması gerekiyordu; çünkü insan eli ile bu işlemlerin yeterince süratle ve doğrulukla yapılması mümkün değildi. bu yüzden adell ve lupov bu dev üzerinde ancak yüzeysel ve çok kısıtlı çalışmalar yapabiliyorlardı. verileri ona yüklüyorlar, sorularda gereken değişiklikleri yapıyor ve çıkan yanıtları tercüme ediyorlardı. onlar ve onlar gibi olanlar multivac'ın zaferinden pay çıkarma hakkına kesinlikle sahiptiler.

onlarca yıldır multivac insanın ay'a, mars'a ve venüs'e gitmesini sağlayan gemileri dizayn etmişti. bunların ötesine gitmeye yeryüzünün fakir düşmüş kaynakları elvermiyordu. uzun yolculuklar için çok fazla enerji gerekiyordu. insan yeryüzündeki kömür ve uranyumu gittikçe artan bir ustalıkla kullanmıştı ama artık her şey tükenmek üzereydi. fakat multivac yavaş yavaş daha derin ve daha kapsamlı sorunları çözümleyebilecek kadar bilgilendi ve 14 mayıs 2061'de o ana kadar teori olan gerçek oldu.

güneşin enerjisi depolandı, dönüştürüldü ve tüm gezegende doğrudan kullanılmaya başlandı. bütün dünya bitmek üzere olan kömürü yakan, uranyum fizyonunu gerçekleştiren düğmeleri kapatıp ay ile dünyaya eşit uzaklıkta yeryüzünün çevresinde dönen bir mil çapında küçük bir istasyona bağlandı. artık tüm yeryüzü güneş enerjisinin görünmez ışınları ile çalışıyordu.

bu müthiş zaferin kutlamaları yedi gündür sürüyordu ve henüz sona erecek gibi de görünmüyordu. adell ve lupov en sonunda kalabalıktan kaçıp onları kimsenin aramayı akıl edemeyeceği bir yere saklanmışlardı. bu yer multivac'ın muazzam bedeninin bir kısmının görüldüğü yer altı bölmelerdi. bir tatili kesinlikle hak eden multivac da başında kimse olmadan tembel tıkırtılarla verileri düzene sokuyordu. teknisyenler bu duruma saygı duydular ve onu rahatsız etmeyi -başlangıçta- akıllarına getirmediler. yanlarında bir şişe getirmişlerdi ve bütün istedikleri, içkinin eşliğinde birlikte rahatlamaktı.

7.09.2011

din

h.l. mencken: ahlaki kesinlik her zaman kültürel bayağılığın simgesi olmuştur. kişi ne kadar az medenileşmiş olursa, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bildiğinden o kadar emin olur.

edgar allan poe: yaşayan hiç kimse, ahiret hakkında diğerlerinden daha fazlasını bilmez. tüm dinler aldatma, korku, açgözlülük, hayal gücü ve şiirden türemiştir.

benjamin franklin: inancın ışığında görmek, mantığın gözünü kapatmak anlamına gelir.

george schuyler: yaşamın diğer alanlarına girmeleri engellenen bütün yeteneksizler ve istenmeyenler, insanları sömürmek için din adamlığına soyunmuştur.

alan watts: birçok insan asla büyümez. tüm hayatları boyunca, sonsuz bir otorite ve rehberliğe şiddetle ihtiyaç duymayı sürdürürler. bu tutum inanç değildir. saf bir putperestliktir.

albert einstein: sadece iki şey sonsuzdur: evren ve insanın aptallığı ve ben ilkinden o kadar da emin değilim.

isaac asimov: aramızdaki en cahil, en eğitimsiz, en az yaratıcı, en az düşünen insanlar, bizim rehberlerimiz ve liderlerimiz haline gelmiş; çürük ve çocuksu inançlarını bizim sırtımıza yükleyerek okullarımızı, kütüphanelerimizi ve evlerimizi işgal etmişlerdir. şahsen ben buna oldukça içerliyorum.

emma goldman: teistlere özgü hoşgörünün karakteristik özelliği, aslında insanlar inandıkları ya da inanıyormuş gibi davrandıkları sürece, hiçbirinin neye inandığını umursamamasıdır.

3.07.2011

din

bertrand russell: kanıtlar ortada olunca kimse inançtan bahsetmez. iki artı ikinin dört ettiği ya da dünyanın yuvarlak olduğu söz konusuyken, inançtan söz etmeyiz.

steven weinberg: bilimin en büyük başarılarından biri, zeki insanların dindar olmasını imkansız kılmak değilse bile, en azından dindar olmamalarını mümkün kılmasıdır.

kenan malik: her bilimsel ve sosyal ilerleme, çağının geleneklerine saldırı niteliği taşımaktadır.

walt whitman: bilim dünyaya çoktan yayılmış, tüm düşünceleri, tüm çalışmaları kesinlikle test eden bir güneştir; en aydınlatıcı, en ihtişamlı olgudur, kesinlikle bir daha batmayacaktır. buna rağmen insanlığın mitsel materyalist, hurafe dolu, eğitimsiz ve her şeye inanan, masallara bayılan, ilkel çağlarından kalan, fosilleşmiş teoloji içimizde oldukça derin bir kök salmıştır.

frank zindler: bilim bilinmeyenleri bilinenlerle açıklamaya çabaladığı için indirgemecidir. bunun aksine, dini açıklamalar sıklıkla, bilinmeyeni daha da az bilinenlerle açıklamaya yöneliktir.

isaac asimov: en yüce peygamber tarafından tasavvur edilen tanrı ve cennet imgeleri bile, benim fikrime göre, newton ya da einstein tarafından algılanan evrenin yanına bile yaklaşamaz.

terry pratchett: açık fikirli olmanın sorunu, insanların yanınıza gelip zihninize bir şeyler yerleştirmek konusunda ısrarcı olmalarıdır.