çerkez ethem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çerkez ethem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.08.2014

yoldaş

halide edip adıvar

yoldaş adlı köpeğim, çerkez ethem'in çetesinin, galiba koyun çalıp getirmek için yetiştirilmiş köpeği idi. o günlerde istiklal mücadelesinin hatırlı simalarından olan çerkez ethem bu köpeği bana hediye etmişti. birkaç gün içinde iki insan yoldaşın birbirine bağlanamayacağı bir şekilde, biz birbirimize bağlanmıştık. atıma binip yalnız başıma kalaba'nın arasındaki yollarda giderken, bana hep o arkadaşlık eder, ne zaman bir koyun sürüsü görse sevinçle havlardı. mamafih beni bırakıp onların yanına gitmezdi. bir gün yukarıdan ata bindiğim vakit, seyis ibrahim, yoldaş'ın dereden bir koyun yakalayarak sürükleyip getirdiğini söyledi. dışarıya koştum, kapının önüne oturmuş, bir taraftan kuyruğunu sallıyor, dili dışarıda köpeklerin en sevinçli manası ile yüzüme bakıyordu. biraz ötede de boynundan yakalayıp getirdiği koyun, yerde kan içinde yatıyordu. elimdeki kamçıyı kaldırdım, arkasına indirdim.

kuyruğunu bacakları arasına alıp kaçacağı yerde hayret ve isyan ifade eden yüksek bir sesle yüzüme havlamaya başladı. bilmem neden, ben hemen babamın -marifet göstermek istediğim zaman- bana bıçağı sallamasını hatırladım. o da beni memnun etmek istemiş ve benim nankörlüğüme karşı isyan hissetmişti. zavallı hayvan, tabii bir sahibi için marifet kabul edilen bir hareketin öbür sahibinde neden bu kadar kızgınlık uyandıracak bir kabahat olduğunu hiçbir zaman bilmeyecekti.

27.10.2012

çerkez ethem

leyla erbil

ethem özellikle "çerkez" olarak anılmasının amaçlı olduğunu öne sürerek "hayatımda bir gün çerkezlik gayreti gütmedim. hepimiz osmanlı idik. eğer milliyet ve ırk ayrımı yapmaya kalkışsa idi yedi göbek şeceresi karışmamış, vatanda kim kalırdı?" der.

"ben onu ilk defa karargahta gördüm. bir gün büyük odaya girerken kendimi bir sürü silahlı adamın arasında buldum. bunlar ethem'in adamlarıydı. mustafa kemal paşa'ya bazı notlar götürüyordum. ethem'i, paşa'nın karşısında bir sandalyede buldum. ayağa kalktı, elimi öptü. aleladeden uzun boyu vardı. o hiç eti olmayan kudretli vücudu canlı bir iskelete benziyordu. tam çerkez yapısıydı. geniş omuzları, ince bel, uzun bacak ve kollar, sarışın bir kafa, kısa bir burun ve gayet solgun gözler. teni hiçbir hava tesiriyle değişmemişti. o odada istisnasız bu kocaman çerkez herkesi gölgede bırakıyordu." (halide edip adıvar)

ethem hakkında tüm anlatıcıların birleştiği bu fiziksel "kudret ve heybet"e karşı gerçekte o, bedeninde savaşlardan kalma 17 kurşun yarası taşımaktadır. sık sık kanamalara varan ülseri ve kırık kaburga kemiklerinin ciğerlerine batmasından gelen ağrı ve ateşlerle, teşhis doğruysa "kemik veremi"yle yatağa düşmektedir. ethem anılarında ismet paşa'nın, bu hastalıkları yanlış tedavi eden bir doktoru yanına yerleştirdiğini ve bu doktorun daha sonra ismet inönü'nün özel doktorluğunu yaptığını kaydetmiş.

nazım hikmet'in, bence resmi görüş çerçevesinde kalan ethem suçlamalarına katılmıyorum. nazım, "yolcu" adlı oyununda, "kancık" ya da yolsuz anlamına gelen dizelerle anmış, yorumlamıştır ethem'i. kurtuluş savaşı destanı'nda okuruz:

ve 29 kanunuevvel kütahya
dört top ve 1800 atlı bir ihanet
yani çerkez ethem
bir gece vakti
kilim ve halı yüklü katırları
koyun ve sığır sürülerini önüne katıp
düşmana geçti
yürekleri karanlık
kemerleri ve kamçıları gümüşlüydü
atları ve kendileri semizdiler

oysa ethem'in yunan'a geçerken yanında hiçbir şey götürmediğini bütün tanıklar onaylıyorlar. nazım hikmet'in dayısı fuat paşa, "ethem'in beraberinde ne bir fert ne bir top veya makineli tüfek götürdüğünü; hatta hususi doktoru zeki hakkı bey'e, ameliyat alet ve edevatını beraberinde alarak ordu makamlarına teslim etmesini söylediğini bizzat bu zattan dinledim." der.

son anda ethem'i yunan'la kendi güçleri arasında sıkıştıran bir başka kumandan refet bele ise: "ethem vatan topraklarını terk ederken ne bir kuvvet ne de düşmanın işine yarayacak bir malzeme götürmüştür. kuvvetinden büyük bir kısmı bize iltihak etti. kuvay-i seyyare'nin elindeki silah ve muhtelif malzeme kütahya ve gediz havalisindeki muhtelif depolarda olduğu gibi durmakta idi. silahlarıyla teslim olanları sorguya çektik. bunların hemen hepsi ethem'in kendilerine, teslim olmalarını ve ordunun emrine girmelerini tavsiye ettiğini söylediler. ethem kardeşlerinden (reşit ve tevfik beyler) sonra ve yanında sadece bir kişi olarak yunan işgali altındaki hattı geçmiştir. daha sonra yunan makamları istediği yere gitmesini mümkün kılan protokolü neşrettiler. fakat yunanlılar bu protokole riayet etmemişler, hasta olan ethem'i tevkif etmişlerdir.

şunları da ethem'in ağzından dinleyelim: "odam gayet mütevazı idi: bir karyola, bir masa, iki koltuk ve iki sandalye. karşıki gardırop boştu. içinde artık giyilmeyecek vaziyette olan meşhur kürküm vardı. bunun beyaz olan pelerinlisini mustafa kemal paşa'ya, bir diğerini sıhhatime karşı gösterdiği ve asla unutamayacağım alakanın ifade-i şükranı olarak doktor adnan bey'e (adıvar) hediye etmiştim. seferde giydiğim çerkez milli kıyafetiyle diğer zamanlarda giydiğim ve teşkilatı mahsusa'nın resmi üniformasına benzeyen kıyafetime ait de birer elbisem vardı. ayrıca yıpranmış iki çizme ve ketl pantolon. işte katır yükleriyle altın kaçırdığı iddia edilen kuvay-ı seyyare kumandanı'nın serveti bu idi. toplanan paranın kuruşuna kadar hesabını ayrıldığım gün dağıttırdığım aylıklarla birlikte cephe levazım müdürü muharrem bey'e bıraktım. bu zat şimdi birinci ordu'nun levazım zabitidir."

ankara istiklal mahkemesi'nce 15 yıl kürek cezasına çarptırılan "türk halk iştirakiyun fırkası" yöneticisi tokatlı nazım bey ise ethem'e şöyle konuşur: "sizin çok saf ve temiz bir yüreğiniz var ethem bey. sizin isteğinize uyarak dahiliye vekilliğini refet paşa'ya bıraktım. biz mustafa kemal paşa'yla onu tutan mebusların karşısında olanlar, ileride hepimizi tasfiye edecek bir burjuva devleti meydana getirmek uğruna kullanıldığımıza inanıyoruz."

ethem'in sonu bir bakıma nazım hikmet'i andırıyor: ikisi de öz vatanlarından uzak sürgünde ve yurt özlemi içinde ölüyor. nazım 1963'te moskova'da 61 yaşında ölüyor, oraya gömülü. ethem'se amman'da 1948'de 62 yaşında ölmüş, şeria nehri kıyısında bir mezarlığa gömülmüş. ikisinin de kemikleri yurda taşınamıyor.

son zamanlarında canından bezmişmiş ethem. yanı sıra "gri" adlı kurt köpeğiyle sabah çıkar, akşam dönermiş evine. evi dediğim, reşit ağabeyinin oğlu arslan bey'in yanıymış. çok yurt özlemi çekmiş. artık bağışlandığını, yurda dönmesini salık verenlere hep aynı şeyi söylemiş:

"beni bağışlamak kimin haddi, ben suçlu değilim ki. tarafsız bir mahkeme, bir halk mahkemesi isterim. yargılanmadan olmaz."

23.06.2010

çerkez ethem

şaban iba

batı cephesinin en etkili gücü olan kuvayı seyyare komutanı çerkez ethem tbmm tarafından milli mücadelenin rütbesiz ilk milli kahramanı ilan edilmişti. güney cephesindeki milis kuvvetlerinin komutanı demirci mehmet efe ise çete reisliğinden kuvayi milliye komutanlığına yükselmiş ve bölgede halkın takdirini almış bir kahramandı.

izmir'in işgalinden sonra dağlardaki 200 adamıyla birlikte silahlı direnişe başlayan ve aydın yöresinde yunanlıları durduran, 11 temmuz 1919'da kuvayi milliye'ye katılan, 4 eylül 1919'da umumi aydın havalisi kuvayi milliye komutanı olan demirci mehmet efe, bölgede oldukça etkili olan silahlı direniş mücadelesini sürdürüyordu.

ittihatçı gelenekten gelen ve askeri bakış açısını her düzeyde sürdüren mustafa kemal ve çevresi, kendi otoritelerini sarsacak hiçbir gelişmeye müsaade etmek niyetinde değillerdi.

15-16 aralık günlerinde güney cephesi komutanı refet bey, çerkez ethem'le birleşme ihtimalini de dikkate alarak öncelikle demirci mehmet efe'ye karşı saldırıya geçti ve izmir'in işgalinden beri bölgede en etkili silahlı milis direncini sürdüren bu kuvvetleri dağıttı. demirci mehmet efe önce kaçtı, daha sonra da 30 aralık'ta teslim oldu.

8 kasım'da ali fuat cebesoy'un moskova elçiliğine atanması üzerine batı cephesi komutanlığına ismet inönü atandı. düzenli ordunun mustafa kemal'den sonra en ateşli savunucusu olan inönü, çerkez ethem'in üzerine kararlılıkla gidecek, önce ethem'in yetkilerini kısıtlayacak ve onu emir komuta düzenine sokmaya zorlayacaktı. daha sonra ise, kuvayı seyyare'nin bir tümen şeklinde örgütlenmesini ve düzenli orduya bağlanmasını isteyecekti.

bu öneri ve talepler, çerkez ethem ve kardeşi tevfik beyler tarafından reddedildi. tbmm tarafından oluşturulup gönderilen "nasihat heyeti" tarafından, çerkez ethem ve kardeşi tevfik beylerden, kuvayı seyyare kuvvetlerinin komutasını bırakmaları isteniyordu. bu konuda hiçbir uzlaşmaya yanaşmayan mustafa kemal ve ismet inönü'nün amacı ne surette olursa olsun bu kuvvetleri dağıtmak ve böylece düzenli ordunun güçlenmesinin önündeki bu tek engeli de ortadan kaldırmaktı.

anzavur, yozgat, bolu-düzce, izmit, hendek ayaklanmalarını bastıran ve batı cephesini tek başına tutan bir güç oluşturan; tbmm tarafından "münci millet" (milletin kurtarıcısı) ilan edilen; halk iştirakiyun ve yeşil ordu örgütlerinin de desteğini alan çerkez ethem bey'e karşı, batı cephesi komutanı ismet inönü, izzettin bey komutasında 2 piyade ve 7 süvari alayını saldırıya geçirtti. bir ay kadar süren saldırı ve direniş sonucunda çerkez ethem kuvvetleri dağıtıldı. bir kısmı teslim alındı, bir kısmı imha edildi, bir kısmı da çerkez ethem'le birlikte yunan hatlarını geçerek izmir'e sığındı.