kenneth v. lanning etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kenneth v. lanning etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6.12.2015

din ve çocuk

frank zappa: mutlu, zihinsel açıdan sağlıklı bir çocuk yetiştirmek isteyen herkese verebileceğim en iyi tavsiye şudur: onu dinsel kurumlardan mümkün olduğunca uzak tutun.

sigmund freud: sağlıklı bir çocuğun parlak zekası ve sıradan bir yetişkinin zayıf sinirsel gücünün karşılaştırılmasının ne kadar moral bozucu olduğunu düşünün. bu göreceli körelmenin en önemli nedeninin verilen dini eğitim olmadığından emin olabilir misiniz?

ernestine rose: bize dinin doğal olduğu; tanrı'ya duyulan inancın evrensel olduğu söylendi. ilginç ve kanıtlanabilir bir gerçek ise, tüm çocukların ateist olduğu ve eğer din zihinlerine aşılanmazsa bu şekilde kalacaklarıdır.

kenneth v. lanning: şeytan adına yapılanlardan çok daha fazla kanunsuzluk ve çocuk istismarı, tanrı'nın, isa'nın ve muhammed'in adına, dindar kişiler tarafından yapılmaktadır.

george eliot: çocukluğum derin acılar çekerek geçti: kolik, boğmaca öksürükleri; hayaletlerden, cehennemden ve şeytandan korkmak ve gökyüzündeki, çok fazla kuru üzümlü kek yediğimde bana sinirlenen bir tanrı.

harvey fierstein: katolik kilisesi, sadece taciz edilen çocukların ailelerine sus payı ödemek adına örtülü ödenekten para ayıran, kayıtlara geçmiş tek kurumdur.

marian noel sherman: eğer bir çocuğa "tanrı dünyayı yarattı" derseniz genellikle size "o halde tanrı'yı kim yarattı?" diye sorarak karşılık verecektir. eğer ona ilmihalin iddia ettiği gibi "tanrı'yı kimse yaratmadı. o her zaman vardı." diye yanıt vereceksek, bunu neden en başta dünya hakkında söylemedik?

31.01.2009

uzun lafın kısası

ayfer tunç: kevaşelerin gözden düşüşü daha ikinci gecede başlar.

julian barnes: yurtseverliğin en istekli yatak arkadaşı bilgi değil, cehalettir.

louis de bernieres: bu lanet olası dünyada biz insanlardan daha aşağılık, daha namussuz bir hayvan yoktur.

elsa morante: insana karşı girişilen en kötü şiddet eylemi, aklın küçük düşürülmesidir.

viktor emil frankl: alkol mutsuzluğunuzun ortadan kalkmasını sağlar; ama mutsuzluğun nedeni olduğu gibi kalır.

george sand: insanlar kendilerini oldukları gibi görmekten hoşlanmazlar.

irvin yalom: ölüm korkusu daima, yaşamlarını dolu dolu yaşamamış olduklarını hissedenlerde en fazladır.

mario puzo: bir avukat, evrak çantasıyla, eli silahlı yüz kişinin çalacağından daha fazlasını çalar.

platon: şeyleri oldukları gibi görmek, saf ve anlatılamaz bir mutluluktur.

nazım hikmet: kötü yüreklerde kıskançlığın en büyük nedeni, bir kadınla erkeğin mutluluğudur. çünkü onlar iki önemli sorunu, sevgi ve sadakat konularını çözmüşler demektir.

sophokles: son gününü görmeden hiç kimseye mutluluğa ermiş demeyin.

kenneth v. lanning: şeytan adına yapılanlardan çok daha fazla kanunsuzluk ve çocuk istismarı, tanrı'nın, isa'nın ve muhammed'in adına, dindar kişiler tarafından yapılmaktadır.

7.12.2008

din

kenneth v. lanning: şeytan adına yapılanlardan çok daha fazla kanunsuzluk ve çocuk istismarı, tanrı'nın, isa'nın ve muhammed'in adına, dindar kişiler tarafından yapılmaktadır.

george eliot: çocukluğum derin acılar çekerek geçti -kolik, boğmaca öksürükleri; hayaletlerden, cehennemden ve şeytandan korkmak ve gökyüzündeki, çok fazla kuru üzümlü kek yediğimde bana sinirlenen bir tanrı.

harvey fierstein: katolik kilisesi, sadece taciz edilen çocukların ailelerine sus payı ödemek adına örtülü ödenekten para ayıran, kayıtlara geçmiş tek kurumdur.

george moore: kadınlar asla bir din icat etmemiştir; onlar bu çılgınlıkla lekelenmemişlerdir ve ahlakçı değillerdir.

polly toynbee: din iyi değildir, öldürür. insanların gerçekten ona inandığı yerde zehirleyici bir etkisi vardır. tanrı vergisi mutlak küstahlık ortaya çıktığında kan akar ve kadınlar zincire vurulur.

peter atkins: hem entelektüel yönden dürüst davranıp hem de tanrılara inanabilmek mümkün değildir. tanrılara inanan birinin gerçek bir bilim adamı olması imkansızdır.

adonis: dini kurumlar ve devletin uzun zaman önce birbirlerinden ayrıldığı ve cinsiyetler arası eşitliğin tamamen kabul edildiği ülkelerdeki kadınları hala başörtüsü takmak zorunda bırakan dini uygulamalar, sadece başörtüsü takan kadınların sahip olduğu zihniyeti açığa vurmakla kalmayıp erkeklerin, toplumun, hayatın bütününün gizlendiğini, mantığın ta kendisinin başörtüsüyle silikleştirildiğini gözler önüne serer.