markus zusak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
markus zusak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18.12.2013

kitap hırsızı

markus zusak

kimsenin sidiği kendininki kadar güzel kokmaz.

yüze atılan bir kartopu, uzun ömürlü bir arkadaşlık için kesinlikle mükemmel bir başlangıçtır.

iyi bir hırsız olmak birçok şey gerektirir: gizlilik. sessizlik. cesaret. hız. ama bütün bunlardan daha da önemlisi, son bir şey: şans. gerçekten.

insan her zaman dilediğini elde etmez.

savaş, sizden imkansızı başarmanızı isteyen yeni patronunuz gibidir. omzunuzun tepesinde durup sürekli aynı şeyi tekrarlar: "bitir, bitir." dolayısıyla daha çok çalışırsınız. işi bitirirsiniz. ama patronunuz size teşekkür etmez ve daha fazlasını ister.

birinin söyledikleriyle gerçekten olanlar genellikle iki farklı şeydir.

insanlar benim lanetim.

nedendir bilinmez, ölü insanlar cevabını bildikleri sorular sorarlar. belki de ölümleri böyle başlıyor.

yaşamak istediği için kendini öldürdü.

ruhlar her zaman hafiftir; çünkü ağırlıklarını dünyada bırakırlar.

çoğu acı hikayesinde her şey derin bir mutlulukla başlar.

29.11.2011

uzun lafın kısası

albert einstein: sıradışı, büyük insanlar, daima sıradan zekaların şiddetli muhalefetiyle karşılaşırlar.

markus zusak: kimsenin sidiği kendininki kadar güzel kokmaz.

torgny lindgren: temiz ve katıksız hiçbir şey yoktur; her şey bulanıktır ve mutlaka bir şey bulaşmıştır. eğer katıksız iyilik olsaydı, farkına varılması imkansız olurdu. hava gibi boş bir şey.

dragan babic: gerçekte hayat, ölüm için uzun bir hazırlıktan başka bir şey değildir.

franz kafka: evliliğin anlamı, keskin ve katı bir biçimde tanımlayacak olursak, güvende olmaktır.

herman melville: okyanusun ortasında henüz keşfedilmemiş bir adada yaşayıp beyaz adamla hiç ilişkiye girmemiş olanlara ne mutlu!

jorge luis borges: birbirinin aynı olan iki tepe yoktur; ama dünyanın her yerinde ovalar birbirine benzer.

lidia yuknavitch: sevginin götünüzden sinsice yaklaşıp bir yumruk atabileceğini söylemiyorlar insana.

shakespeare: adalet uygulanacak olsa hiçbirimiz kurtulamazdık.

montaigne: tabiatın insanlara en adilce dağıttığı nimet akıldır derler; çünkü hiç kimse akıl payından şikayetçi değildir. en zavallı, en allahlık insanlar bile akıldan yana paylarına razıdırlar.

paulo coelho: kötülük insanın ağzından giren şeyde değildir. kötülük oradan çıkandadır.

sylvia plath: insan soyu cinselliğin kurbanı. hayvanlar şanslı yaratıklar; kızışırlar. sonra biter bu onlar için; oysa biz zavallı, kösnül insanlar, ahlakın kafesine kapatılmış, koşullarla zincirlenmiş, her zaman kasıklarımızı yalayan korkunç, zorlayıcı ateşle kıvranır, acı çekeriz.