29.11.2022
uzun lafın kısası
14.10.2022
yalnızlık
en büyük mutsuzluk yalnızlıktır. bu o kadar doğrudur ki, en eksiksiz avuntu olan din, seni hayal kırıklığına uğratmayacak bir arkadaş -tanrı- bulmaktan başka bir şey değildir. dua etmek, bir arkadaşınla olduğun zaman yaptığın gibi, içini dökmektir. çalışmak da dua etmek gibidir; çünkü ondan yararlanacak kişiyle ilişki kurmanı sağlar. öyleyse hayatın bütün sorunu şudur: yalnızlıktan nasıl kurtulmalı, başkalarıyla nasıl ilişki kurmalı? insanların sürekli olarak evliliğin, babalığın, dostluğun peşinde olmalarını böyle açıklayabiliriz. çünkü bu ilişkiler mutluluğu sağlayabilir. ama bir başkasıyla ilişki kurmanın yalnızlıktan neden daha iyi olduğu anlaşılmaz bir şeydir. belki de bir hayaldir bu; çünkü insan, çoğu zaman, tek başına da pekala mutlu olabilir. insanın arada bir oturup iki kadeh atacağı bir içki arkadaşı olması, başkalarında aradığımız şey bizde olduğu sürece hiç de kötü bir şey değildir. işin anlaşılmayan yanı, neden kendi başımıza içip düşüncelere dalamadığımız, kendimizi neden ancak başkalarının aracılığıyla bulabildiğimizdir.
20.06.2021
plaj
cesare pavese
hepiniz ama hepiniz aptalsınız.
bazı şeyler sadece diğerlerini memnun etmek için yapılır.
üzerimize geçirilmiş kabukların altında neler uyumuyor ki? sadece uyanmak ve kendi kendimizi bulmak için biraz cesaret gerekiyor. hiç değilse konuşmak. artık dünyada ne kadar az konuşulduğunun farkında mısınız acaba?
hemen hemen bütün erkekler orospularla ilişki kurma konusunda aynı fikirdedirler, çünkü bu ilişkiler onları rahatlatır ve çevrelerine sıkıntı, rahatsızlık vermekten kurtulurlar; böylece onlara karşı garip bir saygı duyulur.
öyle insanlar vardır ki, onların önünde gülünç duruma düşmekten daha utanç verici bir şey yoktur.
eğer para insanı karısının sevdiği bir şehirde yerleşmeye zorunlu kılmazsa neye zorunlu kılabilir peki?
bir sevgili, daha pahalıya patlayan bir eştir.
bir sevgili, umut ettiği sürece rahat ve sakindir. kazanacak çok şeyi vardır. ama insanın elinin altında karısının bulunması bir zavallılıktır.
hepsi bana can sıkıntısı veriyor, bir kadının ne olduğunu şimdiye dek kim anlayabildi ki?
aptallık bütün yaşlarda vardır ve geçmiş zamanla ilginç bir hal alır.
insan piyango biletini alır ve cebine koyar, daha ötesini düşünmez.
dünyanın ve yaşamın bana koca bir genelev gibi göründüğü pek çok gün vardır.
30.04.2021
uzun lafın kısası
31.03.2021
uzun lafın kısası
27.02.2021
uzun lafın kısası
31.01.2021
uzun lafın kısası
31.10.2020
uzun lafın kısası
30.09.2020
uzun lafın kısası
31.08.2020
uzun lafın kısası
31.07.2020
uzun lafın kısası
30.06.2020
uzun lafın kısası
murathan mungan: başarı, mutsuzluklara karşı en etkili ilaçtır.
baltasar gracian: aptal tamamen ikna edilmiştir ve tamamen ikna edilmiş insanlar aptaldır.
cenap şahabettin: akarsu, ne güzel yaşam dersidir. küçük engellerin üzerinde köpürür, büyüklerin yanından sessizce geçiverir.
cesare pavese: başkasından nefret eden bir insan hiçbir zaman yalnız değildir. nefret ettiği insan her zaman onun yanındadır.
charles bukowski: bazen hepimiz bir filme hapsolmuşuz hissine kapılıyorum. repliklerimizi biliyoruz, nereye doğru yürüyeceğimizi biliyoruz, nasıl oynayacağımızı biliyoruz, sadece kamera yok. yine de çıkamıyoruz filmin içinden. ve film kötü.
dostoyevski: ancak bir neden için yaşayabilendir ki, hemen hemen her nasıla tahammül eder.
elias canetti: bin yıllık imparatorluklar olmuştur: platon'un, aristo'nun ve konfüçyüs'ünkiler.
emil cioran: bir katliam ümidi ya da fırsatı verin gençlere, sizi körlemesine izleyeceklerdir.
goethe: asıl önemli olan, insanın büyük bir istencinin olması ve bir şeyi yapacak yetenek ve azme sahip olmasıdır; geri kalan hiçbir şey önemli değildir
halil cibran: "tek doğruyu buldum." değil, "bir doğruyu buldum." de. "ruha giden yolu buldum." değil, "kendi yolumda yürürken ruhu buldum." de.
irvine welsh: bekareti hafife almayın sakın. hayattaki gerçek sorunların çoğu, onu kaybettikten sonra karşımıza çıkar.
konfüçyüs: bir ülke iyi yönetiliyorsa yoksulluk ve düşkünlüğün varlığı utanç vericidir. bir ülke kötü yönetiliyorsa zenginlik ve onur gibi şeylerin varlığından utanç duyulmalıdır.
17.03.2020
güzel yaz
cesare pavese
hiçbir kız, bir tepe kadar güzel olamaz.
gerçek samimiyet bir başkasının arzularını öğrenebilmektir ve arzular aynı olursa, o kişi artık pek heyecan uyandırmaz olur.
koyun olanı, kurtlar yer.
hiç dikkat ettin mi, birini beklerken insanın önünden ne çok domuz suratlı ya da tavuk bacaklı insan geçiyor? çok eğlenceli bir şey bu.
yataklar kadınlar içindir.
uzun bir sessizlikten sonra guido, ginetta, senden hoşlanıyorum. biliyor musun senden hoşlanıyorum; çünkü sigara içmiyorsun. sigara içen kızların hepsi bin bir türlü sorun yaratırlar.
bir erkek, ancak onu anlayan arkadaşları olursa çalışır.
nasıl şarap kokuyorsun; bu yatakta duyulabilecek en güzel kokudur.
ne sanıyorsun? dünya benim gibi insanlarla dolu. aramızdaki tek fark, onların bunu bilmemesi.
insan aptal olduğunu hissedince eve döner.
11.10.2018
yaşamın ucuna yolculuk *
"çevreyi tanımlamak değil, duygularla yaşamak gerekir.""acımın derinliğinde, benim için artakalan hiçbir şey yok. yalnızlığımı algılamamın gururu bile."
"öykü ve şiir yaratmak için doğmuş olanlar, âşık olmakla yetinemezler, çünkü aşkın sanatsal bir yapıtı oluşturacak entelektüel örgüsü yoktur."
"insan sevgiye biri yanımızda olmadığından acı çekene dek dayanır; oysa gerçek yalnızlık dayanılmaz bir hücredir."
"ölüm gelecek ve gözlerini alacak, o ölüm ki bizleri sabahtan akşama dek izleyen, sağır, eski bir acı ya da anlamsız bir angarya olarak."
"sen düşüncelerle yaşıyorsun, diğerleri gerçeklerle."
"tüm ince duyguları, tüm bağlılıkları, kendini verme isteğini, bir tutukevinde gibi, ağır bir yük gibi yüreğinde hapsetmek zorunda bırakılmıştı."
"dünya nasıl olması gerekiyorsa, öyle. kendi kendini kurtaramayanı hiç kimse kurtaramaz."
"kader diye birşey yoktur, yalnız sınırlar vardır. en kötü yazgı, sınırları sabırla karşılamaktır. karşı çıkmak gerekir."
"bir gezinti tüm günü ısıtabilir. ama geceler öldürüyor beni."
"tek günah, insanın kendi yaptığını kavrayamamasıdır."
"yalnız sağlıklı insan aklı ile yaşansaydı, değmezdi yaşamaya can sıkıcı olurdu. tam aksine güzel olan dünyanın gökyüzü altında bir deliler topluluğunu andırması."
"tüm yaşam, diye düşünüyorum böylesi sabahlarda, tüm yaşam güneş altında bir oyun."
"yeterince dolaştım dünyayı ve anladım ki her insan iyi ve herbiri diğeri ile eşdeğerde."
samuel beckett: yeryüzünün gözyaşları sonsuzdur. biri ağlamaya başladığında, bir başka yerde, bir başkasının gözyaşları diner.
ve yaşam yalnız rüzgâr, yalnız gökyüzü, yalnız yapraklar ve yalnız hiç değil mi?
* tırnak işareti içindeki bütün sözler cesare pavese'den alıntıdır.
30.09.2018
uzun lafın kısası
james joyce: niçin kelimeler bana bu kadar sıkıcı ve soğuk görünüyor? acaba senin adın kadar sevecen bir kelime olmadığı için mi?
amin maalouf: bütün mutluluklar geçicidir. ister bir hafta sürsün ister otuz yıl, son gün geldiğinde aynı gözyaşları dökülür ve bir gün daha sürsün diye cehennem ateşlerine razı olunur.
nietzsche: az yeter bana, bir yeter bana, hiç yeter bana.
panait istrati: eğitimciler çoğunlukla çocuk ruhundan bir şey anlamaz, çocukları trampet sesleri ve kırbaçla yürütürler.
albert caraco: bizim dinlerimiz vebadır ve onları destekleyen iktidarlar zehirleyici fesat çeteleridir. bizim tinselliğimiz zihinsel yetilerin mastürbasyonundan başka bir şey değildir.
cesare pavese: hiç serenat yapmadım. eğer kız hoşsa onun aradığı şey müzik değildir. o, öteki kızların önünde poz kesmek ister. bir erkektir onun aradığı. müzikten anlayan bir kız görmedim ömrümce.
j.j. rousseau: aşkın manevi unsurunun toplum alışkanlıklarından doğmuş, kadınlar tarafından, egemenliklerini kurmak, boyun eğmesi gereken cinsi üstün kılmak için ustalıkla, dikkatle kutsallaştırılmış yapay bir duygu olduğunu görmek zor değildir.
emil cioran: bütün çağlar boyunca, özgürlük, bir mistiğin hayatındaki vecd anlarından daha fazla bir yer tutmaz.
jean-claude kaufmann: kabul görme isteğinin toplumun her yerini sarmış olması çok doğal. herkes umutsuzca başkalarının gözlerinde onay, hayranlık ya da sevgi arıyor gayretle.
30.08.2018
uzun lafın kısası
carl gustav jung: din, deneyimin mantık dışı gerçeklerine bağımlı olmak ve boyun eğmek demektir.
robert musil: okyanusları ve kıtaları oyun oynarcasına aşan modern ruh için hiçbir şey, bir sonraki köşeyi dönünce karşılaşılabilecek ruhlarla bağlantı kurmak kadar olanaksız değil.
raoul vaneigem: dinin kefaretini asla ödeyemeyeceği şey, doğayı mutlak anlamda bozucu bir anlayış olmasıdır.
cesare pavese: davranışlarında ve düşüncelerinde bir başka insanın varlığını hesaba katmadan bir gün geçirebildiğin zaman kendini yiğit bir insan sayabilirsin.
emil cioran: bir dinin insanlık dışılığının derecesi onun gücünün ve süresinin garantisidir. liberal bir din bir şaka ya da bir mucizedir.
dostoyevski: köylüler kara cahildir, hiçbir şeyden anlamazlar. köylünün yaşamı müzik, tiyatro, dergi, kitap okuma gibi estetik zevklerden yoksundur.
yuval noah harari: bir maymunu, ölümden sonra gideceği maymun cennetindeki sınırsız muzla kandırarak elindeki muzu vermeye asla ikna edemezsiniz.
jared diamond: insanın yaratıcılığı olmasaydı bugün hepimiz hâlâ yiyeceğimiz eti taş aletlerle kesiyor ve çiğ yiyor olacaktık, tıpkı bir milyon yıl önceki atalarımız gibi.
jiddu krishnamurti: karakteri yaratan şey, kahramana tapınmak veya bir idealin peşinden gitmek değil, zekadır. kişinin kendini anlaması, olağanüstü karmaşık benliğinin farkına varması, karakteri açığa çıkaran zekanın başlangıcıdır.
31.07.2018
uzun lafın kısası
dostoyevski: en güçlü iyileştirme yolu, yaralanmış ve kirlenmiş ruhu aydınlatan, dürüst yapan emektir.
marcel proust: her şeyin kaybedildiği zamanlardadır ki bizi kurtaracak uyarı gelir.
spinoza: muhteşem şeylerin hepsi ender oldukları kadar zordurlar.
cesare pavese: dünyadan bir şey istemekten vazgeç; sana ne yapacağını bilemeyeceğin kadar çok şey verecektir dünya.
robert musil: insanın bir hedefi olmalı; sürekli olarak anneniz ve babanızla oluşturduğunuz karşıtlıkla yaşayamazsınız.
jiddu krishnamurti: yaşam; ıstırap çekmek, zevk ile acı, umut ile hayal kırıklığı arasındaki bitmeyen kavgadır.
carl gustav jung: örgütlü kitleye direnebilmek, ancak ve ancak, insanın bireyliğini o örgütün organizasyonu kadar iyi organize etmesi ile mümkündür.
emil cioran: mutlak'a kendini beğenmişin biri olarak daldım, mağara adamı olarak çıktım.
friedrich engels: özgür toplumda tapınış olamaz; çünkü üyelerinin her biri, doğanın arkasında ya da üstünde, kurban ya da dua yoluyla etkili olunabilecek varlıklar bulunduğu ilkel ve çocuksu kuruntusunu aşmıştır.
15.07.2018
yaşama sanatı
davranışlarında ve düşüncelerinde bir başka insanın varlığını hesaba katmadan bir gün geçirebildiğin zaman kendini yiğit bir insan sayabilirsin.yaşama sanatı, sevdiklerimize onlarla birlikte olmaktan ne büyük bir zevk duyduğumuzu belli etmemekten başka bir şey değildir; bunu başaramadık mı, bırakıp giderler bizi.
hayatta becerikli olmanın yolu kurnazlıktan geçer.
"dünyadan bir şey istemekten vazgeç; sana ne yapacağını bilemeyeceğin kadar çok şey verecektir dünya." sen her şeyden vazgeçince, sana kalan en küçük şeyler bile büyük önem kazanır. genellikle görmezlikten geldiğin önemsiz şeylerden bile en büyük tadı almanın yoludur bu.
politika, olabilecek şeylerin sanatıdır. hayat her yanıyla politikadır.
hayat yaşantı aramak değil, kendimizi aramaktır. kendi gerçek durumumuzu gördüğümüz zaman bunun yazgımıza uyduğunu anlar, huzura kavuşuruz.
tutarlı, kapsamlı ve canlı bir kalıba göre yaşanmış her hayat klasik bir hayattır.
yaşama sanatı, yalanlara inanmayı bilme sanatıdır. bunun korkunç yanı, doğrunun ne olduğunu bilmememize karşın, bir yalanın yalan olduğunu hala anlayabilmemizdir.
hayatın gizi, yokluğu bize acı veren şey bizde varmışçasına davranmaktadır.
"otuzumuza kadar köle gibi çalışıp her meteliğimizi biriktirelim; ondan sonra hayatın tadını çıkarırız." diyenler, otuz yaşına gelince kendilerini hırsa kaptırmış ve ağır işe öylesine alışmış olacaklar ki; artık hiçbir şeyin tadını çıkaramayacaklardır.
9.02.2018
buzul çağının virüsü
ben yaşam ibnesiyim.sen hep yanılgı ve yenilgilerden oluştuğun için yaşayabilensin.
ondan bir çocuk peydahlamak, sevilene, hoşlanılana verilebilecek armağanların en yücesidir.
tek doğru mutluluktur.
acımızın, çırpınmalarımızın nedenleri oldukça açıklığa, aydınlığa kavuşuyor galiba. kısaca, epeyce bir ödün insanları olmadığımızı bilme bilgimizi, sorumluluk, özendirme, güçlendirme, işbirliği, acıma gibi insancıl avuntuları bağrımıza basarak övüngen yaşamayı sürdürmeye alışamamanın, o tür yaşamayla içli dışlı olamamanın kurabiye bunalımını yaşıyoruz.
yorgunluğun, bıkmanın da kendine özgü, tadı, kokusu vardır. yaşayamamak da yaşamaktır.
gaye vasıtayı meşru kılar.
cesare pavese: topraksın, ölümsün sen, mevsimin karanlık, sessizlik senin. yaşayan hiçbir şey ağaran güne daha uzak olamaz senden.
başarının ilk koşulu, sırtı kalın olmaktır. umutsuzluk yakışmaz bizim gibilere. bırak pısırıklığı, tekke kafasını. insan yeteneklerini değerlendirmeli. son pişmanlık fayda vermez.
mutsuzluk kolay zanaattir.
napolyon bonapart: iki büyük güç var dünyada, akıl ve kılıç. kılıç örgütlendiremez, akıl da savaşamaz. ama yönetmek ve savaş kazanmak demek, kılıç gücünü örgütlendirme dehasına sahip olmak demektir.
ne yaptım, kendimi nasıl aldattım?
daha ilk piyon sürüldüğünde, sonucu kestirebildiği için pes eden, pata kalmaktan hoşlanmayan usta satranççılara saygılar.
23.11.2017
yaşama uğraşı
gizlice en çok korkulan şey hep gerçekleşir sonunda.ah şu kayıtsızlığın gücü! budur taşlara milyonlarca yıl değişmeden dayanabilme olanağı veren.
bir kadın sana koşarsa, o çoktan hesaplarını yapmış demektir.
çok acı çekmiş olmanın karşılığı, sonradan köpekler gibi ölmektir.
davranışlarında ve düşüncelerinde bir başka insanın varlığını hesaba katmadan bir gün geçirebildiğin zaman, kendini yiğit bir insan sayabilirsin.
dünyanın en büyük mutluluğu başlamaktır.
edebiyat, yaşamın saldırılarına karşı bir savunmadır.
insan artık istemediği zaman elde eder bazı şeyleri.
her bakımdan alışkanlıklarımızın kölesi olan yaratıklarız.
cimri savurgan olduğunu sanır; savurgan da cimri olmaktan korkar; ikisi de işkence içindedirler bu yüzden.
sadece yalan söylemen, gerçekleri abartman, biraz süslemen yeter; sonucun şaşırtıcı olduğunu göreceksin. şehvet oyununda yalanlardan kaçmak diye bir şey yoktur.
atalardan kalma hazine sadece şudur: bir şeyi öyle yapılması gerektiği için iyi yapmak.
en güzeli, insanın kendisini parlatması, sessizce ve hiçbir şeye aldırmadan kendisini bir kristale dönüştürmesidir.
.jpg)




.jpg)








