cesare pavese etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cesare pavese etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.11.2022

uzun lafın kısası

murathan mungan:
insanların büyük çoğunluğu kendindeki kötülüğe kördür.

shakespeare: adamakıllı asılmış bir insanın bu dünyada hiçbir şeyden korkusu kalmaz.

cesare pavese: insan hiçbir zaman büsbütün yalnız değildir dünyada. en kötü durumda, bir çocuğu, bir delikanlıyı ve zamanla olgun bir adamı, yani kendisinin eski bir halini bulur yanında.

goethe: üç bin yıllık geçmişinin hesabını yapamayan insan günübirlik yaşayan insandır.

jean jaures: biz de geçmişe bağlıyız. ama geçmişe sevgi ve saygı göstermenin doğru yolu, uzun bir hayaletler zincirini seyretmek için yüzünü sönmüş yüzyıllara çevirmek değildir. geçmişe bakmanın en iyi yolu, vaktiyle çalışmış ve canlı kalmış kuvvetlerin eserini geleceğe doğru sürdürmektir.

p.a. loxias: her sanatçı mutsuz bir âşıktır ve mutsuz âşıklar öykülerini anlatmak isterler.

sigmund freud: sevdiğim zaman, sevgi dışında her şeyi dışlarım.

nietzsche: küçücük bir bahçe, incirler, biraz peynir ve üç ya da dört arkadaş; buydu epikuros'un bolluğu.

j.r.r. tolkien: genellikle beklenmedik konuklar en sağlam dost çıkarlar.

chuck palahniuk: anlaman gereken tek şey, pişman bir bok çuvalı olup çıktığındır.

halil cibran: kurbağaların sesi, sığırlarınkinden daha yüksek olabilir. fakat kurbağalarla ne tarlayı sürebilirsin, ne üzüm sıkma cenderesini döndürebilirsin ne de derilerinden ayakkabı yapabilirsin.

la rochefoucauld: öyle insanlar vardır ki, aşktan söz edildiğini duymasalar aşık olmazlardı.

14.10.2022

yalnızlık

cesare pavese

en büyük mutsuzluk yalnızlıktır. bu o kadar doğrudur ki, en eksiksiz avuntu olan din, seni hayal kırıklığına uğratmayacak bir arkadaş -tanrı- bulmaktan başka bir şey değildir. dua etmek, bir arkadaşınla olduğun zaman yaptığın gibi, içini dökmektir. çalışmak da dua etmek gibidir; çünkü ondan yararlanacak kişiyle ilişki kurmanı sağlar. öyleyse hayatın bütün sorunu şudur: yalnızlıktan nasıl kurtulmalı, başkalarıyla nasıl ilişki kurmalı? insanların sürekli olarak evliliğin, babalığın, dostluğun peşinde olmalarını böyle açıklayabiliriz. çünkü bu ilişkiler mutluluğu sağlayabilir. ama bir başkasıyla ilişki kurmanın yalnızlıktan neden daha iyi olduğu anlaşılmaz bir şeydir. belki de bir hayaldir bu; çünkü insan, çoğu zaman, tek başına da pekala mutlu olabilir. insanın arada bir oturup iki kadeh atacağı bir içki arkadaşı olması, başkalarında aradığımız şey bizde olduğu sürece hiç de kötü bir şey değildir. işin anlaşılmayan yanı, neden kendi başımıza içip düşüncelere dalamadığımız, kendimizi neden ancak başkalarının aracılığıyla bulabildiğimizdir.

20.06.2021

plaj

cesare pavese

hepiniz ama hepiniz aptalsınız.

bazı şeyler sadece diğerlerini memnun etmek için yapılır.

üzerimize geçirilmiş kabukların altında neler uyumuyor ki? sadece uyanmak ve kendi kendimizi bulmak için biraz cesaret gerekiyor. hiç değilse konuşmak. artık dünyada ne kadar az konuşulduğunun farkında mısınız acaba?

hemen hemen bütün erkekler orospularla ilişki kurma konusunda aynı fikirdedirler, çünkü bu ilişkiler onları rahatlatır ve çevrelerine sıkıntı, rahatsızlık vermekten kurtulurlar; böylece onlara karşı garip bir saygı duyulur.

öyle insanlar vardır ki, onların önünde gülünç duruma düşmekten daha utanç verici bir şey yoktur.

eğer para insanı karısının sevdiği bir şehirde yerleşmeye zorunlu kılmazsa neye zorunlu kılabilir peki?

bir sevgili, daha pahalıya patlayan bir eştir.

bir sevgili, umut ettiği sürece rahat ve sakindir. kazanacak çok şeyi vardır. ama insanın elinin altında karısının bulunması bir zavallılıktır.

hepsi bana can sıkıntısı veriyor, bir kadının ne olduğunu şimdiye dek kim anlayabildi ki?

aptallık bütün yaşlarda vardır ve geçmiş zamanla ilginç bir hal alır.

insan piyango biletini alır ve cebine koyar, daha ötesini düşünmez.

dünyanın ve yaşamın bana koca bir genelev gibi göründüğü pek çok gün vardır.

30.04.2021

uzun lafın kısası

dostoyevski:
insanın yaptığı yanlışlardan en büyüğü, başkaları karşısında gülünç olmaktan korkmasıdır.

elias canetti: satranç oynamayı bilmeyen bir insan, insan değildir. insan üç altmış boyunda olabilir; ama satranç bilmiyorsa aptalın tekidir.

emil cioran: sabahın beşinde bir genelevin halini görmeyen kimse, gezegenimizin hangi bezginliklere doğru yol aldığını düşünemez.

goethe: bizim en mutlu olduğumuz anlar, tanrı'nın bizi sevimli bir deliliğin içine sürüklediği anlardır.

halil cibran: dostum, yollar yürümek içindir; fakat şu gerçeği de hiç unutma: yürümekle varılmaz; lakin varanlar yürüyenlerdir.

irvine welsh: şu anda, bir tür olarak, eğer ruhumuz vücudumuzda bir yerdeyse, orasının götümüz olduğuna inanıyoruz. bütün hikaye bu. çok mantıklı. bu yüzden bu kadar saplantı haline getirmişiz: anal espriler, anal seks, anal alışkanlıklar.. en son sınır beyin değil, uzay değil, göt deliğidir. bizi devrimci yapan da bu olacak işte.

murathan mungan: kadınların en büyük talihsizliği, erkeklerden bekledikleri birçok şeyin eşcinsel erkeklerde fazlasıyla bulunmasıdır.

nietzsche: iyi insanların verdiği zarar, kötülerin verdiği zarardan daha yıkıcıdır.

paulo coelho: kaybolmaları istedim, ilginç yerler keşfetmenin en iyi yolu kaybolmaktır.

tom robbins: sigara içen kişinin akciğeri, ateş tanrısına kurban edilmiş çıplak bir bakiredir. 

cenap şahabettin: eskimiş düşünceler, paslanmış çivilere benzer; onları söküp atmak çok güçtür.

cesare pavese: hiçbir zaman öfkelenmeyen adamdan kendini koru.

31.03.2021

uzun lafın kısası

goethe:
bir milyon okuyucuyu hedeflemeyen kişi, bir satır bile yazmasın.

halil cibran: bir insanın yüreğini ve aklını anlamak için başardıklarına değil, başarmak istediklerine bak. insanın değeri ulaştıklarıyla değil, ulaşmayı arzu ettiği şeylerle bilinir.

irvine welsh: sikişmek insanları tanımanın en iyi yollarından biridir.

konfüçyüs: iyilikseverlik bütün insanları sevmektir. bilgi, insanları tanımaktır. kişi bilgi sahibi olmadan nasıl erdem sahibi olabilir?

murathan mungan: kadınlar, esir alındıkları yeri, korundukları yer sanırlar.

nietzsche: insanın dans eden bir yıldız doğurabilmesi için içinde bir kaosun olması gerekir.

paulo coelho: insanların benden beklediği şekilde davranırsam onların kölesi haline gelirim.

robert musil: kendini sıradan bir yetişkinin dar sınırları içerisine hapsetmiş bir insanınki kadar içinden sıyrılıp çıkılamayacak bir durum yoktur.

tom robbins: merak onu öldürmeden önce, kedi yüzlerce meraksız köpekten daha fazla şey öğrenir.

cenap şahabettin: dalkavuklar ne kadar yükselseler kendilerini yükselten tepme izlerini kıçlarından silemezler.

cesare pavese: hiçbir kadın para için evlenmez. bütün kadınlar, bir milyonerle evlenmeden önce ona âşık olacak kadar kurnazdırlar.

charles bukowski: insanı öldüren budur: tekdüzelik.

27.02.2021

uzun lafın kısası

nietzsche:
erkeklere özgü kendini hor görme hastalığının tek çaresi, zeki bir kadın tarafından sevilmektir.

pascal: sıradan insanların, düşünmek istemedikleri şeyleri düşünmemek gibi bir kabiliyetleri vardır.

paulo coelho: hepimiz nereden geldiğimizi öğrenmek isteriz. felsefi düzeyde, bütün insanların temel sorusu budur.

robert musil: insanın yaptığı her şeyde masum olduğu ikinci bir vatanı vardır.

tom robbins: hiçbirimiz evrenin kıçındaki sivilce olmaktan daha önemli değiliz.

baltasar gracian: insanın hayattaki büyük derslerinden biri kendini frenlemeyi bilmesi, daha da önemlisi ise kendini bazı işlerden ve insanlardan yoksun bırakmayı öğrenmesidir.

cenap şahabettin: çok bilen gibi hiç bilmeyen de bağışlamaya eğilimlidir. kini, yarım bilimde ara.

cesare pavese: en kötüsünü düşün. yanılmazsın.

charles bukowski: hiçbir erkeğin bedeline katlanamayacağı kadınlar vardır; ama birinin bıraktığı yerden devam edecek bir keriz vardır mutlaka.

dostoyevski: ezilmekten kurtulan aşağılık bir insan, bu kez başkalarını ezmeye başlar.

elias canetti: sana korkunç gelen, sonradan kendini yalın hakikat olarak sergiler.

emil cioran: özgürlük ancak inanç boşluğunda, önerme yokluğunda, yasaların bir varsayımdan fazla otoriteye sahip olmadığı yerde kendini gösterebilir.

31.01.2021

uzun lafın kısası

baltasar gracian:
güzellik ve aptallık genellikle el ele yürürler.

cenap şahabettin: bir toplumun gereğinden fazla kuzu olması o toplum içinde er geç bir kurt sürüsü yaratır.

cesare pavese: en güzeli, insanın kendisini parlatması, sessizce ve hiçbir şeye aldırmadan kendisini bir kristale dönüştürmesidir.

charles bukowski: hemen herkes dahi doğar, geri zekalı gömülür.

dostoyevski: evlilik bütün onurlu, gururlu varlıkların, bütün bağımsızlıkların manevi ölümü demektir.

goethe: bir kitleyi etkilemek istiyorsanız, sade bir anlatım her zaman daha iyidir. özgün metinle yarışan açıklamalı çeviriler aslında sadece üniversite profesörlerinin kendi aralarındaki sohbete yarar.

elias canetti: merhamet edimi, iktidarın çok yüksek ve yoğunlaşmış bir ifadesidir.

emil cioran: ne kadar yükseğe çıkarsa çıksın, kişi tabiatının, kökendeki düşkünlüğünün mahkumu olarak kalır.

halil cibran: benim en büyük acım bedensel değil. içimde büyük bir şey var. onu öteden beri biliyorum ama dışarı çıkaramıyorum: bütün bu şeyleri yapan küçük birini oturup seyreden yüce ve sessiz bir benlik.

irvine welsh: önemli olan hayatın kalitesidir. bir sene adam gibi yaşamak, elli sene bok gibi yaşamaktan iyidir.

konfüçyüs: insanların yetenek ve erdemi tepecikler gibidir, üstünden aşılır.

murathan mungan: insanı en çok kendindeki muamma şaşırtır.

31.10.2020

uzun lafın kısası

konfüçyüs:
büyük ve üstün insanın yükselmesi yukarıya doğrudur. küçük insanın yükselmesi ise aşağıya doğrudur.

murathan mungan: her şey bir gün aslına döner.

nietzsche: en güçlü ağaçlar en derinlere kök salmak zorundadır; karanlığa, kötülüğe kadar uzanmak zorundadır.

pascal: kalbin, aklın bilmediği gerekçeleri vardır.

paulo coelho: bütün uyuşturucu müptelaları bunu söyler: vakti gelince durmayı bilmek. oysa hiçbiri duramaz.

robert musil: ilerde başarılı olan pek çok adam, hayata çizme temizlemekle ve bulaşık yıkmakla başlamıştır; güçlerinin asıl kaynağı da bu olmuştur; çünkü en önemlisi, insanın daha baştan her şeyi yapmasıdır.

tom robbins: fransızlar bir ilişkinin en güzel yanının merdivenleri çıkmak olduğunu söylerler. arzulamak neredeyse her zaman doyumdan daha nefes kesicidir.

baltasar gracian: bir insanı görmezden gelerek alınandan daha büyük bir intikam yoktur.

cenap şahabettin: bir şey istemek için kapı çalan -isteyeceği rütbe, nişan, memuriyet ya da bir dilim ekmek, her ne olsa- dilencidir.

cesare pavese: düzeltilmesi güç yanlışlarımız konusunda yapmamız gereken şey, onları birer erdeme dönüştürmektir.

charles bukowski: harikulade düşünceler ve harikulade kadınlar kalıcı değildirler.

dostoyevski: en sefil, en sıradan birine demir yolu bileti satmak gibi bayağının bayağısı bir görev verin. bilet almaya gittiğinizde, size gücünü göstermek için, bu sefil yaratık bir anda size sanki jüpiter'miş gibi bakma hakkını görür kendinde.

30.09.2020

uzun lafın kısası

robert musil:
hiç kimse mesleğinde daha yüce bir bütünlük duygusunu içinde taşımadan herhangi bir şey başaramaz.

tom robbins: filistin'in yahut israil'in en büyük problemlerinden biri, ister arap ister yahudi herkesin, dünyaya bağlı fiziksel birer bedende değil, soyut bir şekilde, siyasi ve dinsel birer ideolojide yaşıyor olmasıdır.

baltasar gracian: bayağı ruhlar karşısında cömert davranmak anlamsız ve boştur.

cenap şahabettin: bayağı düşünceye harcanmış güzel ifadeden daha çok bayağı ifade içinde gördüğüm güzel düşünceye acırım.

cesare pavese: bir kadın, eğer budalaysa, eninde sonunda bir insan yıkıntısı ile karşılaşır ve onu kurtarmaya çalışır. kimi zaman da başarır bu işi. ama bir kadın, eğer budala değilse, eninde sonunda akıllı, sağlıklı bir adam bulup onu bir yıkıntıya çevirir. her zaman başarır bu işi.

charles bukowski: eski bir ayyaş her zaman ayağa kalkar, yeter ki zaman tanıyın.

dostoyevski: çıplak gerçekliğin her zaman sarsıcı bir yanı vardır.

elias canetti: hangi sebeple olursa olsun zulme uğrayanlar arasında, zihninin bir köşesinde kendisini isa olarak görmeyen kimse yoktur.

emil cioran: iç alemime dalma ihtiyacıyla tanrı'ya yol verdim, son bir münasebetsizden kurtuldum.

goethe: bilgi arttıkça huzursuzluk da artar.

halil cibran: arkadaşınız, cevap bulan gereksinimlerinizdir. o, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır. o sizin sofranız ve ocakbaşınızdır. çünkü ona açlığınızla gelir ve onda huzuru ararsınız.

irvine welsh: köpek balıklarıyla yüzüyorsanız hayatta kalmanın tek yolu, içlerindeki en büyük köpek balığı olmaktır.

31.08.2020

uzun lafın kısası

cenap şahabettin:
baskı yönetimi, her aciz ulusun siyasal cezasıdır.

cesare pavese: bir şeyden, onu görmezlikten gelerek değil, ancak onu yaşayarak kurtulabiliriz.

halil cibran: alçak gönüllü ve gösterişsiz olmak, temiz ve saf olmayanın bakışlarından korunabilmeye yarayan bir kalkandır.

irvine welsh: bu siktiğimin hatunları var ya.. annen iyi yemek pişiriyor diye bütün piliçlerin iyi aşçı olacağını sanırsın; ama onlar yalnızca basit yemekler pişirmede iyidir, hayal gücü ya da incelik gerektiren bir şeyin yanına bile yaklaştıramazsın hiçbirini.

murathan mungan: bir beraberliği sürdürebilmek için aşktan fazlası gerekir.

nietzsche: beni öldürmeyen şey, beni daha güçlü kılar.

konfüçyüs: bir yönetim iyi olduğu zaman, sözler ve davranışlar en geniş sınırlar içinde özgürdür. kötü bir yönetim iş başındayken davranışlar belki en geniş sınırlar içinde özgürdür ama konuşmalarda ihtiyatlı olmak gerekir.

pascal: hayatımızı seve seve feda ederiz; yeter ki başkaları bundan bahsetsinler.

paulo coelho: aşkı yaratan, ötekinin varlığından çok yokluğudur.

robert musil: gerçekleştirilmesi güç olan herkese çekici gelir ve insanlar gerçekten elde edebileceklerini küçük görürler.

tom robbins: evcillik bir hayvanın ruhunu sindirir. pantolonumun ağı yerine avını koklayan, mutfağımdaki bir kutuya değil de çimenlerin içine sıçan şeye saygı duyarım.

baltasar gracian: asil bir ruhu, yüksek beğenilere sahip olmasından tanıyabilirsiniz. büyük bir dehayı tatmin eden şey de büyük olmalıdır.

31.07.2020

uzun lafın kısası

nietzsche:
bazı insanlar kendi zincirlerini çözemezler de dostlarının azatçısıdırlar.

pascal: dindarlık ile iyilik arasında muazzam bir fark olduğunu deneyim bize gösteriyor.

paulo coelho: artık kaybedecek hiçbir şeyim kalmadığında her şeyi elde ettim. kendim olmaktan çıktığımda kendimi buldum. katıksız aşağılanmayı ve itaati tanıdığımda özgürlüğümü kazandım.

robert musil: büyük kafalar hep yalın ilkelere varırlar.

tom robbins: bir insanın hep arayıp durduğu yapının düzeyi, onun içinde bulunduğu kaosun şiddetiyle doğru orantılıdır.

cenap şahabettin: altta kalanın değil, geride kalanın canı çıkar. yaşamak isteyen, yüzyılıyla birlikte yürümelidir.

cesare pavese: bir insanın hayatın tadını çıkarmasına, kıskançlık duymadan katlanamadığımızı kesinlikle söyleyebiliriz.

charles bukowski: bazı erkekler kadınlarla ilişki yürütmekte başarılıdırlar. ben hiç beceremedim. çok sıkıcı bir şey ilişki. bittiğinde gerçekten düzülmüş hissedersin kendini.

dostoyevski: aptalca bir mutluluk içinde yaşamaktansa mutsuz olmak; ama bilmek daha iyidir.

elias canetti: bir despot asla gerçekten affetmez.

emil cioran: daha büyük bir acı ümidi olmasa bu anınkine tahammül edemezdim, ölçüsüz dahi olsa.

goethe: bana her şeyi bağışlayan güzel tanrım, niçin verdiklerinin yarısını geri alıp bana özgüven ve yeterlilik duygusu vermedin ki?

30.06.2020

uzun lafın kısası

murathan mungan: başarı, mutsuzluklara karşı en etkili ilaçtır.

baltasar gracian: aptal tamamen ikna edilmiştir ve tamamen ikna edilmiş insanlar aptaldır.

cenap şahabettin: akarsu, ne güzel yaşam dersidir. küçük engellerin üzerinde köpürür, büyüklerin yanından sessizce geçiverir.

cesare pavese: başkasından nefret eden bir insan hiçbir zaman yalnız değildir. nefret ettiği insan her zaman onun yanındadır.

charles bukowski: bazen hepimiz bir filme hapsolmuşuz hissine kapılıyorum. repliklerimizi biliyoruz, nereye doğru yürüyeceğimizi biliyoruz, nasıl oynayacağımızı biliyoruz, sadece kamera yok. yine de çıkamıyoruz filmin içinden. ve film kötü.

dostoyevski: ancak bir neden için yaşayabilendir ki, hemen hemen her nasıla tahammül eder.

elias canetti: bin yıllık imparatorluklar olmuştur: platon'un, aristo'nun ve konfüçyüs'ünkiler.

emil cioran: bir katliam ümidi ya da fırsatı verin gençlere, sizi körlemesine izleyeceklerdir.

goethe: asıl önemli olan, insanın büyük bir istencinin olması ve bir şeyi yapacak yetenek ve azme sahip olmasıdır; geri kalan hiçbir şey önemli değildir

halil cibran: "tek doğruyu buldum." değil, "bir doğruyu buldum." de. "ruha giden yolu buldum." değil, "kendi yolumda yürürken ruhu buldum." de.

irvine welsh: bekareti hafife almayın sakın. hayattaki gerçek sorunların çoğu, onu kaybettikten sonra karşımıza çıkar.

konfüçyüs: bir ülke iyi yönetiliyorsa yoksulluk ve düşkünlüğün varlığı utanç vericidir. bir ülke kötü yönetiliyorsa zenginlik ve onur gibi şeylerin varlığından utanç duyulmalıdır.

17.03.2020

güzel yaz

cesare pavese

hiçbir kız, bir tepe kadar güzel olamaz.

gerçek samimiyet bir başkasının arzularını öğrenebilmektir ve arzular aynı olursa, o kişi artık pek heyecan uyandırmaz olur.

koyun olanı, kurtlar yer.

hiç dikkat ettin mi, birini beklerken insanın önünden ne çok domuz suratlı ya da tavuk bacaklı insan geçiyor? çok eğlenceli bir şey bu.

yataklar kadınlar içindir.

uzun bir sessizlikten sonra guido, ginetta, senden hoşlanıyorum. biliyor musun senden hoşlanıyorum; çünkü sigara içmiyorsun. sigara içen kızların hepsi bin bir türlü sorun yaratırlar.

bir erkek, ancak onu anlayan arkadaşları olursa çalışır.

nasıl şarap kokuyorsun; bu yatakta duyulabilecek en güzel kokudur.

ne sanıyorsun? dünya benim gibi insanlarla dolu. aramızdaki tek fark, onların bunu bilmemesi.

insan aptal olduğunu hissedince eve döner.

11.10.2018

yaşamın ucuna yolculuk *

tezer özlü

"çevreyi tanımlamak değil, duygularla yaşamak gerekir."

"acımın derinliğinde, benim için artakalan hiçbir şey yok. yalnızlığımı algılamamın gururu bile."

"öykü ve şiir yaratmak için doğmuş olanlar, âşık olmakla yetinemezler, çünkü aşkın sanatsal bir yapıtı oluşturacak entelektüel örgüsü yoktur."

"insan sevgiye biri yanımızda olmadığından acı çekene dek dayanır; oysa gerçek yalnızlık dayanılmaz bir hücredir."

"ölüm gelecek ve gözlerini alacak, o ölüm ki bizleri sabahtan akşama dek izleyen, sağır, eski bir acı ya da anlamsız bir angarya olarak."

"sen düşüncelerle yaşıyorsun, diğerleri gerçeklerle."

"tüm ince duyguları, tüm bağlılıkları, kendini verme isteğini, bir tutukevinde gibi, ağır bir yük gibi yüreğinde hapsetmek zorunda bırakılmıştı."

"dünya nasıl olması gerekiyorsa, öyle. kendi kendini kurtaramayanı hiç kimse kurtaramaz."

"kader diye birşey yoktur, yalnız sınırlar vardır. en kötü yazgı, sınırları sabırla karşılamaktır. karşı çıkmak gerekir."

"bir gezinti tüm günü ısıtabilir. ama geceler öldürüyor beni."

"tek günah, insanın kendi yaptığını kavrayamamasıdır."

"yalnız sağlıklı insan aklı ile yaşansaydı, değmezdi yaşamaya can sıkıcı olurdu. tam aksine güzel olan dünyanın gökyüzü altında bir deliler topluluğunu andırması."

"tüm yaşam, diye düşünüyorum böylesi sabahlarda, tüm yaşam güneş altında bir oyun."

"yeterince dolaştım dünyayı ve anladım ki her insan iyi ve herbiri diğeri ile eşdeğerde."

samuel beckett: yeryüzünün gözyaşları sonsuzdur. biri ağlamaya başladığında, bir başka yerde, bir başkasının gözyaşları diner.

ve yaşam yalnız rüzgâr, yalnız gökyüzü, yalnız yapraklar ve yalnız hiç değil mi?

* tırnak işareti içindeki bütün sözler cesare pavese'den alıntıdır.

30.09.2018

uzun lafın kısası

comte de volney: ah! yaşamak düşü sona erince, bütün bu didinmeler yararlı bir iz bırakmazlarsa neye yarar?

james joyce: niçin kelimeler bana bu kadar sıkıcı ve soğuk görünüyor? acaba senin adın kadar sevecen bir kelime olmadığı için mi?

amin maalouf: bütün mutluluklar geçicidir. ister bir hafta sürsün ister otuz yıl, son gün geldiğinde aynı gözyaşları dökülür ve bir gün daha sürsün diye cehennem ateşlerine razı olunur.

nietzsche: az yeter bana, bir yeter bana, hiç yeter bana.

panait istrati: eğitimciler çoğunlukla çocuk ruhundan bir şey anlamaz, çocukları trampet sesleri ve kırbaçla yürütürler.

albert caraco: bizim dinlerimiz vebadır ve onları destekleyen iktidarlar zehirleyici fesat çeteleridir. bizim tinselliğimiz zihinsel yetilerin mastürbasyonundan başka bir şey değildir.

cesare pavese: hiç serenat yapmadım. eğer kız hoşsa onun aradığı şey müzik değildir. o, öteki kızların önünde poz kesmek ister. bir erkektir onun aradığı. müzikten anlayan bir kız görmedim ömrümce.

j.j. rousseau: aşkın manevi unsurunun toplum alışkanlıklarından doğmuş, kadınlar tarafından, egemenliklerini kurmak, boyun eğmesi gereken cinsi üstün kılmak için ustalıkla, dikkatle kutsallaştırılmış yapay bir duygu olduğunu görmek zor değildir.

emil cioran: bütün çağlar boyunca, özgürlük, bir mistiğin hayatındaki vecd anlarından daha fazla bir yer tutmaz.

jean-claude kaufmann: kabul görme isteğinin toplumun her yerini sarmış olması çok doğal. herkes umutsuzca başkalarının gözlerinde onay, hayranlık ya da sevgi arıyor gayretle.

30.08.2018

uzun lafın kısası

erich fromm: çoğunluğa karşı direnecek ölçüde güçlü inancı olan kişi kural değil, istisnadır; çağdaşlarının alaya aldığı, ama yıllar sonra hayran olunacak bir istisna.

carl gustav jung: din, deneyimin mantık dışı gerçeklerine bağımlı olmak ve boyun eğmek demektir.

robert musil: okyanusları ve kıtaları oyun oynarcasına aşan modern ruh için hiçbir şey, bir sonraki köşeyi dönünce karşılaşılabilecek ruhlarla bağlantı kurmak kadar olanaksız değil.

raoul vaneigem: dinin kefaretini asla ödeyemeyeceği şey, doğayı mutlak anlamda bozucu bir anlayış olmasıdır.

cesare pavese: davranışlarında ve düşüncelerinde bir başka insanın varlığını hesaba katmadan bir gün geçirebildiğin zaman kendini yiğit bir insan sayabilirsin.

emil cioran: bir dinin insanlık dışılığının derecesi onun gücünün ve süresinin garantisidir. liberal bir din bir şaka ya da bir mucizedir.

dostoyevski: köylüler kara cahildir, hiçbir şeyden anlamazlar. köylünün yaşamı müzik, tiyatro, dergi, kitap okuma gibi estetik zevklerden yoksundur.

yuval noah harari: bir maymunu, ölümden sonra gideceği maymun cennetindeki sınırsız muzla kandırarak elindeki muzu vermeye asla ikna edemezsiniz.

jared diamond: insanın yaratıcılığı olmasaydı bugün hepimiz hâlâ yiyeceğimiz eti taş aletlerle kesiyor ve çiğ yiyor olacaktık, tıpkı bir milyon yıl önceki atalarımız gibi.

jiddu krishnamurti: karakteri yaratan şey, kahramana tapınmak veya bir idealin peşinden gitmek değil, zekadır. kişinin kendini anlaması, olağanüstü karmaşık benliğinin farkına varması, karakteri açığa çıkaran zekanın başlangıcıdır.

31.07.2018

uzun lafın kısası

erich fromm: sevgi esas itibariyle almak değil vermektir.

dostoyevski: en güçlü iyileştirme yolu, yaralanmış ve kirlenmiş ruhu aydınlatan, dürüst yapan emektir.

marcel proust: her şeyin kaybedildiği zamanlardadır ki bizi kurtaracak uyarı gelir.

spinoza: muhteşem şeylerin hepsi ender oldukları kadar zordurlar.

cesare pavese: dünyadan bir şey istemekten vazgeç; sana ne yapacağını bilemeyeceğin kadar çok şey verecektir dünya.

robert musil: insanın bir hedefi olmalı; sürekli olarak anneniz ve babanızla oluşturduğunuz karşıtlıkla yaşayamazsınız.

jiddu krishnamurti: yaşam; ıstırap çekmek, zevk ile acı, umut ile hayal kırıklığı arasındaki bitmeyen kavgadır.

carl gustav jung: örgütlü kitleye direnebilmek, ancak ve ancak, insanın bireyliğini o örgütün organizasyonu kadar iyi organize etmesi ile mümkündür.

emil cioran: mutlak'a kendini beğenmişin biri olarak daldım, mağara adamı olarak çıktım.

friedrich engels: özgür toplumda tapınış olamaz; çünkü üyelerinin her biri, doğanın arkasında ya da üstünde, kurban ya da dua yoluyla etkili olunabilecek varlıklar bulunduğu ilkel ve çocuksu kuruntusunu aşmıştır.

15.07.2018

yaşama sanatı

cesare pavese

davranışlarında ve düşüncelerinde bir başka insanın varlığını hesaba katmadan bir gün geçirebildiğin zaman kendini yiğit bir insan sayabilirsin.

yaşama sanatı, sevdiklerimize onlarla birlikte olmaktan ne büyük bir zevk duyduğumuzu belli etmemekten başka bir şey değildir; bunu başaramadık mı, bırakıp giderler bizi.

hayatta becerikli olmanın yolu kurnazlıktan geçer.

"dünyadan bir şey istemekten vazgeç; sana ne yapacağını bilemeyeceğin kadar çok şey verecektir dünya." sen her şeyden vazgeçince, sana kalan en küçük şeyler bile büyük önem kazanır. genellikle görmezlikten geldiğin önemsiz şeylerden bile en büyük tadı almanın yoludur bu.

politika, olabilecek şeylerin sanatıdır. hayat her yanıyla politikadır.

hayat yaşantı aramak değil, kendimizi aramaktır. kendi gerçek durumumuzu gördüğümüz zaman bunun yazgımıza uyduğunu anlar, huzura kavuşuruz.

tutarlı, kapsamlı ve canlı bir kalıba göre yaşanmış her hayat klasik bir hayattır.

yaşama sanatı, yalanlara inanmayı bilme sanatıdır. bunun korkunç yanı, doğrunun ne olduğunu bilmememize karşın, bir yalanın yalan olduğunu hala anlayabilmemizdir.

hayatın gizi, yokluğu bize acı veren şey bizde varmışçasına davranmaktadır.

"otuzumuza kadar köle gibi çalışıp her meteliğimizi biriktirelim; ondan sonra hayatın tadını çıkarırız." diyenler, otuz yaşına gelince kendilerini hırsa kaptırmış ve ağır işe öylesine alışmış olacaklar ki; artık hiçbir şeyin tadını çıkaramayacaklardır.

9.02.2018

buzul çağının virüsü

vüs'at o. bener

ben yaşam ibnesiyim.

sen hep yanılgı ve yenilgilerden oluştuğun için yaşayabilensin.

ondan bir çocuk peydahlamak, sevilene, hoşlanılana verilebilecek armağanların en yücesidir.

tek doğru mutluluktur.

acımızın, çırpınmalarımızın nedenleri oldukça açıklığa, aydınlığa kavuşuyor galiba. kısaca, epeyce bir ödün insanları olmadığımızı bilme bilgimizi, sorumluluk, özendirme, güçlendirme, işbirliği, acıma gibi insancıl avuntuları bağrımıza basarak övüngen yaşamayı sürdürmeye alışamamanın, o tür yaşamayla içli dışlı olamamanın kurabiye bunalımını yaşıyoruz.

yorgunluğun, bıkmanın da kendine özgü, tadı, kokusu vardır. yaşayamamak da yaşamaktır.

gaye vasıtayı meşru kılar.

cesare pavese: topraksın, ölümsün sen, mevsimin karanlık, sessizlik senin. yaşayan hiçbir şey ağaran güne daha uzak olamaz senden.

başarının ilk koşulu, sırtı kalın olmaktır. umutsuzluk yakışmaz bizim gibilere. bırak pısırıklığı, tekke kafasını. insan yeteneklerini değerlendirmeli. son pişmanlık fayda vermez.

mutsuzluk kolay zanaattir.

napolyon bonapart: iki büyük güç var dünyada, akıl ve kılıç. kılıç örgütlendiremez, akıl da savaşamaz. ama yönetmek ve savaş kazanmak demek, kılıç gücünü örgütlendirme dehasına sahip olmak demektir.

ne yaptım, kendimi nasıl aldattım?

daha ilk piyon sürüldüğünde, sonucu kestirebildiği için pes eden, pata kalmaktan hoşlanmayan usta satranççılara saygılar.

23.11.2017

yaşama uğraşı

cesare pavese

gizlice en çok korkulan şey hep gerçekleşir sonunda.

ah şu kayıtsızlığın gücü! budur taşlara milyonlarca yıl değişmeden dayanabilme olanağı veren.

bir kadın sana koşarsa, o çoktan hesaplarını yapmış demektir.

çok acı çekmiş olmanın karşılığı, sonradan köpekler gibi ölmektir.

davranışlarında ve düşüncelerinde bir başka insanın varlığını hesaba katmadan bir gün geçirebildiğin zaman, kendini yiğit bir insan sayabilirsin.

dünyanın en büyük mutluluğu başlamaktır.

edebiyat, yaşamın saldırılarına karşı bir savunmadır.

insan artık istemediği zaman elde eder bazı şeyleri.

her bakımdan alışkanlıklarımızın kölesi olan yaratıklarız.

cimri savurgan olduğunu sanır; savurgan da cimri olmaktan korkar; ikisi de işkence içindedirler bu yüzden.

sadece yalan söylemen, gerçekleri abartman, biraz süslemen yeter; sonucun şaşırtıcı olduğunu göreceksin. şehvet oyununda yalanlardan kaçmak diye bir şey yoktur.

atalardan kalma hazine sadece şudur: bir şeyi öyle yapılması gerektiği için iyi yapmak.

en güzeli, insanın kendisini parlatması, sessizce ve hiçbir şeye aldırmadan kendisini bir kristale dönüştürmesidir.