louis lavelle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
louis lavelle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.06.2021

sempati

louis lavelle

başkasının kişisel yaşamı, ancak o kişiyi sevmeye başladığımızda bize kendini gösterir.

sempatinin özelliği, zekanın hiçbir çabasının hiçbir zaman elde edemeyeceği şeyi çaba göstermeden gerçekleştirmesidir.

en kolay şekilde kendinin oyuncusu haline gelme tehlikesini taşıyan, en çok kafaya sahip olan insandır. hiçbir zaman kendinde bulduğu şeyden tatmin olmaz. kendini düşünerek, kendini sürekli değiştirir. gerçek varlığı her zaman şimdiki varlığının gerisinde veya ötesindedir; hiçbir zaman hayal ettiği şeyi hissettiği şeyden ayırt edemez. kendisinde bin çeşit kişi bulur, kendisine verildiği biçimdeki gerçeği her taraftan aşan binlerce olabilirlik düşünür. gerçeğe doğru dönebilmek, bakışını ona bağlamak ve ona daha yakın olmak için bir çabaya gereksinimi olmasına karşın, gerçeğe onu istemeden ulaşmak için, çoğu zaman, biraz yalınlık ve biraz sevgi yeterli olacaktır. bunun nedeni, kendi kendime baktığım zaman, ona kendimi gösterdiğim izleyici olan ve her zaman sadece ona görünmekten başka hiçbir şey yapamadığım yabancı bir izleyiciye benzeyen bir başkasının burada olmasıdır. ben artık bir varlık değilim, daha önce oluşturduğum bir görüntü, bir şeyim.

en güzel şeyler hava, gök, ışık ve yaşam gibi en yaygın şeylerdir. ve ruhun içinde de en saf sevinçleri bize verenler en yaygın şeylerdir.

bugün hiç kimse tamamen gözlemci bir yaşamın içinde güvenlikte olamaz ve gözlem en saf eylemin ödülünden başka bir şey değildir. tinsel yaşamın tüm güçlerini toplama, tüm insanlara yazgılarının ortaklığını görmelerini sağlayan mutlağa olan bu katılığı içimizde bulma zamanı gelmiştir. insanlar, tüm iyiliklerin en büyüklerinin, herkesin kendisi için elde etmeye ve herkesle paylaşmaya çalıştığı iyiliklerin, bilinçlilik, yüreklilik ve yumuşaklık olduğunu öğrenebilecekler mi?

29.04.2017

uzun lafın kısası

alper canıgüz: kimse bir yalan olduğu fikrine inanmak istemez. ama öyledirler. herkes koca bir yalandır.

charles bukowski: her kılı özenle kesilmiş bıyığı olan birine asla güvenme.

jane austen: insanların karşısındakinden en çok şey bekledikleri ve kendi kendilerine karşı en az dürüst oldukları alışveriş evliliktir.

sylvia plath: bir milyon yıllık evrim; ve hâlâ hayvandan farkımız yok.

walter benjamin: her medeniyet belgesi, aynı zamanda bir barbarlık belgesidir.

louis lavelle: en güzel şeyler hava, gök, ışık ve yaşam gibi en yaygın şeylerdir. ve ruhun içinde de en saf sevinçleri bize verenler en yaygın şeylerdir.

oğuz atay: sessiz faziletlerin heykeli dikilmiyor.

mary wollstonecraft: bilgi olmadan ahlak da olamaz. cehalet, erdemi içine koyamayacağınız kadar dayanıksız bir kaptır.

robert musil: aşk yoktur artık; yalnızca cinsellik ve arkadaşlık vardır.

walker percy: bu yeryüzünde aynı kadının başka bir erkeğe bir zamanlar sana baktığı gibi baktığını görmek kadar büyük bir acı yok.

aleksandr herzen: gericiler tarafından kutsanmaktansa devrimle yok olmak çok daha iyidir.

voltaire: bu dünyayı, tıpkı dünyaya geldiğimizde onu bulduğumuz gibi, aptal ve kötü bir biçimde terk edeceğiz.

29.09.2011

uzun lafın kısası

alberto manguel: okumak, yaratıcı etkinliklerin en insani olanıdır.

carlos fuentes: iyilikler oturduğu yerde oturur, kötülük dünyayı dolaşır.

franz kafka: gerçek söz konusuysa, yüce ruhlu insan nezaketi bir kenara bırakır.

dragan babic: herkes paraya, güce, benzer bir görünüme, düşünce konformizmine, sözün kısası, taşıması son derece kolay olan tam bir standartlaşmaya yönelmiş. benzer olanın demokrasisine.

hermann hesse: ermişlik mertebesine götüren en kestirme yollardan biri de günahkarlıktır.

şükrü erbaş: dağıstan'da avarlar, hayatını istediği gibi yaşayamamış insanların mezar taşlarına "100 yaşına kadar yaşadı ama dünyaya gelmedi." diye yazarlarmış.

st. simon: ebediyete giden yol tımarhaneden geçer.

louis lavelle: başkasının kişisel yaşamı, ancak o kişiyi sevmeye başladığımızda bize kendini gösterir.

montaigne: nazlı bir hava, birini kırma korkusu, dostluğa rahat nefes aldırmaz.

paulo coelho: olağanüstü deneyimler yaşarız ve aradan daha iki saat geçmeden bunların sadece hayal ürünü olduğuna kendimizi inandırmaya çalışırız.

trevanian: aşk dediğin şeyin yeri insanın kalbi değil, kasıklarıdır.

sigmund freud: başka hiçbir zaman sevdiğimiz zamanki kadar acıya karşı savunmasız olmayız; başka hiçbir zaman sevdiğimiz nesneyi veya sevgisini kaybettiğimiz zamanki kadar çaresizce mutsuz olmayız.