roger garaudy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
roger garaudy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4.12.2015

edebiyat yazıları

fethi naci

sanatçı, yalnız başkalarından değil, kendinden de intihal yapmaz.

atatürk: bizi yanlış yola sevk eden fesatçılar çok kere din perdesine bürünmüşler, saf ve nezih halkımızı hep şeriat sözleriyle aldatagelmişlerdir. tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz; görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din kisvesi altındaki küfür ve alçaklıktan gelmiştir.

reşat nuri güntekin: en eski tarihlerden beri din, daima zulme ve fesada alet olmuştur.

atatürk: ölülerden yardım istemek medeni bir sosyal topluluk için lekedir.

jean-paul sartre: insan bazı şeyleri söylemeyi seçtiği için değil, onları belli bir biçimde söylemeyi seçtiği için yazardır.

hiçbir zaman kapkaranlık değildir gece (eluard)

"bir kadını ya da bir erkeği sevmek, yaşamın yeni bir boyutunu, yeni ve önceden bilinmez bir geleceği keşfetmektir.

aşk, deha kadar az bulunur bir şeydir.

aşkın gözden düşmesinde feodal ya da burjuva evlilik kurumunun büyük payı vardır; çünkü cinsel ilişkileri aşk ilkelerinden başka ilkelere, özellikle kan, kudret, para ilkelerine bağımlı kılmıştır.

aşk, insan ötekini kendine yeğleyince başlar; onun farklı olduğunu, sonuna kadar özgür olduğunu kabul edince başlar.

"yaşamın anlamı aşktır." (roger garaudy)

jean-paul sartre: yazarın görevi, hiç kimsenin dünyadan habersiz kalmamasını ve bu yüzden kendisinin suçsuz olduğunu ileri sürememesini sağlamaktır.

17.12.2012

roger garaudy

fethi naci

roger garaudy, fransız komünist partisi'nin 19. kongresinde, 6 şubat 1970'te, konuşmasını yapmış, fransa'da sosyalizmin zaferi için zorunlu bulduğu en önemli noktaları açıklamış. "son sözcüklerimi korkunç bir sessizlik izledi." diyor. çıkmış kongre salonundan, arabasına binmiş, nereye gideceğini bilmeden hareket etmiş. 35 yıllık parti üyesi, 24 yıllık merkez komitesi üyesi, 12 yıllık siyasi büro üyesi garaudy, "yaşamımda ilk defa intihara niyetlendim" diyor. bir saat kadar dolaşmış sokaklarda, "tarifsiz kederler içinde." sonra, "nereye gitmeli?" diye sormuş kendi kendine. evine gitmek istememiş; bu ezici kederi çocuklarına, bütün aileye taşımak istememiş. saat, öğleden sonra iki. kurulmuş bir makine gibi tekrar yola koyulmuş, kendini itenin ne olduğunu pek de bilmeden bir de bakmış ki 1937'de evlenip 1945'te terk ettiği ilk karısının evinin önünde. bir uyurgezer gibi çıkmış merdivenleri. kapıya vurur vurmaz kapı hemen açılmış. kapının arkasında biri kapıyı açmak için bekliyormuş gibi. garaudy, açılan kapıdan içeride iki kişilik bir masanın hazırlanmış olduğunu fark ediyor ve birden davranışının yersizliğini anlıyor. bir adım geriliyor:

"bağışla, belki birini bekliyordun."

"evet, birini bekliyordum: seni. konuşmanı az önce radyoda dinledim. sonra o ölüm sessizliğini. buradan başka bir yere gidemeyeceğinden emindim. gir de bak: 25 yıl geçti; ama sanıyorum sevdiğin şarabı unutmadım, çavdar ekmeğini de."

sessizlik içinde yiyorlar yemeklerini.

garaudy, bir saat sonra, eski karısının alnını öperek ayrılınca her şeyin değiştiğini görüyor. bir tek varlık, binlerce terk edişi karşılamaya yetiyor. yaşamın ölüm üzerindeki zaferi. "yaşamak hala mümkündü." diyor garaudy.