richard price etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
richard price etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.11.2017

uzun lafın kısası

gabriel tarde: hayat, yararsızlıktan geçerek imkansızı aramaktır.

judith martin: her içgüdünün peşinden gitsek, şu anda birbirimizi boğazlıyor olurduk.

richard price: güç kadar gözden kaçırılmaması gereken başka bir şey yoktur.

erich fromm: tanrının buyruğu altındaki insanın özgür iradesi yoktur; o ancak ya tanrının ya da şeytanın iradesinin bir tutsağıdır, hizmetçisidir, kölesidir.

giorgio agamben: düşlerini gerçekleştirmiş birinden daha sıkıcı bir şey yoktur.


hermann hesse: öbür dünya diye bir şey yok. kurumuş bir ağaç dirilmez hiç, soğuktan donmuş bir kuş bir daha hayata dönemez, ölmüş bir insan da öyle. aramızdan ayrılıp gitti mi, belki bir zaman düşünür, anımsarız kendisini; ama bu da uzun sürmez.

rıfat ılgaz: eleştiri dost övgüsü, kitap reklamı değildir. o da şiir kadar dürüstlük ister.

harold lamb: yanlışı doğrudan sadece bir saç kılı ayırsa bile, yanlış yine de doğru değildir.

rollo may: yaratıcılık, bilinci yoğunlaşmış insanın kendi dünyasıyla karşılaşmasıdır.

françois thual: hiçbir toplum, ister ekonomik olarak ister demokratik olarak kurulmuş olsun, etnik yangının geri dönüşünden muaf değildir.

gertrude stein: yanıt yoktur. yanıt olmayacaktır. yanıt asla olmamıştır. işte yanıt budur.

10.06.2016

cumhuriyetçilik

philip pettit

cumhuriyetçi devlet, onları özel tahakküm karşısında yetkinleştirip koruyarak ve onların bizatihi devleti denetlemelerini mümkün kılan anayasal ve demokratik kontrol mekanizmaları geliştirerek yurttaşlarına özgürlük sağlamalıdır.

kölelik asıl olarak fiili müdahale ile değil, tahakkümle karakterize edilir. kölenin efendisi son derece iyicil ve müsamahakar olduğunu kanıtlamış olsa bile, köle üzerindeki tahakkümü sürer. özgürlüğü köleliğin karşısına koymak, özgürlüğü müdahalesizlik değil tahakkümsüzlük olarak kabul etmenin kesin bir göstergesidir. nazik bir efendinin kölesi bile özgür değilse, o zaman özgürlük, müdahalenin yokluğunu değil tahakkümün yokluğunu gerektirir.

mary wollstonecraft: erkeklerden bir dereceye kadar bağımsız olana dek kadınlardan erdem beklemek nafiledir; hatta ve hatta onları iyi birer eş ve anne yapacak doğal şefkati beklemek bile nafiledir. kocalarına mutlak anlamda bağımlı kaldıkları sürece, kadınlar kurnaz, sefil ve bencil olacaklardır.

müdahale; kısıtlama ya da engelleme biçiminde bedenin baskı altına alınmasını, ceza ya da ceza tehdidinde olduğu gibi iradenin baskılanmasını ve manipülasyonu içerir. manipülasyon genelde örtüktür ve gündem belirleme, insanların inançlarını ve arzularını hile yoluyla ya da rasyonel olmayan bir tarzda şekillendirme ya da insanların eylemlerinin sonuçlarını çarpıtma biçimini alabilir.

bir kişi müdahale kapasitesine sahip, bunu keyfi temelde, başkasının yapmak durumunda olduğu seçimlerde yapıyorsa, başkası üzerinde tahakküm kurma gücüne sahiptir; başkası üzerinde tahakküm kurar ya da ona boyun eğdirir.

richard price: bireyler özel hayatlarında efendilerinin gücüne tabi oldukları müddetçe, kendilerine ne kadar eşit ve nazik muamele edilirse edilsin, özgür olamazlar.

john stuart mill: hiçbir köle, bir eş olarak kadının olduğu kadar eksiksiz ve kelimenin gerçek anlamında köle değildir.

mary astell: eğer bütün insanlar özgür doğmuşlarsa, nasıl oluyor da bütün kadınlar köle doğuyorlar? erkeklerin tutarsız, belirsiz, anlaşılmaz, keyfi iradesine tabi olmak tam bir kölelik durumu değil de nedir? özgürlüğün özü, saygın bir hayat sürmek değil midir?