~house of cards etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
~house of cards etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2.05.2021

house of cards

cesaretin anlamı, aynı fikirde olmadığınız kişilerin özgürlüğü için savaşmaktır.

hayatta küçük hesaplardan daha çok tiksindiğim bir şey yok.

birine çok değer vermek gözümüzü kör eder. 

geri adım atmak zayıflıktır; ama bazen pozisyonunu korumak pes etmekten iyidir. güç gösterince sana daha çok saygı duyarlar.

gerçekler nasıl düzenlenirse düzenlensin tamamen tarafsız olamaz.

"gelişmek değişmektir. mükemmellik sıkça değişmektir." (churchill)

yetkinlik, bu ormanda egzotik bir kuş gibidir.

birinin sana iyilik borçlanması her zaman iyidir.

theodore roosevelt: bu ülkenin cesur ve kararlı denemelere ihtiyacı var. sağduyulu olan davranış, bir yöntemi benimseyip denemek ve başarısız olursa bunu açıkça itiraf edip yenisini denemektir. ama her şeyden önemlisi, bir şeyler denemektir.

görev ve cinayet arasında ince bir çizgi vardır.

kimse suratına dayanan bir silaha karşı gelemez.

işinin erbabı hiçbir yazar iyi bir hikayeye dayanamaz, hiçbir siyasetçinin tutamayacağı sözler vermeye dayanamayacağı gibi.

hiçbir kitap insanların hayatlarını kaybetmelerine değmez.

herkes intihar edebilir ya da kameranın önünde ağzına geleni söyleyebilir. ama asıl cesaret isteyen şey nedir, bilmek ister misin? ne hissedersen hisset, ağzını kapalı tutmaktır. riskler bu kadar büyükken kendine hakim olmaktır.

sevgilim, hiçbir şey sonsuz değil, biz hariç.

kimse bir fikri umursamaz; ama bir fikri olan bir adamı umursayabilirler.

tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için sabır, değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret ve ikisi arasındaki farkı anlayabilmem için sağduyu ver.

30 yılını biriyle geçiriyorsun ve sonra senin kim olduğunu bile bilmez hale geliyor.

yenilen taraf için kutsal toprak yoktur.

yapmamamız gereken bir şeyi hiç yapmamış olsak yapmamız gereken şeyleri yaptığımız için sevinemezdik.

bazen çoğunluk için bir kişinin feda edilmesi gerekir.

16.05.2018

house of cards

rüyalarımız bizden çalındığında, elimizde ne kalır? hiçbir şey. 

her zaman en güçlü ordu kazanmaz. mao sadece birkaç bin adamla başladı. kıtanın yarısını ele geçirdiler.

emerson: dost edinmenin tek yolu dost olmaktır.

insanların söylediklerinin beni etkilemesine izin verseydim evimden dışarı adımımı atamazdım.

araya bir "belki" koymadan "hayır"ı "evet"e çeviremezsin.

güce giden yol, ikiyüzlülük ve kayıplarla örülüdür; asla pişmanlıkla değil.

hayatımda bir gün bile mutlu olmadım.

bir insanın karakteri, zaferin tadını nasıl çıkardığıyla değil, yenilgiyle nasıl başa çıktığıyla ölçülür.

"hayatta her şey seksten ibarettir, seks hariç. seks, güçten ibarettir." (oscar wilde?)

iki tür acı vardır: biri sizi güçlendiren acı, diğeri ise sadece ıstırap veren yararsız acı.

bazılarının tek derdi, koltuğunun büyüklüğüdür.

iktidar emlağa benzer. tek mesele konumdur. kaynağa ne kadar yakınsanız değeriniz o kadar artar.

insanların nesini seviyorum biliyor musunuz? istiflemesi kolay.

bu şehirde neredeyse herkes güç yerine parayı seçme hatasına düşer. para, 10 yıl geçtikten sonra dökülmeye başlayan bir villadır. güç ise asırlarca sapasağlam ayakta duran taştan bir binadır. aradaki farkı göremeyenlere saygım sıfır.

ilk izlenimler için ikinci bir şans yoktur.

olabilecek en büyük acı, genç yaşta evladını kaybetmektir.

şehit olmak isteyenin tek derdi, üzerine düşecek bir kılıç bulmaktır. kılıcı güzelce bileyip doğru açıda tutarsanız geri sayıma başlayabilirsiniz.

hepimiz aşağı yukarı ifşa etmeyi seçtiklerimizden ibaretiz.

başkası için içi kan ağlayanların, ironik bir şekilde kendi kanlarından korktuğuna çok kez tanık oldum. bir damla aksa hemen ürkerler. ama onlara şefkatli bir el uzatır ve masajla hayata döndürürseniz çok geçmeden doğru yolu bulurlar.

12.02.2018

evlilik

"adamım, ben 44 yıldır evliyim. ve derim ki sürekli iyi geçinmek diye bir şey yok. 44 yıl. bilirsin işte; bu, zaman alır. ama bir kez diğer tüm saçmalıkları geride bıraktığında, fark edersin ki olayın aslı, hayatın sillesini kıçına yediğinde elinden tutacak ve bedeninin sana ödünç verildiğini hatırlatacak bir arkadaş edinmektir. evet, bazen her şeyi apaçık görebiliyorsun ve sonra her şey tekrar sisler arasında kayboluyor. hayat dediğin budur, evlat. o kadar kolay olsaydı hiçbirimiz işleri berbat etmezdik. hiç pişmanlık duymazdık, harika evlatlarımız olurdu ve her günün her saniyesini mutluluk içinde geçirirdik." (~californication)

"francis bana evlenme teklif ettiğinde ne dedi biliyor musun? her kelimesini hatırlıyorum. dedi ki, "claire, istediğin tek şey mutlu olmaksa, 'hayır' de. sana iki çocuk verip emekliliğe kadar gün saymayacağım. böyle bir hayatın olmayacağına söz veriyorum. asla canının sıkılmayacağına söz veriyorum." bana teklif eden çok erkek oldu; ama o hepsinden farklıydı. çünkü beni anlayan tek erkek oydu. beni el üstünde tutmadı. bana tapmadı, beni şımartmadı; bunları istemediğimi biliyordu. elimi aldı ve yüzüğü parmağıma taktı. çünkü evet diyeceğimi biliyordu. istediği şeyi nasıl elde edeceğini bilen bir adam." (~house of cards)

"o tabuttaki benim karım. o kadınla aynı yatakta tam 56 yıl geçirdim. 56 yıl boyunca aynı boktan bahsedişini dinledim. gece gündüz. bir keresinde bahçede beni biftek bıçağıyla kovaladı. kıçımı kesmeye çalıştı. bir sene ayrıldık. o vakit, şu an içimde bir boşluk gibi. beni gerçekten tanıyan tek kişi oydu. aşk hakkında hiçbir şey bilmiyorsun. bir gün hoş bir şey görüyorsun, bir de bakıyorsun ki 56 yıl olmuş. ve sinemada altına sıçmışsın ve temizlemene yardım eden tek kişi o. aşk budur." (~six feet under)

9.04.2014

house of cards

bazıları güce yakın olmayı güç sahibi olmakla karıştırır.

biri ifşa olduğunda sizin insafınıza kalır.

hepimiz hayallerimize ulaşmak için fedakarlıkta bulunmak zorunda kalırız; ama bazen daha büyük bir amaç uğruna kendimizi feda etmemiz gerekir.

puşkin: bizi yücelten bir yalan, bir sürü vasat gerçekten daha iyidir.

birini istediğim şeyi yapmaya ikna etmekten daha tatmin edici bir şey varsa o da kasten ikna edememektir. "girilmez" tabelası gibi. kapıdan içeri gir diye yalvarır adeta.

değer verdiğim onca şey arasında kurallar yoktur.

sapla samanı ayırmak için aileden birinin ölmesi gibisi yoktur.

gücün paradan daha önemli olduğunu her zaman söylemişimdir. ama seçimler söz konusu olduğunda güç, paranın yanında solda sıfır kalır.

en kötü düşman, eski dostların arasından çıkar.

her yavru kedi büyür. önceleri çok zararsız görünürler. küçük, sessiz, çay tabağından süt yudumlayan yavrular. ama pençeleri çıkar çıkmaz kan akıtırlar. bazen kendilerini besleyen elin kanını. besin zincirinin tepesine tırmanan bizim gibiler merhamet gösteremez. tek bir kural vardır: avla ya da avlan.

bildiğin şeytan, bilmediğin şeytandan evladır.

iddiaları yeterince çok tekrarlarsanız, millet doğru olduklarına inanmaya başlar.

bazen üstünüzün saygısını kazanmanın tek yolu ona meydan okumaktır.

bir şüphe kırıntısı ancak çıplak gerçeklerle süpürülebilir.

iktidar dürüst olmayanların eline geçerse ahlaki pusulasını şaşırır. ahlaki pusula olmadığında da iktidar yoldan çıkar.