~hannibal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
~hannibal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22.05.2021

hannibal

hiçbir şey bir hayatta kalma hikayesinden daha iyi satmaz.

hepimiz biraz umut için çaresiziz.

bir cümlenin sonundaki noktalama işareti, her kelimeye anlam verir. onu takip eden her boşluğa da.

gerçeklik, sırf sen ona inanmayı bıraktığın için ortadan kalkmaz.

rüyalar bizi uyanıkken yaşadığımız hayata hazırlar.

psikopatlar cerrahi alanlara ilgi duyar. bu tür alanlar, güç vaat eder. hisleri ortaya koymadan tarafsız ve hızlı kararlar vermeyi gerektirir.

problem çözmek avcılık gibidir. vahşi bir zevk verir ve bu zevkle doğarız.

hiçbir şey bizi yalnızlık kadar savunmasız kılmaz.

tanıdığın düşman, tanımadığın dosttan yeğdir.

diğer insanlara güvenme eksikliği dine olan ihtiyacı arttırır. diğerlerine güvenemezsen tanrı'ya güvenmek zorundasın.

dünya; kendisini görüntülerin, seslerin, kokuların ve anıların bir ahenksizliği şeklinde sunar.

yamyamlık bir üstünlük eylemidir.

merhamet diye bir şey yok. merhameti biz yaparız onu, basit sürüngen beynimizde fazlaca büyümüş parçalarımızda imal ederiz.

30.05.2018

hannibal

sadece öldürmek için öldüren tek canlı insandır.

kendi öfkesine cevap verebilen bir insandan daha vahşi bir hayvan yoktur.

başından geçenlere alışmak gibisi yoktur.

eğer söz konusu olan düşünce, kişinin kültüründe, alt kültüründe ya da ailesinde normal olarak kabul ediliyorsa o kişi kuruntulu değildir.

hepimiz sahip olamayacağımız şeyleri isteriz.

esir bağı. yeni efendiye gösterilen pasif psikolojik tepki milyonlarca yıldır sağ kalmanın anahtarı olarak kullanılmıştır. seni esir alana bağlanırsan hayatta kalırsın. bağlanmazsan kahvaltılık niyetine gidersin.

psikolojik travma güçsüzlerin felaketidir.

sosyopatik davranışın ilk ve en kötü belirtisi hayvanlara eziyet etmektir.

dramatik şeylere yeteneği olan bir sarhoş bile kendini tanrı olduğuna ikna edebilir. ya da "kertenkele kral" olduğuna. tanrı'yı oynamanın başka avantajları da vardır. onlardan birisi de her zaman yalnız olmaktır.

algı, iki ucu keskin bir araçtır.

bazı mesleklerin mensupları daha çok psikopatlık eğilimi taşır: ceo'lar, avukatlar, din adamları, cerrahlar, gazeteciler, güvenlik güçleri.

kendi kafandan çıkamıyorken başka biriyle olmak epeyce zordur.

4.06.2016

hannibal

her yaratıcı eylemin yok edici bir sonucu vardır.

karbondan oluşan bir orkestrayız. hepimizin kaderi kan ve boşluğun içinde uçup yüzüyor.

tilki, tavşanın çığlığını duyunca koşarak gelir; fakat yardım için değil.

herhangi bir hayvanın düşünce şekli zihin ve bedenin sınırlarına bağlıdır. sınırlarımızı çok erken öğrenirsek gücümüzü asla öğrenemeyiz.

bir trenin yaklaştığını duyduğumuzda bizi cezbeden şey rayların ışıltısıdır.

sevdiğin şeyler için kafanın içinde kaleler yoktur.

bizi insanlar olarak şekillendiren en etkili güçlerden birisi bir miras bırakma isteğidir.

en kötülerimizin bile konuşmak için birilerine ihtiyacı olur.

toplumun nazik kanadı, normalde cinayet işlemeyi büyük bir tabu olarak görür. yaptığımız veya inandığımız şeylerin temelindeki motivasyon kaynağı ölümdür. ölüm olmasaydı kaybolurduk. bizi yüceliğe ulaşmaya sevk eden, ölümün yaşanma ihtimalidir.

düşük kalp atış hızı bir kişinin şiddet kapasitesinin doğru göstergesidir.

erkekler baba olduklarında, düşünme şekillerini etkileyen biyokimyasal değişiklikler yaşarlar.

aşk ve nefret, tüm insanların anlayışlarının üzerinde döndüğü büyük menteşelerdir.

kendimiz için yaptıklarımız bizle birlikte ölür; başkaları için yaptıklarımız ise bizden sonra da hayatta kalır.

18.08.2015

hannibal

kötü insanlara kötü şeyler yapmak bize iyi hissettirir. 

yaradılış ile yetiştirilme karşı karşıya geldiğinde ben ikisini de seçmem. bir dna tasarımından yaratılıp kontrol edemediğimiz senaryo ve durumlardan oluşan bir dünyaya doğduk. 

her insan, büyük gaddarlıklar içeren eylemler gerçekleştirme yetisine sahiptir.

herkes kurtarılmış bir günahkarı sever.

akıllı bir psikopat bilhassa sadisttir ve yakalaması çok güçtür. iz sürülebilecek hiçbir güdüsü ve hiçbir düzeni yoktur.

problemli hareketlerin çoğu insan kendinden emin olmadığında meydana gelir.

anormal bir duruma verilen anormal bir tepki, normal bir davranıştır.

kimse, başka bir insanı sevmediği sürece o kişinin bütün yönlerinin farkında olamaz. o sevgi sayesinde, sevdiğimiz kişinin potansiyelini görürüz. o sevgi yoluyla, sevdiğimiz kişinin kendi potansiyelini görmesini sağlarız. o sevgiyi dillendirerek sevdiğimiz kişinin potansiyeli gerçeğe dönüşür.

anılar, anları ölümsüz kılar; fakat unutmak, sağlıklı bir zihne önayak olur.

diğerlerinin kendimizden daha az insanlığa sahip olduğunu görme eğilimi evrenseldir.

hastalarını kişiliksizleştiren psikiyatristler, acı verici fakat etkili tedavilerde daha rahattır.

23.06.2015

hannibal

son her zaman aynıdır ve o aynı şey her zaman sondur.

affetmek, o kadar yoğun ve hem bilinçli hem de bilinçsiz gerçekleşen bir durum ki insan bunu yapmayı aslında seçemiyor; öylece oluveriyor.

öfke, kışkırtılmaya verilen duygusal bir cevaptır.

delilik, modern dünya için bir ilaç olabilir. ölçülü bir şekilde ele alırsan yararlı bir şeydir. fazla kaçırırsan talihsiz yan etkileri olabilir.

trajik olan ölüm değil, ziyan olmaktır.

kelimeler canlıdır. kişilik sahibidirler; bakış açıları, anlatmak istedikleri vardır. kelimeler kitle avcılarıdır.

bazen yapabildiğimiz tek şey izlemektir.

akıl hastalığından daha tecrit edici bir şey yoktur.

her hayat müziğin bir parçasıdır. müzik gibi biz de sonlu olaylardan, özgün düzenlemelerden ibaretiz. bazen armonik, bazen ahenksiz. bazen tekrar duyulmaya değmeyen.

köpekler, bir insanın tutamayacağı sözü tutarlar.

herkesin birini öldürmeyle ilgili düşüncesi vardır.

aile sürtüşmeleri genelde kişilik gelişimi için katalizör görevindedir. tüm niyet ve sorumluluk ilk doğan çocuğa yüklenir. onları gelecekteki başarıları için hazırlarlar. sorun ortanca kardeşlerde. ortanca kardeşler daha etkili bir konumdalar. çünkü sürekli nereye ait olduklarını çözmeye çalışırlar. harika bir politikacı olabilirler. ya da alçak bir politikacı.

7.08.2014

hannibal

yerken suçluluk hissettiğim hiçbir şey yoktur.

başarılı bir iyileşmenin en önemli noktası, hayatın hiçbir zaman eskisi gibi olmayacağını anlamaktır.

terapi; kendimizi olmak istediğimiz kişi olarak değil, olduğumuz kişi olarak görmeye dair samimi bir isteğimiz olduğunda işe yarar.

tat, sadece biyokimyasal değil ayrıca psikolojik bir şeydir.

her seçimin özünde olası bir pişmanlık yatar. içinde pişmanlık olmayan bir hayat, bomboş bir hayat olurdu.

çatlaklar her zaman zayıflık demek değildir; yaşanan bir hayat çatlaklarda kendini gösterir.

bir noktada herkes birilerini geride bırakmak zorunda kalır.

herhangi bir yasal adalete olan inanç, hiçbir zaman bir gece lambasından daha rahatlatıcı olmaz.

hepimizin tanıdığı fakat adlandıramadığı ortak bir duygu var: nefret hissine kapılabilmenin mutluluk veren beklentisi.

asla birini tamamen tanıdığını düşünme.

insanları birbirine yaklaştırma konusunda yas ve travma gibisi yoktur.

bir kez bir balığı yakaladığında, o balık kaçarsa ikinci kez yakalamak çok zor olur.