kemal sayar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kemal sayar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.10.2017

özgürlüğün baş dönmesi

kemal sayar

anksiyete, kierkegaard'a göre, özgürlüğün baş dönmesidir. bir bireyin özgürlük potansiyeli ne kadar fazla ise anksiyetesi de o kadar fazla olacaktır.

anksiyete, birey yeni bir potansiyel ya da imkanla karşı karşıya kaldığında ortaya çıkar. kişinin varlığını gerçekleyeceği yeni bir ihtimal vardır ancak bu ihtimal içinde bulunulan durumdaki güvenlik duygusunun feda edilmesini gerektirir. anksiyete yok oluş tehdidiyle birlikte yeni bir varoluş imkanıdır. eğer kişi kendi imkanlarını görmezden gelir ve potansiyellerini inkar ederse suçluluk durumuna girecektir. suç da o halde insan varlığının yine ontolojik bir özelliğidir.

nevroz yokluktan kaçmak için varlığı inkar etmenin yoludur. nevrotik kişi yokluğun tehdidine sıradan insana oranla daha duyarlıdır. yokluk aynı zamanda varlığın sırrını da ifşa ettiği için, nevrotik kişi sıradan insana oranla daha yaratıcı olabilir.

yalnızlıktan kaçmak için sürüye uyum sağlamak özgün normal anksiyetenin nevrotik olana dönüşümü demektir.

içimizde yaşanmadan bekleyen bir hayatın suçunu duyarız.

nietzsche, jaspers ve diğer varoluşçular dünyevi yaşantının tek başına tatmin edici ve anlamlı olmadığını, kişinin daha doyurucu ve anlamlı bir yaşantı için hayattan daha aziz bildiği bir değeri bilinçli olarak seçmesi gerektiğini söylemişlerdir.

biz bu dünyaya fırlatılmışız diye iddia eder heidegger. bizim dünya içinde varlığımız bir fırlatılmışlıktır. kişisel seçim olmadan, hiçbir önbilgi olmadan içine fırlatıldığımız dünya bizden önce vardı ve bizden sonra da olacak. ölümün farkında olmak insana dünyada evinde olamama yaşantısı verir.

yaşadığımız çağa anksiyete çağı adı verilmektedir. içinde bulunduğumuz çağ bizi pek çok teknik ilerlemeyle buluşturdu ancak, iki dünya savaşı, soykırımlar, mülteci sorunu, işkence, yeryüzünün ve gökyüzünün kirlenmesi gibi sorunlar da bu çağın ikramiyesi oldu. kolektif anksiyetenin ve ümitsizliğin girdabından, her bireyin kendi varoluşsal anksiyetesiyle teke tek yüzleşmesiyle çıkılabilir.

özellikle metropollerde her gün binlerce insan sağlıksız ulaşım biçimleriyle, zamanlarının önemli bir kısmını bu işe ayırarak işe gitmekte, iş yerlerinde maddi ya da manevi olarak doyum sağlayamamakta, hayatta kalabilmek için koşuşturmakta ve yıpranmaktadır.

teşhir kültürü bütün ülkede bir epidemi halinde kol geziyor. gösterecek güzel organları olmayanlar da acılarını, yoksulluklarını, çaresizliklerini teşhir ederek şöhret oluyorlar.

pop psikoterapistler insanlara anlık çözümler sunuyor: zincirlerini kır, bağlarını kopar, özgürleş, rahatla. 

kediler ve köpekler en hassas yerlerini, karınlarını ancak tekme atmayacağına çok güvendikleri kişilere açarlar.

en provokatif saldırılar karakterimize, yeterliliğimize ve fiziksel görünümümüze yönelik olanlardır.

çevreleri üzerinde bir kontrol duygusuna sahip olmak isteyen insanların internette çok daha fazla zaman öldürdükleri düşünülmektedir.

kendi iç güçlerinin olayların seyrini değiştirebileceğine inanan kişiler iç kontrol odağı, dış güçlerin etkisini önemseyen kişiler ise dış kontrol odağı gösterirler.

telefon dış kontrol odağına hizmet eden bir araç gibidir, beklemediğiniz bir anda çalar, arayanın kim olduğunu bilmezsiniz, uygun durumda değilseniz bile "seni sonra ararım." demek mecburiyetiniz vardır.

31.03.2017

uzun lafın kısası

robert owen: insan koşulların yarattığı bir varlıktır.

barış bıçakçı: en büyük ahlaksızlık bir aşkı yaşamamaktır. hayatı mümkün olan en geniş haliyle yaşamak gerekir.

jack london: kölelerden meydana gelen hiçbir devlet ayakta kalamaz.

epiktetos: ne yazık ki, para söz konusu olduğunda aldığımız önlemleri, ruhumuz söz konusu olduğunda ihmal ediyoruz.

gerard de nerval: pervasız içtenliğim sadakatimin en sağlam güvencesidir.

charles baudelaire: saygıya değer üç varlık var: keşiş, savaşçı, ozan. bilmek, öldürmek ve yaratmak. öteki insanlar angaryacı sürüsüdür, kırbaçlanmak üzere yaratılmışlardır, meslek denilen şeyleri uygulamak için.

kemal sayar: içimizde yaşanmadan bekleyen bir hayatın suçunu duyarız.

mary wollstonecraft: kendi vicdanımız filozofların en aydınlanmış olanıdır.

alexander nehamas: herkes tarafından kayıtsız şartsız kabul edilmesi gereken hiçbir değerler kümesi yoktur.

octavio paz: şairlerin yaşam öyküsü yoktur, onların yaşam öyküsü yapıtlarıdır.

stendhal: tüm dinler birçok insanın korkusu ve az sayıdaki kişinin akıllılığı üzerine inşa edilmiştir.

alper canıgüz: dünya hala dönüyor işte. bütün pespayeliğiyle.