alan watts etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alan watts etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31.07.2019

düşünmek

alan watts

sürekli konuşursanız başkalarının dediklerini asla duyamazsınız. böylece tek yaptığınız kendi söyleyeceklerinizden bahsetmek olur. aynısı sürekli düşünen insanlar için de geçerlidir. yani "düşünmek" dediğim şey, kafatasınızın içindeki kendinizle konuşmanız, iç sesinizle muhabbet etmeniz; sembollerin, imgelerin, sohbetlerin ve kelimelerin değişmez gevezeliklerinden ibarettir. sürekli bunu yaparsanız, düşünmek dışında düşünecek bir şeyiniz olmadığını görürsünüz. başkalarının dediklerini duymak için konuşmayı bırakmanız gerektiği gibi, hayatın ne olduğunu öğrenmek için de düşünmeyi bırakmanız gerekiyor. düşünmeyi bıraktığınız o an "sözle anlatılamaz dünya" ile anında iletişim kurarsınız. özgürlüğün gücü, dünyayı parçalara ayıracak.

29.12.2012

din

teslime nesrin: kuran'ın öğretileri hala güneşin dünyanın etrafında döndüğü konusunda ısrar etmektedir. onlar böyle şeyler öğretirken biz nasıl ilerleyebiliriz?

alan watts: incil'e, kuran'a ve tevrat'a inanan fanatikler, yüzyıllardır aynı gruba dahil olduklarının, birbirlerine karşıt değil, ortak yönlerinin olduğunun farkına varmadan birbirleriyle savaşmayı sürdürmüştür. kuran'a bağlı bir mümin, kendi bakış açısını desteklemek için güneyli bir baptistle aynı iddiaları ortaya atar. ve her ikisi de mantıklarının sesini dinlemezler.

frithjof schuon: entelektüel -ve buna bağlı olarak rasyonel- islam kurumu, sıradan müslümanlarda, müslüman olmayan kişilerin ya islam'ın hakikat dini olduğunu bilerek onu sadece inat olsun diye reddettikleri ya da sadece ondan haberdar olmadıkları ve basit açıklamalarla dine döndürülebilecekleri sonucuna varmalarına yol açmıştır; temiz vicdanlı birinin islam'ı reddedebilmesi, müslümanların hayal gücüne sığmaz.

irshad manji: her dine kelimesi kelimesine inanan bir kitle vardır. fakat sadece islam'ın sınırları içerisinde, kelimesi kelimesine inananlar çoğunluktadır. biz müslümanlar, burada, batı'da bile, kuran'ın tanrı'nın son ve bu yüzden kusursuz kitabı olduğuna inandırılarak yetiştiriliyoruz. bu tehlikeli; çünkü bu sömürü günümüzde olduğu gibi, inanç kisvesinin altında gerçekleştiğinde, müslümanların çoğu nasıl tartışacakları, muhalefet edecekleri, yenilenecekleri ya da reform yapılacağı konusunda en ufak bir fikre bile sahip olamıyor. çünkü bırakın soru sormanın erdemini, bunun gerçekleşebileceği olasılığıyla bile hiç tanıştırılmadık.

7.09.2011

din

h.l. mencken: ahlaki kesinlik her zaman kültürel bayağılığın simgesi olmuştur. kişi ne kadar az medenileşmiş olursa, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bildiğinden o kadar emin olur.

edgar allan poe: yaşayan hiç kimse, ahiret hakkında diğerlerinden daha fazlasını bilmez. tüm dinler aldatma, korku, açgözlülük, hayal gücü ve şiirden türemiştir.

benjamin franklin: inancın ışığında görmek, mantığın gözünü kapatmak anlamına gelir.

george schuyler: yaşamın diğer alanlarına girmeleri engellenen bütün yeteneksizler ve istenmeyenler, insanları sömürmek için din adamlığına soyunmuştur.

alan watts: birçok insan asla büyümez. tüm hayatları boyunca, sonsuz bir otorite ve rehberliğe şiddetle ihtiyaç duymayı sürdürürler. bu tutum inanç değildir. saf bir putperestliktir.

albert einstein: sadece iki şey sonsuzdur: evren ve insanın aptallığı ve ben ilkinden o kadar da emin değilim.

isaac asimov: aramızdaki en cahil, en eğitimsiz, en az yaratıcı, en az düşünen insanlar, bizim rehberlerimiz ve liderlerimiz haline gelmiş; çürük ve çocuksu inançlarını bizim sırtımıza yükleyerek okullarımızı, kütüphanelerimizi ve evlerimizi işgal etmişlerdir. şahsen ben buna oldukça içerliyorum.

emma goldman: teistlere özgü hoşgörünün karakteristik özelliği, aslında insanlar inandıkları ya da inanıyormuş gibi davrandıkları sürece, hiçbirinin neye inandığını umursamamasıdır.

10.01.2008

din

george bernard shaw: inançlı birinin bir kuşkucudan daha mutlu olduğu gerçeği, sarhoş bir adamın ayık bir adamdan daha mutlu olduğu gerçeğinden daha isabetli değildir.

jeremy bentham: bir ülkede görülebilecek en tehlikeli salgın, ahlaktan bağımsız din fanatikliğidir.

karen armstrong: köktendinciler, laikler tarafından yok edilmekten korkarlar ve sıkıştırılmış kimliklerini geçmişte kalmış çeşitli ilkelerin ve uygulamaların geri kazanımı yoluyla kuvvetlendirmeye çabalarlar.

alan watts: köktendinciler siyasette aşırı sağcılığa daha yakın bir tavır sergilerler ve harici, ataerkil, güçlü bir otorite talep eden kişilik yapısındadırlar.

marlene winell: köktendincilerin bakış açısına göre, inançsızlara sadece iki özellik atfedilebilir: ya dine döndürülme potansiyelleri olan kişiler ya da onları günaha girmeye teşvik eden ayartıcılardır.

clarence darrow: cehalet ve fanatizm her zaman iş başındadır ve beslenmeye ihtiyaç duyarlar.

finley peter dunne: bir fanatik, olayın iç yüzünden haberdar olsaydı tanrı'nın yapacağını düşündüğü şeyleri yapan adamdır.

eric hoffer: fanatik bir inanç ya da ön yargının kötü yönlerini ortaya serdiğimizde, bu fanatikliğin köküne saldırmış olmayız. onun belirli bir noktadan sızıntı yapmasını engelleriz ve bu yüzden genellikle başka bir noktadan sızıntı yapmaya başlar.